Yarım Kalan Bir Hayat: Xabat Talas / HALEP-2

Xabat Talas hikayesinin yazı serisinin ikinci bölümü.

2011 yılının şubat ayıydı. Dera kentinin bir ortaokulunda okumakta olan 7 çocuk, Mısır, Tunus ve Libya’da olanları konuşurken nasıl bir oyun oynadıklarının farkında değillerdi. Bu ülkelerdeki olayların başlamasıyla beraber liderlerin nasıl devrildiğini konuşan çocuklar, bu durumun Suriye’de de olabileceğini düşünerek kafalarınca plan kurmuşlardı. Kıldıkları akşam namazından sonra, planladıkları gibi oyun alanları olan okullarının bahçesine gelirler. Temin ettikleri boyalarla okulların duvarlarına şu yazıları yazarlar;

“Sıra sana geldi doktor!”

“Beşer defol!”

“Özgürlük istiyoruz!”

Okullarının duvarlarına yazdıkları bu yazıların ardından oyunlarını tamamlayan çocuklar, oynamış oldukları bu oyunun ne kadar tehlikeli olduğunu bilmeden evlerinin yolunu tutarlar.

İşte o günün sabahına uyanacak olan vatan, farklıdır artık.

İşte o günün sabahındaki aydınlık, ülkenin karanlığıdır artık.

İşte o günün sabahındaki şafağın kızıllığı, kan kırmızıdır artık.

Ve işte o günün sabahına doğan güneş, gözyaşının, yersiz yurtsuz kalmanın, anlatılmaz acıların, kan ve öfkenin şahididir artık.

Okulun duvarlarındaki yazıları gören müdür, vakit kaybetmeden polise haber verir. Okulda incelemeler yapılır ve bu yazıları yazan kafadarların da içinde bulunduğu 15 çocuk tutuklanır. Oyun, nezarethanede devam edecektir artık.

Çocukları tutuklanan aileler, emniyet binasının önüne gelir ve çocuklarının serbest bırakılmalarını ister ama nafile. Çocuklar, içeride işkencelere maruz kalır ve bu işkencelerin boyutları tırnakları çekilene kadar devam eder. Emniyetten çocuklarını alamayan aileler, Dera valisine müracaat ederler ama vali tarafından kovulurlar.

26 Şubat 2011 günü sosyal medya aracı olan facebookta doğal bir örgütlenme başlamış ve bu çocukların salıverilmesi isteği ile beraber demokrasi ve özgürlük talepleri, her kesim tarafından dillendirilmişti.

Kendiliğinden oluşan bu birlikten yansıyan sesin gürlüğü 15 Mart 2011 günü sonuç vermiş ve Suriye’nin çeşitli yerlerinden gelenlerle beraber, Dera halkı meydanları doldurarak gösteriye başlamıştı. Meydanları dolduran halk, Esed’in gitmesini değil özgürlük anlayışıyla gelişmiş olan bir demokrasiyi istiyordu. Bu meydanlardan yükselen sloganların temelinde “Allah”, “Suriye” ve “Hürriyet” vardı.

Xabat Talas hikayesinin yazı serisi devam edececek...

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle