Yarım Kalan Bir Hayat: Xabat Talas / HALEP-6

Xabat Talas hikayesinin yazı serisinin altıncı bölümü.

Aynı şekilde Türkiye’ye kaçan bir başka general daha vardı. Riyadıl Esed…

Suriye istihbaratının ele geçiremediği Riyad, Hüseyin Hermuş’a bağlı olan askerleri de kendi bünyesine alarak Özgür Suriye Ordusu’nu kurdu. Artık iki ordusu olan ülkemiz, büyük bir hızla iç savaşa doğru sürükleniyordu.

Silahsız halka açılan ateşlerle yaşanan ölümleri vicdanlarına sığdırmayanların oluşturduğu bir topluluk olarak ortaya çıkan Özgür Suriye Ordusu, Esed güçlerinin karşısına geçti ve ateşe ateşle karşılık vermeye başladı.

İç savaş, tüm acımasızlığı ile beraber kara bulut gibi Suriye’nin başına çökmüştü artık.

Esed’i istemeyen bir yığın asker ve subay saf değiştiriyordu.

Esed ordusunun içinde olup saf değiştirmesinden şüphe edilen bir yığın askerin infaz edildiği haberleri de duyulur olmuştu.

Kan ve barut kokusu ülkenin her tarafına sinmeye başlamıştı artık.

Ülkede bütün bunlar yaşanırken, Halep’te fırtına öncesi yaşanan bir sessizlik hâkimdi ve bu sessizliğin hayra alamet olmadığını herkes biliyordu.

Halepliler, kopması muhtemel olan fırtınaya karşı ne yapmaları gerektiğinin planlarıyla zamanlarını harcıyordu.

Korku ve endişenin hâkimiyetinde süren dualarla beraber bir bekleyiş içindeydi herkes.
24 Temmuz 2012 Salı günüydü.

Takip ettiğim bir dava gereği adliyedeydim.

Mahkeme başkanına gelen bir telefonla beraber yaşanan gerginlikten herkes payına düşeni alırken baş gösteren panik havası, tüm adliyeyi kaplamıştı.

Xabat Talas hikayesinin yazı serisi devam edececek...

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle