TÜVTÜRK

Aden'de su krizi derinleşiyor: Halk tanker kuyruğunda, tuzlu kuyularda çözüm arıyor

Yemen'in güneyindeki Aden kentinde derinleşen su krizi, milyonlarca insanın hayat şartlarını ağırlaştırıyor. Şebeke suyunun günlerce kesilmesi nedeniyle aileler ya yüksek fiyatlarla tankerlerden su satın alıyor ya da daha düşük maliyetli ancak zahmetli ve sağlıklı olmayan alternatiflere yöneliyor.

  • 10.08.2026 08:33
Aden'de su krizi derinleşiyor: Halk tanker kuyruğunda, tuzlu kuyularda çözüm arıyor

Kentin bazı mahallelerinde su, 5-6 günde bir ve yaklaşık 12 saat süreyle veriliyor. Ancak elektrik kesintileri ve şebekedeki basınç sorunları nedeniyle bu süre, tüm evlerin yeterli miktarda su alabilmesi için yeterli olmuyor.

Su tükendiğinde ise ailelerin önünde iki seçenek kalıyor: Tanker satın almak ya da bidonlarla tuzlu kuyuların yolunu tutmak.

Tanker satın alamayan aileler su temin etmek için daha ağır bir yola başvuruyor.

Aden'in el-Bureyka ilçesindeki bazı bölgelerde insanlar, bidonlarını doldurmak için yerel ve tuzlu kuyuların başında bekliyor. Erkekler ve çocuklar tarafından doldurulan bidonlar el arabalarıyla, omuzlarda veya eşeklerin sırtında evlere taşınıyor.

Bu yöntem, tanker parasından tasarruf sağlasa da ailelere saatler süren bekleme ve ağır taşıma yükü getiriyor.

Bazı mahallelerde ise insanlar ortak su depolarından yararlanıyor. Yerinden edilenlerin kaldığı kamplarda da su depolarının dolmasını bekleyen ailelere çocuklar eşlik ediyor ve bidonların taşınmasına yardım ediyor.

Aden'in günlük 130 bin metreküp su açığı var

Krizin boyutunu resmi rakamlar da ortaya koyuyor.

Su Sektörü Müsteşarı Necib Numan eş-Şaabi'ye göre Aden'in günlük su ihtiyacı 200-250 bin metreküp arasında bulunuyor. Mevcut açık ise yaklaşık 130 bin metreküp.

Buna göre kentte mevcut su kaynakları, günlük ihtiyacın ancak yaklaşık yarısını karşılayabiliyor.

Yetkili, krizin temel nedenleri arasında yetersiz su kaynaklarını, nüfus ve kentleşmedeki artışı, kontrolsüz kuyu açılmasını, su havzalarına yönelik müdahaleleri, eskiyen şebekeyi ve ilçeler arasındaki dağıtım sorunlarını gösteriyor.

Aden'in su ihtiyacının önemli bölümü kent merkezinin dışındaki yer altı su sahalarından, özellikle Bi'r Ahmed, Bi'r Nasır ve el-Menasıra bölgelerinden karşılanıyor.

Bergof Vakfı tarafından yayımlanan bir araştırmaya göre, 113 kuyudan yalnızca 90'ı faal durumda ve yıllık kamu su arzı yaklaşık 43,8 milyon metreküp. Bu miktar, yıllık yaklaşık 87,6 milyon metreküplük ihtiyacın yalnızca yarısına karşılık geliyor.

Suya ulaşmak kadar içme suyu da maliyetli

Aden'deki su krizinin faturası tankerlerle de sınırlı değil.

Kent sakinlerinin önemli bölümü şebeke suyunu içme amacıyla kullanmadığı için ayrıca özel istasyonlardan arıtılmış içme suyu satın almak zorunda kalıyor.

Böylece dar gelirli aileler aynı anda iki ayrı su faturasıyla karşı karşıya kalıyor: Ev ihtiyaçları için tanker suyu, içme suyu içinse arıtılmış su.

Yeni kuyular açılıyor ancak açığı kapatmaya yetmiyor

Yetkililer, açığı azaltmak amacıyla Bi'r Ahmed su sahasında yeni kuyular açıyor.

Projenin ilk aşamasında 10 yeni kuyunun açılması ve donatılması tamamlanırken deneme pompajları gerçekleştirildi. İkinci aşamada ise 600 kilovat kapasiteli güneş enerjisi santrali kurulması ve kuyuların akıllı işletim sistemine bağlanması planlanıyor.

Ancak yeni kuyuların açılması tek başına yeterli görülmüyor. Suyun kentteki ilçelere ulaştırılabilmesi için yeni iletim hatlarının ve tamamlayıcı altyapının da kurulması gerekiyor.

Aden'in umudu deniz suyunun arıtılmasında

Yetkililer, yer altı su kaynaklarının kentin gelecekteki ihtiyacını karşılamaya yetmeyeceğini belirterek deniz suyunun arıtılmasını uzun vadeli çözüm olarak görüyor.

Şubat 2025'te günlük 10 bin metreküp kapasiteli ilk deniz suyu arıtma projesinin başlatıldığı açıklanmıştı. Ancak 28 Temmuz'da yayımlanan son resmi gelişmede, tesisin Huseyye Termik Santrali arkasındaki alanında inceleme yapıldığı bildirildi, tesisin ne zaman faaliyete geçeceğine ilişkin net bir tarih açıklanmadı.

Üstelik tesis tam kapasiteyle çalışsa bile Aden'in günlük 200-250 bin metreküplük ihtiyacının yalnızca yaklaşık yüzde 4-5'ini karşılayabilecek.

Bu nedenle deniz suyu arıtma projesi, krizi kısa sürede sona erdirecek bir çözümden ziyade uzun vadeli bir başlangıç niteliği taşıyor.

Yetkililer Dünya Bankası, diğer finans kuruluşları ve özel sektörle su kaynaklarının yönetimi ve yeni arıtma projeleri konusunda görüşmeler yürütüyor. Ancak projelerin hayata geçirilmesi kadar, işletme maliyetlerinin karşılanması ve tesislerin sürdürülebilir şekilde çalıştırılması da büyük bir sorun olarak duruyor.

Aden halkı için ise krizin ölçüsü yeni kuyuların sayısı veya açıklanan projeler değil. Asıl ölçü, suyun yeniden düzenli biçimde evlerin musluklarına ulaşıp ulaşmayacağı.

Şimdilik kent sakinleri, bir sonraki su nöbetini beklerken bidonlarını dolduruyor, su tükendiğinde ise tanker sıralarına veya tuzlu kuyulara yönelmek zorunda kalıyor.

İLKHA

Yorum Yaz