Yak Bir Cigara Heci..!

Gönlüm isterdi ki yara-bere içinde boğulup kalan sorunlarımızı, istirahatli bir zemin üzerinden; akli selim-kalbi selim haliyetimizle çözümler bulmaktır.

KÖŞE YAZISI

    “Fırtınalı bir denizde çalkanan pusulasız gemi, bizden daha hürdür” Diyor Cemil Meriç Jurnal’inde. Sözün sahih doğruluğunu son zamanların konjonktürel eleğinden geçirişimin yorgunluğu epeycedir zihnimi meşgul etmektedir.

     Gönlüm isterdi ki yara-bere içinde boğulup kalan sorunlarımızı istirahatli bir zemin üzerinden; akli selim-kalbi selim ruh haliyetimizle çözümler bulmaktır.

    “Öyle - böyle olmuyor efendim…!” Diyenlerinizin uğultularını duyar gibiyim, Şahsen kentin sokak ve caddelerinde ve en yontulmuş hayatın çarkında emek veren biri olarak şunu deklare etmekten beis duymayacağımı ifade edeyim. Evet, yeni zamanda yeni hikâyeler yazmak için makarayı yeni başa sarmamız gerekliliği ap açık ortaya çıktığını görüyoruz. İkna gücümüzün tükendiği, tebliğde zorlandığımızı hissetmiyor değiliz.

    Biz doğu toplumu olarak son iki yüzyıldır dış dünyayı değiştirmediğimizi anladık gibi. Zira nargile bahçelerinde tüten dumanların cazibesi, önceki efsane ve destanların büyülü dünyaları ile Ali Babanın hazineleri; hep bizleri kaderle boğuşmaya yeltendirtmedi. Lakin gelecek yüzyılda da bir elimizde tespih, öbür elimizde kahve ve kahvenin verdiği rehavetin vurdumduymazlığı, bizleri puslu havaların gölgesiz manzaralarına daldıracağı aşikârdır.

   Aslında mazi ve tarih bize şunu hep hatırlatıyor, İbn-i Rüşd Eflatundan daha felsefi, Farabi Aristo dan daha akılcı, El Cezeri Newton dan daha ilmi ve İbn-i Haldun Bergson’dan daha batılı olduğunu hepimiz biliyoruz.

   Evet, güzel şeyler hep özgür ortamlarda yeşermiştir. Biliyorum, tarih hep galiplerin yazdığı bir kitap olmuştur. Zafer ise galiplikten öte bir şeydir. Özgürlüktür, ilimdir, kadim kültürdür, gelenektir, haktır ve adalettir.

   Bu minvalde gazetelerde algı oluşturan havadislere, televizyonlarda kitleleri uyuşturan demeçler, doğru ve yanlışı ayırt etmemiz için yanlışa fırsat veren cenabı Hak’ın sunduğu kul hakları ile özgür ifadelere ket vuranların varlığına “Haci” ses çıkar(a)mıyorsa bize de düşen tek şey;

   Yak bir cigara heci ! Keyfine bak..!

Tekin Oruç

2008 yılından beri Mardin’in yerel gazete, dergi ve sitelerinde yerel gündeme, eğitim, sosyal yaşam ve bazen de edebiyatta dair yazılar yazdım.Mardin de çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yönetim kur

YORUMLAR

  • Heci, çok muhteşem bir anlatım...
    Gerçekten anlamak için çok efor sarfetmek zorunda kaldım... Bu da yazınızın ne kadar nitelikli olduğunu göstermektedir...

    Yanı sıra Türkçeye getirmiş olduğunuz yeni cümle kalıpları, yeni imla, ek ve kelimelerde yaptığınız kimi devrimci değişiklikler hakikaten çok etkileyici...

    O kadar muhteşem bir şekilde hiç bir şey anlamadım ki, kendi zekâmın yerlerde nasıl paspasa dönüştüğüne bizzat şahit oldum... Yoksa kimse bu paspalligimi bana bu şekilde gösteremezdi....

    Minnettarım hocam...

Yorum Ekle