HDP'li Mithat Sancar Kılıçdaroğlu’nun Roboski ziyaretini değerlendirdi

Mardin Milletvekili ve HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2011 yılında 34 vatandaşın savaş uçakları tarafından bombalanarak hayatını kaybettiği Uludere’nin Roboski köyüne yaptığı ziyareti değerlendirdi.

POLİTİKA

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2011 yılında 34 Kürt vatandaşın savaş uçakları tarafından bombalanarak hayatını kaybettiği Uludere’nin Roboski köyüne yaptığı ziyaret hakkında, “Değerli; ama temeldeki Kürt sorununu görmezsek adalet talebi bir süre sonra havada kalır" değerlendirmesi yaptı.

Mithat Sancar, dün TELE1 yayınına katıldı. Burada Kılıçdaroğlu'nun Roboski Katliamı'nda hayatını kaybedenlerin aileleriyle görüşmesi hakkında da konuşan Sancar, "Kemal Bey’in oraya gitmesi olumlu bir harekettir. Doğrudan doğruya bu kadar ağır bir katliamın mağdurlarıyla bir araya gelmesi değerlidir. Adalet talebini ailelerden duyması ve ben de adaletin gerçekleşmesi için uğraşacağım’ diye taahhütte bulunması önemlidir. Ancak burada adalet nerede ve nasıl sağlanır? Roboski’de 34 kişi bombalarla katledildi ve kimse cezalandırılmadı. Bunun temelindeki Kürt sorununu görmezsek adalet talebimiz bir süre sonra havada kalır" diye konuştu.

“AKP ile kapalı devre bir sürecin başarı şansı olmayacağını söyledik”

Muhalefetin Kürt sorununun çözümü konusunda daha somut konuşması gerektiğini belirten Sancar şöyle devam etti:

"Çözüm sürecini bir barış ve toplumsal dönüşüm süreci olarak düşünmek gerekiyor. Silahların susması meselesi doğrudan doğruya örgütle konuşulması gereken bir meseledir. O zaman bunun İmralı’da yürütülmesi herhangi bir yanlışlık içermiyor ama hem HDP hem Öcalan ‘dar kalmamalı’ diyordu. Yani büyük bir toplumsal mutabakatı hedeflemeden böyle ağır sorunları çözmek mümkün olmuyor. Tekrar iyi bir yöntem ve iyi bir mimarlıkla bir barış süreci inşa edebilirsek bu toplumdan destek alır. AKP ile kapalı devre bir sürecin başarı şansı olmayacağını defalarca söyledik. Yeni bir barış sürecini tabandan nasıl kurabiliriz buna bakmalıyız. Muhalefet de bunu nasıl yapabileceği üzerinde daha somut konuşsun. Bu iş şu anki iktidarla çözülecekmişiz darlığından çıkarılmalı. Toplumsal, siyasal geniş bir mutabakat hedeflenerek geleceğe dair bir vaatte bulunmalıyız. Çözüm sürecinin güvencesini sağlamak için kanun çıkarılması neredeyse 1.5, 2 yıl sürdü. 2014’te esnek bir kanun çıkarıldı. Siz bu güvenceyi hemen çıkaracaktınız. Dolayısıyla o süreçte görev aldı diye yargılanan arkadaşlarımız var. Bu süreçler biraz böyledir, pedal çevirmek zorundasınız. Pedalı bırakırsanız bisiklet devrilir. İlk krizde ‘Masadan kalkıyorum’ deme hakkınız yok."

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle