Yakışmadı muharrem!

Gazeteci Muharrem Sarıkaya, ses problemini çözmeye çalışan İHA muhabiri Ahmet Demir'e tokat atması önceki gün bütün sosyal medya platformlarında en çok paylaşılan ve paylaşılmakla birlikte ayıplanan gelişmelerin arasında yer aldı.

Ankara'da siyasetteki gelişmeleri takip etmiş, uzun yıllardır siyasi gündem üzerine yorumlar yazmış, makaleler yazmış kıdemli bir gazeteci olarak anadoluda basın alanında faaliyet gösteren bütün meslektaşlarının saygı gösterdiği isimler arasında yer aldı.

Eski bakan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile yaptığı bir mülakat sırasında; yayında sorun olmamasına karşın, kendi cihazında ses problemi sorunu olduğu gerekçesiyle yardım istediği Ahmet Demir isimli muhabire kendisine ve hatta eli kalem tutan hiçbir gazeteciye yakışmayacak bir saldırıda bulundu.

Aslında ekranda naif, halim, selim uysal karakteriyle tanıdığımız bir çok ünlü ya da tanınmış insanın içinde gerçek hayatta içlerindeki canavarı kimi zamanlarda tutamadıklarını farklı zamanlarda gördük, görüyoruz!

Bu çok farlı bişey oldu.

Bakanlık yapmış, hizmetleriyle adından söz ettirmeyi başarmış, Türkiye'de sanayi üretiminin ana kentlerinden birini yöneten ama en önemlisi ise bir bayan olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin'e karşı karşıya otururken, yarım metre mesafede üstelik yardımına koşan bir meslektaşına yaptığı o saldırı ne Muharrem Sarıkaya’ya ne de yıllardır anadoludaki meslektaşlarının saygı duyduğu sözümona duayen gazeteci tanımına hiçmi hiç yakışmadı.

Program esnasında yaşanan onca akrobatik hareket karşısında konuşmasının akışını bozmamaya gayret gösteren Fatma Şahin hanımın sükuneti profesyonel bir siyasetçi olduğunu bir kez daha bizlere göstermiş olsa da; saldırı anı ve sonrasında sanki hiçbir sorun yokmuş gibi istifini bozmayıp, olaya müdahil olmaması ise ayrıca yakışmayacak bir davranış olarak hafızalarda şimdiden yerini aldı bile.

İstanbul ve Ankara gibi metropollerde iyi imkanlar içerisinde mesleğini sürdüregelen, rahatlıklarından asla ödün vermeyen Muharrem Sarıkaya ve ona benzer bir çok meslektaşında bu denli fiili şiddete dökmeseler de anadolu basınının emekçilerine bakış açısını özetleyen bir olay oldu bu.

Yaşanan bu ibretlik olay, bundan sonrası için hem kendisine 'ben duayenim' diyen metropollerdeki gazeteci-yazar ve çizer takımına hem de anadolunun vefakar basın emekçilerine yeni bir dönüm noktası olacak gibi. Ne Muharrem Sarıkaya gibi iğreti olarak anılmak isteyen duayen bir gazeteci, ne de Ahmet Demir gibi sakin bir şekilde yumruğunu yiyip susan yardımsever muhabir olarak anılmak isteyen muhabirlerin olacağını düşünmüyorum" 

Ben bu vesileyle; Muharrem Sarıkaya'yı basın emekçisine yaptığı vicdana, ahlaka ve insan onuruna sığmayan hareketini şiddetle kınıyorum. Kameraların önünde insan hakları ve emek savunuculuğu yaparken kamera arkasında kendisine yardım etmek için koşan basın emekçisini tokatlaması yüreğimizi sızlattı.

Bir daha böylesi üzücü olayların yaşanmaması umuduyla!

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle