TEKNOFEST gençlerinden ortak mesaj: Üretin, öğrenin, kendinizi geliştirin
Mardin’de düzenlenen TEKNOFEST İnsansız Kara Aracı Yarışması’nda Türkiye’nin farklı üniversitelerinden gelen gençler, aylar süren çalışmalarının karşılığını almak için geliştirdikleri araçlarla zorlu parkurlarda mücadele ediyor. Öğrenciler, teknoloji üretmenin yanı sıra gençlere “boş durmak yerine öğrenin, üretin ve kendinizi geliştirin” çağrısında bulundu.
Mardin’in Artuklu ilçesinde 9-12 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen TEKNOFEST İnsansız Kara Aracı Yarışması, Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen üniversite öğrencilerinin yoğun katılımıyla devam ediyor.
Aylar boyunca atölyelerde çalışan, yaz tatillerini dahi projelerine ayıran gençler, kendi imkânları ve ekip çalışmasıyla geliştirdikleri insansız kara araçlarını yarışma parkurunda test ediyor.
Yarışmaya katılan öğrenciler, araçlarının teknik özelliklerini ve kullanım alanlarını anlatırken, TEKNOFEST’in kendilerine yalnızca teknik bilgi kazandırmadığını, aynı zamanda takım çalışması, iletişim, proje yönetimi ve mesleki deneyim açısından da önemli katkılar sunduğunu belirtiyor.
Gençler, özellikle savunma sanayisinin üniversite öğrencilerine sunduğu fırsatlara dikkat çekerek, teknoloji alanında kendisini geliştirmek isteyen gençlerin çeşitli projelerde yer almasının önemli olduğunu ifade ediyor.
İnsansız araçlar tehlikeli alanlarda kullanılabilecek
Yarışmaya ikinci kez katılan Yazılım Mühendisliği 4’üncü sınıf öğrencisi Ali Kemal Tarık Çebin, ekip olarak bu yıl daha büyük ve gelişmiş bir araç tasarladıklarını söyledi.
Aracın yazılım çalışmalarında görev aldığını belirten Çebin, mekanik ve elektrik sistemlerinde de ihtiyaç halinde ekibe destek verdiğini ifade etti.
Çebin, geliştirdikleri aracın önemli özelliklere sahip olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Yarışmaya bu yıl ikinci kez katılıyorum. Bu yıl daha büyük bir araç tasarladık. Yazılımcı olarak aracın mekanik sistemlerine, gerektiğinde elektrik sistemlerine yardımcı oldum. Aracımız lider takip özelliğine sahip. İşaretlediğimiz kişiyi arada 0,5 metre mesafe kalacak şekilde takip ediyor.”
Araçta 3 boyutlu radar ve GPS sistemlerinin de bulunduğunu anlatan Çebin, bu teknolojiler sayesinde alan taraması yapılabildiğini ve harita oluşturulabildiğini söyledi.
Çebin, “GPS üzerinden konum tespiti gerçekleştirebiliyoruz. Elektronik kontrolüyle ilerleyebiliyor. Gelecek artık insansız araçlar üzerinde ilerliyor. Yapılan bu aracımız bombalı bölgeler olsun, askerlerin giremediği tehlikeli alanlar olsun, bu tür yerlerde kullanılabilir. İnşallah bu yarışta birinci oluruz.” dedi.
“Hedefimiz birincilik”
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinden yarışmaya katılan Eray Öz, takım olarak bu yıl kurulduğunu ve İnsansız Kara Aracı Yarışması’na ilk kez katıldıklarını söyledi.
Mardin’de bulunmaktan ve yarışmaya katılmaktan dolayı büyük heyecan yaşadıklarını belirten Öz, hazırlık sürecinin ardından araçlarını yarışma şartlarına uygun hale getirdiklerini ifade etti.
Öz, araçlarının manuel sürüşün yanı sıra otonom sürüş ve paralel park özelliklerine sahip olduğunu belirterek, “Takımımız bu sene yeni kuruldu, ilk defa böyle bir yarışa katılıyoruz. Burada olmanın, bu yarışa katılmanın ayrı bir heyecanı var. İmkanlar da çok iyi.” diye konuştu.
Test sürüşlerini de gerçekleştirdiklerini belirten Öz, yarışma sırasında elde ettikleri sonuçlara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Araçlarında yapay zeka, görüntü işleme ve lidar teknolojilerini kullandıklarını anlatan Öz, sistemlerin çevreyi algılayarak haritalandırma yapabildiğini söyledi.
Öz, “Araç tabelaları okuyabiliyor, her türlü dış haritalandırma işlemini gerçekleştirebiliyor. Bunun üzerine lidar sistemi sayesinde, örneğin bir mağarayı bile eksiksiz haritalandırabiliyor, 3 boyutlu harita oluşturabiliyor. Hedefimiz birincilik, inşallah başaracağız. Kendimize her zamanki gibi tam güveniyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Gençler artık teknolojiyle daha küçük yaşlarda tanışıyor”
Kocaeli Gebze Teknik Üniversitesinden Cansu Türüt ise iki yıldır TEKNOFEST’e katıldığını belirterek, yarışmanın kendileri açısından önemli bir deneyim olduğunu söyledi.
Takım olarak üç yıldır TEKNOFEST yarışmalarında yer aldıklarını, İnsansız Kara Aracı kategorisine ise iki yıldır katıldıklarını belirten Türüt, bu yıl araçlarını tamamen yeniden tasarlayarak yarışmaya geldiklerini söyledi.
Türüt, “2 yıldır TEKNOFEST'e katılıyorum. Bundan dolayı çok mutluyuz. Organizasyon yine beklediğimiz gibi, parkurları da çok beğendik, her şey çok güzel.” dedi.
Gençlerin teknolojiye ilgisinin küçük yaşlardan itibaren desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Türüt, Türkiye genelinde yaygınlaşan Milli Teknoloji Atölyelerinin bu noktada önemli bir fırsat sunduğunu dile getirdi.
Türüt, “Ülkemizde neredeyse tüm üniversitelerde Milli Teknoloji Atölyeleri kuruluyor. Bunlar sadece üniversite öğrencileriyle de kalmayıp ortaokuldan itibaren öğrenciler bu atölyelerde teknolojiyle iç içe büyüyor.” ifadelerini kullandı.
Günümüzde ortaokul ve lise çağındaki öğrencilerin dahi teknoloji projelerine yoğun ilgi gösterdiğini belirten Türüt, gençlerin internet ve çeşitli eğitim imkanlarından faydalanarak kendi projelerini geliştirdiğini söyledi.
Türüt, “Şu an merak üzerinde ‘Araba nasıl yapılır?’, ‘Roket nasıl yapılır?’, ‘Drone nasıl yapılır?’ Bunların hepsi üzerinde çalışıyorlar. Gerçekten gençler bu konuda bizleri takip ediyor, hatta ileri gidiyorlar bile diyebiliriz.” diye konuştu.
Aracın tasarımında hafiflik ve sağlamlık ön planda
Takımın mekanik ekibinde görev alan Gülnihal Tekinbaş, geliştirdikleri aracın dört tekerlekli bir insansız kara aracı olduğunu söyledi.
Tasarım sürecinde özellikle aracın hafif ve dayanıklı olmasına önem verdiklerini belirten Tekinbaş, kullanılan malzemeler ve mekanik sistem hakkında bilgi verdi.
Tekinbaş, “Aracımız 4 tekerlekli bir insansız kara aracı. Tasarlarken önceliğimiz hafiflik ve sağlamlık üzerine odaklandık. Dolayısıyla aracın bacakları ve şasesi alüminyumdan imal edildi.” dedi.
Aracın elektronik sisteminin şasenin içerisinde yer aldığını ve dış bölümünün su geçirmez şekilde yalıtıldığını ifade eden Tekinbaş, güç aktarımında zincir-kasnak sistemi kullandıklarını söyledi.
Araçta dört adet DC motor bulunduğunu aktaran Tekinbaş, güvenli sürüş için elektromanyetik fren sisteminden de yararlandıklarını belirtti.
Tekinbaş, “Daha basit ama daha dayanıklı bir araç tasarlamak istedik, bu şekilde yapılandırdık.” ifadelerini kullandı.
“3 ay boyunca neredeyse hiç eve gitmedik”
Yaz aylarını tatil yapmak yerine proje çalışmalarına ayırdıklarını belirten Tekinbaş, takım arkadaşlarıyla yoğun bir çalışma sürecinden geçtiklerini söyledi.
4’üncü sınıfa geçtiğini belirten Tekinbaş, farklı bölümlerden ve sınıflardan öğrencilerin aynı takım içerisinde bir araya gelmesinin kendileri açısından önemli bir deneyim olduğunu kaydetti.
Tekinbaş, “Tüm yaz boyunca farklı bölümlerden, farklı sınıflardan arkadaşlarımızla bir araya geldik. Kalabalık bir takımız ve 3 ay boyunca neredeyse hiç eve gitmedik, her hafta 5-6 gün atölyeye geldik, durmaksızın çalıştık.” dedi.
Yaptıkları çalışmaların kendilerini meslek hayatına da hazırladığını belirten Tekinbaş, gençlerin boş zamanlarını üretime ve öğrenmeye ayırmasının önemine dikkat çekti.
“Gerçekten evde boş durmak yerine burada bir şeyler üretmek, öğrenmek ve en sonunda tasarladığımız şeylerin çalıştığını görmek inanılmaz büyük bir motivasyon kaynağı.” diyen Tekinbaş, bu tür projelerin öğrencilerin özgüvenini ve çalışma disiplinini geliştirdiğini söyledi.
Tekinbaş, daha küçük yaştaki çocukların da teknoloji alanında teşvik edilmesi gerektiğini belirterek, ailelerin bu konuda çocuklarını desteklemesinin önemli olduğunu ifade etti.
İnternetin de önemli bir bilgi kaynağı olduğunu vurgulayan Tekinbaş, gençlerin araştırması, öğrendiklerini paylaşması ve çevresindeki insanlarla fikir alışverişinde bulunmasının gelişim açısından büyük katkı sağlayacağını söyledi.
“Böyle adım adım ilerledikçe ülke olarak da ilerleriz inşallah.” ifadelerini kullandı.
“TEKNOFEST bana iş hayatına hazırlanma fırsatı verdi”
Bursa Teknik Üniversitesinden Hüseyin Cillik ise 2023 yılından bu yana TEKNOFEST’e katıldığını belirterek, yarışmaların kişisel gelişimine ve kariyer planlamasına önemli katkılar sağladığını söyledi.
İnsansız Kara Aracı kategorisinde dört yıldır yarıştıklarını aktaran Cillik, her yıl bir önceki deneyimlerinin üzerine koyarak araçlarını geliştirdiklerini ifade etti.
Cillik, TEKNOFEST sürecinin kendisine teknik becerilerin yanı sıra insanlarla iletişim kurma, sponsorluk çalışmaları yürütme ve takım içerisinde görev alma konusunda da önemli deneyimler kazandırdığını söyledi.
“TEKNOFEST'i gerçekten çok seviyorum. Kişisel gelişimim için bana çok fayda sağladı. Hem iş hayatına hazırlanma sürecinde hem de kendimi birçok yönden ilerletme fırsatı verdi.” diyen Cillik, takım çalışmasının da bu sürecin en önemli kazanımlarından biri olduğunu kaydetti.
Takım olarak yarışmalarda elde ettikleri derecelere de değinen Cillik, “İlk başladığımızda 17’nci, ardından 5, geçen sene de 3’üncü olduk. Şimdi ise inşallah birinciliğe doğru ilerliyoruz. Allah nasip ederse başaracağız.” dedi.
“Çalışmanın karşılığını alıyoruz”
Gençlerin çalışmasının ve emek vermesinin önemine dikkat çeken Cillik, takım arkadaşlarının önemli bir bölümünün yaz tatilini projeye ayırdığını söyledi.
Kendisinin de dört yıldır yaz tatillerini yarışma hazırlıklarıyla geçirdiğini belirten Cillik, bu çalışmaların mesleki açıdan kendilerine önemli kapılar açtığını ifade etti.
TEKNOFEST yarışmalarının savunma sanayisi açısından da önemli bir buluşma noktası olduğunu söyleyen Cillik, başarılı öğrencilerin çeşitli kurumlar tarafından takip edildiğini belirtti.
Cillik, takım arkadaşlarından birinin yarışmanın ardından ASELSAN’da staj yapmaya başladığını, başka öğrencilerin ise Baykar ve benzeri önemli savunma sanayisi kuruluşlarında çalışma fırsatı bulduğunu aktardı.
“Emek verince, çalışınca elbette karşılığını alıyorsunuz.” diyen Cillik, öğrencilerin ilk etapta çeşitli zorluklarla karşılaşmasının doğal olduğunu ancak sabır ve disiplinle bu sürecin önemli bir kazanıma dönüştüğünü söyledi.
“Çalışma disiplini hayatın her alanına yansıyor”
Cillik, teknoloji projelerinde çalışmanın yalnızca teknik bilgi kazandırmadığını, aynı zamanda gençlerin karakter gelişimine ve hayata bakışına da olumlu katkı sunduğunu belirtti.
İlk başlarda projeler üzerinde çalışmanın zorlayıcı olabildiğini dile getiren Cillik, zaman içerisinde çalışma disiplininin bir alışkanlığa dönüştüğünü söyledi.
“İlk başta çok zorlanıyorsunuz, ‘Burada ne yapıyorum ben?’ diyorsunuz, uğraşıyorsunuz, bazen sinirleriniz bozuluyor, tartışmalar yaşıyorsunuz.” diyen Cillik, ancak zamanla kazanılan disiplin sayesinde çalışmaktan keyif almaya başladıklarını ifade etti.
Cillik, “Verdikçe, çaba gösterdikçe, emek harcamaya alıştıkça o alışkanlık hayatın her alanına yansıyor. Zamanla hayatınıza, bakış açınıza ve kişiliğinize bile çok olumlu katkıları oluyor.” dedi.
Gençler Mardin’deki organizasyondan memnun
Mardin’de gerçekleştirilen organizasyonun önceki TEKNOFEST etkinliklerine kıyasla kendisi açısından ayrı bir yere sahip olduğunu belirten Cillik, özellikle konaklama imkanlarının iyi olduğunu söyledi.
Mardin’i de çok beğendiğini ifade eden Cillik, yarışma alanının şehrin merkezinde kurulmasının etkinliğe ayrı bir atmosfer kattığını belirtti.
Mardin halkının misafirperverliğine de dikkat çeken Cillik, kentte bulundukları süre boyunca vatandaşların kendilerine gösterdiği ilgiden memnun kaldıklarını söyledi.
Cillik, “Gerçekten 4 yıldır katıldığım en güzel TEKNOFEST'ti.” ifadelerini kullandı.
Gençlerden ortak mesaj: Üretin, öğrenin, kendinizi geliştirin
Mardin’de düzenlenen TEKNOFEST İnsansız Kara Aracı Yarışması’na katılan üniversite öğrencilerinin açıklamalarında ortak nokta ise çalışma, üretme ve kendini geliştirme oldu.
Aylar süren hazırlıkların ardından geliştirdikleri araçları yarışma parkurunda test eden gençler, TEKNOFEST’in kendilerine yalnızca bir yarışma deneyimi değil, aynı zamanda mesleki ve kişisel gelişim açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirtiyor.
Öğrenciler, teknolojiye merak duyan gençlerin yaşları ne olursa olsun araştırmaktan, üretmekten ve projelerde yer almaktan çekinmemesi gerektiğini vurgularken, özellikle Milli Teknoloji Atölyeleri ve benzeri imkanların değerlendirilmesinin önemine dikkat çekiyor.
Mardin’de 9-12 Eylül tarihleri arasında devam eden yarışmada gençler, geliştirdikleri insansız kara araçlarıyla zorlu parkurlarda en iyi dereceyi elde edebilmek için mücadelelerini sürdürüyor.
Editör: Beşir Şavur