Yaz Döneminde Sağlığımızı Nasıl Koruyalım?

Yaz dönemi sıcak iklimle seyreden yerlerde sıvı kaybının çok olduğu, sıcağın sağlığa tesirlerinin yaygın görüldüğü, sıvı kaybı ve yüksek sıcaklığa bağlı olarak çeşitli hastalıkların tetiklendiği bir mevsimdir.

Öncelikle güneşin büyük faydalarını akılda tutmakla beraber, öğlen saatlerinde direkt olarak güneş ışınlarına maruz kalmamalıyız. Kendimizi sıcaklardan sakınmaya gayret etmeliyiz. Cildimizin büyük kısmının öğlen güneşine uzun süre maruz kalması Ultraviyole ışın maruziyetini arttıracaktır. Bu durum ise cilt kanseri başta olmak üzere çeşitli hastalıkları tetikleyebilir. Mümkün olduğu kadar bizi zararlı ışınlardan koruyacak kıyafetleri tercih etmeliyiz. Keten, pamuk ve benzeri doğal kumaşlarla üretilmiş kıyafetler seçilebilir. Bedenimizin büyük kısmını örten, güneşten koruyan kıyafetler sağlığımızı da koruyacaktır. Sentetik, dar ve hava almayan kıyafetlerden uzak durmalıyız.

Klimalar çok konforlu olmakla beraber bazen sağlık için risk oluşturabilmektedir. Zorunlu olarak klima kullanacaksak, klimanın derecesini çok düşük tutmamalı, dış ortamla klimalı ortam arasındaki sıcaklık farkını azaltmaya gayret etmeliyiz. Ayrıca klima var diye kapalı ortamları havasız bırakmamalı, belirli saatlerde klimayı kapatarak ortamı havalandırmalıyız. Klimaların düzenli bakımlarının yapılması ortam hijyeninin sağlanması velejyoner hastalığından korunmak için şarttır. Lejyoner hastalığı, Legionellapneumophila isimli bakterinin neden olabildiği çok ciddi bir akciğer hastalığıdır. Klima filtrelerinin, duş başlıklarının ve benzeri nemli ortamların yüksek sıcaklıkta ve iyi derecede temizlenmesi bu hastalıktan koruyucu olacaktır.

Yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, pıhtılaşma sorunları, böbrek hastalıkları ve benzeri kronik sağlık sorunu olan bireyler yaz döneminde sıvı kaybına karşı daha temkinli olmalıdır. Kışın günde 1.5 litre su içilmesi yeterli gelebilirken, yaz döneminde sıvı alımı, ihtiyaca, doktor tavsiyesine, iş koşullarına ve sıcaklığa maruz kalma durumuna göre günlük 3-4 litreyi aşabilir. Bol bol su içmeliyiz. Susamayı beklemeden yazın her fırsatta temiz su içilmesi faydalı olacaktır. İçilen suyun aşırı soğuk veya sıcak olmaması da sağlık için koruyucudur.

Sıcakları bahane ederek çok hareketsiz kalmak da yazın bizi bekleyen diğer ciddi bir sağlık riski olabilir. Serin saatlerde yürüyüşü, hareketliliği ve temiz havada, açık alanlarda bulunmayı ihmal etmemeliyiz. Önümüzdeki haftalarda bu konuya devam edelim. Sıcak çarpması ve benzeri durumları konuşalım. Yazın beslenmeden bahsedelim inşallah. Sağlıkla kalınız.

Doç. Dr. Hasan Basri Savaş

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) mezunudur.Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) asli Üyesi Prof. Dr. Fatih Gültekin hocanın danışmanlığında Tıbbi Biyokimya Doktorası yapmıştır. 130 civ

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle