Gazze'deki Sosyal Kalkınma Bakanlığı, siyonist rejimin Gazze Şeridi'nde devam eden açlık ve gıda güvensizliğine ilişkin gerçekleri inkâr etmeye yönelik iddialarını reddetti.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, bazı gıda ürünlerinin marketlerde bulunmasının Gazze'de yeterli gıdanın düzenli biçimde bulunduğu veya halkın bu ürünleri satın alabildiği anlamına gelmediği belirtildi.

Gıda güvenliğinin ölçütünün market raflarında ürün bulunması değil, insanların yeterli, çeşitli ve düzenli gıdaya ulaşabilmesi ve bunu satın alabilecek ekonomik güce sahip olması olduğu vurgulandı.

Gazze halkının yüzde 90'ından fazlası satın alma gücünü kaybetti

Bakanlık, Gazze'deki ailelerin büyük bölümünün gelir kaynaklarını ve temel ihtiyaçlarını satın alma imkanını kaybettiğini belirtti.

Açıklamaya göre, Gazze Şeridi nüfusunun yüzde 90'ından fazlası satın alma gücünü kaybederken, yüzde 95'ten fazlası tamamen insani yardımlara bağımlı durumda.

Bakanlık, siyonist rejimin yardım girişlerine yönelik kısıtlamalarının krizi daha da derinleştirdiğini belirterek, ateşkes kapsamında Gazze'ye günlük 600 yardım kamyonunun girişinin öngörülmesine rağmen bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin insani durumu ağırlaştırdığını kaydetti.

"Bazı ürünlerin bulunması açlığın sona erdiği anlamına gelmiyor"

Bakanlık, siyonist rejimin Gazze'deki gıda krizini yalnızca marketlerde görülen ürünler üzerinden değerlendirmesinin gerçek durumu çarpıttığını ifade etti.

Açıklamada, bazı yardım ürünlerinin belirli dönemlerde marketlerde bulunmasına karşılık başka temel ürünlerde ciddi eksiklik yaşandığına ilişkin halktan şikayetler geldiği belirtildi.

Bu nedenle başta Dünya Gıda Programı olmak üzere yardım kuruluşlarının Gazze'ye gönderilen gıdaların miktar ve çeşitliliğini bölgedeki gerçek ihtiyaçlarla uyumlu hale getirmesi çağrısı yapıldı.

Yaklaşık 1,4 milyon kişi gıda güvensizliğiyle karşı karşıya

Birleşmiş Milletler ve insani yardım kuruluşlarının son dönemde yardım akışındaki artışın bazı gıda güvenliği göstergelerinde kısmi iyileşme sağladığını bildirdiği ancak bu iyileşmenin kırılgan olduğu belirtildi.

Son tahminlere göre Gazze'de yaklaşık 1,4 milyon kişi, yani nüfusun yaklaşık üçte ikisi, yüksek düzeyde akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya bulunuyor.

Uluslararası kuruluşlar, insani yardım akışının yeniden aksaması halinde gıda krizinin daha ağır seviyelere ulaşabileceği konusunda uyarıyor.

Krizin temelinde yardım miktarı ve halkın satın alma gücü bulunuyor

Gazze'deki Sosyal Kalkınma Bakanlığına göre gıda krizinin boyutunu yalnızca marketlerde hangi ürünlerin bulunduğuna bakarak değerlendirmek mümkün değil.

Bakanlık, krizin anlaşılması için Gazze'ye giren yardım miktarının, yardımların düzenliliğinin ve çeşitliliğinin yanı sıra halkın bu ürünlere erişebilme ve satın alabilme kapasitesinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Bakanlık, insani yardımın kararlaştırılan miktarlarda düzenli biçimde Gazze'ye ulaştırılması, yardım çeşitliliği ve kalitesinin artırılması ve yardımların en fazla ihtiyaç duyan ailelere ulaştırılması çağrısında bulundu.

Açıklamada, Gazze'deki gerçek tablonun market raflarındaki sınırlı sayıdaki ürünle değil, ailelerin her gün sofralarına yeterli gıdayı koyup koyamadığıyla ölçülmesi gerektiği vurgulandı.

İLKHA