TÜVTÜRK

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Terör meselesini kalıcı şekilde gündemimizden çıkarmak istiyoruz

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Türkiye Yüzyılı hedeflerine yürürken ayağımızda uzun süredir pranga gibi olan, bizi kalkınma hedeflerimize tam olarak gitmekten alıkoyan terör meselesini de kalıcı şekilde gündemimizden çıkarmak istiyoruz." dedi.

  • 11.09.2026 22:53
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Terör meselesini kalıcı şekilde gündemimizden çıkarmak istiyoruz

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti Sinop İl Başkanlığı'nda yaptığı konuşmada, bölgede ve dünyada yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi.

Türkiye'nin içinde bulunduğu bölgede savaşlar olduğuna işaret eden Yılmaz, bu nedenle iç cepheyi kuvvetlendirmeleri gerektiğini vurguladı.

Terörsüz Türkiye sürecini bu noktada çok önemli bir adım olarak değerlendirdiklerine dikkati çeken Yılmaz, "Bütün bu süreçler içinde Türkiye'nin ekonomik, demokratik, sosyal kalkınması, uluslararası alanda daha güçlü hale gelmesi ve artık geldiğimiz noktada Türkiye Yüzyılı hedeflerine yürürken ayağımızda uzun süredir pranga gibi olan, bizi kalkınma hedeflerimize tam olarak gitmekten alıkoyan terör meselesini de kalıcı şekilde gündemimizden çıkarmak istiyoruz." diye konuştu.

Terörsüz Türkiye sürecine Mecliste verilen desteğin önemli olduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:

"Bölgemizde etnik kimlikleri, mezhepleri kaşıyarak, bunlar üzerinden bölgemizdeki insanları çatıştırarak bu bölge üzerinden hesap yapan güçler var. Bunların amacı buradaki insanları sevdiklerinden değil. Tek amaçları enerjimizi boş yere harcamamız, güçten düşmemiz, birliğimizin kaybolması, onların da gelip bu bölgenin kaynaklarını rahat şekilde sömürmeleri. İşin özü bu. Biz diyoruz ki, böyle olmasın. Türkiye içinde iç cephemizi kuvvetlendirelim. Etnik farklılıklar olabilir, mezhep farklılıkları, inanç farklılıkları olabilir ama bir olalım, beraber olalım tek vücut şekilde ülkemizi, milletimizi ileriye taşıyalım. Amacımız bu. Bunu yaptığımız zaman işte o emperyalist tuzakları da boşa çıkarmış oluruz."

Bu çerçevede yürüyen Terörsüz Türkiye sürecinin çok önemli olduğunu dile getiren Yılmaz, "Geçmişte yaptığımız bir hesaplamaya göre, en az, bakın en az diyorum, muhtemelen daha fazla bu maliyet, 2,3 trilyon dolara mal olmuş bize bu terör hadisesi. Doğrudan veya dolaylı etkilerle tarımı etkilemiş, turizmi etkilemiş, yatırım ortamını bozmuş, birçok şey. Aramalara engel olmuş, madenciliğe engel olmuş. Bütün hepsini on yıllar boyunca topladığınızda 2,3 trilyon dolarlık bir rakamdan bahsediyoruz. Bu rakam bu işlere gitmese, ülkenin kalkınmasına yönlendirilseydi bugün ne halde olurduk, bir düşünün." diye konuştu.

Yılmaz, Terörsüz Türkiye konusunda Meclisin bir milli duruş sergilediğini belirterek, şunları kaydetti:

“Bu bir siyasi mutabakat demek. Bu çok önemli bir milli duruş demek. Dolayısıyla biz de bunun gereğini yürütme olarak yapıyoruz. Benim başkanlığımda oluşturulan bir komisyon var, kanunda tarif edilen. Orada çalışmalarımızı başlatmış durumdayız. Açıldığında Meclisin bünyesinde yine bir komisyon kurulacak, takip edecek bu süreçleri. Amacımız ülkemizde silahlar olmasın, terör olmasın. Farklı fikirler olabilir, siyaset yapsın, herkes otursun neyi savunacaksa savunsun. Hakaret etmeden, kırmadan, dökmeden demokratik siyaset içinde herkes ne fikri varsa ortaya koysun, söylesin. Millet neyi beğeniyorsa da ona oy versin, onu desteklesin. Biz milletin aklıselimine güveniyoruz, inanıyoruz. Terörün gündemden kalkmasıyla hem demokrasimizin standartları yükselecek hem de kalkınmamız daha da ivme kazanacak. Ona da yürekten inanıyoruz. Geçmişte nasıl terör bunlara engel olduysa, olmadığı bir ortamda da olumlu yönde bir etki doğacak. Olumlu etki biraz daha zaman alıyor. Maalesef yıkmak kolay, yapmak biraz daha zor ama bu gerçekleşecek ve Türkiye Yüzyılı'nı çok daha güçlü bir şekilde inşallah inşa edeceğiz.”

AK Parti Sinop İl Başkanlığını ziyaret eden Yılmaz, AK Parti'nin bugün gelinen noktada 25 yıllık bir destan olduğunu söyledi.

Türkiye'de AK Parti ile birlikte birçok şeyin değiştiğini anlatan Yılmaz, bu değişimlerden kalkınma başlığının çok önem arz ettiğini dile getirdi.

Yılmaz, Türkiye'nin 2002 yılında 238 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğe sahip olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Bugün bu sene sonu itibarıyla 1,8 trilyon dolarlık bir ekonomi oluyoruz. 3 bin 600 dolar kişi başına geliri vardı o günkü Türkiye'nin. Bu sene inşallah ilk defa 20 bin doları aşmış olacağız. Neresinden bakarsanız bakın, hangi ekonomik göstergeyle bakarsanız bakın, Türkiye büyüdü. Sorunlar bitti mi? Elbette bitmedi. Kıyamete kadar da sorun bitmez. Bütün ülkelerde en gelişmiş dediğiniz ülkeye gidin vatandaşa sorun, mutlaka kendine göre bir sorun söyler. Eski sorunlar çözüldü, yeni sorunlarla uğraşıyoruz. Tabiri caizse çıta yükseliyor, beklentiler yükseliyor. Eskiden hani küçücük bir yatırım yapılınca nasıl törenler yapılırdı? Şimdi toplu toplu açılışlar yapılıyor, hiç kimse fazla dönüp bakmıyor bile, o hale geldi Türkiye.”

"Yapacak çok işimiz var"

 

Son 23 yılda dünyanın yüzde 3,5 civarında büyüme gösterdiğini anlatan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:

"Ortalamaya baktığınızda 23 yılda bizim iktidar dönemimizi kastediyorum. Dünya yıllık ortalama yüzde 3,5 büyümüş. Biz 5,3 büyümüşüz. Dünyadan 1,8 puan her yıl daha yüksek büyüme sergilemişiz. İşte bizi buraya getiren bu. 1,8 çok önemli bir rakam. Bir yıl için belki az diyebilirsiniz ama 23 yılı düşündüğünüzde işte o aradaki fark böyle kapanıyor.

Hala tabii gidecek çok yolumuz var, yapacak çok işimiz var. Şu anda da enflasyona odaklanmış durumdayız. İnşallah bu fiyat istikrarını daha iyi bir noktaya getireceğiz. Son dönemde savaştan, petrol fiyatlarından, enerji fiyatlarından maalesef olumsuz etkilendik ama onu da sınırlamaya çalışıyoruz. İnşallah gelecek sene yüzde 21 diyoruz."

AK Parti döneminde demokraside de çok büyük dönüşümler olduğunu vurgulayan Yılmaz, temel hak ve hürriyetlerin alanlarının genişlediğini söyledi.

Bu süreçte vesayetçi yapılardan kurtulduklarını belirten Yılmaz, "En son 15 Temmuz'da Türkiye farklı bir döneme girmiş oldu. Vesayet odaklarından arınmış oldu. Bu çok önemli. Sivil siyaset artık Türkiye'de son sözü söylüyor. Eskiden neydi? Vatandaş seçiyordu temsilcisini, Ankara'ya gidiyordu vekiller ama başkaları yönetiyordu memleketi. Vatandaşın seçtikleri değil. Vatandaşın seçtiği de eksik, yanlış yapabilir, o ayrı bir şey. Vatandaş ona seçimlerde hesabını sorar ama seçmediği birtakım odakların, vesayetçi odakların ülkeyi yönetmesi kabul edilebilir bir şey değil." ifadelerini kullandı.

Yılmaz, AK Parti'nin bu süreçte aynı zamanda çok güçlü sosyal politikalar izlediğini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Bakın kendisine solcuyum diyen, sosyal demokratım diyen partilerden çok daha güçlü sosyal politikalar izledi AK Parti. Bu nedenledir ki seçmen profiline bakın, işte ne diyelim, isim vermeyelim şimdi, belli yerleri incitmiş olmayalım ama gelir düzeyi yüksek yerlerden solcuyum diyen partiler bakıyorsunuz daha çok oy alıyor. İşçinin, garibanın, yoksulun, vatandaşın orta sınıfın olduğu yerden AK Parti daha çok oy alıyor.”

"Türkiye artık dünyada büyük bir oyuncu haline geldi"

 

Türkiye'nin artık bölgesinde çok etkili bir güç ve küresel bir aktör haline geldiğine dikkati çeken Yılmaz, bunu çekemeyen birtakım güçlerin farklı arayışlara girdiklerini anlattı.

Yılmaz, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde mazlumların sesi olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Türkiye, saldırgan bir güç değil. Tam aksine barış isteyen, arabuluculuk yapan, sorun çözen, savaş yerine diplomasiyle çözüm arayan büyük bir güç haline geldi. Bu son 25 yılın başarısı gerçekten. Karabağ’daki başarıya da bakın, Libya’dakine de bakın, Katar’da, Somali’de yaşananlara bakın, Suriye’de en yakın tarihte yaşananlara bakın. Bütün bunlardan Türkiye’nin gücünü görüyorsunuz. Bunun en somut göstergelerinden biri de savunma sanayi tabi. Savunma sanayisinde Cumhurbaşkanımız Türkiye’yi çok önce yola çıkardı. Şimdi yeni yeni uyanıyorlar tabiri caizse birtakım ülkeler bunun ne kadar önemli olduğuna. Avrupa mesela yeni yeni başladı ama Türkiye çok erken yola çıktı ve yola erken çıkmanın avantajını yaşıyoruz şimdi. İşte İHA'larımızdan, SİHA'larımızdan, denizaltılardan gemilere, tanklara, milli piyade tüfeğine, her türlü teknolojik, elektronik harp sistemlerine varıncaya kadar Türkiye artık dünyada büyük bir oyuncu haline geldi.”

Sinop'a yapılan yatırımlara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, "2003-2025 döneminde 70 milyar liranın üzerinde bir yatırım yapmışız Sinop'a, kamu yatırımı. Önemli bir rakam hakikaten. 2026 yılında kamu yatırımlarımız 48,5 milyar lira. 175 kamu yatırımı şu an Sinop'un değişik yerlerinde devam ediyor. 2002 yılında sadece 4 kilometreymiş bölünmüş yol uzunluğu. Bugün 129 kilometre." dedi.

Yılmaz, AK Parti döneminde Sinop'a sağlık ve eğitim alanında da önemli yatırımlar kazandırıldığını sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a ziyaretinde AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş ve AK Parti Kastamonu Milletvekili Fatma Serap Ekmekci de eşlik etti.

"Özel sektörün üretken yatırımlarıyla istihdamı, ihracatı artırmak mümkün"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, daha sonra Sinop Üniversitesi Ahmet Muhip Dıranas Uygulama Oteli Konferans Salonu'nda düzenlenen Sinop İş Dünyası Buluşması'nda yaptığı konuşmada, topyekun kalkınmanın önemine işaret etti.

"Biz topyekun bir kalkınma anlayışından yanayız." diyen Yılmaz, "Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşacaksak bunu sadece birkaç ilimizin enerjisiyle başaramayız. Sadece büyük metropollerin enerjisiyle başaramayız. 81 ilimizin potansiyelini en üst düzeyde kullanmamız lazım ki birleşik etkisiyle topyekun kalkınmayı sağlayalım, Türkiye Yüzyılı hedeflerimize ulaşalım. Bu çerçevede her gittiğimiz ildeki kalkınmanın temel dinamikleriyle bir araya gelmeye, birlikte yerel potansiyelleri konuşmaya büyük önem veriyoruz." şeklinde konuştu.

Ekonominin yanı sıra sosyal kalkınmanın önemini de vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:

“Sosyal boyut bugünkü neslin içindeki adaleti ifade ediyor. Çevresel boyut ise bugünkü nesille gelecek nesiller arasındaki adaleti, dengeyi ifade ediyor. Biz sadece bugünkü nesilleri düşünemeyiz, gelecek nesilleri de elbette düşünmek durumundayız. İşte bu çerçevede bakıyoruz kalkınmaya. Sadece kamu yatırımlarıyla bir ilin, bir bölgenin, bir ülkenin kalkınması mümkün değil. Kamu yatırımları elbette çok önemli, işte yollar, köprüler, hastaneler, temel altyapılar ama asıl üretken yatırımları gerçekleştirmek durumunda olan özel sektör. Gerek hizmet sektörlerinde gerek sanayide gerek tarımda özel sektörün üretken yatırımlarıyla istihdamı, ihracatı artırmak mümkün. Bu ikisini de birbirinin tamamlayıcı unsurları olarak görüyoruz.”

Sinop'ta yapılan yatırımlardan bahseden Yılmaz, "İktidarlarımız döneminde Sinop'ta 70 milyar lirayı aşan bir kamu yatırımı yaptık. Bugün de yine önemli kamu yatırımlarını devam ettiriyoruz. İşte organize sanayi bölgelerini genişletmeye çalışıyoruz. Sinop Üniversitemizi büyütmeye, geleceğe taşımaya gayret ediyoruz. Diğer taraftan yollar, okullar, hastaneler, çeşitli yatırımlarla Sinop'taki kamu yatırımlarını sürdürüyoruz. Bunun yanı sıra özel sektör yatırımlarına da teşvikler, destekler sunuyoruz." bilgisini verdi.

Yılmaz, Sinop'un yaş ortalaması Türkiye'den oldukça yüksek olduğu için yaşlı bakım merkezlerinin önemine işaret ederek, şunları kaydetti:

“Bu bir dezavantaj gibi görülebilir ama bir taraftan Türkiye'nin yaş ortalaması da ileride Sinop gibi olacak. Her geçen yıl nüfusumuzun yaş ortalaması artıyor. Bu da bir realite. Sinop'ta yapılan bu çalışmalar aslında Türkiye için de örnek, model olabilecek öncü projeler niteliğinde. Özellikle üretken yaşlılık, çok daha insani, etkili yaşlı bakım hizmetleri, bu noktalarda Sinop'taki çalışmaların ülkemiz için örnek olacağına inanıyorum.”

Sinop'un balık üretimi konusundaki potansiyelinin çok yüksek olduğunu aktaran Yılmaz, il genelinde yapılan sanayi, tarım ve su ürünleri yatırımları hakkında bilgi verdi.

Kalkınmanın önemine değinen Yılmaz, "Şunu belirtmek istiyorum: Kalkınma dediğimiz kavram ortak akılla ve ortak eylemle gerçekleşiyor. Bu noktada merkezi idarenin, yerel yönetimin, iş dünyasının, üniversitenin, akademinin ve sivil toplumun işbirliği çok kıymetli. Ortak hedeflerimiz varsa çok daha başarılı oluyoruz ama herkes bir tarafa çekiştirdiği zaman enerjimizi boş yere harcamış oluyoruz. Dolayısıyla kalkınma konusunda ortak hedefler kıymetli. 'Nereye gideceğini bilmeyen bir gemiye hiçbir rüzgarın faydası olmaz' diye güzel bir söz var. Yani nereye gideceğinizi bileceksiniz." diye konuştu.

Türkiye Yüzyılı'nı yenilikçi, ne yaptığını bilen, daha organize hareket edebilen, takım çalışması yapabilen, iletişimi güçlü bir insan gücüyle gerçekleştirebileceklerini vurgulayan Yılmaz, "Şunun da altını çizmem lazım. Sadece son dönemde eğitimdeki başarı kısa vadeli çalışmalarla gelmiyor. Bugün ana sınıfında yaptığınız bir çalışma 20 sene sonra belki iş gücü piyasasında bir sonuç veriyor. Uzun vadeli bir perspektife ihtiyacınız var. Cumhurbaşkanımıza burada gerçekten yürekten şükranlarımızı sunuyoruz. 2002'den sonra her bütçemizde Milli Eğitim Bakanlığı en yüksek payı alan bakanlık oldu. Öğretmen sayılarımız 1 milyonu aştı, yüz binlerce yeni derslik yapıldı. Teknolojiye, eğitimde müfredata büyük yatırımlar yapıldı ve bugüne geldiğimizde öğretmen başına öğrenci sayısı, derslik başına öğrenci sayısı gibi birçok gösterge itibarıyla çok iyi bir fiziki altyapı oluşturmuş durumdayız." dedi.

"Toplumu asıl ileri taşıyan, uzun vadeli emeğe dayalı çabalardır"

Sabırla ve kararlılıkla mücadele ederek kalkınma sürecini devam ettirmeleri gerektiğini belirten Cevdet Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Hiçbir şekilde moralinizi bozmadan, 'Bu kadar uğraşıyoruz, ediyoruz, fazla bir şey değişmiyor.' gibi bir duyguya kesinlikle kapılmamak gerekiyor. Kalkınma dediğimiz süreç suyun kaynaması gibi ısıtırsınız ısıtırsınız ya da burada bir şey değişmiyor diye düşünebilirsiniz ama o sıcaklık sürekli artıyordur. Bir noktada kaynamaya başlıyorsunuz. Dolayısıyla bu sabırla uzun vadeli bir perspektifle emek harcayarak gerçekleşen bir süreç. Öyle kolay iş yok yani, bence yeni nesillere de bunu hepimizin altını çizerek söylemesi lazım. Kolay kazanç bunlara cazip gelebilir ama bir toplum bununla bir yere gidemez. Toplumu asıl ileri taşıyan, uzun vadeli emeğe dayalı çabalardır. Bizim bunun altını çizmemiz ve yeni nesillere de bu zihniyeti aşılamamız lazım.”

Toplantıya, Sinop Valisi Mustafa Özarslan, AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, Sinop Belediye Başkanı Metin Gürbüz ve iş insanları katıldı.

Editör: Beşir Şavur

Yorum Yaz