'Var'ların Kadim Şehri Mardin!

Müslümanlığın, Hristiyanlığın, Ezidiliğin aynı toprak üzerinde kesiştiği yerdir Mardin.

KÖŞE YAZISI
PAYLAŞ:

Türkün, Kürdün, Arabın, Çerkezin tek yürekte birleştiği yerdir Mardin.

Maharet dolu usta ellerin taşla, gümüşle hemhal olduğu yerdir Mardin.

Kasımiye’de, Deyr-ul Zafaran’da, Dara’da taşın tarihle koklaştığı yerdir Mardin.

Baharın yeşil denizi üzerinde, medeniyetlerin kucaklaştığı yerdir Mardin.

Beyaz Su'da, Gurs Vadisi'nde, ağacın suyla bakıştığı yerdir Mardin.

Mor Gabriyel’in Zinciriye’ye, gümüşün taşa, kahverenginin yeşile, dillerin dinlere ve engin hoşgörünün kadim medeniyete yakıştığı yerdir Mardin

İşte bütün zenginliklerin vücut bulduğu 'Varların Kadim Şehri' Mardin!...

Her açıdan sahip olduğu onlarca güzelliği ile Mardinimizin yakışacağı bir yer vardır ki o da Dünya Kültür Mirası listesidir. Venedik ve Kudüs’ün SİT Şehir olarak yer aldığı bu listede Mardinimizin olmayışı biz Mardinliler açısından elbette ki üzücüdür.

Uzun yıllar önce şekerli bir çiklet misali çiğnediğimiz, üzerine yazılar yazdığımız, haberler yaptığımız UNESCO Kültür Mirası Listesi'ne girme yolundaki yolcuğumuz son günlerde yeniden gündemimize girmiş durumda.

Mardinimizin bu listede yer alması için tüm farklılıklarıyla bir arada yaşayan tüm Mardinlilerin seferber olması şarttır ki; UNESCO yolundaki ilk kıvılcımı eski Valimiz Mustafa Temel Koçaklar yakmış idi. Kudüs ve Venedik'ten sonra şehrin tamamının SİT ilan edilmesi için  O dönem atılan ilk adım, dosyalardaki eksiklikler gerekçe gösterilerek sükuta uğramıştı. Aradan 17 yıl geçti, birçok mülki idare amiri geçti Mardin'den zamanın ruhu, konjoktür, bölgede yaşanan öncelikli konular gibi sıralayabileceğimiz birçok mazeret üretebileceğimiz dönemin yöneticilerinin hiçbirinin aklından atılan kıvılcımın devamını meşaleye dönüştürmek geçmedi. Mardin Valimiz Sayın Mahmut Demirtaş'ın talimatlarıyla Mardin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Murat Süzen ve ekibi tarafından tabiri caizse ete kemiğe büründürülen  yeni bir başvuru dosyası hazırlandı. Mardin, "Zanaat ve Halk Sanatları” temasıyla UNESCO'nun  Yaratıcı Şehirler Ağı içinde yer alması için  başvuru  dosyası üzerindeki çalışmalar kısa süre içerisinde tamamlanıp, ilgili makamlara teslim edildi.

Binlerce yıllık tarihi, mimarisi ve kültürel çeşitliliğiyle yazımın başında bir bölümüne atıfta bulunduğum güzellik ve zenginlikleriyle bütün dünya'ya rol model olarak gösterilebilecek olan kadim bir medeniyetin şehri olan Mardinimizin, tıpkı Kudüs gibi, tıpkı Venedik gibi SİT kent ilan edilmesi en büyük arzumuzdur.

Bu kadim şehrin sahip olduğu güçlü potansiyele inananlar olarak, Mardin için umudumuz her zaman sıcak, beklentilerimiz her daim yüksektir.

Sivil Toplum Örgütleri ve ilgili mesleki oda ve kurumların da görüşleri ve desteğine başvurularak hazırlanan 34 sayfalık UNESCO başvuru dosyasının aslında bir başlangıç ve yeni bir kıvılcımın ateşlemesi olduğuna inanıyorum. Bu kıvılcımın aşama aşama şehrin genelini kapsayacak ve geleceğe ışık tutacak bir meşaleye dönüşeceğinden hiçbir şüphe duymuyorum. Bütün bunların da elbirliğiyle herkesin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek gerçekleşeceğine inanlardanım. 

Bu vesileyle; Aslında çoktan hak edilmiş ancak ne yazık ki bir o kadar geç kalınmış, Dünya Kültür Mirası listesine girebilme yolunda atılan bu adımın çok değerli olduğunun altını tekrar çiziyorum.  Kültür, İnanç turizmi bağlamında yıldızı her geçen gün biraz daha parıldayan Mardinimizin marka değerini taçlandıracak bu duyarlı girişimini talimatlarıyla başlatan Mardin Valimiz ve Büyükşehir Belediye Başkan vekilimiz Sayın Mahmut Demirtaş'a Mardin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Sayın Murat Süzen'e ve emeği bulunan herkese bütün samimiyetimle teşekkür ediyorum ve diyorum ki Mardinliler olarak bu işin peşini ısrarla bırakmamamız gerekiyor ve inşallah bunu başaracağız.

YORUMLAR

  • Kadir Bey Tebrikler.. Çok güzel anlattınız Mardini.. Umarım bu sefer olacak...

Yorum Ekle