Yeni Anayasada Ne Olmamalıdır?

Anayasa, kazuistik (Ayrıntılı düzenlenen) maddelerden çok; çerçeve Anayasası olacak şekilde tasarlanmalıdır. Hiçbir din veya inancı tanımlamamalı ve de çerçevesini çizmemelidir.

KÖŞE YAZISI
PAYLAŞ:

     Bazıları taslak biçiminde yeni anayasa metinlerini düzenlemekte, bazıları talepler biçiminde anayasa ilgili isteklerini sıralamaktadır. Bazıları da “öneri ve katkı” şeklinde görüş ve düşüncelerini dile getirmektedir.

      Evet yeni anayasa için yapılan en ufak katkı, dile getirilen en küçük bir talep ve ifade edilen en kısa düşünceler dizisi bile önemlidir ve önemsemek gerekir. Yapılan ve yapılacak bu çalışmaların tamamını değerlendirmek lazımdır.

      Lakin şunu söylemek gerekir. Bu çalışmaların tam olarak anlaşılması için; ilk olarak “Bu yeni Anayasa da ne olmamalıdır?” sorusuna cevap aramalıyız. Bu doğrultuda uzlaşma kriterlerini belirleyip içeriğinin ne olmayacağı ile ilgili düşünceleri algılamak ve bu düşünceleri ifade etmek gerekir. Tabi şunu da hemen ifade edelim. Yeni Anayasa; Bunun, şunun, bu grubun veya falan grubun anayasası algısını oluşturmamak veya bu intibahı uyandırmamak gerekir. Aksi takdirde uzlaşma kanalları tıkanır ve kanalların önü ve içerikleri güçlü ve dirençli engellerle çepeçevrilir.

       Bu sebeple yeni anayasada “Değişmez ve değişmeyecek” denilen madde veya maddeler metinden çıkarılmalıdır.

       Anayasa, kazuistik (Ayrıntılı düzenlenen) maddelerden çok; çerçeve Anayasası olacak şekilde tasarlanmalıdır.   

       Hiçbir din veya inancı tanımlamamalı ve de çerçevesini çizmemelidir.

       Millet, evladına hangi dili, hangi dini ve hangi inancı öğreteceğine müdahale etmemeli ve insanları bu konuda tamamen serbest bırakmalıdır. Din öğretimi devletçe desteklenmeli; lakin bu eğitimi sivilleştirmeli, sivil alana bırakılmalıdır.

       Ülkenin her tarafına, kamu kuruluş ve kurumların her yerine, özel ve tüzel sektörlerin her odasına girilmeyi kılık ve kıyafet şartına bağlanmamalıdır. İnsanların giymek istediği kılık ve kıyafete müdahale sayılacak düzenlemelere gidilmemelidir.

        Türkçe resmi dil olmalıdır.  “Anadilde eğitim” isteme taleplerin önü kesilmemeli, kısıtlayıcı ve engelleyici maddeler çıkarılmalıdır.

        Vesayetçi zihniyetin egemenliğini yayacak ve teşvik edecek hiçbir maddeye yer verilmemelidir

        Hiçbir ırka ve etniğe vurgu yapılmamalıdır.

         ***

       Anayasada secim barajı diye bir kelime yer almamalıdır.

       Tüm siyasi, askeri, yargı ve kamu bürokrasinin denetlenmemesi ile ilgili maddeler çıkarılmalı, kurumların şeffaflığını karanlık vaziyetlere büründürecek ifadelerden kaçınmalıdır.

       Devletin tüm kurumlarında “Çalışma ve işe girme”  şartlarını yeniden belirlenmeli, farklı bir inanca mensup olduğu için engellere takıldığını iddia edenlerin önüne başka başka engeller getirilmemelidir. Liyakat ve Devlete bağlılık göstergesine bakılmalı.

       Yerel yönetimler güçlendirilmeli ve üniversitelerin özerkliğine zarar verecek hiçbir maddeye yer verilmemelidir.

       Düşünce özgürlüğünün zeminini kuvvetlendirmek lazımdır. Şiddetti önermeyen ve desteklemeyen düşünce ve ifadeleri kısıtlayacak düzenlemelere yer verilmemelidir

      Ve yeni Anayasada, “şiddet önermeyen ve şiddete meyilli olamayan toplumsal örgütlenme” ile “İzin alınmadan yapılan toplantılar” yasaklanma kategorisine alınmamalıdır.

     Görülüyor ki Anayasa konusu o kadar karmakarışık, içinde çıkılmayan, zor ve herkesin anlamayacağı kaotik bir mesele değildir.

     Sağlıcakla Kalın…

Tekin Oruç

2008 yılından beri Mardin’in yerel gazete, dergi ve sitelerinde yerel gündeme, eğitim, sosyal yaşam ve bazen de edebiyatta dair yazılar yazdım.Mardin de çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yönetim kur

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle