Yarının kime ne getireceğini bilemezsiniz!

KÖŞE YAZISI
PAYLAŞ:

Hz. Yusuf’ta senin için güzel örnekler var… O kardeşlerinden, hizmet ettiği aileden ve namuslarını koruduğu ileri gelenlerden hep kötülük ve nankörlük gördü…

 

Onu ana babasından, ailesinden, vatanından kopardılar, başka ellere gitsin diye kuyuya attılar, bu kötülüğü en yakınları abileri yapmıştı... Oyun oynasın diye götürdükleri yerde hayatı ile oynamışlardı... Onu kuyudan çıkaran tüccar kafilesi ona yardım etmemiş, aksine özgür buldukları çocuğu köleleştirmişlerdi… Aile ve vatanının yanı sıra özgürlüğünü de kaybeden Hz. Yusuf hizmet ettiği evin hanımının tacizine ve iftirasına uğramıştı... Bu yetmezmiş gibi bir de şehrin ileri gelenlerinin eşlerinin tacizlerine ve iftiralarına uğramıştı... Masum olduğu halde hapse atılmış, iffeti lekelenmiş ve özgürlüğü daha da kısıtlanmıştı…

 

Psikoloji ilmine göre bu acıları yaşayan birinin etrafına güvensiz, içine kapanık, kinli ve intikam duyguları ile dolu olması gerekir… Bu çocuğun yaşadığı travma telafi edilemez… Ama Hz. Yusuf tüm bu acıları yenmiş ve aksine güvenini kaybetmemiş, içine kapanmamış, merhamet, iyilik ve af ile dolu bir kişilik olmuştu… Bu hayat hikayesinden "eğer çocuklarınıza sağlam bir iman ve dini duygular aşılarsanız acılara karşı dirençli olurlar değilse en ufak bir acıda savrulurlar…" mesajını çıkarabiliriz...

 

Ayrıca böylesine büyük acıları yaşamış birinin/Hz. Yusuf’un geldiği makamı intikam aracı olarak değil de af vesilesi olarak görmesi, kendisine kötülük edenlere iyilik etmesi, hayatını karartanların yaşamlarına ışık olması, bir iftira sonucu gençliğinin görkemli yıllarını hapiste geçirmesine sebep olan o kâfir devleti kıtlık felaketinden koruması, yıkılmasını önlemesi bizlere “büyük acıların büyük yürekler yetiştirdiğini, büyük adamların büyük sınavlardan geçtiğini, kin ve intikam ateşiyle yanıp tutuşanların büyük insanlar, önderler olamayacaklarını, kötülüğün değil her daim iyiliğin kazanacağını, zulme uğrayanların kendilerine zulmedenlere benzememeleri gerektiğini, her felaket ve acının kötü sonla bitmeyeceğini” göstermiştir…

 

Unutmayın! Nice zorluklardan sonra geldiğiniz makamları kin ve intikam için kullanırsanız intihar etmiş olursunuz, yorulursunuz ve yok olursunuz… Ama bu makamları af ile donatır, iyilik ile kuşatır ve salih eylemlere vesile kılarsanız o zaman iftihar edilecek biri olursunuz, yücelirsiniz ve hayırla anılırsınız…

 

Hangi makam ve mevkide olursanız olun kine değil affa, kötülüğe değil iyiliğe, zulme değil adalete, israfa değil iktisada, yanlışa değil doğruya, küfre değil imana hizmet edin…

 

Ve çok iyi bilin ki YARININ KİME NE GETİRECEĞİNİ BİLEMEZSİNİZ… Hayatınız dün kuyu, bugün zindan, yarın saray olabilir…Önemli olan nerde olduğunuz değil nerede ve nasıl durduğunuzdur…

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle