Beyoğlu Çıkmazı - Çağatay Yaşmut Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Beyoğlu Çıkmazı kimin eseri? Beyoğlu Çıkmazı kitabının yazarı kimdir? Beyoğlu Çıkmazı konusu ve anafikri nedir? Beyoğlu Çıkmazı kitabı ne anlatıyor? Beyoğlu Çıkmazı PDF indirme linki var mı? Beyoğlu Çıkmazı kitabının yazarı Çağatay Yaşmut kimdir? İşte Beyoğlu Çıkmazı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...
Kitap Künyesi
Yazar: Çağatay Yaşmut
Yayın Evi: Oğlak Yayıncılık
İSBN: 9789753295994
Sayfa Sayısı: 232
Beyoğlu Çıkmazı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Beyoğlu'nda bir ara sokakta on beş bıçak darbesiyle delik deşik edilmiş bir ceset... Torbacıların, fahişelerin, mafya adamlarının arasına gizlenmiş bir katil...
Başkomiser Galip, tüm bu cesetlerin ve keşmekeşin ortasında, kendine özgü yöntemlerle cinayetlerin üzerine gidiyor. Göze batmayacak ayrıntıları birbirine bağlama hüneri ve tesadüflerden aldığı yardımı da hesaba katmak gerek. Bu biraz matrak ve çapkın detektifle cinayetten cinayete koşarken, İstanbul'un arka sokaklarında kaybolacak ve gizli kalmış hayatlara kapı aralığından bakarken bulacaksınız kendinizi...
Sol elini göğsüme dayayıp beni olanca gücüyle geri itti. Silahı iki eliyle kavradı. "Uzak dur!" dedi. Tabancanın namlusunu kendine doğru çevirdi, ağzına soktu.
(...) Gerçekten tetiği çeker miydi? Çekerdi!
(...) Silahı ağzından dondurma emer gibi yavaşça çıkardı. Bu sefer namluyu iri memelerinin arasına gömdü.
"Sıkayım mı?" dedi.
"Bırak şunu" dedim. "Böyle şaka olmaz.
(...) "Niye böyle yapıyorsun?" dedim. "Niye bana eziyet ediyorsun? Aklını mı kaçırdın?"
"Delirttin beni. Manyak oldum senin yüzünden."
Namluyu memelerinin arasından bir aşağı bir yukarı sürttü.
"Çeliğin soğukluğunu hissetmek güzelmiş" dedi. "Ölüm de böyle güzel midir acaba?"
"Emin ol!" dedim, "Kurşunun tadını hissetmek o kadar güzel değildir."
"Yaa!" dedi ve namluyu bana doğrulttu: "Kendimi öldürmekten vazgeçtim Galip. Seni öldüreceğim" dedi.
Bir kahkaha daha patlattı. Bu sefer çılgın bir kahkahaydı.
(Tanıtım Bülteninden)
Beyoğlu Çıkmazı Alıntıları - Sözleri
- Yalnızlık,korkunç bir duygudur.
- İnsan bir kere ölür Galip, anlıyor musun? Bir kere!
- "Aşk" dedim, "adama her şeyi yaptırır."
- Bazen ölümü severdim. Heyecanlandırıyordu beni.
- Hâlâ duyarlılığını kaybetmemiş insanlar olması güzeldi.
- Şehvetli bir yorgunluk bedenime zamk gibi yapışmıştı.
- Üstünden geçtiğim İstanbul'a göz ucuyla baktım. Uyuyordu. Bıraktım uyusun.
- Şimdi bir sigaranın tam zamanıydı. Cebimden çıkarıp ciğerlerimi cezalandırmak hoşuma gitti. Ne suç işlemişlerdi bilmiyordum ama ceza cezadır.
- "Uzun zaman oldu "dedim "oldu mu o kadar " dedi "Yalnız yaşayana soracaksın zamanı" dedim.
Beyoğlu Çıkmazı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Çağatay Yaşmut'un okuduğum ilk kitabı. Başkomiser Galip karakterini ilk defa burada görüyoruz. Galip çoğu insanın, özellikle kadınların hoşlanacağı bir karakter değil. Yine de kitabı okumaktan alıkoyamıyor sizi. Sıradan bir cinayet romanı olmasına rağmen Çağatay Yaşmut'un farklı bir etkisi var. Beyoğlu Çıkmazı kitabından sonra devam kitaplarınında çoğunu okudum. Kesinlikle şans verilmesi gereken bir seri. (asena)
Kısaca kitabın konusundan bahsedecek olursam ; Serinin adından da anlaşılacağı üzere bir polisin gözünden olaylara bakıyoruz, bir cinayet davasını çözmeye çalışıyoruz ve aynı zamanda da Galip'in yaşantısındaki çalkantılara şahit oluyoruz. . . Kitap Beyoğlu'nda işlenen cinayet üzerine kurulu. Bir yandan cinayeti çözmeye çalışıyor, bir yandan da Galip'in hayatını okuyoruz. Genel olarak kitabı beğendiğimi söyleyebilirim. Bir gece bir oturuşta bitirdiğim bir kitap oldu zaten çokta kalın bir kitap değildi. Yazarın dili son derece akıcıydı. Kısa ve sade cümleler kullanılmıştı bu da kitabın okunmasını kolaylaştırıyor. Cinayetin çözümü konusunda ufak tefek tahminler yapıyorsunuz ama yazar sonuna kadar gizemini bana göre korumayı başarmış. Belirli kişiler üzerinde tahmin yürütebiliyorsunuz ama kitabın son kısmına kadar kesin bu katildir diyemiyorsunuz. Bu yönüyle beğendiğimi söylemeliyim. . Bunun dışında Galip'i sevip, sevmemek arasında kaldım. Bilen bilir nasıl Behzat Ç. hayranı olduğumu, onun gibi sert mizaçlı oluşu sevdiğim nokta oldu ama söylemeden de geçemeyeceğim Galip'in kadınlar konusundaki iç ses konuşmaları da beni benden aldı. Karakteri için pek olumlu konuşamayacağım. Biraz fazla çapkın. Hatta çapkın kelimesi çok da uygun değil aslında tarif etmek için. Bunun bir kaç tık üstü diyebiliriz. : ) . . Bir sonraki kitap elimde olduğunda bu tarz sonları çok seviyorum. Kitap elimde olmasaydı eğer kesinlikle nefret edecektim : ) . . Uzun lafın kısası yerli polisiyeye şans verin. Çağatay Yaşmut ile şans vermeye başlayabilirsiniz En kısa sürede serinin devamını da okuyacağım : ) (Sirius Black)
Kitap aslında benim için biraz hayal kırıklığı oldu. Yazarın konuyu işleyişi, ayrıntıya önem vermesinden daha basitti. Bir de şu var yani nerdeyse katilin kim olduğunu ilk sayfalardan itibaren çözebildim. Yabancı cinayet romanlarında olay örgüsü kurgusu genelde türk yazarlarımızın kitaplarında olmuyor maalesef. birde kitapta bir şeye takıldım. mesela kitapta şöyle satırlar var. "bir anda frene asıldı.-büyük çarpma sesi olmadı-ön camdan fırlamadık-organlarım yer değiştirmedi-" normalde olması gereken eylemleri olumsuzlaştırma diyebilirim. buda çok sık tekrarlanmış ve rahatsız edici. Kısaca vasat bir kitaptı, ama yazara bir şans daha vereceğim (noktaadam)
Beyoğlu Çıkmazı PDF indirme linki var mı?
Çağatay Yaşmut - Beyoğlu Çıkmazı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Beyoğlu Çıkmazı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Çağatay Yaşmut Kimdir?
1968 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi’nde Ekonometri okudu. Başta bankacılık ve finans olmak üzere, birçok sektörde uzun süre çalıştı. Maltepe Üniversitesi Felsefe bölümünde yüksek lisans yaptı.
2008 yılında Beyoğlu’nun arka sokaklarını anlattığı Beyoğlu Çıkmazı, romanıyla yarattığı Başkomiser Galip tiplemesini, Şarkılar Susunca, Beni Yavaş Öldür, Kadıköy Cinayetleri ve Moda Cinayetleri romanları ile yine Başkomiser Galip maceralarının anlatıldığı Doktor Ceyda’yı Kim Öldürdü? adlı hikâye kitabıyla sürdürdü.
Kadıköy Cinayetleri romanı 2012 yılında “Dünya Kitap Altın Sayfa Polisiye Roman Ödülü”ne layık görüldü. Halen çeşitli dergilerde hikâyeleri yayımlanmakta.
Türkiye Polisiye Yazarları Birliği üyesi olan yazar, evli ve İstanbul’da yaşıyor.
Çağatay Yaşmut Kitapları - Eserleri
- Beyoğlu Çıkmazı
- Moda Cinayetleri
- Kadıköy Cinayetleri
- Şarkılar Susunca
- Beni Yavaş Öldür
- Doktor Ceyda'yı Kim Öldürdü?
- Benim Canım Ailem
- Felsefe Cinayetleri
Çağatay Yaşmut Alıntıları - Sözleri
- Eğer yalandan insanlar ölmüş olsaydı, şu anda dünya nüfusunun üçte ikisi gebermişti. (Moda Cinayetleri)
- "Sen Fenerbahçeli misin? "Her Kadıköylü, Fenerbahçeli'dir." "Ben değilim." "Hangi takımı tutuyorsun?" "Galatasaray." (Kadıköy Cinayetleri)
- Ölen kişinin acılı yakınlarına söyleyecek bir söz bulamam. (Moda Cinayetleri)
- Kafamda o kadar çok açık kalmış çekmece vardı ki, onları kapatmak için verdiğim uğraş beni çok yormuştu. Birini kapatırken bir yenisi açılıyordu. (Moda Cinayetleri)
- Sevdiğim bu kadın için birşeyler yapmalıydım. Ama ne? Ben, katil yakalamaktan başka bir şeyden anlamazdım ki! (Felsefe Cinayetleri)
- Ölüm yorgan gibi her şeyin üzerine örtülmüştü. Hayata şanssız başlamış minikler okul yerine, evde oyuncaklarıyla oynamak yerine hastane odalarına mahkum olmuşlardı. (Doktor Ceyda'yı Kim Öldürdü?)
- "Görüyorsunuz ya, insan geçmişinde bir kere lekelenmesin. Bu pislik hayat boyu onunla birlikte geliyor. Kurtulamıyorsunuz. Değişseniz bile, geçmişteki hatalarınız peşinizi bırakmıyor." (Kadıköy Cinayetleri)
- "Memlekette çok cinayet işleniyor mu?" dedi. "İstemediğiniz kadar." " Ne heyecanlı bir meslek!." Kendi kaşınmıştı. "Daha bu sabah, Beyoğlu'nda ufak bir çocuğun gırtlağını kesmişler." dedim. Yüzüne bir Akdeniz salatasının içinde siyah zeytin gibi duran ama çatalı batırdığında onların aslında birer hamam böceği olduğunu anlayan birinin ifadesi geldi. (Beni Yavaş Öldür)
- Tamam, kafa kağıdımda İslam yazıyordu ama dinle en ufak bir ilgim yoktu. (Kadıköy Cinayetleri)
- "Yurtdışı kredili, kullanıcı sayısı garantili, mezara kadar dövizle çarpı on kat ödemeli. En güzeli de devlet senin kefilin. Var mı abi dünyada daha ötesi?" (Felsefe Cinayetleri)
- "İşimizi sağlam yapalım." (Şarkılar Susunca)
- Camı açıp temiz havayı, toprak kokusunu içime çektim. Şehir hayatının yıpratıcı kaosu buralara hiç uğramamıştı. Sadece bu bölge değil, bütün Anadolu böyleydi. Huzurlu ve sakin. (Doktor Ceyda'yı Kim Öldürdü?)
- "Gece gece cinayet mi işlenir, adamı zorla yataktan kaldırıyorlar be" diye homurdandı. "Ne yapacaksın, millet birbirini katlederken bizi düşünmüyor ki!" (Benim Canım Ailem)
- Ölen gidiyordu, ne oluyorsa geride kalana oluyordu. (Beni Yavaş Öldür)
- "Biri sahte içkilerle cinayet mi işliyor?" dedi Galip. "Hem de seri cinayetler. Bu pislikleri temizleyerek dünyanın daha güzel bir yer olması için çalışıyor olabilir. Kendi adaletini kendi sağlayan bir cengâver. Aklıma başka bir şey gelmiyor." (Benim Canım Ailem)
- "Biraz başım dönüyor amirim." "Hiç değilse dönecek bir başın var." (Kadıköy Cinayetleri)
- Şehvetli bir yorgunluk bedenime zamk gibi yapışmıştı. (Beyoğlu Çıkmazı)
- Üstünden geçtiğim İstanbul'a göz ucuyla baktım. Uyuyordu. Bıraktım uyusun. (Beyoğlu Çıkmazı)
- "Ölüm o kadar da kötü değil. Bütün acıları bitirir, huzur verir, temizlenir insan ve yeniden doğar." (Benim Canım Ailem)
- "Zor günler geçirmişsin." "Zordu" dedim. "Bu meslek benim her şeyim. Ben Cinayet'siz yaşayamam. Cinayet benim." (Kadıköy Cinayetleri)