TÜVTÜRK

Yaş On Yedi - İpek Ongun Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Yaş On Yedi kimin eseri? Yaş On Yedi kitabının yazarı kimdir? Yaş On Yedi konusu ve anafikri nedir? Yaş On Yedi kitabı ne anlatıyor? Yaş On Yedi PDF indirme linki var mı? Yaş On Yedi kitabının yazarı İpek Ongun kimdir? İşte Yaş On Yedi kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

  • 14.03.2022 16:00
Yaş On Yedi - İpek Ongun Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap Künyesi

Yazar: İpek Ongun

Yayın Evi: Artemis Yayınları

İSBN: 9786054560943

Sayfa Sayısı: 235

Yaş On Yedi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Yaş On Yedi pembe ve bomboş romantik hayalleri değil, orta sınıftan gelen gençliğin gerçek durumunu ele alıyor. Bu kitabın hem aile hem de okul yaşamındaki sorunları gerçeklikle, ama umutsuzluğa kapılmadan, sağlıklı bir yaklaşımla veren, aslında ağırbaşlı olmakla birlikte gülmece öğelerini de önemseyen, gerek edebi, gerek eğitici değeri yüksek, tüm gençlerin ilgisini uyandırabilecek bir roman olduğuna inanıyorum."

Prof. Mîna Urgan

 

Yaş On Yedi Alıntıları - Sözleri

  • "..Sevdiğiniz insanı, küs uyutmayın.."
  • Gençlik yaşamın en güzel dönemidir diyeni bir bulsam bütün hıncımı ondan alacağım
  • Sevdiğiniz insanı, küs uyutmayın
  • Sevdiğiniz insanı, küs uyutmayın
  • Sıcak çay her derde devadır.
  • Uzaktan her şeyin görünüşü başkadır.
  • Belirgin nitelikleri olmayan insanlar için, düşünüp düşünüp de bir şey bulamayınca, iyi insandır, deyip çıkıyoruz galiba.
  • Belirgin nitelikleri olmayan insanlar için, düşünüp düşünüp de bir şey bulamayınca, iyi insandır, deyip çıkıyoruz galiba.
  • Gençlik yaşamın en güzel dönemidir diyeni bir bulsam bütün hıncımı ondan alacağım
  • Ama ne yazık ki, insan gerçekleri kendi deneyimleriyle öğreniyor, başkası ne söylese boş oluyor.
  • "Bence en önemlisi sorunlarımızla yaşamayı öğrendik. Çözülebilen çözüldü, çözülemeyenle de yaşamasını öğrendik."
  • Ya deliler arasında kaldık ya da ben deliriyorum.
  • "Allah'ım, bana değiştiremeyeceğim olaylara katlanabilmem için sabır, değiştirebileceklerimi değiştirmek için güç ver. Ve daha da önemlisi, bu ikisinin arasındaki farkı ayırt edebilecek sağduyuyu ver."

Yaş On Yedi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Gençlerin hayatlarını ve düşünce dünyalarını en güzel biçimiyle ele alan bir kitap. Dünya’nın sadece tozpembe hayatlara sahiplik yapmadığını, kişinin yaşı kaç olursa olsun, belirli hatta asla katlanamayacağımızı düşündüğümüz olayları da içinde barındırdığını yazarımız kaleme alıyor. Kısaca ve spoiler olmadan konusundan bahsetmek gerekirse; Ana kahramanımız Bahar’ın daha gençlik çağındayken annesinin ölümüyle sarsıldığı zamanı ve tam aile içi dayanışmanın vakti gelmişken, bireylerin birbirinden daha da uzaklaştığında genç kızın hissettiklerini ve yaşadıklarını okuyoruz. Çok sıcak ve tatlı bir hikaye olduğunu düşünüp siz değerli okurlara da tavsiye ediyorum :) (Zeynep Genç)

Canım Bahar!: 14 yașında okuduğum, etkilendiğim yerinin bende çok bașka olduğu bir kitap. Gençlik serilerinin en çok okunanlarından olan İpek Ongun kitapları. Elden bırakamayarak sırayla diğer kitaplarını da okutan başarılı eser.. Kitapları tanıyıp sevdiğimiz dönemlerin sürükleyici eseri. Bu kitaba herkes ergen kitabı diyecektir. Ama hayır bu kitap gençliğin sadece pespembe hayaller değil, pembenin koyu rengiyle tanıştırıyor bizleri. Bu kitap gençliğin görülen yüzünün arka tarafını gösteriyor. Okuyun, okutturun çünkü insanların "gençlik" denilince akıllarına gelen şeylerden arınması lazım. (Sevda Altın)

Merhabalar :) İlk defa bir kitap karakterinde kendimi buldum! Bu kitabı liseye başlamadan önce kuzenimden alıp okumuştum. Aradan 4 yıl geçti. Ve geçen gün sahafta kitapları incelerken karşıma bu kitabın 3. baskısı çıktı. Dayanamadım ve hemen aldım. Fiyatı da çok uygundu. Kitabın eski sahibi 1992 de kitabı almış sanırım. Çünkü ilk sayfasında bu tarih vardı. Eski sahibini gerçekten çok merak ediyorum :) Gelelim kitabın konusuna. Küçük bir spoi vereceğim o yüzden kitabı okumak isteyenlerin heveslerini kaçırmak istemem :D Kitapta Bahar adında bir kızın hayatını anlatıyor. Okul arkadaşları, çevresi ailesi... İncelememin başında da dediğim gibi, ilk defa bir kitapta kendimi buldum. Baharın hayatını, karakterini okurken sanki kendimi gördüm. Beni tanıyanlar bilir kedileri çok sevdiğimi. 18 olmama birkaç ay kaldı. Ve iyi ki tekrar okumuşum diyorum bu kitabı. İlk okuduğumda çok üzerinde durmamıştım ama şimdi okuduğumda baya etkilendim. Bunun sebebi de yaşımdan dolayı. Karakterler lise son öğrencisi. Liseden mezun oluyorlar. Tam da benim yaşadığım durum! Karakterlerin hepsinin ayrı bir tarzı var. Eşref ile Volkanın çılgınlıkları, Mine'nin entel halleri (Mine'nin o hallerine bayılıyorum yaa :D ), Sevgi'nin sert halleri, Keriman'ın leyla davranışları, Deryanın popüler halleri vee Serdar'ın ince düşünceleri... Ne güzel bir arkadaş grubu! :) Lise bence en güzel yıllar. Benim de çok arkadaşım oldu. Acısıyla tatlısıyla bende mezun oluyorum. Ve geriye bu yılları hatırlamak kalıcak. Her birimiz bir yere dağılacağız. Kitabın bir bölümünde Baharın kedisi Balbadem kayboluyor. Bahar günlerce kendine gelemiyor. Benim de kedim (Minnoş) kaybolmuştu. O gün okula gitmedim onu her yerde aramıştım. Ertesi gün okula gittiğimde bütün sınıf arkadaşlarım ve öğretmenlerim "kedini buldun mu?" diye soru yağmuruna tutmuştu beni. (nereden öğrendilerse artık :) ) Kitapta Mine sürekli dışlanıyor. Aslında tam olarak dışlanma değil ama aralarında sürekli kitaplarla gezen, felsefe yapan o olduğu için diğerleri entel diyerekten takılıyorlar. Ciddiye almıyorlar Mine'nin felsefik konuşmalarını :) Mine'nin durumunu çok iyi anlıyorum çünkü bende arkadaşlarım arasında öyleyim. Nerede bir Kafka, kahve yada kitap konusu olsa beni gösteriyorlar (sanırım kitap, kahve, Kafka sevdiğim için bende entel oluyorum :D) Bu anımı anlatmadan geçemeyeceğim :) Sabah ilk ders beden dersi için halısahanın kenarına dizilmiştik. Benim elimde kırmızı renkli bardak termosum ve kitabım var. (çantamda döküldüğü için elimde tutuyorum bardağı.) Hoca beni gördü  aramızdaki konuşma: Hoca= "Betül haksızlık yapıyorsun biz de kahve istiyoruz ama" Ben= "Hocam bardağınızı getirin doldurayım size de" Hoca= "ama biz de o bardaktan içmek istiyoruz" Arkadan samimi olmadığım sınıf arkadaşım atlıyor= "Hocam o kitap falan okuyor sürekli kahve içiyor, o elit takılıyor" Hoca ile beraber burada gülüşmeler oluyor tabi. Daha sonra hoca ile kahve türlerinden sohbet buluyorum kendimi :D Diğer hocam da (Daniyal hocam, çok severim kendisini) beni her gördüğünde kahveci diye takılıyor. Okulda adım kahveci oldu :D (ama ben memnunum tabii :)) Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim :) (Betül Bitiren)

Yaş On Yedi PDF indirme linki var mı?

İpek Ongun - Yaş On Yedi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yaş On Yedi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı İpek Ongun Kimdir?

1961 Yılında Arnavutköy Amerikan Kız Koleji Edebiyat Bölümünden mezun olan İpek Ongun, yazı yaşamına 1980 de yayınlanan "Mektup Arkadaşları"yla başladı.

Onu Kamp Arkadaşları ve Afacanlar Çetesi adlı çocuk kitapları izledi.

Bunları izleyen Yaş On Yedi ve Bir Genç Kızın Gizli Defteri başlıklı yapıtlarıysa gençlik için yazılmış romanlardır.

Gençlik romanlarından sonra, gençlere yaşama kültürü ve kişisel gelişim gibi konularda yardımcı olmasını amaçladığı bir üçlü yazdı. Adları, Bir Pırıltıdır Yaşamak, Bu Hayat Sizin ve Lütfen Beni Anla olan bu kitapların ilki 1991 yılında TÜYAP'ta "Altın Kitaplar Ödülü"nü aldı. Ayrıca gençler için yaptığı bu çalışmalar nedeniyle kendisine Rotary Kulübü tarafından "1995-96 Meslek Hizmetleri Ödülü" verildi.

1998 yılında da Oriflame Firmasının 250.000 kişilik bir halk jürisine yaptırdığı anket sonucu "Yılın En Başarılı Kadın Yazarı" seçildi.

Bu çalışmalardan sonra tekrar romana dönen Ongun, Bir Genç Kızın Gizli Defteri'nin devamı olan Arkadaşlar Arasında, Kendi Ayakları Üstünde, Adım Adım Hayata, İşte Hayat, Şimdi Düğün Zamanı ve Hayat Devam Ediyor'u yazdı.

Sabah Gazetesindeki yazılarını "Yarım Elma Gönül Alma" ve "Sabah Pırıltıları" adlı iki kitapta topladı. 2005 yılında "Şu Çılgın Dünyada Duyarlı Davranışlar" adlı kitabı yayınladı.

Evli ve iki kız annesi olan İpek Ongun, yazı yaşamını çok sevdiği Mersin'de sürdürmektedir.

İpek Ongun Kitapları - Eserleri

  • Bir Genç Kızın Gizli Defteri
  • Arkadaşlar Arasında
  • Yaş On Yedi
  • Kendi Ayakları Üstünde
  • Adım Adım Hayata
  • İşte Hayat
  • Şimdi Düğün Zamanı
  • Hayat Devam Ediyor
  • Günler Akıp Giderken
  • Bir Pırıltıdır Yaşamak
  • Ya Sen Olmasaydın
  • Taşlar Yerine Otururken
  • Mektup Arkadaşları
  • Kamp Arkadaşları
  • Yıllar Sonra
  • Bu Hayat Sizin
  • Yoksa Hayat Gençken Daha Mı Zor?
  • Afacanlar Çetesi
  • Nerde Kalmıştık
  • Lütfen Beni Anla - Anne ve Babama Sevgilerimle
  • Yarım Elma Gönül Alma
  • Sabah Pırıltıları
  • Şu Çılgın Tempoda Duyarlı Davranışlar
  • Anlat Anneanne
  • Duyarlı Davranışlar
  • Bu Hayat Sizin
  • Yeni Bir Aşk
  • Zoru Başaranlar
  • Okumak İstemeyen Otti

İpek Ongun Alıntıları - Sözleri

  • İnsanın yüzünü bilmek,o insanı tanımak demek değildir. (Kamp Arkadaşları)
  • Durup durup beni ciddiye almayanlara bir öfkeleniyorum ki... Ne işe yarayacaksa... (Taşlar Yerine Otururken)
  • Bir konu​ hakkında konuşmak yetmez, onu hayata geçirmek gerek. (Duyarlı Davranışlar)
  • Teşekkür etmesini bilmek de bir sanattır. (Arkadaşlar Arasında)
  • Bir de..Pek çok şey unutuluyor da, özellikle düşünmeden edilmiş bazı sözcükler hiç unutulmuyor... (Hayat Devam Ediyor)
  • Bazıları el ele verir, tüm güçlükleri birlikte aşarlar ve bu sevgi öyle büyür, onları birbirine öylesine bağlar ki, bir ömür boyu aşık kalırlar. Bazıları da bu yükü taşıyamaz ve birbirlerini tüketirler. (Günler Akıp Giderken)
  • ''Hani derler ya, karanlığın en yoğun olduğu zaman, aydınlığa en yakın olandır, diye. ''Evet, bir Mustafa Kemal çıktı ortaya; bu şartları, bu yenilgiyi kabul etmiyorum, dedi. ''Ve o savaştan yenik çıkmış, perişan, yorgun, fakir halkı, ya istiklal, ya ölüm parolasıyla ayağa kaldırdı. (Ya Sen Olmasaydın)
  • " Anı defterlerini, hayatı bir kez daha yaşamak, olarak görürüm. Çünkü bir olayı yaşarken her ayrıntının farkına varamıyoruz. Bazen heyecandan, bazen telaştan... Ama, oturup yazarken, her ayrıntı gözümüzün önünde beliriyor, cümleleri daha net duyuyoruz sanki. Ve olayı doyasıya yaşıyoruz. " (Yıllar Sonra)
  • İnsanlara kendimi zorla sevdiremeyeceğimi öğrendim. Yapabilecek tek şey sevebilecek biri olmak. Gerisi onlara kalmış... İnsanları ne kadar düşünürsen düşün, Onların seni o kadar düşünmediklerini öğrendim. Önemli olanın hayatındaki eşyalar değil, Hayattaki kişilerin olduğunu öğrendim. Kendimi karşılaştırmak için başkalarının en iyi yaptıklarını değil, Kendimin en iyi yaptıklarını ölçüt almam gerektiğini öğrendim. İnsanlar için olayların değil, Onların daha önemli olduklarını öğrendim. Ne kadar ince kesersen kes, Kestiğinin her zaman iki yüzü olacağını öğrendim. Sevdiğin kişilere sevgi dolu sözler söylemen gerektiğini, Belki bu defa onları son görüşün olabileceğini öğrendim. Her ne kadar onu çok düşünsen de, Yine de gidebileceğini öğrendim. (Sabah Pırıltıları)
  • Yardım etmeyi bildiğiniz gibi,yardım kabul etmeyi de öğrenmelisiniz. (Mektup Arkadaşları)
  • Sevinçleriniz dalgalar gibi coşkulu üzüntüleriniz köpükler kadar geçici olsun... (Lütfen Beni Anla - Anne ve Babama Sevgilerimle)
  • ''Neyi hevesle beklesem mutlaka bir terslik olur.'' (Bir Genç Kızın Gizli Defteri)
  • Farkına varmak, başlangıç noktasıdır. (Bu Hayat Sizin)
  • “Ülkem benim için ne yapabilir diye düşünme; ben ülkem için ne yapabilirim diye düşün.” John F. Kennedy (Bu Hayat Sizin)
  • Başkalarına yardım etmek, iyilik yapmak kadar insanı iyileştiren bir eylem olamaz. Mutlu olmak istiyorsan birine yardım et, bir iyilik yap. (Anlat Anneanne)
  • "Allah'ım, bana değiştiremeyeceğim olaylara katlanabilmem için sabır, değiştirebileceklerimi değiştirmek için güç ver. Ve daha da önemlisi, bu ikisinin arasındaki farkı ayırt edebilecek sağduyuyu ver." (Yaş On Yedi)
  • Emerson ise, “Yaptıkların öyle yüksek sesle konuşur ki, söylediklerini duymam bile…”der. (Şu Çılgın Tempoda Duyarlı Davranışlar)
  • Beni rahat bıraksınlar, başka bir şey istemiyorum!" (Bir Genç Kızın Gizli Defteri)
  • "Acele karar vermeyin! "Hayatın küçük bir parçasına bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. "Karar, aklın durması halidir. "Karar verdiniz mi akıl düşünmeyi, dolayısıyla gelişmeyi durdurur. "Oysa, bir yol biterken yenisi açılır. "Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta durduğunu görürsünüz." (Günler Akıp Giderken)
  • Ve unutmayın: Yaşayamadıklarımız da bizlere bir şeyler katabilir! (Bu Hayat Sizin)

Yorum Yaz