General Uçtu - Mehmet Zaman Saçlıoğlu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

General Uçtu kimin eseri? General Uçtu kitabının yazarı kimdir? General Uçtu konusu ve anafikri nedir? General Uçtu kitabı ne anlatıyor? General Uçtu PDF indirme linki var mı? General Uçtu kitabının yazarı Mehmet Zaman Saçlıoğlu kimdir? İşte General Uçtu kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Mehmet Zaman Saçlıoğlu

Yayın Evi: İş Bankası Kültür Yayınları

İSBN: 9786053320999

Sayfa Sayısı: 258

General Uçtu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Gencecik oğlu elinden alınan bir babanın yıllarca beklediği adaleti hukuk sistemi sağlayamazsa ve bir gün oğlunu öldürten kişi o babanın eline düşerse ne olur?

İntikam duygusunun karşısında insani değerlerin gücü nedir? Ya bu intikam duygusu bir başka büyük acıyı doğurursa, vicdan kendini nasıl cezalandırır?..

Mehmet Zaman Saçlıoğlu, General Uçtu'da Köy Enstitülü bir öğretmenin ve ailesinin askeri darbeyle aldıkları yaraları, yaşamı kutsal bilen insanların bile intikam duygularıyla nasıl değişebileceklerini, rastlantılarla, oyunlu, hızlı, dinamik bir anlatımla ve 1970'li yıllara geri dönüşlerle ele alıyor.

(Tanıtım Bülteninden)

General Uçtu Alıntıları - Sözleri

  • Türkiye’de kanun vardır ama hukuk yoktur bilesin.
  • Aşk hayatın en büyük güzelliğidir. yanlış birine duyduğun aşk, bütün hayatını cehenneme çevirebilir,seni insafsız birinin elinde oyuncak edebilir. doğru birine duyulan aşksa, insan öyle yüceltir ki hayatı bambaşka görürsün,yaşadığını anlarsın.
  • Sen büyüdügun vakit çocuğum Yine çiçekler açacak dallarda, Dallarda açan çiçekler gibi Yine çocuklar uyuyacak masallarda
  • Hiçbir kötü aptal olmadıktan sonra, gerçek kötü olamaz.
  • Çıkarcı bu insanoğlu çıkarcı !ya havuçtan ya sopadan anlar. marifet havuç da sopada yokken, iyi ve dürüst olmakta.
  • İnsanın nefesi de,yaşlanırmış meğer
  • Geçinecek kadar para, işini yapacak kadar hırs yeterdi. şöhret ise asla düşünülmemesi gereken bir tuzaktı.bir kez bu tuzağa düştün mü,uyuşturucu gibi daha fazlasını isterdin.
  • Gasp ettiğin devlet gücünü başkalarını yok etmek için kullanıyorsun, sen Allah mısın?
  • Kör de değiliz, sağır da. Türkiye’de kanun vardır ama hukuk yoktur bilesin. Çoktan beri hukuk rafa kaldırılmıştır. Bakma şimdi iyi bir anayasamız var, iyi hukukçularımız var gibi duruyor ama arkada da başka güçler var. Bunlar öyle güçler ki en ücra köydeki çıkarla en büyük şehirdeki çıkarla işbirliği yapıyor. Bunların bir yanında Amerikası, Avrupası var, bir yanında şehirdeki mafya, büyük sermaye, bir yanında köydeki ağa, tarikatlar, hacı hocalar. Bunlar ya vatan millet duygularını kendilerine siper ederler ya dinsel duyguları. Bunların ne milliyetçiliği milliyetçiliktir ne dindarlığı dindarlık. Toplumdaki bu iki masum duyguyu sömürürler. Geri kalan herkes, her şey oyuncaktır bunlar için.
  • "Bu cahil halkın dini duygularını sömürerek politika yapan ahlaksızlar varken ülkede, üstelik de bunlar bu kadar çok oy alırken, siz kimi yanınıza alıp da devrim yapacaksınız?"
  • "Gençtiler ve tepkiliydiler. Atatürk'ün devrimlerini yetersiz buluyorlardı. Toprak reformunun mutlaka yapılması gerektiğine inanıyorlardı. Devrimler feodal düzeni yok edememişti, tarikatların gizli çalışmaları görmezden geliniyordu, laiklik tehlikedeydi, çünkü dinsel odaklar siyasette fark ettirmeden yerleşiyorlar, dini siyasallaştırıyorlardı. Emperyalizme kesinlikle karşı çıkılmalıydı. Topluma devrimci bir bilinç kazandırılmalıydı. "
  • Aramızda hiç fark yoktu, hepimiz kardeştik, her şeyi paylaşırdık.
  • Her şey öteki dünya için yapılıyor.
  • Çağdaşlaşma hamleleri bitmiş de bizim haberimiz yokmuş meğer bu ülkede.
  • “Uzakta mı oğlun Harun Amcacığım?” Başıyla onayladı yaşlı adam,gözleri buğulanmıştı. “Çok uzakta, ulaşılamaz bir uzaklıkta. Beni bekliyor. Darbeci paşalar onu astılar. Tek suçu memleketini sevmekti yavrumun. Öbür gençler gibi, memleketi kendilerinden çok sevmek.”

General Uçtu İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Darbe döneminde yaşan bir aileyi anlatan anlatırken duygulandıran ve düşündüren harika bir kitap. Herkese tavsiye ederim. (Muhammet Safa Güner)

1980 darbesinden önce ve sonra yaşanan olayları konu alan ve istikrarlı bir şekilde şaşırtıcı olayların yaşandığı "General Uçtu", Mehmet Zaman Saçlıoğlu'nun kalemine olan güveninizi sağlamlaştıracak harika bir roman. (Sevda hayatt)

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlanan "General Uçtu" ,2014 yılında Yunus Nadi Roman ödülünü alan Mehmet Zaman Saçlıoğlu'nun okuduğum ikinci kitabı. Kanayan bir dönemin geniş zamanlara sarkan acılarını , intikam duygusunun en naif ruhları bile nasıl değiştirebileceğini, bazı yaraların yıllar geçse bile hiç kapanmadığını ustaca bir kurgu ve dinamik bir anlatımla ortaya koyuyor yazar. "Gençtiler ve tepkiliydiler. Atatürk'ün devrimlerini yetersiz buluyorlardı. Toprak reformunun mutlaka yapılması gerektiğine inanıyorlardı. Devrimler feodal düzeni yok edememişti, tarikatların gizli çalışmaları görmezden geliniyordu, laiklik tehlikedeydi, çünkü dinsel odaklar siyasette fark ettirmeden yerleşiyorlar, dini siyasallaştırıyorlardı. Emperyalizme kesinlikle karşı çıkılmalıydı. Topluma devrimci bir bilinç kazandırılmalıydı. " İşte bu ruha sahip idealist gençlerin, zalim muktedirlerin yönettiği bir rejimin çarkları arasında ne acılar çektiğini okuyacaksınız bu kitapta. "Bu cahil halkın dini duygularını sömürerek politika yapan ahlaksızlar varken ülkede, üstelik de bunlar bu kadar çok oy alırken, siz kimi yanınıza alıp da devrim yapacaksınız?" Diyen Köy Enstitüsü mezunu öğretmen bir babanın kanunun olduğu, ama adaletin olmadığı bir ülkede kendi adaletini yaratma çabasına şahit olacaksınız. (araftabirmevsim)

General Uçtu PDF indirme linki var mı?

Mehmet Zaman Saçlıoğlu - General Uçtu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de General Uçtu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Mehmet Zaman Saçlıoğlu Kimdir?

Rükzan Hanım ile Anayasa Mahkemesi üyesi Nahit Saçlıoğlu’nun oğlu. 23 Şubat 1955′te Bursa’da doğdu. Mimar Kemal İlkokulu, TED Ankara Koleji ve Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Tekstil Sanatları Bölümünü bitirdi. 1977-81 Ege Üniversitesi’nde asistanlık, 1981’den sonra M.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğretim üyeliği yaptı. 1996’da profesör oldu. Belçika’da (Royal Academy of Gent) ve Avustralya’da (Wollongong University) kısa sürelerle konuk öğretim üyeliğinde bulundu. İlk şiir kitabı Günden Önce Yazko yayınlarından çıktı (1985). Yazko, Türk Dili, Düşün, Broy, Varlık, Türk Dili Dergisi, Gösteri, Milliyet Sanat, Atika, Yaşasın Edebiyat, Adam Öykü, Sıcak Nal, Eşik Cini, Dünyanın Öyküsü, Notos, Dünden Bugünden Edebiyat gibi dergilerde şiirleriyle, öyküleriyle ve yazılarıyla göründü. Yedi öyküden oluşan dosyasıyla 1993’te Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü, yayımlanmamış öykü dalında Vüs’at O Bener’le paylaştı. Bu öykülerin de içinde bulunduğu Yaz Evi adlı kitabıyla (1994) Sait Faik Hikaye Armağanı’na layık görüldü. Topaç adlı öyküsüyle Haldun Taner Öykü Ödülü’nde 1. oldu (1998). 2007 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinden emekli oldu. Halen İstanbul Ticaret Üniversitesi, Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü başkanlığını sürdürmektedir.

Evlidir, bir kızı (Ekin Saçlıoğlu) vardır.

Mehmet Zaman Saçlıoğlu Kitapları - Eserleri

  • Yaz Evi
  • General Uçtu
  • İki ve Keçi
  • Beş Ada
  • Sur ve Gölge
  • Rüzgar Geri Getirirse
  • Seçme Öyküler
  • Sarkaç
  • A'dan Z'ye Melih Cevdet Anday
  • Pars
  • Saatin Arka Yüzü

Mehmet Zaman Saçlıoğlu Alıntıları - Sözleri

  • "Şiir bilinen sözcüklerle bilinmedik sözler kurmaktır, demiştim bir yazımda. Bunu, bilinen sözlerle bilinmedik imgeler yaratmaktır biçiminde de yürütebiliriz. Amacım, şiirin tanımını aramak değil, şiir kadar değişik tanımları kaldıran başka bir sanat yoktur." (A'dan Z'ye Melih Cevdet Anday)
  • Suyun hiç unutmayan belleği uykusundan uyanmıştı. Çakan parıltılar, çok eski çağlardan kalan anıları diriltmişti. (İki ve Keçi)
  • Umarım okuyanlar bu bir parmak balın ardından kovana; kaynağa yönelir. (A'dan Z'ye Melih Cevdet Anday)
  • Yan yana oturuyoruz ama hiç benzemiyoruz. Bir aradayız ama farklıyız. Aynı yere gidiyoruz ama farklı yerlerden geliyoruz. Aynı yola bakıyoruz, farklı şeyler görüyoruz... (İki ve Keçi)
  • Suları kirletmeden yıkanır Çıplak uzanır yanımıza Kızlığını son soluğa saklayan Eski nişanlımızdır zaman. Genç yıllarımızın alışkanlığıydı İnce rüzgârlara tutunurdu çiçekler Hangi yanağı okşasak ay ışığında Elimizde uyuyan kediydi zaman. Kıyılmayıp torunlara saklanan Sararmış çeyizlerde soluklanır Biliriz oradadır ararsak Bizimle uğraşmadıkça zaman. (Sarkaç)
  • Anday, insanın doğadan aklı nedeniyle koptuğunun farkındadır; ama aklın doğanın sınırları içinde tutsak olduğunun acısını çeker gibidir.Hem hayvanlar bitkiler, taşlar gibi doğayı içinden görmeyi ister, hem de, tanrısal bir bakışla, doğaya dıştan, bir yaratıcı gibi bakar. (A'dan Z'ye Melih Cevdet Anday)
  • Bayım, bir şeyin en son adı değişir. İş adı değiştirmeye geldiyse, zaten her şeyi değişmiş demektir. (Yaz Evi)
  • Çocuk yapmayı bu yüzden geciktiriyorlardı. Çocuklar olursa dünya üzerindeki görevlerinin tamamlanmış olacağından korkuyorlardı.  (Yaz Evi)
  • (Cemal Süreya’nın anısına) Şiir, yaşamı daha çok sevdiğinden Geri geldi kiminle gittiyse ölümden. Sunduğu sözcükleri yazsak da dizelere Anlamayız o sonsuz dili bilmediğimizden. Ölüm, sevdirmek ister gibi kendini bize Sevdiğimizin gözüyle bakıyor yüzümüze. (Sarkaç)
  • Yaşamı güçleştiren insanoğluydu. Elindekiyle yetinmeyen, daha çoğu için başka canlıları yok edebilen, her canlıyı kendi çıkarları için kullanan ve dünyada kendinden başka hak sahibi olmadığını sanan bir zavallı. (İki ve Keçi)
  • ...Oysa doğanın da yasaları vardı ve bu yasalar tanrıların yasalarından üstündü. (İki ve Keçi)
  • Herakleitos: “ İnsanın karakteri yazgısıdır,” der. (A'dan Z'ye Melih Cevdet Anday)
  • Ah İsmail, ah, bu işi kolay sanıyorlar. Her insanın iki gözü, iki kulağı var, ama bunların büyüklüklerinin, durumlarının, biçimlerinin, birbirine oranlarının yarattığı farkın bu dünyadaki altı milyar insanın birbirine benzememesinin nedeni olduğunu düşünemiyorlar. (Rüzgar Geri Getirirse)
  • (...) Toprağın tohumudur ölüler Kutsal ışıklarından Gölgeler gökyüzüne vurur. (...) (Sarkaç)
  • -Hiç görmedim İzmir'i; güzeldir? -Çok güzeldir, dedi Ercan. Kordon, Karşıyaka, Güzelyalı... her yeri güzeldir İzmir'in (Yaz Evi)
  • Hep birlikte çalışmak, birbirine güvenmek gerekir. Bunu hayvanlar bilir ama insanlar bilmez. (İki ve Keçi)
  • Odysseus'un ya da Aineias'ın yolculuklarının yanında ne kadar gülünçtü, her köşesi keşfedilmiş bir dünyada kendini bulmak için bir yere gitmek... (İki ve Keçi)
  • Zaman, Melih Cevdet Anday’ın belki de en temel konusudur. Şiirlerinin büyük bir bölümünde, birçok denemesinde, oyunlarında, romanlarının kimi yerlerinde zamanı doğrudan ya da dolaylı olarak ele alır. Bedenin,sonsuzluk içindeki bir kıvılcım kadar kısa ömründe, aklın, zamanın sonsuzluğunu kavrama çabasını görürüz onda. (A'dan Z'ye Melih Cevdet Anday)
  • Geçinecek kadar para, işini yapacak kadar hırs yeterdi. şöhret ise asla düşünülmemesi gereken bir tuzaktı.bir kez bu tuzağa düştün mü,uyuşturucu gibi daha fazlasını isterdin. (General Uçtu)
  • “Henüz yaşarken kendi gözlerimizle bakalım dünyaya.” (Saatin Arka Yüzü)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle