Yarım Kalan Bir Hayat: Yasır Hüseyin / KAMIŞLO -2

Yasır Hüseyin hikayesinin yazı serisinin ikinci bölümü.

Babam korkuyordu!

Korkusu bizlerdik!

Babamın korkularını hafifletebilmek için elimden gelen her türlü çabayı sarf edip rahat görünmeye çalıştığım bu sıralarda bana ait olan kuaför dükkânına çok farklı kesimlerden insanlar gelmeye başlamıştı. Her gelen, mensubu olduğu tarafın lehine bilgi toplamaya çalışıyordu aslında. Öyle ya, kuaförler erkeklerin dedikodu alanıydı ve en iyi bilgiler de buralardan toplanabilirdi. Ben bu durumdan oldukça rahatsızdım. Rahatsızdım ama bu rahatsızlığı giderebilecek bir çarem de yoktu. Kızışan iç savaşın soğuk yüzü, böylece çalıştığım işyerimin içine de maalesef ki girmiş oluyordu.

Rüzgâr, asla onaylamadığımız bu yangının yönünü yavaş yavaş bizlere doğru da taşımaya başlamıştı. Babam, askerlik şubesindeki dostlarından küçük kardeşimin tekrar askere alınacağıyla ilgili bir emrin geldiğini öğrenmiş ve büsbütün endişelenmeye başlamıştı. Yürekleri yakan bu yangının ateşi, böylelikle evimizin içine de sıçramış oluyordu tabi ki… Ben dâhil, bütün erkek kardeşlerim askerlik görevlerini ifa etmişlerdi. Bu savaş ise kardeşin kardeşi kırdığı bir savaştı ve böylesine bir kavganın tarafı olmak istemiyorduk. İsmi gelen kardeşimi de bir kez daha askere gönderip bu savaşın içine sokmayı asla düşünmüyorduk.

Kardeşimi tekrar askere göndermemek için çareler düşünmeye başladığımız sıralarda babama gelen haber, memleketimizdeki ekmekle suyumuzun kesildiğini ilan eder gibiydi. Askerlik şubesinden aldığımız habere göre, kardeşimin yanı sıra benim ve abimin de isimleri, askere tekrardan alınacakların listesine sokulmuştu. Durumun vahametini çok önceden kavramış olan babam hepimiz için lazım olabilecek pasaportları aldırmıştı. Bizim isimlerimizin haberini duymasıyla beraber kararını vermişti.

Türkiye’ye geçecektik. Bu kararını bizlere iletmesinin ardından hazırlıklarımızı başlatmak zorunda kaldık. Askerlik şubesine gelen isim listesi duyurulmadan önce ya sınırı geçecek ya onaylamadığımız savaşa taraf edilecek ya da tutuklanarak bilinmez yerlere götürülecektik.

Yasır Hüseyin hikayesinin yazı serisi devam edececek...

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle