diorex
life
Dedas

Kamelyalı Kadın - Alexandre Dumas (oğul) Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kamelyalı Kadın kimin eseri? Kamelyalı Kadın kitabının yazarı kimdir? Kamelyalı Kadın konusu ve anafikri nedir? Kamelyalı Kadın kitabı ne anlatıyor? Kamelyalı Kadın PDF indirme linki var mı? Kamelyalı Kadın kitabının yazarı Alexandre Dumas (oğul) kimdir? İşte Kamelyalı Kadın kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

  • 01.07.2023 05:00
Kamelyalı Kadın - Alexandre Dumas (oğul) Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap Künyesi

Yazar: Alexandre Dumas (fils)

Çevirmen: Tahsin Yücel

Orijinal Adı: La Dame aux camélias

Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

İSBN: 9789754588255

Sayfa Sayısı: 234

Kamelyalı Kadın Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Alexandre Dumas'nın (1824-1895) henüz 24 yaşında kendi hayatından yola çıkarak yazdığı Kamelyalı Kadın, 19. yüzyıl Paris'inde geçer. Soylu bir gencin, güzeller güzeli bir fahişeye âşık olmasıyla başlayan romanda, mutluluklarının kısa süreceğinden endişe duyup mutlu olmak için acele eden iki insanın tutkulu ilişkisi anlatılıyor. Fakat bu ilişkinin önünde aşılması güç bir engel vardır; tek erkek evladının, uğruna ölümü göze alacağı kadından vazgeçmesi için elinden geleni yapan bir baba...

Aşk için çekilen zorlukların yanı sıra itibar için verilen mücadelenin nefes kesen bir dille aktarıldığı Kamelyalı Kadın, sadece dönemini etkileyen bir roman olarak kalmamış, günümüzde de beğeniyle okunarak aşk klasikleri arasındaki yerini sağlamlaştırmıştır.

(Arka Kapak)

Kamelyalı Kadın Alıntıları - Sözleri

  • Mutlu olduğunu bilmeyen ne kadar mutlu insan var !
  • Mutlu olduklarını bilmeyen, ne kadar da çok insan var aslında.
  • İnsanın bilmediği bir acıyı yatıştırması her zaman güçtür.
  • Sabırsızlıkla beklenen mektuplar insan evde yokken gelir her zaman.
  • İnsan her kadına saygı duymalı.
  • Çocukluk hafızaya kalıcı olarak kaydedilir.
  • Kadınlar sevmedikleri insana karşı acımasızdır.
  • Kadınlar, sevmedikleri erkeklere karşı acımasızdırlar.

Kamelyalı Kadın İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Spoiler içerir! :) Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna'sı, Andre Gide'ın Isabelle'i... Ve Alexandre Dumas'nın (fils) Kamelyalı Kadın'ı... Konu bakımından ayrılar. Birbirlerine benziyorlar demek yanlış olur. Ancak Kamelyalı Kadın'ın elindeki kamelyaların kokusu, Kürk Mantolu Madonna'nın ve Isabelle'in kokularıyla aynı. Üçünde de derin bir aşk var. Kamelyalı Kadın'ın 'yosma' olması bile bu aşkı iliklere kadar yaşamaya engel değil. Aşk başka bir şey zira. Şaha, padişaha, düşküne, sefile bakmaz... *** Kitap çok güzeldi. Hayata, imkânsızlığa, tercihlere yönelik eleştiriler vardı bolca. Kandırılış ve kaybediş vardı. İnsanlar birisi öldüğü zaman o tekrar geri gelmeyecek diye mi ağlar, yoksa kendi pişmanlıklarından ötürü mü? *** Oğul Alexandre belki de kendi annesini yazdı kitabında. Zira annesinin hayat hikâyesi de benzer bir örgüye sahipmiş. Yosma... Aslında kaba tabirler arasında en kibarı. İnsan neden yosma olur? Tercih midir, yoksa zorunluluk mu? Bu konuların pek tartışıldığını düşünmüyorum. Konuyu konuşmak utanç verici kabul ediliyor, ama fiili işlemek, zorunlu da olsa keyfi de olsa pek konuşulmuyor. Zira ortada bir 'özgürlük' var. Kendi kendini de bu adla (yosma) anan Marguerite, kendini bu hayattan kurtarmak ister. Ve desteği, yardımı güzelliğini kullanan değil, güzelliğine âşık olan, ondan faydalanan değil ona fayda sağlayan Armand'da bulur. Ancak Armand onu âşıkları (!) ile gördükçe çıldırır gibi olur her seferinde. E normal değil mi? Sevdiğiniz insan hâlâ başkalarıyla baş başa kalıyorsa ne hissedersiniz? Tam her şeyden sıyrıldıklarını düşünürken Armand'ın babası çıkıyor ortaya. Hukukçu oğlu bir yosma ile beraber olamaz! Ama artık Marguerite artık o işi artık bırakmıştır. Ancak babası inanmaz bu duruma ve Armand'a çok ağır bir oyun oynarlar. Âşığa oyun oynamak, onu öldürmek demektir. Tabancayla değil anbean, saniye saniye, eriye eriye... *** İnsanları yaptıkları işlerle yaftalamak da sürekli bunu dile getirmek de açıkçası kötü bir durum. Yosma, hukukçu, öğretmen, doktor... Hâlbuki önce isim vardı. O yosmadan önce Marguerite'ti. Kitapla ilgili konuşulacak çok konu var aslında. En önemlisini yazdım. O da günümüzün en önemli sorunlarından biridir bana göre. Anlatım itibariyle sade, anlaşılır; okunması açısından yormayan bir kitap. Keyifli okumalar... (Sayfalardan Esintiler)

Alexandre Dumas'ın yazmış olduğu Kamelyalı Kadın hukukçu Armand ile kamelyalarla tanınan Marguerite adındaki bir yosma arasındaki aşkı anlatıyor. Kitabın aşk dışında da vermek istediği mesajlar çok güzeldi. Özellikle başrol kadın karakterin yaşadığı duygular çok güzel anlatılmıştı. Mesleği yüzünden yaşadıkları güzel bir bakış açısıyla dile getirilmişti. Başka insanların kendilerini nasıl gördüğünü de şöyle açıklamıştı "Bizim de bir yüreğimizin olması yasaktır, yoksa yuhalanırız, bize duyulan güven yıkılıverir. Kendi kendimizin değilizdir artık. Birer yaratık değil, birer nesneyizdir. Onurlarında ilk yeri, saygılarında son yeri tutarız." Özellikle son cümlesi beni çok fazla etkiledi. Bir kere daha bilmediğimiz hayatlar hakkında önyargılı fikirlere sahip olmamam gerektiğini hatırlattı bu kitap bana. İnsanlar bizden farklı şartlar altında farklı hayatlar yaşıyorlar. Meslekleri, yaşadıkları hayat ne olursa olsun başka birine zarar vermedikleri müddetçe yargılanmamalılar bunu bir defa daha anlamış oldum. Kitabın son cümlesinde de dediği gibi "Günahın savunucusu değilim, ama duasını duyduğum her yerde, soylu acının yankısı olacağım." Kitap dil açısından da çok sadeydi, sürükleyiciliği yüksekti. Bazı yerlerde tamam artık hadi ne olacaksa olsun dediğiniz zamanlar oluyordu ama genel olarak insanı bunaltmıyordu. Aşk romanı olarak iyi, genel roman olarak ortalama bir kitaptı bence. (Hikayenin gerçek olduğu söyleniyor doğruluğu tartışılır) (Seher)

Kamelyalı Kadın PDF indirme linki var mı?

Alexandre Dumas (oğul) - Kamelyalı Kadın kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kamelyalı Kadın PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Alexandre Dumas (oğul) Kimdir?

Ünlü Fransız yazar Alexandre Dumas’nın gayrimeşru oğlu olarak Paris’te doğdu. Annesi Marie-Catherine Labay isimli bir kadın terzisiydi. 1831 yılında babası onu resmi olarak oğlu tanıdı ve iyi bir eğitim görmesini sağladı. Institution Goubaux ve Collège Bourbon’da eğitim gördü. Gayrimeşru oluşunun yanı sıra koyu esmer olan teni yüzünden de zorluk çekti. Özellikle okul yıllarında rengi nedeniyle arkadaşlarının şakalarına ve küçümsemelerine maruz kaldı. Renginin nedeni babasının atalarının soyundaki Haitili bir kadındı. Okulu yazma aşkı yüzünden terk etti ve yazmaya başladı. Kendini yazmaya verdi, bu nedenle de maddi sıkıntılar yaşamaya başladı. 21 yaşına geldiğinde büyük bir borcu vardı. 1844 yılında eşinden ayrılan babasıyla yaşamak için Saint-Germain-en-Laye’ye taşındı. Burada zengin erkeklerle beraberlikler yaşayan Marie Duplessis ile tanıştı. Bu kadın, oğul Dumas'ın başyapıtı olacak “Kamelyalı Kadın” (“La dame aux camélias”) isimli romana ilham kaynağı oldu. Bu ünlü yapıtını daha sonra oyun haline getirdi. İngilizce’ye “Camile” ismiyle adapte edilen yapıt, Verdi’nin 1853 tarihli La Traviata isimli operasına da kaynaklık etti. Oğul Dumas yazım hayatına şiir ve romanla başlasa da daha çok piyes yazmaya ilgi duymuştur.

Kamelyalı Kadın ilk zamanlarda pek bir ilgi toplayamamıştı. Birçok tiyatro tarafından reddedildi. Sonunda Théâtre du Vaudeville tarafından kabul edilip sahnelendi. Roman olarak Kamelyalı Kadın ünlendi ve yazarın ününün yayılmasını sağladı. Oğul Dumas kazandığı para ile borçlarının bir kısmını kapattı ve annesine maddi yardımda bulundu. 1852 yılına kadar yaklaşık on iki roman daha yazdı, daha sonra kendini didaktik oyunlar yazmaya adadı. Bu oyunlarda özellikle ahlâki bozukluklara değinmekteydi. Ayrıca kendi yaşamındaki birçok olay ve beraberlik bu oyunlarına yansımıştır.

Evli bir kadın olan Nadeja Naryschkine ile gizli bir ilişki yaşamıştır. Bu ilişkisinden 1860 yılında bir kız çocuğu dünyaya geldi. Çocuğun doğumundan dört yıl sonra, 1864’te evlendiler. 1867 yılında ise yarı otobiyografik bir roman olan ve daha sonraları en önemli eserlerinden biri sayılacak, L’affaire Clemenceau’yu kaleme aldı. 1874’te Académie française’e kabul edildi. 1894 yılında da Légion d'Honneur ile ödüllendirildi. Bu arada 1885 tarihli Denis ve 1887 tarihli Francillon ile ününü arttırdı. Karısının ölümünden sonra sekiz yıllık metresi Henriette Régnier ile evlendi.

Oğul Alexandre Dumas, Marly-leRoi’de, 27 Kasım 1895’te öldü. Paris’teki Cimetière de Montmartre’e gömüldü.

Alexandre Dumas (oğul) Kitapları - Eserleri

  • Kamelyalı Kadın
  • Kibar Yosmalar
  • Kamelyalı Kadın

Alexandre Dumas (oğul) Alıntıları - Sözleri

  • Ah! Şu bağnaz tutkularından biri zarar görmeye dursun, insan nasıl da küçülür ve alçalır. (Kamelyalı Kadın)
  • ” İçten sevgileri, şüpheli sevgilere feda mı ediyorsunuz hep? “ (Kamelyalı Kadın)
  • Herkes onu terk ediyor. (Kamelyalı Kadın)
  • İnsan her kadına saygı duymalı. (Kamelyalı Kadın)
  • Kadınlar sevmedikleri insana karşı acımasızdır. (Kamelyalı Kadın)
  • Azizim , haftada bir defa nükte yapma hakkınız var , sıranız dündü , şimdi susun . (Kibar Yosmalar)
  • Tutkular insanı duygulara karşı güçlü kılıyor. (Kamelyalı Kadın)
  • Aklı başında bir kadın, hiçbir zaman, kimseye borçlu olmaz. (Kibar Yosmalar)
  • Hem sonra, ölmeye bu kadar yakınken kendini öldürmek neye yarar? (Kamelyalı Kadın)
  • İnsanın sevdiği bir ses tarafından teskin edilmesi ne hoştur! (Kamelyalı Kadın)
  • Mademki bu kadına ismimi veriyorum , mazisi de bana aittir . Şu mektupları bir okuyalım ... (Kibar Yosmalar)
  • Mutlu olduğunu bilmeyen ne kadar mutlu insan var ! (Kamelyalı Kadın)
  • namuslu kimseler arasında öyle bağlar vardır ki , onları , tanışmadan önce dahi , birbirlerine bağlar , tanıştıkları zaman da kolayca arkadaşlık haline geliverir. (Kibar Yosmalar)
  • Kalp, istediği şeye erişmek için ne yollardan geçiyor, kendine ne gerekçeler buluyor! (Kamelyalı Kadın)
  • …etrafıma bakındım, diğerlerinin yaşamının benim kederime aldırmaksızın devam ettiğini görmek şaşırtıcıydı. (Kamelyalı Kadın)
  • İnsanın bilmediği bir acıyı yatıştırması hep güçtür. (Kamelyalı Kadın)
  • Mutlu olduklarını bilmeyen, ne kadar da çok insan var aslında. (Kamelyalı Kadın)
  • Aşk tepeden inmedir, yargılamaya gelmez. Ya hemen olur, yahut ta hiç olmaz. (Kibar Yosmalar)
  • Aklı başında bir kadın, hiçbir zaman, kimseye borçlu olmaz. (Kibar Yosmalar)
  • Sabırsızlıkla beklenen mektuplar insan evde yokken gelir her zaman. (Kamelyalı Kadın)

Yorum Yaz