Asırlık nine 3 yaşında İspanyol gribini 103 yaşında ise Korona'yı yendi

Mardin’de yakalandığı yeni tip korona virüsü yenerek taburcu olan 103 yaşındaki Emine Tekin'in çocukluğunda da İspanyol gribine yakalandığı ve hastalığı yendiği ortaya çıktı.

Mazıdaği ilçesinde yaşayan Tekin, hastalığın ilk 8 günü evinde tedavi gördü. Tekin’in sağlık durumu kötüleşince Mardin Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı.

Bir günlük yoğun bakım tedavisi gören Tekin, durumunu daha iyiye gitmesi ile normal yatak servisine alındı. Tekin, buradaki tedavisiyle Koronavirüsü yendi.

Doktorların son kontrolü yapması ile birlikte 103 yaşındaki Emine Tekin, taburcu edildi. Yaklaşık 95 yıl önce, 50 milyon insanın ölümüne neden olan İspanyol gribi salgın hastalığına da yakalanan Tekin, her iki ölümcül salgın hastalığı yendi.

Tedavisini yapan doktorlara teşekkür eden Emine teyze “Ben 103 yaşındayım Koronya yakalandım, Hastaneye geldim. Hastalığım çok ağır geçti. Buradaki doktor ve hemşireler bana çok hizmet ettiler. Bana çok güzel baktılar, bebek gibi baktılar. Allah Erdoğan’dan razı olsun, Allah onu başımızdan eksik etmesin. Ona çok teşekkür ediyorum. Ben ihtiyarım, Erdoğan bize bakıyor, bize sahip çıkıyor. Erdoğan, biz ihtiyarların tüm ihtiyaçlarını gideriyor. Eskiden fakirlik vardı, doktor yoktu. Şimdi ki gibi bir hastalık bütün insanlara bulaştı. Gözleri yüzleri sanki yanıyor gibi oluyordu. Genellikle çoğu gözlerini kaybetti. O hastalık çıktığında yine insanlar öldü. Kimse bu hastalığın nereden geldiğini bilmiyordu. Herkes doktor arıyordu ama o zamanlar doktor yoktu. O zaman Erdoğan gibi biri yoktu, bugün ki gibi değildi."dedi.

Annesinin tedavisi ile ilgilenen kızı Hatice Doğan da “Annem 95 yıl önce de bu covid 19 illeti gibi bir vebaya yakalanmıştı. Ve o zamanlarda çocuk kalmamıştı. Bu hastalık en çok çocukları etkilemişti. Kalanların ise bu hastalık yüzlerini, gözlerini kör ediyordu. Kör oluyorlarmış. Onu da atlattı, her ikisini de atlattı. 95 yıl önce. Anneme Refakatçı olarak geldim. Annem 103 yaşında olduğu için Covid19 ona baya bir ağır geldi. Evde 7-8 gün baktık ama durumu çok kötüleşince Mazıdağı ilçe hastanesine götürdük. Oradan da Mardin Devlet Hastanesi Acil Yoğunbakımına aldılar. Daha sonra yoğun bakımda bir gün, bir gece kaldıktan sonra Covid19 servisine alındı. Burada refakatçı olarak biz ona baktık. Ama gerçekten doktorlarımız ve ekibi, hemşireler herkes canla başla özverili bir şekilde sadece anneme değil, bütün buradaki yaşlı hastalara el ayak oldular. Çoğu hastamızın refakatçısı olmamasına rağmen bu hemşireler refakatlık bile yaptılar.”diye konuştu.

Tedavisinden sonra taburcu olan Emine Nine hakkında bilgi veren Dr. Erdal Dayan, “Emine Teyze hastaneye basvurunca. zaten covid semptomları başlamıştı. Ateş, öksürük, halsizlik, iştahsızlık şikayetleri vardı. Evde atlatabileceğini inanarak ilk başta evde geçirmeye çalıştı hastalığı ama sonra, hastalığında ilerleme olunca, hastanemiz acil servisine başvurdu. Orada yapılan değerlendirmeye göre yoğun bakıma aldık. Ertesi gün hastanın genel gidişatı iyiye gidince servise transfer edilip tedavisine devam ettik. Teyzenin önceki öyküsünde hiçbir hastalığı olmaması, tedaviye de iyi cevap vermesi her geçen gün değerlerinde biraz toparlanma oldu. En son yapılan görüntüleme laboratuvar ve diğer litar değerlerde de herşeyin stabil olmasını görmemiz üzerine teyzemizi taburcu ettik. Biz her hastamızı taburcu ederken tabi ki çok mutlu oluyoruz, onları şifaya kavuşturduğumuzda bize daha byük bir mutluluk olamaz bunun için ama teyzeyi özel kılan şey tabi ki yaşın ileri olması ve bu Covid19’unda, özellikle yaşlı hastalardaki mantalitesinin yüksek olması sebebi ile biz teyzemize biraz daha önem ve ehemmiyet verdik. Çok şükür ki gençlerimiz, yada orta yaşlardaki hastalarımız rahat rahat bu hastalığı atlatabiliyorken, yaşlı insanlarımız ve tüm dünyadaki yaşlı hastalarımız ek hastalıkları nedeniyle bu hastalığa yenik düşebiliyorlar. Ama teyzenin öz geçmişinde bu hastalıkları yoktu. Verilen tedaviler de iyiye gidince teyze taburcu oldu. Teyze şuanda bize gülümseyerek bakması, bizler için dua etmesi, bizim en büyük mutluluğumuzdur. En önemli nokta bu aslında arkadaşlar. Yani herkes teyzemiz kadar şanslı olmayabilir. Daha yakın zamanlarda genç hastalarımızın başına neler geldiğini zaten haberlerden veya hastane kaynaklarından duyabiliyoruz. O yüzden kimse ‘bu hastalıkta bana bir şey olmaz’ demesin. Biz sağlıkçılar olarak olabilecek şeyleri görüyoruz. Onlara da tavsiyemiz, bakanlığımızın, hükümetimizin uyguladığı kısıtlamalara uymaları, sosyal mesafeye dikkat etmeleri, maskelerini takmalarını ve hiçbir şekilde bu hastalığa baştan bulaşmamalarını öneriyoruz.”dedi.

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle