TYP'lilerin Mağduriyeti

Türkiye’nin en önemli problemlerden birisi hiç kuşku yok ki işsizliktir. Pandemi sürecinde oluşan olumsuzluklar nedeniyle ortaya çıkan yeni işsizlerle bu sorun daha da büyümüştür.

İstihdam sağlayarak işsizlik oranlarını düşürmek için farklı yöntemlere başvuran kuruluşlar da vardır. Bunlardan birisi de İş-Kur üzerinden kısa adı (TYP) olarak adlandırılan Toplum Yararına Çalışma Programı'dır.

Bir çok kişinin ilk defa iş ve iş yeri ile tanıştırılması işe yarar bir verimliliği hissettiriyor ancak, bu uygulamanın başkaca tarafları da var ki nereden tutarsanız elinizde kalır.

Toplum yararına çalışma programının bu çalışması ebetteki iyi anlamda önemlidir ama alımlardaki bazı kriterler ile pandeminin dayattığı çalışma koşulları kaş yapayım derken göz çıkaracak cinsten.

Bunlardan birkaç tanesini şöyle sıralayabiliriz; erkeklerin başvuruda bulunabilmesi için en az 35 yaşını doldurmuş olmaları gerekiyor. Yani erkekler için ömrün yarı yolunu geçmiş olman gerekiyor. Kadınlar için ise en az 18 yaşını doldurmuş olman yeterlidir. Yani 18-35 yaş arasındaki genç işsiz erkekler işe alınmayacak ancak 35 yaş ve üstü erkekler ile 18 yaşındaki genç kızlar başvuru şartlarına haiz olmuş olacak.

18 yaş ve üstü genç kızlar için ikinci bir diğer husus ise, Mardin İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün bünyesinde bulunan okullarda çalıştırılmak üzere yapılan alımların malum Pandemi nedeniyle yüz yüze eğitimin yapılmamasından dolayı okulların kapalı olmasından  kaynaklı olarak ortaya çıkan durum. Milli eğitimde çalıştırılacak olanların Mardin Valiliği İdari Hizmetler biriminin emrine verilerek diğer kurumlara dağıtılmasının hedeflenmesi neticesiyle son bir haftada karşılaşılan manzaranın oldukça can sıkıcı olduğunu gözlemliyoruz. Öyle ya Kızıltepe'nin köylerinden bir vasıta ile önce Kızıltepe'ye, Kızıltepe'den de bir başka vasıta ile Mardin’e anlayacağınız iki vasıta değiştirmek zorunda kalarak sabahın erken saatlerinde  valiliğin kapısına doluşanların oluşturduğu manzara hiç de iştah açıcı değil. Bu kapıda  bekleyen insanların çoğu bayan ve arapça yada kürtçeden başka bir dil konuşmayı da bilmezler. Gelen kadınların bir kısmı ileri yaşlarda eşi ya da çocuğu ile beraber. Bu kapıda beklerken çocuk emziren kadınlar, ismi çıkan ve kapıya gelmekte çok çok zorlanan eşlerinin yerine çalışmak isteyen yaşlı erkekler, "Annemin yerine ben çalışsam olmaz mı?" diye soran genç erkekler ve kısacası bin bir sıkıntıya rağmen umudun kapısına sıkı sıkı sarılan bu insanların oluşturduğu manzara tam anlamıyla bir dram.

İyi niyetle başlatılan bu çalışmayı adeta törpüleyen Pandeminin neden olduğu bu sıkıcı durumu hafifletecek bir orta yol bulunamaz mı?

En azından okullar açılana kadar bazı hassasiyetler korunamaz mı? Bu Çoluklu - Çocuklu emzikli hamile ve iki araç değiştirerek dağıtımın yapılacağı yere kış şartlarında her gün gelmek zorunda kalan bu insanlar, aile mahremiyeti, aile huzuru ve ailenin korunması açısından esnek çalışma programının uygulandığı bu süreçte uygun bir  mesai uygulamasına tabi tutulamazlar mı?

Bu güzel çalışmanın çözümü basit olan sıkıntılara heba edilmemesi ümidiyle…

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle