Yusuf'un Zavirası!

Yusuf Aleyhisselamın atıldığı zindanın adıdır, Zavira;

MARDİN
PAYLAŞ:

Nefis terbiyesinin, insanın iyilikte mükemmele ulaşmak için rehabilite olduğu yerdir Zavira zindanları…İzzetli keyfi dünya yaşantısı yerine, zilletli bir zindanda yıllarını geçiren Yusuf Peygamberin sonraları insanoğlunun bu zindanlara “Medrese-i Yusufiye” diyeceği okullardır, Zavira Zindanları…

Bugünlerde vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz evlerimizde umarım kendimizi terbiye etmenin ne büyük bir nimet olduğunu idrak etmişizdir. Hepimiz için Yusuf’un Zavirası olması gereken evlerimizde vakitlerimizi kendi irademizle mi yoksa teknolojinin iradesinde mi zayi ediyoruz. Bu büyük virüs musibetinin bizlere ne gibi kazanımlar getirdiğini, sağlığın ve zamanın ne kadar kıymetli olduğunu umarım acı da olsa anlamışızdır.

Çok fazla zaman ayırmadığımız çocuklarımız, ailemiz ve sevdiklerimizle empati kurarak hal-i pür melallerini görme imkânımız olmuştur. Bu vakitlerin bizlerin hanesine fayda olarak yazılması bizim için kurtuluş reçetesidir.

Yine çok fazla kendimizi kaptırdığımız ve esiri olduğumuz sosyal medya, teknoloji ve fakirin afyonu olan televizyon dizileri…Yıllardır hep aynı kurgu ile kurgulanan diziler ısıtılıp ısıtılıp önümüze sunulan aynı mevzular ve yitirdiğimiz geri gelmeyen altın değerinde zamanalar…

Acaba bıkmadık mı? Aynı hayatı yaşamaktan, hep aynı çerçevede aynı klişeleri görmekten bıkmadık mı? Her geçen gün ne kadar yalnızlaştığımızın farkında değil miyiz? Ne kadar sevgiye aç, muhabbete aç, olduğumuzun ne zaman farkına varacağız. Yalandan yere resimleştirdiğimiz anlarımızı birileri görsün diye paylaşıp ne kadar beğeni aldım, kimler gördü diye meraklanmaktan bıkmadık mı?

Topyekûn yalnızlaşmamız yetmedi, bir de üstüne pandemi ile tamamen yukarıda saydıklarımızın esiri olduk çıktık. Müthiş bir geriye gidiş görüyorum. Her anlamda geriye giden bir insanlık, kazanma çağında, durmadan kaybeden bir insanlık, inanın öyle bir kaybediş ki hiçbir kurtuluş emmaresi ufukta görülmüyor. Bunları neden mi söylüyorum, çünkü merhamet yok, iyilik yok, kardeşlik hukuku yok, komşuluk yok, selam yok, sevgi yok, yok yoka karışmış yokta yok…

Zavira dedim çünkü hepimizin evleri kendi medrese-i yusufiyemizdir. Sevgi ve merhametle harmanlanmış evler, tebessümlerin eksik olmadığı sevimli evler, çocukların neşeli seslerinin çıktığı evler gerçek sevgi evleridir. Kurtuluş bu evlerdedir. Umarım isteyen herkes Hz. Yusuf’un zavirasını yaşatır hanelerinde. Herkese bol muhabbetli, sevgi dolu zamanlar diliyorum.

Mehmet Abit Bayram

YORUMLAR

  • Yüreğine kalemine sağlık

Yorum Ekle