Herkese Lâzım Olan Îmân - Hâlid-i Bağdâdî Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Herkese Lâzım Olan Îmân kimin eseri? Herkese Lâzım Olan Îmân kitabının yazarı kimdir? Herkese Lâzım Olan Îmân konusu ve anafikri nedir? Herkese Lâzım Olan Îmân kitabı ne anlatıyor? Herkese Lâzım Olan Îmân PDF indirme linki var mı? Herkese Lâzım Olan Îmân kitabının yazarı Hâlid-i Bağdâdî kimdir? İşte Herkese Lâzım Olan Îmân kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Hâlid-i Bağdâdî

Çevirmen: Kemâhlı Feyzullah Efendi

Yayın Evi: Hakikat Kitabevi

İSBN: 9789759211905

Sayfa Sayısı: 480

Herkese Lâzım Olan Îmân Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

(Herkese Lâzım Olan Îmân) kitâbı dört kısımdan meydâna gelmişdir.

  I. kısım; Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin (İ’tikâdnâme) kitâbının tercemesidir. (Hadîs-i Cibrîl) adı verilen; islâmın beş şartını ve îmânın altı şartını anlatan bir hadîs-i şerîfin açıklamasıdır. Ayrıca Şerefüddîn Yahyâ Münîrinin iki mektûbu, Allahü teâlâ vardır, birdir, konuları vardır.

  II. kısım; (Müslimânlık ve Hıristiyanlık) kitâbıdır. Burada Peygamberler, kitâblar, dinler, (Yehûdîlik, hıristiyanlık ve islâmiyyet) hakkında bilgi verilmekde, Hakîkî bir müslimân olmanın şartları açıklanmakda, müslimânlığa hayran olanların sözleri ile, (42) tane başka din mensûbu iken islâmiyyeti seçen zâtların hayâtları anlatılmakdadır.

  III. kısım; (Kur’ân-ı Kerîm ve Bugünkü Tevrât ve İncîller) kitâbıdır. Burada, bugünkü Tevrât ve İncîller hakkında bilgi verilmekde, Kitâb-ı Mukaddesdeki hatâlar îzâh edilmekde, Kur’ân-ı Kerîmin son ve değişmiyen kitâb olduğu ilmî olarak anlatılmakdadır. Ayrıca Muhammed aleyhisselâmın mu’cîzeleri, fazîletleri, güzel ahlâk ve âdetleri anlatılmakdadır.

  IV. kısım; (İslâm Dîni ve Diğer Dinler) kitâbıdır. Burada islâm dîninin vahşet dîni olmadığı, hakîkî müslimânın câhil olmadığı, ilkel dinler, semâvî dinler, islâmiyyetde felsefe olamıyacağı konuları açıklanmakdadır.

Herkese Lâzım Olan Îmân Alıntıları - Sözleri

  • Hamd, bütün nimetleri Allahü tealanın yaratıp gönderdiğine inanmak ve söylemek demektir. Şükr, bütün nimetleri islamiyette uygun kullanmak demektir.
  • Allahu Teala'nın gösterdiği ve emir ettiği ulluk vazifelerine İslamiyet denir.
  • Uyan gözün aç durma yalvar güzel Allah'a Yolundan hiç ayırma yalvar güzel Allah'a Her gün 5 namazı kıl Ramazan'da oruç tut Malın çoksa Zekat ver yalvar güzel Allah'a
  • Herkes için ezelde yapılmış olan takdîr, hiç değişdirilemez. Hep günâh işleyip, hiç tâ’at yapmamış olan bir müslimânı, Allahü teâlâ, dilerse afv eder. Bekara sûresinin otuzuncu âyetinde, Melekler, meâlen, (Yâ Rabbî! Yer yüzünde fesâd çıkaracak ve kan dökecek olan insanları niçin yaratıyorsun) dediklerinde, (Onlar fesâd çıkarmazlar) demedi. (Sizin bilmediklerinizi ben bilirim) buyurdu. (Lâyık olmıyanları lâyık yaparım. Uzak kalanları yaklaşdırırım. Zelîl olanları azîz ederim) buyurdu. Siz onların işlerine bakarsınız. Ben kalblerindeki îmâna bakarım. Siz, günâhsız olduğunuza bakıyorsunuz. Onlar, benim rahmetime sığınırlar. Sizin günâhsız olduğunuzu beğendiğim gibi, müslimânların günâhlarını afv etmeği de severim. Benim bildiğimi sizler bilemezsiniz. Îmânı olanları, ezelî olan lutfüme kavuşdurur, ebedî olan lutfüm ile hepsini okşarım buyurdu.
  • İslâm dîninde, zor, işkence yokdur. Sıhhatini fedâ ederek, hastalanarak ibâdet etmeği Allahü teâlâ hiçbir zemân istememişdir.Allahü teâlâ, çok kerîm, gafûr ve rahîmdir. Tevbe edenleri afv edici ve merhametlidir.
  • İslâm devletlerinin meydâna gelmesi, yayılması, aslâ, saldırmakla, öldürmekle olmadı. Bu devletleri ayakda tutan, yaşatan, büyük ve başlıca kuvvet, îmân kuvveti idi ve İslâm dîninde, çok kuvvetli bulunan adâlet, iyilik, doğruluk ve fedâkârlık kudreti idi.
  • Chatfeld diyor ki: (Arablar, Türkler ve başka müslimânlar, hıristiyanlara karşı batılı milletlerin, ya’nî hıristiyanların müslimânlara karşı uyguladıkları fenâ mu’amele ve gaddarlığın aynını yapmış olsalardı, bugün doğuda tek hıristiyan kalmazdı).
  • İslâm dîni, başdan başa ahlâk ve fazîletdir. İslâm dîninin, dostlara ve düşmanlara karşı yapılmasını emr etdiği iyilik, adâlet, cömerdlik, aklları şaşırtacak derecede yüksekdir. Ondört asrlık hâdiseler, bunu düşmanlara da, pek iyi göstermişdir. Sayılamıyacak kadar çok vesîkalardan hâtıra gelen bir dânesini bildirelim: Bursa müzesi arşivinde, ikiyüz sene öncesine âid bir mahkeme kaydında diyor ki, Altıparmakdaki yehûdî mahallesi yanında bir arsaya müslimânlar câmi’ yapıyor. Yehûdîler, arsa bizimdir, yapamazsınız dediklerinde, iş mahkemeye intikâl ediyor. Arsanın yehûdîlere âid olduğu anlaşılarak, mahkeme câmi’in yıkılmasına, arsanın yehûdîlere verilmesine karar veriyor ve hükm yerine getiriliyor. Adâlete bakınız!
  • Ca’fer bin Sinân buyuruyor ki, (Günâh işleyenlerin, boynunu bükmesi, ibâdet edenlerin göğsünü kabartmasından dahâ iyidir).
  • Rûhunuzu gelişdirmeğe, güzelleşdirmeğe bakın! Ancak o zemân, memleketinizde bulunan ve sizi de üzen çirkinlikler yok olmağa başlar. Dîne ehemmiyyet [önem] verin! Din, insan rûhunun gıdâsıdır.
  • İslâmiyyet, insanın rahîm ve gafûr (merhametli ve afv edici) olan ve doğru yolu gösteren Allahü teâlâya, kendini teslîm etmesi demekdir. Bundan dahâ güzel ne olabilir?
  • Alî “radıyallahü anh” şöyle buyuruyor, (Dünyâ karanlıkdır.İlm nûrdur! Fekat, doğru olmıyan bilgi ancak gölgedir.)
  • Mâlu mülke olma magrûr, deme var mı ben gibi! bir muhâlif yel eser, savurur harman gibi.

Herkese Lâzım Olan Îmân İncelemesi - Şahsi Yorumlar

İslam dini ile diğer dinleri karşılaştırarak güzel bir eser ortaya koymuş yazarımız. Farklı dinde olan insanların geçmiş zamanda müslümanlığı acımasız din olarak görürler. Bu sonraya doğru elbette değişmiş. İslam dini düşündüklerinden daha güzel bir olduğunu görenlerin çoğu müslüman oluyorlar. Bunun gibi ve dört büyük kitap karşılaştırması da katarak bilgi dolu bir kitap ortaya koymuş. Kesinlikle tavsiye ederim. (Meral)

Muazzam bir kitap.: Selamun Aleyküm.Bugün Hakikat Kitabevi'nin bir kitabını daha bitirdim.Muazzam bir kitap okuduğumu kesinlikle belirtmek istiyorum.Kalbe dokunan müthiş cümleler var. Hem hak din olan kendi dinimiz İslamiyet'i hem de diğer dinleri güzel bir şekilde anlatmışlar.Sadece tek bir konu değil tümüyle İslamiyet anlatılmış.Hadis-i Şeriflerle birlikte kitap çok daha anlam kazanmış. Kitabın en muazzam hissi veren yeri ise Müslümanlığı Seçenler bölümünde çok önemli kişilerinde içinde bulunduğu 42 kişinin vesikaları var. Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed "sallallahu aleyhi ve sellem" 'in mucizeleri , faziletleri , güzel ahlâkı , adetleri ve birçok konu çok güzel bir şekilde biz okuyuculara anlatılmış. Bu kitabı okuyanların eminim ki kafasındaki bir çok soru işareti kalkacaktır. Diğer dinlerin bu zamanda hakikati yansıtmadığını öğrenecekler. Hak din olan İslam'ı adeta yaşayacaklar. 7.5 TL gibi bir dondurma fiyatına satılan bu kitabı aynı zamanda tüm elektronik ortamda ücretsiz okuyabilirsiniz ve aynı zamanda sesli dinleyebilirsiniz. Ben kendimce birşeyler inceledim.Siz okuyunca çok daha güzel olduğunun farkına bizzat varacaksınız. (Yusuf ÇETİNKAYA)

Resimde gördüğümüz bu kitabın kapağına ya Kemahlı Feyzullah ya da Hüseyin Hilmi İşık yazar.Hüseyn Hilmi İşık hayattayken hiç bir kitabına ismini yazdırmazdı.Vefatından sonra ismi yazılmağa başlanmıştır.Takıla bileceğimiz nokta olduğu için yazıyorum.Daha eski baskılarda Kemahlı Feyzullah yazar ki, bu kitabın 66 sayfasına kadar, yazarı Mevlana Halid-i Bağdadi olan "İ'tikadname"nin mütercimidir.Kemahlı Feyzullah bu esere "Feraid-ül -fevaid" ismini vermiştir."Herkese Lazım Olan İman" adlı bu kitapta bu tercüme İman ve İslam başlığı altında basılmıştır.66 sayfadan sonra kitabın diğer kısımları Hüseyin Hilmi İşık tarafından hazırlanmıştır.Kendine ait bilgileri [ ] parantez içine aldığını itiraf etmektedir. (Ferman Mamedov)

Herkese Lâzım Olan Îmân PDF indirme linki var mı?

Hâlid-i Bağdâdî - Herkese Lâzım Olan Îmân kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Herkese Lâzım Olan Îmân PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Hâlid-i Bağdâdî Kimdir?

Zamanın ünlü hoca ve alimlerinden eğitim görmüştür. 1804 yılında Medine'ye, dört yıl sonrada Hicri 1224 yılında Hindistan'ın Cihanabad şehrinde Şeyh Abdullah Dehlevi'nin yanına giderek Nakşibendlik tarikatının eğitimine girmiştir. Burada Şâh Ghulam Ali Dehlevî'den "irşad icazeti" alarak beş ayrı tarikata halife olmuştur.

Nakşibendi, Kadiri, Sühreverdi, Kübrevi, Çeşti.

Süleymaniye'ye geri dönüp iki yıl sonra Bağdat'a giderek yerleşir. Burada öğrencilerine tefsir, hadis, tasavvuf, fıkıh gibi çeşitli dersler verir. On yıl sonra müritleri ve halifeleriyle birlikte Şam'a yerleşir.

Babası Pir Mikail'dir. Osmanlıya yakınlığı ile tanınır. Müslümanların birliğini Osmanlı Devleti'nin sağlayacağı düşüncesindeydi. En büyük özelliği Medreselerinde eğitim dili olarak Osmanlıca, Arapça ve Farsça'nın yanında Kürtçe'yi kullanmış olmasıdır. İki temel inanç özelliği şeriata bağlılık ve Tasavvufa olduğunun tersine cerhî zikirden kaçınmak olarak özetleyebiliriz. Halifeleri aracılığıyla gerek Kuzey Irak'ta gerekse Şam, Kudüs, Bağdat ve Güney Anadolu'da binlerce müridi oldu. Sonradan "Mevlana" mahlasını aldı. 1827 yılında Şam'da veba hastalığından vefat etmiştir. Türbesi Şam'da Salihiye'de olup ziyarete açıktır.

Hâlid-i Bağdâdî Kitapları - Eserleri

  • Herkese Lâzım Olan Îmân
  • Halidiye Risalesi
  • Halidi Yolunda Rabıta
  • Caliyetü'l-Ekdar Ve's-Seyfü'l-Bettar
  • Akaidin Kalbi
  • İman ve İslam
  • Divan

Hâlid-i Bağdâdî Alıntıları - Sözleri

  • Sevgiliden sâdır olan her şey sevgilidir. (Halidiye Risalesi)
  • Hiç rüya görmemiş olana, rüya anlatılsa ve bütün hislerin, aklın ve düşüncenin durduğu bir hâl vardır ki, insan bu halde iken aklın eremediği şeyleri görüyor denilse inanmaz. Böyle şey olamaz der. Eğer denilse ki, dünyada küçük bir şey vardır. Bir şehre konulsa, şehrin hepsini yer. Sonra, kendini de yer denilse, hemen böyle şey olamaz cevabını verir. Hâlbuki bu sözler, ateşi, yangını tarif etmektedir. (İman ve İslam)
  • Zi câm-ı feyz-i hod kun Hâlid-i der mânde râ sirâb Ki û leb teşne-i tîhest u tu deryâ-yi ihsânî (Sen kendi feyiz kadehinle âciz ve muhtaç Halid'e kana kana içir. Çünkü o, çölde susamış bir kişidir. Sen ise ihsan denizisin.) (Divan)
  • Herkes için ezelde yapılmış olan takdîr, hiç değişdirilemez. Hep günâh işleyip, hiç tâ’at yapmamış olan bir müslimânı, Allahü teâlâ, dilerse afv eder. Bekara sûresinin otuzuncu âyetinde, Melekler, meâlen, (Yâ Rabbî! Yer yüzünde fesâd çıkaracak ve kan dökecek olan insanları niçin yaratıyorsun) dediklerinde, (Onlar fesâd çıkarmazlar) demedi. (Sizin bilmediklerinizi ben bilirim) buyurdu. (Lâyık olmıyanları lâyık yaparım. Uzak kalanları yaklaşdırırım. Zelîl olanları azîz ederim) buyurdu. Siz onların işlerine bakarsınız. Ben kalblerindeki îmâna bakarım. Siz, günâhsız olduğunuza bakıyorsunuz. Onlar, benim rahmetime sığınırlar. Sizin günâhsız olduğunuzu beğendiğim gibi, müslimânların günâhlarını afv etmeği de severim. Benim bildiğimi sizler bilemezsiniz. Îmânı olanları, ezelî olan lutfüme kavuşdurur, ebedî olan lutfüm ile hepsini okşarım buyurdu. (Herkese Lâzım Olan Îmân)
  • {Mevlânâ Hâlid Hazretleri} Gerek aklî gerek naklî ilimlerde söz sâhibi bir ârifti. Hadis, fıkıh, usûl, hikmet, tasavvuf, kelâm, sarf, nahiv, mantık, vaz’, aruz, münâzara, belâgat, bedî’, hesab, hendese, usturlap, hey’et gibi ilimlerin tamâmında mâhirdi. (Halidi Yolunda Rabıta)
  • Hakiki anlamda kimse onu bilemez. Ezelden ta ebediyete kadar da bilemeyecektir. (Akaidin Kalbi)
  • ..Hâlid ez ebrû-yi mişkinet eger gûyed suhen Çûn keşed âhir kemân kâbe kavseyn-i tu râ (Halid, senin miske benzeyen siyah kaşlarından bahsetse bile iki kaşının arasındaki yayı nasıl çekebilir?) (Divan)
  • Alî “radıyallahü anh” şöyle buyuruyor, (Dünyâ karanlıkdır.İlm nûrdur! Fekat, doğru olmıyan bilgi ancak gölgedir.) (Herkese Lâzım Olan Îmân)
  • Mevlânâ Hâlid son derece heybetli idi, hiç kimse yüzüne dikkatli bakamazdı. (Halidi Yolunda Rabıta)
  • Ben, kalpleri (benden dolayı) kırık/mahzun olan kullarımın, (rahmetim ve yardımımla) yanındayım. Hadis-i Şerif (Halidiye Risalesi)
  • "Bildiklerine uygun hareket edene, Allahü teâlâ, bilmediklerini de bildirir!" Hadîs-i şerîf (İman ve İslam)
  • Allahu Teala'nın gösterdiği ve emir ettiği ulluk vazifelerine İslamiyet denir. (Herkese Lâzım Olan Îmân)
  • Hicrî 13. asrın müceddîdi olarak bilinen Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî {kaddesallâhu sirrahu aliyye} büyük bir âlim ve kâmil bir mürşiddir. İslâm dînine büyük hizmetlerde bulunmuştur. Hâlidiyye kolunun kurucusudur. _______ MEVLÂNÂ HÂLİD-I BAĞDÂDÎ (Akaidin Kalbi)
  • Altın tahtlar üzerinde yatan padişahlara iyi bak!(şimdi) neresi onlara yer ve makam oldu. (Divan)
  • Yedinci kat semadan yeryüzüne düşmek, batın ehli velilerin/kâmil mürşidlerin kalbinden düşmekten daha iyidir. (Halidiye Risalesi)
  • Akaid imamlar Ebu’l Hasan El- Eş’ari (r.a) ve Ebu Mansur el- Maturidi’dir (r.a). Hanefi mezhebi itikad (inanç) bakımından Maturidi’ye, Şafii mezhebi ise Eş’ari’ye göre amel eder. Bu akaid inamlarından birine tabi olmayan hak yol üzerinde olmaz. (Akaidin Kalbi)
  • Rabita, yüce Nakşibendiyye tarikatımızın usullerinden büyük bir usuldür. İmam Şarani k.s ; Zikir esnasındaki yedinci edep, müridin şeyhinin Suretini iki gözü ortasindan hayal ve tasavvur etmesidir. Bu, ehl-i tasavvufa göre edeplerin en gerekli ve en kuvvetli olanidir. İmam Şarani (kuddise sirruhu) devamında şöyle der: "Çünkü bu sayede mürid, Allah Teala ile beraber olma edebine ve O'nu murakabe haline ulaşır (Halidi Yolunda Rabıta)
  • Dünya ve ahireti, denizler olarak gördüm. Hepsini feyiz olarak içtim; fakat kanmadım. (Halidiye Risalesi)
  • {Mevlânâ Hâlid} Son vasiyetlerinin birinde şöyle demişti: “Allah’a yemin ederim ki, bulûğ çağından îtibâren iki vakit namazı kazâya bırakmadım. Kuşluk ve teheccüd namazları da üzerimden geçmedi. Bu sözleri işitip de, ‘Şeyhimiz hayır ve hasenâta muhtaç değildir’ demeyin. Vefâtımdan sonra hayır ve iyiliklerde bulunun. Fâtiha-i Şerife’den ve İhlâs-ı Şerif’ten bizi unutmayın.” _________ Ahlâkı ve Takvası (Halidi Yolunda Rabıta)
  • Ne-başed bâd râ der hazreteş tâb-ı sebûk rûhi Ne-başed kûh râ himmeteş hadd-i girâncâni (Rüzgarın gücü onun huzurunda çeviklikten bahsetmeye yetmez. Onun himmetine karşı ağırlıktan dem vurmak dağın haddi değildir. (Divan)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle