Tüneldeki Çocuk - Mahkeme Kapısı - Sait Faik Abasıyanık Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Tüneldeki Çocuk - Mahkeme Kapısı kimin eseri? Tüneldeki Çocuk - Mahkeme Kapısı kitabının yazarı kimdir? Tüneldeki Çocuk - Mahkeme Kapısı konusu ve anafikri nedir? Tüneldeki Çocuk - Mahkeme Kapısı kitabı ne anlatıyor? Tüneldeki Çocuk - Mahkeme Kapısı kitabının yazarı Sait Faik Abasıyanık kimdir? İşte Tüneldeki Çocuk - Mahkeme Kapısı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...
Kitap Künyesi
Yazar: Sait Faik Abasıyanık
Yayın Evi: Bilgi Yayınları
İSBN:
Sayfa Sayısı: 196
Tüneldeki Çocuk - Mahkeme Kapısı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Tüneldeki Çocuk - Mahkeme Kapısı Alıntıları - Sözleri
- "...Dünyadan, geçimden, insandan söz açmıştık. Başka şeyler düşünülmeyen günlerde yaşıyoruz. Aşktan söz açsak hemen ayıp oluyor. Çiçeklerden söz açılsa olmuyor, tutmuyor..."
- Sekreterle dünyadan, geçimden, insandan söz açmıştık. Başka şeyler düşünülmeyen günlerde yaşıyoruz. Aşktan söz açsak hemen ayıp oluyor. Çiçeklerden söz açılsa olmuyor, tutmuyor.
- İnsanlara bakıyordum. Her mevsimde birbirlerini sevmek için yaratılmış bu bazen meyus, bazen şen, bazen gürültücü, bazen melankolik geçip giden kalabalıktan hiçbirisinin kendi gibi sakalları büyüyen, kendi gibi gülen ve ağlayan, kendi gibi hislenen ve sevişen bir mahluku öldüremeyeceğini, bu mahkeme salonunda gördüğümün, nesli tükenmiş bir insan numunesi olduğunu düşünüyor; hiç kimseye, ama hiç kimseye, kendisinin her hususta eşi bir mahluku öldürmeyi isnat edemiyorum. Bu Köprü'den, denizleri ve vapurları, uzak camileri, bahar güneşi altında parlayan binaları insan denilen mahluka seyrettirmemeyi ancak bir tek şey yapabilir. Mevhum birisi: Azrail.
- "-Birbirimizi tanıyıp da ne olacak? -Aramızdaki ihtilaf kalkacak desem kalkmayacak. Fakat herkes saadetini bulacak. Burada ekmeğini bulduğu gibi demek isterdim..."
- Atlar doğuyor, sütçü beygiri oluyor. Eşek, adam taşıyor, kum, harç, küfe taşıyor da sahibini adam ediyor. Sinek doğuyor, bakkala yanaşıyor. Hamamböcekleri hamamları, arılar şehir bahçelerini, serçeler at pisliklerini, kumrular merhametli evleri, merhametli insanları buluyor." Ama o insanoğlu, ona ne iş var ne de güç.
- Şu insanlara hiçbir şey çok değildir.
- Muhakkak Kasımpaşa’da oturuyordur. Ses o ses! O, bıçkın, aksanı bahçenin içini dolduran bu külhanbey sesi, Kasımpaşa’dan gelir.
- Bahar geldi, gördün mü? Ben gördüm. Bir Çingene kızının göğsündeydi.
- Belki her şey hakikattir. Belki her kavgada bir hak, bir haklı ve bir haksız vardır. Fakat her aşkta ne hak, ne haklı, ne haksız, hatta ne de bir hakikat vardır. Onda yalnız bütün bunların yokluğunda varolan bir şey, güzellik vardır.
- Sen bana sokul, yaslan. Ben çaresiz, şimşeklerin ışığında senin bakır çalığı gözlerini göreyim ve kaybedeyim. İnsanların birbirini yediği şu büyük kavga dünyasında iki insanın değil, binlerce insanın, dinden, ideolojiden, her şeyden uzak, fakat her şeye rağmen seviştiğini görmeseler bile bilsinler.
- İşte hiç bilemeyeceğimiz insanoğullarından biri. Adam yerine almadıklarımızdan biri. Aramız da harikulade kızlarıyla, şarkılarıyla, bembeyaz dişleri, şakrak halleriyle yaşayan bunlara biz, kim bilir ne kadar kötü insanlar geliyoruz ki, senelerdir içimize girmiyorlar.
- Hani öyle bir laf vardır. Seninle de sensiz de yapamıyorum gibi. Ben seninle de sensiz de yapıyorum.
- Aç ve tok her şeydedir. Hem maddemizde, hem ruhumuzda! ikisinin de ekmeğe ihtiyacı vardır.
- Seni ne kadar sevdiğimi yalnız gözlerimle anlatmak, yalnız yüzümün ortasına düşmüş ince bir saadet çizgisi ile her şeyi ifade etmek isterdim.
- Çocukluk güzel şey. Çocukluk arzuların, hayallerin, ümitlerin, fantazilerin, olmaz güzelliklerin memleketinde yaşar.
Tüneldeki Çocuk - Mahkeme Kapısı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sait Faik her zaman keyifle okuduğum bir yazar olmuştur (Kalemindeki dinginlik bana çok iyi gelir). Bu kitabında da birbirinden güzel hikayeleri yer almakta. Herkese tavsiye ederim. (Hazel ️)
İlk kitabımız Tüneldeki Çocuk: Hey durun Spoiler! Evet bu kitabımızda farklı hikayeler görüyoruz. Her telden var, Ketenhelvacı ve Bir Kütüphanenin Hikayesi iyiydi. Bir de Mektuplar kısmı var ki girişinde gördüğüm cümle güzeldi, okuduktan sonra daha bi beğendim. "Sevgilim, bu mektubu sana yazacağıma iş bakanına yazmalıydım." Karar sizin. Diğer kitabımız Mahkeme Kapısı ise muhteşemdi. Böyle hem polisiye tadı vardı hem de tamamı güzel kurgulanmış dönemin olaylarına yakışacak tat da yapılmıştı. Genel hatlarıyla çok güzel bir eserdi. Bu seri ben yavaşlamadan çok çabuk bitecek belli oldu. O yüzden yavaşlama kararı aldım günde tek kitaba düşüreceğim. Cümleten iyi akşamlar.. (Sadık Kocak)
Kısa hikayelerden oluşan bir kitap. Mahkeme Kapısı bölümünde dönemin mahkemeleri ve davaları ile bilgi edinilebilir.Dili Osmanlıca kelimeler nedeniyle zorlu gelebilir.Keyifli okumalar dilerim. (DEMET KURT)
Kitabın Yazarı Sait Faik Abasıyanık Kimdir?
Sait Faik Abasıyanık ya da Sait Faik (18 Kasım, 22 Kasım ya da 23 Kasım 1906 -11 Mayıs 1954), Türk öykü, roman ve şiir yazarıdır. Türk hikâyeciliğinin önde gelen yazarlarından sayılan Abasıyanık, çağdaş hikâyeciliğe yaptığı katkılarla Türk edebiyatında bir dönüm noktası sayılır. Modern Türk hikâyeciliğinin öncülerinden olan Sait Faik, getirdiği yeniliklerle "kökü kendisinde olan" bir yazar olarak kabul edilir.
Klasik öykü tekniğini yıkarak doğayı ve insanları basit, samimi, hem iyi hem kötü taraflarıyla oldukları gibi fakat şiirsel ve usta bir dille anlatmıştır. Bunu yaparken diğer çoğu Cumhuriyet sonrası sanatçısı gibi Batı'daki gelişmelere bağlı kalmamış, hiçbir edebî anlayışın etkisinde hareket etmemiş ve belli bir tarzın takipçisi olmamıştır. Toplumun problemlerine değil bireyin toplum içindeki sorunlarına yönelen yazar, öykülerinde çoğunlukla kendisinden yola çıkıp bireyler hakkında yazarak insan gerçeğini anlamaya çalışır. Çoğunlukla şehirli alt sınıfın hayatını yazan Abasıyanık, balıkçı, işsiz, kıraathane sahibi gibi karakterleri anlatır. İnsanların yaşama biçimlerini, isteklerini, tasalarını, korkularını ve sevinçlerini irdeleyerek, toplum meselelerinden çok "insanı ele alan sanatçılar" sınıfında yer alır.
1930'larda başladığı yazı hayatı boyunca "sorumlu avare", "gözlemci balıkçı", "çakırkeyf sirozlu", "küfürbaz şair", "müflis tacir", "züğürt yazar", "hamdolsun diyemeyen rantiye", "anadan doğma çevreci" gibi sıfatlarla anılan Abasıyanık'ın tüm yazdıkları bir şair duyarlılığı içermektedir. Hikâye, roman, şiir yazan, çeviriler ve röportajlar yapan sanatçı bütün bu türleri kendine özgü tarzı ile kaynaştırmıştır. Yazarın, anlık heyecanlarını yansıtan izlenimci ve fovist ressamların üslubunu anımsatan bir tarzı olduğu söylenmiştir. Kendi özgün dilini oluştururken André Gide, Comte de Lautréamont, Jean Genet gibi isimlerden etkilenen Abasıyanık, kendisinden sonra gelen Ferit Edgü, Adalet Ağaoğlu, Demir Özlü gibi pek çok yazara da öncülük etmiştir. Ölümünün ardından Burgaz Adası'ndaki evi müzeye dönüştürülen yazar adına her sene öykü ödülü de verilmektedir.
Sait Faik Abasıyanık Kitapları - Eserleri
- Mahalle Kahvesi
- Semaver
- Şahmerdan
- Havuz Başı
- Lüzumsuz Adam
- Seçme Hikayeler
- Havada Bulut
- Sarnıç
- Kayıp Aranıyor
- Alemdağ'da Var Bir Yılan
- Son Kuşlar
- Büyüyen Eller
- Hikâyecinin Kaderi
- Mahkeme Kapısı
- Karganı Bağışla
- Şimdi Sevişme Vakti
- Kumpanya
- Sevgiliye Mektup
- Medarı Maişet Motoru
- Bir Sonbahar Akşamı
- Semaver Sarnıç
- Yaşamak Hırsı
- Balıkçının Ölümü / Yaşasın Edebiyat
- İstanbul Öyküleri Antolojisi
- Tüneldeki Çocuk
- Sait Faik'ten Çocuklara Hikayeler
- Havuz Başı - Son Kuşlar
- Alemdağda Var Bir Yılan / Az Şekerli
- Az Şekerli
- Açık Hava Oteli
- Bitmemiş Senfoni Ve Sait Faik Kaynakçası
- Tüneldeki Çocuk - Mahkeme Kapısı
- Müthiş Bir Tren
- Mahalle Kahvesi - Havada Bulut
- Kumpanya - Kayıp Aranıyor
- Bütün Eserleri
- Toplu Öyküler 1
- Öyle Bir Hikâye
- Stelyanos Hrisopulos Gemisi
Sait Faik Abasıyanık Alıntıları - Sözleri
- Gelmeyeceğini çok iyi biliyorum. Onu beklemek , bilhassa güzel… (Az Şekerli)
- “Kafa dediğin eskir, ihtiyarlar, ölür bile insan ölmeden, dedi. Sonra kalbini gösterdi: — Eskimeyen, eksilmeyen şey buradadır.” Alıntı: Sait Faik Abasıyanık. “Alemdağ'da Var Bir Yılan”. Apple Books. (Alemdağ'da Var Bir Yılan)
- Dünyada her şeyle alay edilir , şaka yapılır ama şiirle asla ! (Az Şekerli)
- Sevgilim sen, sen de mi şu havayı kokluyorsun? (Mahalle Kahvesi - Havada Bulut)
- Gülmek, dünyanın en güzel şeyidir. (Bitmemiş Senfoni Ve Sait Faik Kaynakçası)
- Zaten dünya kan ağlıyor, birde biz ağlatmayalım. (Kumpanya)
- Atatürk'ü Niçin Severiz? Atatürk'ü, 'niçin severiz' diye düşünmeden sevmeliyiz... (Açık Hava Oteli)
- Ben bir acayip oldum. Gözüm kimseyi görmüyor, kimsenin kapımı çalmasını istemiyorum... (Lüzumsuz Adam)
- O sevilmek için yaratılmışların en mükemmeliydi. (Kumpanya)
- Yalnızlık dünyayı doldurmuş.Sevmek,bir insanı sevmekle başlar her şey.Burda her şey bir insanı sevmekle bitiyor. (Alemdağ'da Var Bir Yılan)
- Keyfim kaçmış, üzgün, ağlamaklı gibiydim. Canım bir taraftan acı bir türkü söylemek çekiyordu. (Sait Faik'ten Çocuklara Hikayeler)
- ' Mühim ' diyoruz ama, bu kendi kendimize verdiğimiz bir peşin hükümden başka bir şey değildir. (Medarı Maişet Motoru)
- "Bırakın beni ey hakikatler! Yürümek istiyorum." Cennetlerin olduğu yere doğru." (Bütün Eserleri)
- "Uzun bir yoldan sonra denizi görmek gibisin..." (Bir Sonbahar Akşamı)
- "İnsanın içinden bir başka insanın kalkıp yürüdüğü görülür." (Mahalle Kahvesi)
- Aklıma sanki bir yerde bir şey unutmuşum, birisine bir söz vermişim, hani bir ismi unuturuz da ararız bulmadan rahat edemeyiz. Öyle bir hal oldum. Evet bu unutulmuş bir isim değildi, ama bunun ne olduğu hakkında da kafamda hiçbir fikir yoktu. (Müthiş Bir Tren)
- Anası: -Ali be, günah be yavrum, dedi. Günah yavrucuğum, yapma! Ali: -Allah affeder ana, dedi. Sonra saf, masum sordu: -Allah hiç gülmez mi? (Öyle Bir Hikâye)
- Kimse kimsenin aslını, kafatası içinin meselesini anlamak için uğraşmıyordu. (Kayıp Aranıyor)
- - Nasıl bir dünya arzuluyorsunuz? - Nasıl bir dünya mı? Haksızlıkların olmadığı bir dünya... İnsanlarının hepsinin mesut olduğu, hiç olmazsa iş bulduğu, doyduğu bir dünya... Sokaklarda sefillerin bulunmadığı bir dünya... Kafanın, kolun çalışabildiği zaman insanın muhakkak doyabildiği, eğlenebildiği bir dünya... İçinde iyi şeyler söylemeye, doğru şeyler söylemeye salahiyetle kıvranan bir adamın, korkmadan ve yanlış tefsir edilmeden bu bir şeyleri söyleyebildiği bir dünya... (Havada Bulut)
- Dünyada hiçbir şeyden, zalimlikten iğrendiğim kadar iğrenmem. İnsanoğlunun en büyük savaşı zalimliğe karşı açılmalı. (Kayıp Aranıyor)
Editör: Nasrettin Güneş