Kan Kırmızı - Aslı Karabulut Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kan Kırmızı kimin eseri? Kan Kırmızı kitabının yazarı kimdir? Kan Kırmızı konusu ve anafikri nedir? Kan Kırmızı kitabı ne anlatıyor? Kan Kırmızı PDF indirme linki var mı? Kan Kırmızı kitabının yazarı Aslı Karabulut kimdir? İşte Kan Kırmızı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Aslı Karabulut

Yayın Evi: Ephesus Yayınları

İSBN: 9786059232180

Sayfa Sayısı: 574

Kan Kırmızı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Planlı Bir Sürpriz, Beklenmedik Bir Misafirle Yön Değiştirecek; Birbirine Yabancı İki Ten, Tek Bir Öpücükle Birleştiğinde, Ateşe Tutulmak Kaçınılmaz Olacaktı...

Emir, başarılı, karizmatik ve alaycı gülüşüyle kadınların kalbini titreten bir erkekti… Arkadaşlarının eğlence adı altında hazırladıkları geceye hapsolurken, hayatının merkezini derinden sarsacak kadınla tanışacağını bilemezdi. Bakışları, karşısındakini bile eriten çikolata gözlere takıldığında, onun için asıl hayat, işte tam o anda başlamıştı…

Balım, sıcak çikolata bakışları ve insanın içini ısıtan gülüşüyle birçok erkeğin dönüp baktığı bir genç kızdı… Son anda katılmaya karar verdiği doğum günü partisine doğru adımlarını attığında, başına geleceklerden habersizdi. Tenine dokunan ve onu alev alev yakan hisse tutsak olmuş, kapılıp gittiği derin okyanus mavisi gözlerde boğulmaktan başka yapacak bir şeyi kalmamıştı…

Aklı ve kalbi darmadağın olan Emir, neler olduğunu anlamaya çalışırken hoyrat davranışlarıyla Balım'ı incitecek, o kaçtıkça, kendisi de onun peşinden gitmekten çekinmeyecekti...

Uzak noktalardaki iki insanı bir araya getiren kan kırmızı aşkta, çektikleri acılar, karşılaştıkları engeller ve aldıkları yıkıcı darbeler, ikisini birbirinden ayırmaya yetecek miydi? Emir, kendisine yasak olan bu aşkı korumayı başarabilecek miydi?

(Tanıtım Bülteninden)

Kan Kırmızı Alıntıları - Sözleri

  • “Seni ilk burada gördüm ben. İlk burada sızdın kalbime, aklıma ve tüm benliğime... Sen burada benim oldun, her şeyinle... Dudaklarını ilk burada tattım. İnlemelerini ilk burada duydum. Beni kendine davet edişini ilk burada yaşadım. Ve o günden beri yerim yurdum sen oldun. Senden başka bir yer yok. Senden başka bir şey yok. Senden öte yol yok, peri kızım.” Balım’ın gözlerinden dökülen yaşlara canımı verirdim. Onun ağlamasını istemiyordum. O asla ağlamamalıydı. Hele ki benim yüzümden... Ama biliyordum ki, hepsi mutluluk gözyaşlarıydı. “Belki seni yine üzeceğim. Olur olmadık şeylerden kıskanıp sana sesimi yükselteceğim. Seni kimseyle ve hiçbir şeyle paylaşmayacağım ve bunu yaparken seni bezdireceğim.” Hüznü bir parça dağılır gibi oldu ve gözlerinde yaşlar da olsa o harika gülüşünü bağışladı bana. “Bütün bunlara rağmen... Aksiliğime, kıskançlığıma, despotluğuma ve tabii odunluğuma rağmen... Benimle evlenir misin, peri kızım?” Balım titrek bir nefes aldı. Birkaç saniye boyunca sadece gözlerime baktı. Yüzümü ellerinin arasına alıp dudaklarıma tüy gibi dokunuşlarla öpücükler bırakıp geri çekildi. “Senden öncesi yok. Sana ait olmayan hiçbir şey yok hayatımda. Bir tek sen! Senden öte bana da yol yok, aşkım. Evet, seninle evlenirim. Aksiliğine, kıskançlığına, despotluğuna ve odunluğuna rağmen... Seninle evlenirim hayatımın ilk ve tek aşkı... İlk, tek ve son erkeğim...” ‍️
  • “Seni önemsiyorum; çünkü gülüşün, güneşin verdiği ışıktan daha fazla. Seni önemsiyorum; çünkü seni ne kadar öpersem öpeyim sana doyamayacağımı biliyorum. Seni önemsiyorum; çünkü sana dokunmadan nefes alamayacakmışım gibi hissediyorum. Seni önemsiyorum; çünkü bana şimdiye kadar hiç hissetmediğim duyguları tattırdın ve bunun ne anlama geldiğini anlamaya çalışırken bu muhteşemliğin içinde kayboluyorum. Ve Balım…” Yüzüne doğru düşen bir bukleyi kulağının arkasına sıkıştırıp devam etti. “Eğer sana duyduğum bu şey aşksa, bunu bana kanıtlaman gerekiyor. Çünkü ben daha önce hiç âşık olmadım.” Balım az önce yatakta duyduklarından sonra ondan böyle bir itiraf beklemiyordu. Emir ona âşık olduğunu mu söylüyordu şimdi? Eğer bu bir rüyaysa uyanmak istemiyordu. Korkarak da olsa sesini çıkarmayı başarabildi. “Sen bana âşık mısın?” “Aynı belirtiler sende de varsa be sen buna aşk diyorsan… Evet peri kızı… Sana âşığım.”
  • Benden vazgeçmedin... Senden asla vazgeçmem.Sensiz nefes alamazken bu nasıl mümkün olabilir?
  • İyi ki o kadın sensin,peri kızım.İyi ki sen bana âşık olmuşsun.Yaptığım her odunluğa,seni kırmama ve üzmeme rağmen,iyi ki aşkını canlı tutmuşsun.Eğer sen gelmeseydin,ben de senin gibi karanlıkta kalacaktım.Bu güneşin,bu aydınlığın anlamını bilemeyecektim.Iyi ki geldin,hayatımın aşkı...Sevdiğim...Kadınım...
  • "Annelerimiz aynı olmadığı için abim artık beni sevmeyecek mi ?"
  • Öğlen iki gibi dersler bitmiş olacak.Beni burada bekle olur mu? Ben seni hep bekliyorum,Balım.Baldan tatlı sevgilim...Seni gördüğüm o ilk andan beri bekliyorum.Ve beklemekten de bir an olsun vazgeçmeyeceğim.
  • Ve tutkunun ateşi,aşka pervane oldu...

Kan Kırmızı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Aslı Karabulut'un bu ikinci okuduğum kitabı... İlkini beğendiğim için bu kitabı da okudum. Kitapta iki çiftin aşk hikayesi anlatılıyor. Balım ve Emir ; Balım Amerika da üniversite okuyor ve yaz tatili için ailesinin yanına geldiğinde bir arkadaşının doğum gününe katılmak için bir otele gidiyor. Ve yanlış kata gidiyor. İçeriye girdiği gibi iki erkek Ona erken geldiğini söylüyor ve bir odaya kapatıp arkasından kapıyı kilitliyorlar. Balım kendini anlatamıyor. Ve bir süre sonra odaya aynı Onun gibi apar topar bir erkek getiriliyor ve kapı tekrardan kilitleniyor. Arkadaşları Emir'e escort kız çağırıp sürpriz yapmak istemişler. Emir Balım'ı görünce bir yanlışlık olduğunu anladı ve resepsiyonu aradı. Ama kız çok güzeldi ve bir öpücük çalmak istedi. Ve hayatının hatasını yaptı. O öpücükten sonra Balım'ı düşünür oldu ama nerede bulacağını bilmiyordu. Bir akşam ortakları olan aynı zamanda en samimi arkadaşının ailesi yemeğe geldiler. Kapıdan girdiklerinde O kızı görünce şok geçirdi. Meğersem arkadaşının Amerika da olan kardeşi Balım O escort sandıkları kızmış. Gökte ararken yerde bulmuştu. Ama kötü olan ise samimi arkadaşının kardeşi olması. Ona yan gözle bakamazdı. Erdem'in yani Balım'ın ağabeyi sende Balım'ın ağabeyi sayılırsın dedikçe ne yapacağını şaşırdı. Ama ikisi de bu yakınlaşmadan uzak kalamadılar ve aşık oldular. İlişkilerini gizli sürdürmeye karar verdiler. Erdem ve Lizzie; Lizzie Balım'ın üniversiteden arkadaşı annesi İngiliz babası Türk olan Lizzie yaz tatili için Türkiye'ye Balım'ın ailesinin evine gelir. Balım ile çok yakın arkadaşlardır. Erdem Lizzie'i gördüğü anda çarpılır. Çünkü çok güzel bir kızdır. Tabi ki ateş ile barut yan yana durmaz. Ve Balım'ın abisini sahiplenmesi aşırı olduğu için gizlice ilişkiye başlarlar. Sonra Balım Onları konuşurlarken duyar ve gayet olgunlukla karşılar. Çünkü kendi de aşıktır. Erdem ile Lizzie'nin ilişkileri çok çalkantılı değil. Ama balım ile Emir'in ki ise bir o kadar karışık. Emir'in eski sevgilisi ortalığı karıştırır hem de iki kez. Ve kıskançlık j-krizleri boy gösterir. Sonra Amerika da üniversite de Balım'ı rahatsız eden bir çocuk da var. Bu da ayrı mesele. Sonra ağabeyinin onların ilişkisini öğrenmesi, ve herkes küsmesi ile işler iyici alt üst olur. Devamını size bırakıyorum.... İyi okumalar (Persephone)

kitap bir yanlış anlamayla başladı sonrasında da sen benim arkadaşımın kardeşisin kafasıyla devam etti bir süre. İlk görüşte bu kadar etkilenir mi insanlar birbirinden acaba? Klişe olması benim için sorun değil hep söylerim zaten. Ama anlatım dili önemli. Çok tekrarlar var. Bir de sürekli kadın ve adamın arasındaki çekimin abartılmasını sevmedim. Doğallığı bozuyor bana göre.İyi okumalar:( (Hayriye Dev)

Kitabı görünce esnemek geliyor: Gereksiz derece uzatılmış ve kalın durması için araya abidik gubidik olaylar ve karakterler sokulmuş bir kitap. Kitabı bitirmeye sabrım yetmedi. Zar zor okudum. (Gamze Değer)

Kan Kırmızı PDF indirme linki var mı?

Aslı Karabulut - Kan Kırmızı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kan Kırmızı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Aslı Karabulut Kimdir?

1986 yılında İstanbul'da doğan yazar, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde lisans eğitimini tamamlamıştır. 2009 yılından bu yana, Türkiye’nin önde gelen holdinglerinden birinde Personal Assistant olarak kariyerini sürdürmektedir. Kitaplarını yetişkin romans türünde yazmakta olup; kurgularında aşk, tutku, aksiyon, romantik komedi konularını işlemekte ve okura birçok duyguyu bir arada yaşatmaktadır. Yazarın sırasıyla Ateş ve Buz, Kan Kırmızı, Eylül Çıkmazı ile Leyla Fırtınası isimli basılmış dört kitabı bulunmaktadır. Merakla beklenen diğer hikâyelerini ise okurlarıyla buluşturmak için yazmaya devam etmektedir.

Aslı Karabulut Kitapları - Eserleri

  • Kan Kırmızı
  • Ateş ve Buz
  • Eylül Çıkmazı
  • Leyla Fırtınası

Aslı Karabulut Alıntıları - Sözleri

  • "Seni kar tanelerinin içinde düşünüyorum. Zarafetine ve güçlü duruşun, o bembeyaz büyünün içinde soğuğa inat açan benzersiz bir çiçek gibi." "Ben..." Ne söyleyeceğini bilemez bir halde ona bakarken, dudaklarına konan buz kristallerini diliyle hafifçe yaladı. Menderes'in bakışlarının tam olarak o noktaya kalmasıyla kendini yine çırılçıplak hissetti. "Neden beni o şekilde düşünüyorsun? " Menderes onu belinden tutarak bedenine yaslarken, bir elini yüzüne götürüp soğuktan kızarmış yanağını hafifçe okşadı. Kelimelerinin arasından çıkan sıcak nefesi, kollarındaki kadının tenine sahiplenici izler bıraktı. "Çünkü sen, karanlık bir gecede gelen kar kraliçesisin." (Leyla Fırtınası)
  • “Seni önemsiyorum; çünkü gülüşün, güneşin verdiği ışıktan daha fazla. Seni önemsiyorum; çünkü seni ne kadar öpersem öpeyim sana doyamayacağımı biliyorum. Seni önemsiyorum; çünkü sana dokunmadan nefes alamayacakmışım gibi hissediyorum. Seni önemsiyorum; çünkü bana şimdiye kadar hiç hissetmediğim duyguları tattırdın ve bunun ne anlama geldiğini anlamaya çalışırken bu muhteşemliğin içinde kayboluyorum. Ve Balım…” Yüzüne doğru düşen bir bukleyi kulağının arkasına sıkıştırıp devam etti. “Eğer sana duyduğum bu şey aşksa, bunu bana kanıtlaman gerekiyor. Çünkü ben daha önce hiç âşık olmadım.” Balım az önce yatakta duyduklarından sonra ondan böyle bir itiraf beklemiyordu. Emir ona âşık olduğunu mu söylüyordu şimdi? Eğer bu bir rüyaysa uyanmak istemiyordu. Korkarak da olsa sesini çıkarmayı başarabildi. “Sen bana âşık mısın?” “Aynı belirtiler sende de varsa be sen buna aşk diyorsan… Evet peri kızı… Sana âşığım.” (Kan Kırmızı)
  • “Şu başak tanelerinin, kuytu yeşilliklerinin ve aşka davet eden dudaklarının suçlusu sensin, Eylül. Gözlerin gözlerime değdiğinden beri çıkmazdayım. Çünkü bütün yollar sana çıkıyor aslında. Çünkü baktığım her yerde kuytu yeşillikleri görüyorum. Çünkü rüzgârda savrulan hep bu başak taneleri… Ve ben… Bir Eylül Çıkmazında sadece senin için nefes alıyorum.” (Eylül Çıkmazı)
  • "Bizi bir araya getiren kar fırtınası bile yokluğunun soğukluğuna yenik düşüyor." (Leyla Fırtınası)
  • "Karanlık Gecemin Büyüsü... Gecemin En Karası..." (Leyla Fırtınası)
  • Gece başını yastığa koymuşken telefonun titrediğini duymuş, Mert’in mesajını görünce içi mutlulukla dolmuştu. “Özledim... Kokuna ihtiyacım var... Yarın gece benimle kalmanı istiyorum. Seni seviyorum.” (Ateş ve Buz)
  • "Aşk ve nefretin birlikteliği ancak felaket olur." (Leyla Fırtınası)
  • Ve tutkunun ateşi,aşka pervane oldu... (Kan Kırmızı)
  • Benden vazgeçmedin... Senden asla vazgeçmem.Sensiz nefes alamazken bu nasıl mümkün olabilir? (Kan Kırmızı)
  • "Annelerimiz aynı olmadığı için abim artık beni sevmeyecek mi ?" (Kan Kırmızı)
  • O kadar güzelsin ki Leyla... Tadını aldığım teninin her santimetresine bir VARDAR imzası atardım!!!!!!!! (Leyla Fırtınası)
  • “O kadar iyi biliyorsun ki kalbimin senin için çarptığını...” Elini Menderes’in göğsünde atan noktaya kapattı usulca. “Buraya koştuğunu, ona çılgınca sarıldığını ve onsuz nefes alamadığını...” Bakışlarını kısa bir an kocasının dudaklarına odaklarken dokunuşunun altındaki tene kararlı bir şekilde baskı uyguladı. O heyecanlı atışlar kendi ruhunda can buluyordu. “Beni koruduğunu ve güvende tutmak için her şeyi yapacağını söyledin. Ama en önemli gerekçeni benimle asla paylaşmadın.” Gözlerinde umut dolu bir ışıltı vardı. “Aynısının beni de ele geçirdiğini anlayamadın. Her gün, her gece, her an dile getirmemek için direndim.” Yutkunarak ondan uzaklaştı. Daha şimdiden üşümüştü. Ağır adımlarla kapıya doğru yürüdü. Arkasını döndüğünde Menderes’i bıraktığı şekilde buldu. “Aşkın paramparça ettiğini bilmezdim.” Karısının son sözleriyle olduğu yerde gerildi. Bakışları ileriye doğru hareketlendi. Başını çevirdiğinde Leyla’yla göz göze geldi. Kalbi neredeyse sevinç çığlıkları atıyordu ve yanlış duymuş olmaktan ölesiye korkuyordu. “İstediğim, seks değildi.” Omuzlarını hafifçe dikleştiren Leyla, üstünde kocasının gömleğiyle kapının yanında duruyordu. “Menderes Vardar’ın aşkıyla sevişmekti.” ️ (Leyla Fırtınası)
  • “Aşkın en deli halisin sen.” (Eylül Çıkmazı)
  • “Peki, sizin aranızdaki pürüzler?” “O konuyu hiç açma. Bana layık gördüğü muameleden sonra bir daha yüzüne bakmadım. Köpek gibi dolanıyor peşimde. Ama o kadar kolay değil.” (Ateş ve Buz)
  • “Saçma gelebilir ama... Beni öptüğün için birbirimize ait olduğumuzu düşünmüştüm. Sonra sen hep uzak durdun benden. Ben adım attıkça kaçtın.” Bir an, o zamanlarda hissettiklerine tahammül edemiyormuş gibi gözlerini sımsıkı kapattı. Elindeki kadehe biraz daha baskı yaparken, daha rahat konuşabilmek için tek bir yudum aldı. Bakışlarını kaldırıp onunla buluştuğunda, midesinde kelebekler uçuşmaya başladı. “En kötüsü de neydi, biliyor musun? O fotoğrafları gördüğümde, bedenimdeki tüm kan çekildi sanki. Çok... Çok kıskandım. Akla hayale gelmeyecek kadar çok... Senden nefret ettim. O kadından... Kendimden...” Poyraz elini uzatıp yüzüne dokunduğunda, Eylül de başını onun avucuna yasladı ve gözlerini yeniden kapattı. Bir süre o temasın gücünü ve içinde barındırdığı güveni hissetti iliklerine kadar. “Neden? diye sordum. Bana çekildiğini biliyordum ama bir erkek aynı anda iki kadını nasıl isteyebilirdi? Üstelik kendimi fazlasıyla iğrenç hissediyordum. Araya giren kara kedi gibi.” “Böyle hissetmenin sorumlusu benim. Bana defalarca sordun ama ben susmayı tercih ettim.” Eylül’ün gözünden düşen tek damla yaşı parmağının ucuyla yakalayıp sildi. “Senden uzak duruyordum, çünkü bizimle karşılaştığın ilk anda hedef olmuştun. Sonra pastaneye yapılan saldırı... Duyduğum anda adeta uçarak geldim. Seni henüz tanımasam da, beni kendine tutsak eden kokunun, kuytu yeşilliklerinin ve bana bakarken sanki kendini teslim edermişçesine beklenti içerisine girmiş olmanın tüm dünyamı sarstığını kabullenmiştim. Eğer seninle yakınlaşırsam, eğer hayatıma tamamen girersen, yeniden hedef olacaktın ve ben seni kaybetmeye dayanamazdım, Eylül.” “Beni kaybetmeyeceksin. Söz veriyorum. Şimdi sen de bana söz ver. Ne olursa olsun, beni kendinden uzaklaştırmayacaksın. Çünkü buna bir kez daha dayanamam.” (Eylül Çıkmazı)
  • “Dünyadaki en şanslı adamlardan biri olduğumu söylerler. Öyleyimdir de... Ama koskoca İstanbul’da denk geldiğim tenis hocasını düşünürsek, şansımın azaldığını görüyorum.” “Böyle düşünüyorsanız, yolu biliyorsunuz.” (Ateş ve Buz)
  • "Geçmiş bazen kanatır." (Leyla Fırtınası)
  • Gözlerin gözlerime değdiğinden beri çıkmazdayım. Çünkü bütün yollar sana çıkıyor aslında. Çünkü baktığım her yerde kuytu yeşillikleri görüyorum. Çünkü rüzgarda savrulan hep bu başak taneleri... Ve ben... Bir Eylül çıkmazında sadece senin için nefes alıyorum. (Eylül Çıkmazı)
  • Asi bir kadını dizginleyebilmek Onu fethetmekle eş değerdir...! (Leyla Fırtınası)
  • “Bazen olacakların önüne geçemezsin. Ve bu , kaderden başka bir şey değildir.” (Eylül Çıkmazı)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle