Yarım Kalan Bir Hayat: Raşa Hawari / Şam - 1

Şam’da doğup büyümüş, Raşa. Okul yıllarından kalma birkaç kelime İngilizceyi saymazsak eğer Arapçadan başka bir dil bilmiyor.

Liseden sonra iki yıllık hemşirelik okuluna girmiş. İşte bu okula devam ederken babası tarafından evlendirilivermiş. Okula gidiş dönüşlerde problem yaratabileceğini düşündüğü güzelliğinden korkmuş babası.

Alelacele evlendirildiğinde, fikri bile sorulmamış. Kayınpederinin evinde bir oda verilmiş kendisi ile kocasına. Zaten kendisine ait bir evi, hiç olmamış. Pek de hoşnut olmadığı bu evlilikten bir de çocuğu olmuş Raşa’nın. Kayınpeder evinde süren yaşamın doğurduğu sıkıntılar nedeniyle zaman zaman iki sokak ötedeki baba evine kaçıp sığınsa da her türlü zorluğa çocuğu için katlanmış Raşa…

Özel yaşamında çektiği sıkıntılara eklenen iç savaşın verdiği acılara karşı ihtiyaç duyduğu direnci, bebeğinin sıcaklığında yakalayan Raşa anlattı, ben dinledim…

Dera olayları başladığında kayınpederimin evinde yaşıyordum. Yaşanan olayları, Dera’da yaşayan teyzemin yanı sıra kolu komşudan duymuştum. Bizler bu olayları çıkaranlara çok kızıyor ve bizi Mısır, Libya ve Cezayir gibi ülkelere benzetmeye çalıştıklarını düşünüyorduk.

Çünkü Esed’i seviyorduk. Zira huzur ve güven dolu bir ülkemiz vardı.

Kulaktan kulağa akan Dera olayları haberlerinin ardından geçen iki ayın sonunda, televizyon haberleri de bu konuları işlemeye başladı.

Televizyonda sunulan haberlere göre; Suriye’yi sevmeyen ve Suriye’deki huzuru bozmak isteyen dış güçlerin, kimi örgütleri ülkeye soktuğundan ve olayların bu örgütlerce çıkarıldığından bahsediliyordu.

Bu örgütlerin, Katar, Suudi Arabistan, Amerika ve Türkiye tarafından desteklendiği söyleniyordu. Bizler bu haberlere inanıyor ve bu örgütlerle beraber bu ülkelere de lanetler okuyorduk.

Gerçi gösteri yapanlar silah taşımıyorlardı ve bu anlamda çok büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olmadığımızı düşünüyorduk ama olayların başlamasından dört ay sonra bu guruplar da silahlandı maalesef. Televizyon haberleri, bu silahların da dışardan verildiğini söylüyordu.

Bizler lanet okumaya devam ediyor ve ettiğimiz duaların içinde, olay çıkaranlarla bunları destekleyen ülkeleri boğmaya çalışıyorduk. Evladımın huzur ve güven dolu bir ortamda büyüyüp yaşamasına engel olabilecek olan bu hainler, asla muvaffak olamazlardı. Zira ettiğimiz dualar bile onları helak etmeye yeter de artardı.

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle