TÜVTÜRK

Tek amacı Gazze'yi gündemde tutmaktı: Avusturya'da tutuklu bulunan gazetecinin ailesi konuştu

İşgal rejiminin Aksa Tufanı sonrasında başlattığı soykırım savaşının ilk aylarında ailesinden 43 şehid veren Gazzeli Gazeteci Mustafa Ayyaş, Filistin'de yaşananları duyurmak adına yaptığı haber ve eylemler nedeniyle "Terör" suçlamasıyla 1 yıla yakındır Avusturya'da tutuklu bulunuyor. Avukatları aracılığıyla kardeşi hakkında çok sınırlı bilgiye ulaşabilen Mahmut Ayyaş ise kardeşlerinin bir an önce serbest bırakılmasını istiyor.

  • 27.07.2026 12:51
Tek amacı Gazze'yi gündemde tutmaktı: Avusturya'da tutuklu bulunan gazetecinin ailesi konuştu

Siyonist rejimin hava saldırısı sonucunda anne-babası ve 3 kız kardeşi ile birlikte ailesinden toplamda 43 şehit veren Gazzeli Mustafa Ayyaş, ülkesinde yaşananları duyurmak adına yurtdışına çıktı ama yaptığı haberler ve eylemler nedeniyle başına gelmeyen kalmadı.

Kardeşlerinden geriye kalan 4 yetimin tedavisi için yaklaşık 2,5 yıl önce Türkiye'ye gelen Mahmut Ayyaş, Türkiye'de geçirdiği zorlu süreçlerin yanı sıra 1 yıldır Hollanda'da tutuklu bulunan kardeşi Mustafa'nın özgürlüğü için ise elinden geleni yapmaya gayret ediyor.

Kafası ve bacaklarından ciddi yara alan yetimlerden Yusuf (5) 8 ameliyat, oğlu Ahmet (11) ise çok sayıda operasyon ve devam eden tedavi süreçleriyle yaşamlarını sürdürüyor.

"En büyük hayali Gazze adında bir televizyon kanalı kurmaktı"

Kardeşi Mustafa'nın tutukluluk sürecine dair muhabirine konuşan Mahmut Ayyaş, "Mustafa, geçmişte Gazze, (Gaza Now) Haber Ajansı'nın yöneticisiydi. 2007 yılından bu yana gazetecilik yapıyor, medya alanında çalışıyor. Henüz genç yaşlardan itibaren büyük bir enerji ve gayretle çalışarak, 'Gaza Now' medya platformunu kurdu. Mustafa, yıllar boyunca bu medya kuruluşunu büyütmek ve geliştirmek için yoğun çaba sarf etti. En büyük hedeflerinden biri, 'Gazze' adını taşıyan bir televizyon kanalı kurmaktı. Bunun temel amacı, israilin 1948'den bugüne kadar işlediği ihlalleri ve suçları dünyaya duyurmaktı." dedi.

Kanalın sosyal medya hesapları 6 milyon takipçiye ulaştı

2007 yılında kurduğu 'Gaza Now' aracılığıyla, işgal rejiminin işlediği suçları, Gazze halkının yaşadığı acıları, yaşanan soykırım ve uzun yıllardır Gazze'ye uygulanan ablukayı sürekli gündemde tutmaya çalıştığını aktaran Ayyaş, "Mustafa, Gazze'ye yönelik gerçekleştirilen tüm savaşları yakından takip etti ve haberleştirdi. Bildiğim kadarıyla Gazze'de çalışan geniş bir ekibi vardı ve onlarla sürekli iletişim halindeydi. 2023 yılında başlayan savaş sırasında ise Gaza Now büyük bir uluslararası tanınırlık kazandı. İnternet üzerinden yaptığı yayınlarla hem Gazze içinde hem de Gazze dışındaki gelişmeleri anbean aktarıyor, sahadaki muhabirleri de internet aracılığıyla yayın yapıyordu. Bu süreçte kanalın tüm sosyal medya platformlarındaki toplam takipçi sayısı ise yaklaşık 6 milyona ulaştı." diye konuştu.

Yaptığı haberler nedeniyle evleri bombalandı, 43 kişi şehid oldu

Gazze'de yaşanan bombardıman, çocuk ölümleri, sivil kayıplar ve evlerin hedef alınmasını dünyaya duyuran kanalın işgal rejiminin de dikkatini çektiğini aktaran Ayyaş, "İsrail medyasında Mustafa ve Gaza Now hakkında yoğun bir karalama ve hedef gösterme kampanyası başlatıldı. Özellikle İbranice yayın yapan medya organlarında ve bazı İsrailli yerleşimciler arasında Mustafa ile Gaza Now'a yönelik sert kışkırtıcı yayınlar yapıldı. Ailemizin evi bombalanmadan önce, özellikle 2023 yılının kasım ayında bu tehditlerin dozu daha da şiddetlendi. Farklı çevrelerden tehdit mesajları gelmeye başladı. 22 Kasım 2023'te, savaşın ilk dönemlerinde Gazze'deki aile evimiz bombalandı. O dönemde Gazze'de internet erişimi son derece kısıtlıydı ve haber almak oldukça zordu. Buna rağmen Gaza Now, güçlü yayın yapabilen belki de tek medya kuruluşuydu ve dünyanın birçok yerindeki insanlar gelişmeleri bu kanaldan takip ediyordu. Evin bombalanmasının ardından tehditler daha da arttı. Elektronik posta yoluyla, 'Aileni öldürdük, seni de bulup yakalayacağız' şeklinde mesajlar gönderildi. Ardından Filistin dışında da Mustafa'nın peşine düştüler. Ailenin evine düzenlenen saldırıda, ailemizden 43 kişi şehid oldu. Mustafa'nın 3 kardeşi, 3 çocuğu, kardeşlerinin eşleri, anne- babası ile birlikte toplamda 43 kişi şehid oldu. Bugün geriye yalnızca kardeşlerimden 4 yetim (Mahmut Ayyaş himayesinde) çocuk kaldı. Tüm bunlar israilin saldırıları ve Gaza Now'a yönelik yürütülen hedef gösterme kampanyasının sonucuydu." şeklinde konuştu.

İşgal rejiminin iddiaları esas alınarak tutuklandı, cezaevinde Amerika tarafından sorgulandı

Yaşananların yalnızca bunlarla sınırlı kalmadığını, işgal reiminin Mustafa'yı yurtdışında da rahat bırakmadığını vurgulayan Ayyaş, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

"Daha sonra Mustafa'nın yurt dışında bulunduğuna ilişkin paylaşımlar ve haberler yapılmaya devam edildi. Oysa Mustafa son 10 yılda ailesini yalnızca bir kez görebilmişti. Gazze'den ayrıldıktan sonra Avusturya'ya yerleşmiş ve çalışmalarını oradan sürdürmeye başlamıştı. Savaş sırasında birlikte çalıştığı ekipten de çok sayıda kişi hayatını kaybetti. Kanalında yaptığı paylaşımlarda bunu sık sık dile getiriyordu. 2024 yılının mart ayında, polis Avusturya'daki evine baskın düzenlendi. Baskın sırasında eşi ve küçük kızı da evdeydi. Kapılar kırılarak eve zorla girildi. Evde bulunan telefonlar, bilgisayarlar ve tüm elektronik cihazlara el konuldu. Mustafa üç gün boyunca gözaltında tutuldu. Bu süreçte eşiyle ayrı ayrı sorgulandılar. Eşi darp edildi ve sorgulamalar silahlı görevlilerin gözetiminde gerçekleştirildi. Daha sonra Mustafa serbest bırakıldı. Aradan geçen yaklaşık bir buçuk yıl boyunca Avusturya'da yaşamaya devam etti. Bu süreçte avukatı aracılığıyla sürekli olarak suçsuz olduğunu, İsrail'in iddialarının gerçeği yansıtmadığını, gazeteci ve Filistinli bir medya çalışanı olarak yalnızca Gazze'deki gelişmeleri, çocuklara ve kadınlara yönelik saldırıları, ayrıca kendi ailesinin maruz kaldığı saldırıları haberleştirdiğini anlatmaya çalıştı. Ancak konuşmacıya göre Avusturya makamları bu savunmalara itibar etmedi ve israilin iddialarını esas aldı. Bir süre güvenlik endişesi nedeniyle Avusturya'dan ayrılan Mustafa, daha sonra yeniden ülkeye dönmek istedi. Çünkü evi ve hayatı Avusturya'daydı. Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne başvurmayı planladığı süreçte Hollanda üzerinden Avusturya'ya dönmek istedi. 18 Eylül 2025 tarihinde Amsterdam Schiphol Havalimanı'na ulaştığında gözaltına alındı. Kendisine Avrupa çapında hakkında çıkarılmış bir yakalama kararı bulunduğu bildirildi. Hollanda'da yaklaşık 2 ay cezaevinde tutuldu. Bu süre boyunca işkenceye ve kötü muameleye maruz kaldı. Hücrede ağır koşullar altında tutulup darp edildi. Kendisine çeşitli iğneler yapıldı ve Amerikalı yetkililer tarafından cezaevinde sorgulandı. Uluslararası çağrılar, gösteriler ve siyasi girişimlerin ardından Hollanda makamları onu Avusturya'ya teslim etmeyi kabul etti. Hollanda Parlamentosu da sürece dahil oldu. Mustafa uçakla değil, kara yoluyla otobüsle Avusturya'ya sevk edildi. O sırada sağlık durumunun kötü olduğu, cezaevinde kendisine yapılan enjeksiyonların etkilerini hâlâ taşıdığı ifade edildi. Avusturya'ya ulaştığında hemen soruşturma süreci başladı. 2025 yılının kasım ayından bu yana Avusturya cezaevinde tutuluyor. Bugüne kadar hakkında herhangi bir yargılama yapılmadı."

Serbest bırakılması için gösteri yapanlar da gözaltına alınıyor

Kardeşi Mustafa'nın Avusturya'da işgal hapishanelerini andıran koşullar altında tutuklu bulunduğunu belirten Ayyaş, "Aile ziyaretleri engelleniyor. Yaklaşık bir yıldır kendisiyle hiçbir şekilde iletişim kurulamıyor. Yalnızca avukat aracılığıyla sınırlı bilgi alınabiliyor. Bazı bilgiler ise avukata dahi verilmiyor. Aile, Mustafa'nın mevcut durumu hakkında ayrıntılı bilgi sahibi değil. Avukatı bir süre önce ABD ve israile iade edilmesine ilişkin bir talep bulunduğunu aktardı. Elimizden gelen tek şey, medya aracılığıyla kamuoyu oluşturmak, hukuki girişimlerde bulunmak ve gösteriler düzenlemek. Ancak yurt dışında tutuklu bulunan Filistinlilere yönelik destek ve dayanışma yetersiz. Özellikle Avusturya'daki Filistin diasporası bu konuda yeterince aktif davranmıyor. Yakın zamanda düzenlenen bir gösteriye neredeyse hiç katılım olmadı. İnşallah en kısa zamanda serbest bırakılmasını umut ediyoruz. Mustafa için bugüne kadar birkaç gösteri düzenlendi. Serbest bırakılması talebiyle #FreeMostafaAyyash etiketi altında kampanyalar yürütülüyor. Bu etiket hâlâ kullanılmaya devam ediyor. Bu çalışmaların içinde, sanırım Ahmed isimli bir aktivist de Mustafa'nın fotoğraflarını taşıyarak onun serbest bırakılmasını talep ediyordu. Bildiğim kadarıyla Filistinli bir aktivist. Görünüşe göre Filistin davasını savunduğu ve gösterilere katıldığı gerekçesiyle Avusturya makamları tarafından gözaltına alındı." dedi.

Gazze'nin sesi olmak, halka yardım dağıtmak "terör" olarak nitelendiriliyor

Ayyaş, "Mustafa hakkında şu anda 4 ayrı suçlama bulunuyor. Daha önce de söylediğim gibi Mustafa aslında bir gazeteci ve medya alanında faaliyet gösteren genç bir aktivist. Birinci suçlama; terör örgütü kurmak… Gaza Now gibi uluslararası faaliyet gösteren bir haber platformunu terör örgütü olarak değerlendiriyorlar. İkinci suçlama; terör örgütüne üye olmak, üçüncü suçlama ise kanalının dünya çapında geniş bir kitleye ulaması nedeniyle Gazze'deki yardım faaliyetlerinde kullanılmak. Mustafa, bağış topluyor, Gazze'de ekipler kuruyor, su dağıtımı yapıyor, çadır temin ediyor, ihtiyaç sahiplerine ve yoksul ailelere insani yardım ulaştırıyordu. Malumunuz, savaş nedeniyle insanların büyük bir kısmı ciddi manada ihtiyaç sahibi. Yardımlar bu ekipler aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyordu. Fakat şimdi çocuklara, ailelere ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılan bu yardımların aslında sivillere değil, 'insani yardım' adı altında teröristlere gönderildiğini iddia ediyorlar. Yani insani yardım faaliyetlerini, 'terör örgütüne destek sağlamak' şeklinde göstermeye çalışıyorlar. Bunlar üç temel suçlama. Bunun dışında şimdi yeni bir suçlama daha eklemeye çalışıyorlar. Aile bireylerimin isimlerini de dosyaya dahil etmeye çalışıyorlar. Babam Gazze'de devlet kurumunda çalışan bir polis memuruydu. Onu da 'HAMAS için çalışıyordu' diye göstermeye çalışıyorlar. 'Baban HAMAS ile irtibatlıydı, sen de babanla iletişimdeydin' diyorlar. Oysa babam yalnızca trafik polisiydi. Tüm bu iddialar, israilin yalanlarına meşru zemin oluşturmak içindir. İnşallah adalet yerini bulur ve Mustafa yakın zamanda özgürlüğüne kavuşur." diye konuştu.

Ahmet Ayyaş

"Amcam Mustafa'nın özgürlüğüne kavuşmasını istiyorum"

Saldırılarda yaralanarak Türkiye'de uzun süre tedavi gören Mahmut Ayyaş'ın oğlu Ahmet Ayyaş (11) ise şu ifadeleri kullandı:

"Biz aile olarak büyük bir acı yaşadık. Ailemizde 43 kişi şehit oldu. Şehit olanlar arasında dedem, ninem, iki amcam, halam ve çocukları, iki amcamın çocukları, onların eşleri ve çocukları ile üç kız kardeşim de vardı. Evimizin bombalanmasının ardından amcam Mustafa da tutuklandı. Ben buradan amcam Mustafa'nın bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyorum. Kendisinin hiçbir suçu yoktur. Bugün yaşadığımız bütün bu acılar, işgalin işlediği suçların bir sonucudur. İnşallah amcam Mustafa en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşur."

İLKHA

Yorum Yaz