Yarım Kalan Bir Hayat: Zehra Ahmet Abdullah / HALEP-6

Zehra Ahmet Abdullah hikayesinin yazı serisinin altıncı bölümü.

Kararım Türkiye’ydi.

Türkiye yakındı.

Kız kardeşim Türkiye’de yaşıyordu.

Bu isteğimi babama bildirdim. Ülkemle aynı denizi ve hem de aynı dini paylaşan Türkiye’ye gitme kararımı saygıyla karşıladı babam.

Türk Milletine de farklı bir sevgi besliyordum. Zira Suriye’ye gelen Türkleri çoğu zaman tarihi camilerimizi gezerken görmüştüm. Neşeyle süsledikleri bu gezilerine tanıklık ederken Türkiye ve Türk insanına sevgi ile bağlılığım artmıştı. Hem Türkiye’de de İslami müzelerin olduğunu ve bu müzelerde peygamber efendimize ait eşyaların sergilendiğini bilmekle beraber bunları görmeyi çok eskiden beri istiyordum. Bana göre de dünya üzerindeki her Müslümanın Türkiye’yi görmesi ve sevmesi gerekiyordu. Zira Türkiye Devleti, İslam Dini açısından muhabbetle kucaklanması gereken bir devletti.

Verdiğim bu kararın ardından harekete geçmem uzun sürmedi. Ailemle vedalaşmam bir hüzün içinde geçti ama Türkiye’ye gidecek olmamın sevinci bu hüzne galip geldi. Sevinç ve hüznün birbirine karıştığı bu veda töreninin ardından, hayallerimde sevgiyle beslediğim Türkiye’ye doğru yola çıktım.

Zehra Ahmet Abdullah hikayesinin yazı serisi devam edececek...

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle