Üniversitelerde Güzel Şeyler De Oluyor

Makam sahiplerinin olumsuzluklarını yazarsanız size “cesur” derler, güzel yanlarını yazarsanız “yalaka” derler… Maalesef böyle bir garabet ile karşı karşıyayız… Yine de güzel bir anımı her türlü garabete rağmen sizlerle paylaşmak istiyorum…

KÖŞE YAZISI
Üniversiteler, rektörler hakkında hep olumsuz haberler okuyup üzülüyoruz… Bugün sizlere yakından tanıklık ettiğim bir olayı anlatayım ki rektörler ve üniversiteler hakkında büsbütün olumsuz düşünceler içinde olmayalım… Dün üniversitemizde (Muş Alparslan Üniversitesi) Öğretim Görevlisi alımı vardı…
 
Komisyonda Dekan beyin başkanlığında ben ve bir başka öğretim üyesi arkadaşım vardık…
 
Adayları birer birer sınava aldık, kimseye zulmetmeden, haksızlık etmeden, adaletsiz davranmadan her öğrenciye sorular sorduk… Kimi adaylar sorularda zorlanırken kimi adaylar ise oldukça başarılı idi… Komisyon adaylardan birinin hak ettiğine kanaat getirdi ve hakkı hak sahibine teslim etmeye çalıştı… Bizzat şahit olduğum bu olay üniversitemize, dekanımıza ve sayın rektörümüze güvenimi tazelememe neden oldu… Neden mi?
 
Daha ben sınavda iken birileri bazı adaylar için mesaj üstüne mesaj atıyor ve istedikleri bireylerin alınmasını talep ediyorlardı…Hatırlı ve güven duyduğum bu aracılardan gelen taleplerin hepsine gözlerimi yumdum, kulakları tıkadım… Zira hakkı hak sahibine teslim etmek bize tevdi edilen emanetin bir gereğiydi… Öyle de oldu Allaha şükür… Ne dekan hocamızın ne de rektör hocamızın torpil istekleri, adam kayırma gayretleri vardı…
 
Bugün sabah erkenden Muş Alparslan Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı hocam aradı… Hemen Fakülteye gelmem gerektiğini, rektör beyin sonuçları geciktirmeden ilan etmemizi istediğini, beni evimden almak üzere yola çıktığını söyledi… “Neden bu acele, ne oluyor, bir sorun mu var” merakı sardı beni… Dekan hocama bu acelenin sebebini sordum, rektör beyin sonuçların bir an önce ilan edilmesi talimatını verdiğini bunun için acele ettiğini ifade etti… Meğer adaylar için arayan arayana, araya adam koyan koyana imiş… Telefonlar kesilsin, istekler bitsin, adalet yerini bulsun diye imiş bu acele…
 
Dekan hocam kendisine birçok telefon geldiğini, torpil talep edildiğini hepsini elinin tersi ile ittiğini aynı durumun rektör bey için de geçerli olduğunu ifade etti… Elimizi çabuk tutup sonuçları rektörlüğe ulaştırdık… Rektör hocamız sonucu kendisine arz ettiğimizde bizlere; “Hocam, adil olun, gelen taleplere asla kulak vermeyin haksızlık ederseniz iki elim kıyamet günü yakanızda olacak, hak eden girsin, dayısı olan değil duası olan, ehil olan girsin, tüm komisyonlara bu düşüncemi ilettim…” dedi… Rektör beyin bu sözleri beni çok etkiledi… Eşi için özel kadro açan, oğlu için tüm adayları eleyen rektörler geldi aklıma…
Rektör hoca sözlerine devamla şunları ifade etti: “Dünden beri öyle yoğun bir torpil talebi var ki anlatamam… Hepsine hak eden girecek, kimseye zerre kadar adaletsizlik edilmeyecek dedim ve isteklerini reddettim... Zira ahirette hesabını ben vereceğim, birilerinin hatırına yapacağım bir adaletsizlikten dolayı Allah’tan korkarım… Güçlülerin değil mazlumların yanında yer alacak ve hakkı hak sahibine teslim etmeyi şiar edineceğiz… Dayısı olmayan bir adayın hakkı ile üniversitemizde çalışmaya başlaması benim için mutluluk kaynağıdır…” Bir rektörden bunları duymak beni fazlası ile memnun etti…
Yüksek mevki ve makam sahipleri hak ve adaletten ayrılmamalı, kimseye ayrıcalık tanımamalı, cemaati olana değil ehliyeti olana öncelik vermeli, makamların emanetçileri olduklarını unutmamalı, medyaya düşüp rezil olmaktan değil ahirette ilahi rızayı kaybetmekten korkmalılar… Unutulmamalı ki, Allah’a rağmen kulu memnun etmeye çalışan herkes ilahi lanete maruz kalır…
Allah’ın rızasını talep edin ki sizi lanet yerine rahmet takip etsin…
Adaletten, hak ve hukuktan ayrılmamak dileği ile…

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle