Yarım Kalan Bir Hayat: Raşa Hawari / Şam - 3

Raşa Hawari hikayesinin yazı serisinin üçüncü bölümü...

Yok yok!

Bu fısıltılar doğru olamazdı!

Ben inanmıyordum, inanmak istemiyordum ama bu söylentiler daha güçlü bir şekilde yayılmaya devam etti maalesef. Herkes, merak içinde kalmış ve bu merakın dürtüsüyle söylentilerin doğruluğunu araştırır olmuştu. Duymak dahi istemediğim bu fısıltıların, çok geçmeden gerçek olduğu anlaşılınca…

Bu gerçeklerle allak bullak olmuştum. Televizyonlara çıkarılan bu gençler, aslında Esed karşıtı oldukları için çok daha önceleri Dera’da tutuklanan gençlerdi ve türlü türlü işkencelere maruz kalmışlardı. Bu gençleri tanıyanlar, durumu etraflarına söylüyorlardı.

Televizyona bu şekilde çıkarılan gençlerin sayısı çoğalmış ve bu gençlerin aileleri, çocuklarına yapıştırılan hain damgasından rahatsız olmuştu. Aileler, çocuklarının tutulduğu hapishanelere akın etmiş, çocuklarının başka ülkelerin zorlamasıyla falan olay çıkarmadıklarını, televizyonda söyletilen her şeyin yalan olduğunu haykırmaya başlamışlardı. Güvenlik güçleri ise bu ailelerin üzerine ateş açarak kimilerini öldürmüş, kimilerini de yakalayarak hapse göndermişti. Bu yaşananlara her kesimden yağan tepkilerle her şey çığırından çıkmıştı.

Her şey darmadağındı. O zamana kadar silah taşımayan göstericiler de silahlanmaya başlamış ve Suriye’nin her tarafında, Esed güçlerine karşı direnişe geçilmişti. Kısacası bu tepkiler, Özgür Suriye Ordusu’nun oluşumuna neden olmuştu. Hatta askerlik yapmakta olan bir yığın genç, askerden kaçarak Özgür Suriye Ordusu’na katılmıştı. Ülkede her yer ve her şey toz duman olmuştu artık.

Hikayenin yazı serisi devamı gelecek...

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle