Eleştirel Okuma - Emin Özdemir Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Eleştirel Okuma kimin eseri? Eleştirel Okuma kitabının yazarı kimdir? Eleştirel Okuma konusu ve anafikri nedir? Eleştirel Okuma kitabı ne anlatıyor? Eleştirel Okuma PDF indirme linki var mı? Eleştirel Okuma kitabının yazarı Emin Özdemir kimdir? İşte Eleştirel Okuma kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...
Kitap Künyesi
Yazar: Emin Özdemir
Yayın Evi: Bilgi Yayınevi
İSBN: 9789754949162
Sayfa Sayısı: 226
Eleştirel Okuma Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Okuryazarlık"tan "Okur"luğa...
Hemen çoğumuz, okula başlayışımızdan kısa bir süre sonra, harfleri birbiriyle çatarak anlam çıkarma, başka bir deyişle okuryazarlık becerisini kazanırız. Ancak yaşamın akışı içinde bu beceriyi sürekli kullanma gereğini duymayız. Bu yüzden çoğumuz "okur" değil "okuryazar" sayılırız.
Peki, okuryazarlıktan okurluğa nasıl geçebiliriz? İşte elinizdeki kitap böyle bir amaçla, okuryazarlıktan okurluğa giden yolu gösterme amacıyla hazırlanmıştır.
Okuyacağımız metinle sağlıklı bir iletişime nasıl girebiliriz? Okur olarak sorumluluklarımız nelerdir? Okurken neleri, nasıl göz önünde bulunduracağız? Bunlar ve bunlara benzer soruların kılavuzluğunda "eleştirel ve yaratıcı okuma"nın gerektirdiği donanım, Emin Özdemir'in bu kitabında, örneklere bağlı olarak bütün yönleriyle gösterilmiştir.
Eleştirel Okuma Alıntıları - Sözleri
- "Yurttaşı, varlığını korumaya hazırlarken, ondaki bütün insanca duyguları da geliştirmek insanlığın geleceği bakımından kaçınılmaz bir ödevdir."
- “İnsanın en iyi dostu, ölmüş olan dosttur.” der Gabriel Garcia Marquez Yüzyıllık Yalnızlı’ta.
- "Okuma iç gerilimlerimizden ,sıkıntı ve bunalımlarımızdan büyük ölçüde kurtarır bizi "
- Kendinize ille de bir dost bulmak isterseniz onu kitaplar arasında aramalısınız. Her şeyden, herkesten vefasızlık gelir, kitaplardan gelmez.
- "..okumasını bilen ama hiç okumayan biri ile okumasını bilmediği için okumayan biri arasında bir fark yoktur."
- Bencildir insanoğlu , bencil olduğu için yalnız kendi dertlerini düşünür. **Nurullah Ataç**
- Okumak insanı olgunlaştırır, konuşmak ustalaştırır, yazmak ise daha somut bir bilgi sağlar.
- Özgür insan okuyan insandır
- "Bir yıl sonrasını düşünüyorsan tohum ek, Ağaç dik on yıl sonrası ise tasarladığın. Ama yüz yıl sonrası ise düşündüğün, halkı eğit. Bir kez ürün verir ekersen tohum, Bir kez ağaç dikersen on kez ürün verir, Yüz kez olur bu ürün eğitirsen halkı. Balık verirsen bir kez doyurursun halkı. Öğretirsen balık tutmasını hep doyar karnı."
- “... Ağır bir aydınlık, bildiğin şafak değil. Öyle dalmış ki yüzyıllar süren uykusuna, Uyandırmazsan, Uyanacak değil.”
- "Öğrenim insan kişiliğini bütünler, ama öğrenimin kendisi de kişiliğin deneyleriyle bütünlenir, çünkü insan yaradılışındaki yetiler, öğrenimle budanması gereken yaban bitkiler gibidir."
- "Okuyorsan ne karşındakileri susturmak, bilgiçlik satmak için, ne her okuduğuna körü körüne inanmak, ne de konuşmalarına konu olmak için ama incelemek, düşünmek için oku."
- "Özgür insan okuyan insandır. Çünkü bilgisizliğin, kör inancınların ve saplantıların her türlüsünü yenen bir güçtür okuma. " (thomas Jefferson)
Eleştirel Okuma İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"Çağdaş insan okuyan, okudukları üzerinde düşünen, kendini sürekli yenileyendir." Okuryazarlıktan okurluğa giden yolu gösterme amacıyla yazılan, eleştirel okuma eseri Emin Özdemir'in üslubuyla bilgilendirici bir yolculuğa çıkıyoruz. 5 bölümden oluşan Eleştirel Okuma, içerisinde önemli isimlerden alıntılar, örnek yazılar ile birlikte Emin Özdemir'in verdiği kaliteli okumalar nasıl yapacağımızı, bilinçli okumak ve yazım türler hakkında verdiği bilgilerle keyifli ve bilinçli bir okuma yaşıyoruz. 1.Okumanın işlevi 2.Okumanın iletişimsel boyutları 3.Öğretici metinleri okuma 4.Yazınsal nitelikli metinleri okuma 5.Şiirleri okuma Her bölümün sonunda uygulama soruları mevcut. Bu sorular açıkçası kendimizi test edebilmemiz için oldukça yararlı. Aslında eğitim kitabı olarak da kullanılabilir. Yazarın önceden üslubuna hakim olduğum için açıkçası hiç akademik dil gibi gelmedi. Gerçekten faydalı bir eser olduğunu dile getirebilirim. Sizi sıkmadan, bilinçli bir okuyucu olmanın yollarını ve bu getirileri yaşamda ne kadar kıymetli ve önemli olduğunu gösteren bir yapıt. (Beyza E)
İyi bir edebiyat okuru olabilmek için iyi bir edebiyat okuru olan insanların izinden gitmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Emin Özdemir de köy enstitülerinin yetiştirdiği, Türk dili ve edebiyatına ömrünü vakfetmiş aydın insanlarımızdan biri. Ara ara okuduğum Eleştirel Okuma isimli kitabını yeni bitirdim. Bölüm sonu soruları nedeniyle bazılarına ders kitabı gibi görünebilir ancak oldukça kısa ve öz, anlatımı akıcı bir kitaptı. Yazar lafı hiç dolandırmadan konuları aktarmış, bunları büyük yazarlardan alıntılarla desteklemiş ve en önemlisi usta kalemlerden seçilmiş metinler üzerinde örneklendirmiş. Bundan önce okuduğum Kitapları Nasıl Okumalı isimli kitaptan beklediğimi bulamamıştım, nedenlerini de uzun uzun anlattım. İçerik açısından iki kitabın benzeşen yönleri var ancak anlatım açısından çok farklılar. Ben Eleştirel Okuma’nın anlatımını daha samimi ve konuların ele alınış biçimini daha derli toplu buldum. Kitap beş bölümden oluşuyor. İlk iki bölümde okumanın işlevi ve okumaya ilişkin temel kavramlar üzerinde durulmuş. Üçüncü bölümde öğretici nitelikli metinlerin, dördüncü bölümde yazınsal nitelikli metinlerin ve son bölümde de şiirlerin nasıl okunması gerektiği ele alınmış. Kısacası bu alanda okunabilecek güzel kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum. Bir şeyler yazıp çizenler içinse çok daha faydalı olacaktır. İyi okumalar dilerim. *** Kitaptan “okuma”yla ilgili hoşuma giden sözler *** Goethe: “Okumayı öğrenmek sanatların en gücüdür. Ben bu işe yaşamımın seksen yılını verdim yine de tam olarak öğrendiğimi söyleyemem.” Montaigne: “İnsan hayatı denen bu yolculukta benim bulduğum en iyi nevale kitaplardır ve ondan yoksun anlayışta insanlara çok acırım.” Bacon: “Kitap vardır, ancak tadına bakmak içindir; kitap vardır yutulmak, kitap vardır çiğnenmek, özümlenmek içindir; başka deyimle, kimi kitapların insan ancak bir bölümüne göz atmalı, kimisini baştan sona şöyle bir okuyup geçmeli, pek azını da her ayrıntı üzerinde titizlikle durarak adamakıllı okumalı.” Antonie Albalat: “Okuma tutkuların en soylusudur. Ekmek nasıl bedeni beslerse o da öylece ruhu besler.” Çetin Altan: “Okumadığımız için az yaşayan insanlarız. Her hafta bir roman okuyan kişi, her hafta yaşamına bir değişik yaşam katıyor demektir.” Mina Urgan: “Bazı büyük eserler, adeta iki katlı gibidir. Üst kat, yani düzeydeki kat, çoğunun anlayacağı cinstendir. Eserin asıl büyüklüğünü, alt katın anlamını ise, herkes kolay kolay kavrayamaz.” Hilmi Yavuz: “Kitabın benim için bazen us, bazen imgelem, bazen de bellek olduğunu biliyorum. Dünya kurmaca ise bunu edebiyat kitaplarından öğrendim; dünya gerçeklik ise bilim kitaplarından. Dünyanın us olduğunu felsefe okuyarak, imgelem olduğunu şiir okuyarak öğrendim. Dünyanın bellek olduğunu bana öğreten de tarihtir.” Nermi Uygur: “Kim kaçabilir kendinden? Roman bir uyduruksa da insanı insan gerçeklerinden büsbütün ötelere aşırdığı söylenemez. Ben her okuduğum romanla asıl kendime yaklaştığıma inanıyorum." *** Kitaptan “eğitim”le ilgili hoşuma giden sözler *** Mehmet Fuat: “Okumanın denetim altına alınması, kitap deyince okul kitaplarının akla gelmesinin neredeyse zorlanması, ilkokuldan yukarı geçebilenlerin de okuma alışkanlığı edinememelerine yol açtı. Sonunda üniversitelerimizden aydınların değil de kafa işçilerinin çıkmakta olduğunu gördük.” Doğan Kuban: “Yeni yetişen insanlarımıza düşünmeyi öğretmiyoruz. Düşünmeyi bilen insan tipini yaratmadıkça açtığımız okulların büyüklüğü, üniversitelere yerleştirdiğimiz gençlerin sayısı ne olursa olsun eğitim sorununu çözmüş sayılmayacağız." Adnan Binyazar: “Hemen her çağda, egemen güçlerin baskısı altında, çıkarcı sınıfın bir sömürü aracı olma yolunda geliştirilmiştir eğitim.” Nurullah Ataç: “Bir toplumda ahlakın ilerlemesini, düzelmesini istiyor musunuz, o toplumda edebiyat, sanat merakını uyandırmaya, geliştirmeye çalışın.” (Yasemin)
"Çağdaş insan okuyan, okudukları üzerinde düşünen, kendini sürekli yenileyendir. " Okumak insanı olgunlaştırır, konuşmak ustalaştırır, yazmak ise daha somut bir bilgi sağlar. Dolayısıyla az yazanın iyi bir belleği olması gerekir, az konuşanın keskin zekálı, az okuyanın da bilmediğini bilir gibi görünebilmek için kurnaz olması gerekir. Tarih insanı bilge kılar, şiir iç zenginliği, matematik titizlik, doğal bilimler derinlik, mantık ile söz söyleme sanatı ise şaşırtma yeteneği kazandırır. ️Okumak üzerine daha önce Duran Boz hocanın kitabını okumuştum. Gerçekten doyurucu, beyni yoran bir eserdi ve ben bu eserleri okurken müthiş bir keyif alıyorum. ️eleştirel okuma kitabın adını da yazarını da ilk kez duymuş olmanın verdiği mahcubiyeti yaşıyorum. daha önce neden okumamışım dediğim değerli bir kalem. İlk oldu bu eseri ama asla son olmayacak bir başka kitabını şimdiden listem ekledim bile ️kitabın ismine bakarak okuyup okumama noktasında karar vermeyin. Çünkü dili o kadar hafif ki asla sizi yormuyor, merakla bir sonraki sayfada bahsedeceği şeyi düşünerek okuyorsunuz. Hele de benim gibi kitaplarla aranızda büyük ve özel bir bağ var ise daha dikkatli okuyorsunuz. ️kitabımız beş bölüm olarak düzenlenmiş. 1)Okumanın işlevi ;bireysel ve toplumsal yaşamımızdaki yerinden bahsediliyor 2)Okumanın iletişimsel boyutları ;temel kavramlardan bahsediliyor okumanın kuşatımı ile ilgili 3)Öğretici metinleri okuma ; bu bölümde nitelikli metinlerin okunuşu örneklere bağlanarak anlatılıyor 4)Yazınsal nitelikli metinleri okuma 5)Şiirleri okuma ️her konu başlığının altında örnek ve uygulamalar başlığının altında örnek olay ve bu olay üzerinden okura sunulan sorular eserin okunmasını daha keyifli hale getiriyor. bu bölümü biraz daha fazla sevmiş olabilirim. bölüm sonu sınav soruları gibi gelebilir okurken ama konuya vakıf olma ve geri dönüt sağlama açısından da oldukça güzel olmuş. ️Ben bu eseri okumadan evvel kapağını inceledim, severim böyle ilgimi çeken kapaklara uzun uzun bakmaya. Kitabı okumaya başlayınca okuryazarlıktan okumaya geçişin ne kadarda birbirinden bağımsız ve farklı olduğunu anladım. Çünkü toplumumuzun geneli okuryazar, okumayı ve yazmayı ilkokul sıralarında öğrendiğimiz için bir müddet sistemli çalıştığımız vakit hem okumayı hem de yazmayı öğrenmiş oluyoruz. Kitabı okuyunca hakikaten okuyor muyuz? diye sormadan kendimi alamadım. Çoğu zaman kitap, gazete, dergi okuyoruz lakin okuduğumuz metinle alakalı sağlıklı iletişim kurabiliyor muyuz? bu soruyu kendimize hiç sormuyoruz. Okurken nelere dikkat etmeli, nasıl okumalı, neleri göz önünde tutmalıyız bunlara dikkat etmiyoruz. Bu kitabı ilk elime aldığımda da, bitirdiğimde de hissettiğim şey okurken daha farklı bir bakış açısı geliştirmek adına dikkatli ve eleştirel bir okuma yöntemi kullanmam olduğuydu. Çünkü bizler bu şekilde bir okuma yöntemi geliştiremediğimiz için okuryazar olmaktan öteye geçemiyor okumalarımız. sadece okullarda zorla okutulan ve ders kitaplarından ibaret kalıyor okuma dediğimiz olgu. kitabın içerisinde bir bölümde Mehmet Fuat'ında bahsettiği gibi: Mehmet Fuat: “Okumanın denetim altına alınması, kitap deyince okul kitaplarının akla gelmesinin neredeyse zorlanması, ilkokuldan yukarı geçebilenlerin de okuma alışkanlığı edinememelerine yol açtı. Sonunda üniversitelerimizden aydınların değil de kafa işçilerinin çıkmakta olduğunu gördük.” ️Yazılacak çok şey var aslında ama ben size bırakıyorum lütfen ama lütfen alın ve okuyun, okutun, anlatın. Kitap okumak kadar okuduğunu anlamak ve eleştirel bir bakış açısına sahip olmakta önemli. Okuryazar değil sağlam bir okur olmak için bu eseri kesinlikle tavsiye ediyorum. Hoşuma giden bir kaç alıntı ile noktalayayım. Montaigne: “İnsan hayatı denen bu yolculukta benim bulduğum en iyi nevale kitaplardır ve ondan yoksun anlayışta insanlara çok acırım.” Nurullah Ataç: “Bir toplumda ahlakın ilerlemesini, düzelmesini istiyor musunuz, o toplumda edebiyat, sanat merakını uyandırmaya, geliştirmeye çalışın.” Goethe: “Okumayı öğrenmek sanatların en gücüdür. Ben bu işe yaşamımın seksen yılını verdim yine de tam olarak öğrendiğimi söyleyemem.” (Betül Zeyrek)
Eleştirel Okuma PDF indirme linki var mı?
Emin Özdemir - Eleştirel Okuma kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Eleştirel Okuma PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Emin Özdemir Kimdir?
Dilci, sözlükçü, Türk dili araştırmacısı, deneme yazarı (1931, Kemaliye / Erzincan – Ö. 1 Eylül 2017, Ankara).
Pamukpınar Köy Enstitüsünden sonra Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü (Gazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü)’nü (1953) bitirdi. Bitirdiği bölüme asistan ve öğretim görevlisi (1957) oldu. Milli Eğitim Bakanlığınca açılan bir sınavı kazanarak Amerika’ya (1960) gönderildi. Columbia ve Indiana üniversitelerinde “değişik düzeylere göre metin hazırlama ve anlatım teknikleri” konusunda (1960-1963) eğitim gördü. Hacettepe Üniversitesi Temel Bilimler Fakültesi Temel Türkçe Bölümünde bölüm başkanı ve öğretim görevlisi olarak (1968-1972) çalıştı. 1974’te Ankara Üniversitesi Basın ve Yayın Yüksek Okulu (İletişim Fakültesi) öğretim görevliliğine geçti. Bu görevinden emekliye (1996) ayrıldı.
TÜBİTAK’nin Bilim ve Teknik, Bilim Çocuk dergilerinde yayın danışmanı olarak (1997) görev aldı. Bu görevlerini sürdürürken Türk Dil Kurumunun çalışmalarına etkin biçimde katıldı. TDK’nin Yönetim ve Yürütme Kurulu üyeliklerinde bulundu ve Terim Kolu Başkanlığını (1966-1983) yaptı. Yaklaşık 1 yıl kanser tedavisi gören Emin Özdemir, 1 Eylül 2017 gece saatlerinde, 86 yaşında iken hayatını kaybetti.
Emin Özdemir’in dil yazıları, deneme, eleştiri ve makaleleri 1949 yılından itibaren Varlık, Kaynak, Pazar Postası, sürekli olarak Türk Dili, Sanat Olayı, Çağdaş Eleştiri, Türkiye Yazıları, Çağdaş Türk Dili dergilerinde yer aldı. Türkçenin özleştirilmesi, geliştirilmesi ve zenginleştirilmesi savaşımını sürdürdü. Bu bağlamda edebiyat yapıtının dille ilişkisi, dilin işlevi ve kullanım düzeyleri, toplumsal yapıyla bağları gibi sorunları ele aldı. Dil ve edebiyatla ilgili pek çok seminer ve sempozyuma
katılarak bildiriler sundu. Edebiyatçılar Derneği ile Dil Derneği üyesidir.
“Kırk sekiz yıllık öğretmenliğini bilimsel çalışmaları, yazınsal yapıtlarıyla yücelten Emin Özdemir, ustalıkla kullandığı öz Türkçeden hiç ödün vermemiştir.
Emin Özdemir Kitapları - Eserleri
- Eleştirel Okuma
- Mutlukent'in Yöneticisi
- O İyi Kitaplar Olmasaydı
- Kurmaca Kişiler Kenti
- Konuşma Sanatı
- Yazmak Sanatı
- Okuma Sanatı
- İnsan Yüreğine Yolculuk
- Sözcüklerin Vicdanı
- Ölümsüzlük Gezegeni
- Yazınsal Türler
- Türk ve Dünya Edebiyatında Dönemler Yönelimler
- Anlatım Sanatı
- Yarışmalar Kenti
- Yalnızlığı Seven Kırlangıç
- Düzyazının Sorgulayan Gücü
- Düşüncenin Canı
- Yazma Öğretimi-Yazma Sanatı
- Yüzler ve Sözcükler
- Erdemin Başı Dil
- Eleştirel Okuma
- Düşüncenin Toprağı
- Dilin Öte Yakası
- Bizler Büyüyünce
- Edebiyat Sözlüğü
- Güzel ve Etkili Konuşma Sanatı
- Eğlenceli Dilbilgisi
- Sözcük Sözcük İçinde
- Erdemin Başı Dil
- Mustafa Nihat Özön
- Türk ve Dünya Edebiyatı Üzerine Notlar
- Öz Türkçe Üzerine
- Açıklamalı Atasözleri Sözlüğü
- Deyimler Sözlüğü
Emin Özdemir Alıntıları - Sözleri
- Kimi kişiler sanır ki hiçbir şey paranın yerini tutamaz. Her şeyin başı paradır. Yanılıyorlar. Şunu hemen söyleyeyim, para gelip geçicidir. İnsana vereceği mutluluk da öyle... (Mutlukent'in Yöneticisi)
- Okumanın tükenmez kaynağından, herkes kendi kafasının çapı oranında pay alır. (Yazmak Sanatı)
- Açgözlülük iyi bir şey değildir. Az bir yiyecekle bile açlığımızı giderebiliriz. Yoksulluk için de böyledir bu. Küçük bir şey kimileyin en büyük eksiğimizi karşılar. (Açıklamalı Atasözleri Sözlüğü)
- Yazmak eylemi, birbirine dayalı, birbirini tümleyen kimi aşamalardan oluşur, İlk aşama, "yazma gereksinimi" dir. Bizi yazmaya yönlendiren etken nedir? Bu sorudan çıkarız yola. İkinci aşamada yazıyı oluşturan öğeleri belirler, söyleyeceklerimizi saptarız; saptadıklarımızı belirli bir düzene kor, yazının çatısını kurgularız. Üçüncüsü, kurguladığımız çatıyı, oluşturduğumuz düzeni, yazılaştırma, anlatma aşamasıdır. Dördüncü aşamaysa, anlatımımızı güzel ve etkili kılmak için onu düzeltme, bir tür yeniden yazma aşamasıdır. (Yazmak Sanatı)
- Düşlemsel oyunu, incelikleriyle oynayan derinlikli bir yazar Ahmet Büke. Okurunu, öykülerinin bir parçası kılan, onlar için bıraktığı boş alanları doldurmaya zorlayan bir yazar. (Düşüncenin Canı)
- (Açıklamalı Atasözleri Sözlüğü)
- "Hayvan, hayvan olarak doğar; ama insan, insan olarak doğmaz, insan olunur." (O İyi Kitaplar Olmasaydı)
- Tarih, bir bakıma doğruya sahip çıkan doğrucularla eğrilerin ve eğricilerin savaşından başka bir şey değildir. (Konuşma Sanatı)
- İçimizdeki cehennemdir yalnızlık. (Kurmaca Kişiler Kenti)
- - Bu gürül gürül akan sular kimin? - Bu ağaçlık çimenlik yerler kimin? - Bu üzümler, bu incirler, bu fındıklar, bu fıstıklar kimin? - Kimin? Kimin? (Yalnızlığı Seven Kırlangıç)
- Doğa sessiz ama büyük bir öğretmendir. (Sözcüklerin Vicdanı)
- Küçük bir topluluğu coşturmak büyük bir topluluğun koşturmaktan daha zordur (Konuşma Sanatı)
- Kişinin mutlaka kendine uyanması gerek önce; en derin karanlıklarda bile boş bulunmaması gerek; tetikte durabilmesi gerek. Hem delice susayabilmeli kişi, acıkabilmeli; açlığın, susuzluğun güzelliğini bilmeli... (Düzyazının Sorgulayan Gücü)
- İnsanı insan yapan,sevgisidir,tutkularıdır,sıra dışı davranışlarıdır,alışılmışı yenme duygusudur,kendi olma bilincidir,çaresizlik içinde bile yaşama tutunmaktır,işlediği suçun altında ezilmektir yA da üstesinden gelmektir,kafasına koyduğunu gerçekleştirme direncidir,intikam duygusudur,vicdan hesaplaşmasıdır.... (Kurmaca Kişiler Kenti)
- Her kitap bir araçtır. Kitabın tasarlanmış amacına ulaşması kuşkusuz onu kullananların tutumuna bağlıdır. (Yazmak Sanatı)
- "Görülüyor ki bütün ulusların edebiyatında öncelikle iki ana türün varlığından söz edilebilir: Şiir ve düzyazı." (Türk ve Dünya Edebiyatında Dönemler Yönelimler)
- "Şunu hemen söyleyeyim, para gelip geçicidir. İnsana verdiği mutluluk da öyle... (Mutlukent'in Yöneticisi)
- Konuyu sınırlama, yazmada başarıyı sağlayan temel öğedir. Konu sınırlandırılmazsa, ortaya koymayı amaçladığımız düşünceler görünürlük kazanmaz, söyleyeceklerimiz genellemeler olmaktan öteye gitmez. Ayrıca yazımızda örgensel bütünlük sağlanmaz, bölük pörçük olur. (Yazmak Sanatı)
- Yardım ederek korumaya çalıştığınız bir kimsenin durumunu başkalarına anlatarak ona acındırmaya kalkmayın. Böyle biri bunun ayırdına vardı mı arsızlaşarak başkalarını da sömürmeye kalkışır. krş. "Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin." (Açıklamalı Atasözleri Sözlüğü)
- Dokunduğu her sözcüğe şiirsellik yükleyen, şiirimizin yediveren gülüdür Ahmet Telli... (Düşüncenin Canı)