Kont Belisarios - Robert Graves Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kont Belisarios kimin eseri? Kont Belisarios kitabının yazarı kimdir? Kont Belisarios konusu ve anafikri nedir? Kont Belisarios kitabı ne anlatıyor? Kont Belisarios PDF indirme linki var mı? Kont Belisarios kitabının yazarı Robert Graves kimdir? İşte Kont Belisarios kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Robert Graves

Çevirmen: Deniz Betil

Editör: Damla Göl

Orijinal Adı: Count Belisarius

Yayın Evi: İş Bankası Kültür Yayınları

İSBN: 9786254055973

Sayfa Sayısı: 528

Kont Belisarios Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Altıncı yüzyıl, Roma İmparatorluğu için pek de huzurlu bir zaman değildir. Batı Roma çökmüştür, Doğu Roma ise Vandalların, Gotların ve Perslerin tehdidi altındadır. Bu istilacılar, tek bir kişiden çekinir: Bizans İmparatoru İustinianos’un büyük generali Belisarios. İyi bir süvari, mahir bir okçu ve kılıç ustası olan Belisarios, Doğu’dan Kuzey Afrika’ya uzanan zaferleriyle halkı gururlandırırken İmparator’da kıskançlık ve şüphe uyandırır. Erdem ile yozlaşma arasındaki bitmeyen çatışma, Belisarios ile İustinianos’un ilişkisinde gözler önüne serilir.

Robert Graves, Pers sınırında, Kuzey Afrika çöllerinde, İtalya yarımadasında geçen savaşları, din çatışmalarını, Konstantinopolis’i ikiye bölen Mavi-Yeşil takım kavgalarını ve insanlık tarihinin en yıkıcı veba salgınlarından birini, Belisarios’un eşi Antonina’nın sadık hizmetkârı hadım Eugenios’un ağzından anlatır. Bunu yaparken de Belisarios’un yazmanı Prokopios’un kaleme aldığı iki tarihçeden faydalanır; biri generalin üstün başarılarını konu edinen Savaşlar Tarihi, diğeri ise kindar dedikodularla dolu Bizans’ın Gizli Tarihi’dir. 1938 yılında yayımlanan Kont Belisarios’ta tarihten bir kesit sunan Graves’in dönemin insanlarını da canlı tasvirlerle anlatabilmesi dikkat çekicidir.

Kont Belisarios Alıntıları - Sözleri

  • Ama erkeklerle hoşça vakit geçirmek, bir erkeğe duyulan aşktan tamamen farklıdır ve Belisarios'un ona bakışı, içinde aniden pişmanlık olmasa da - çünkü pişmanlık bir hatanın itirafıdır ki- Antonina'nin mizacına hiç uymaz.
  • Para bedensel rahat sağlamak dışında neye yarar.
  • Doğmuş olan doğmamış olanla aynı maddeden olamaz. Doğmamış olan sonsuza dek doğmamış kalır, doğmuş olan da doğumun nedeni olan eylemi inkar edemez.
  • Yine de sanıyorum ki hiçbir millet başarılı olduğu işe burun kıvırmaz.
  • Erdem daima saygı görür, rezilliğe kaş çatılırdı, suçlunun günahı yaldizlanip parlatılmazdi, insan kendini alçaltmaktan haz duymazdı
  • Eğer bu çocuk erginlik dönemine ulaşırsa, birinci sınıf bir general olur; çünkü general olmanın en önemli altı niteliğine sahip: 'Sabır, cesaret, yaratıcılık, elindeki güçlerin idaresi, saldırıda farklı silahların kullanımı ve can alıcı darbenin zamanlaması.
  • Yıllardır içinde yaşadığı adi entrikalar zihnini keskinleştirmisti; dolayısıyla, bir cümlede kusur bulması zor olmadı.
  • Ama kötü de iyi ile birlikte anlatılmalı.
  • Denizde iyi haberden başkasını sormak uğursuzluk getirir.
  • Akıllı insanlar tarihin puslu olaylarını tartışmaya girișmez.

Kont Belisarios İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Altıncı yüzyıl, Roma İmparatorluğu için pek de huzurlu bir zaman değildir. Batı Roma çökmüştür, Doğu Roma ise Vandalların, Gotların ve Perslerin tehdidi altındadır. Bu istilacılar, tek bir kişiden çekinir: Bizans İmparatoru İustinianos’un büyük generali Belisarios. İyi bir süvari, mahir bir okçu ve kılıç ustası olan Belisarios, Doğu’dan Kuzey Afrika’ya uzanan zaferleriyle halkı gururlandırırken İmparator’da kıskançlık ve şüphe uyandırır. Erdem ile yozlaşma arasındaki bitmeyen çatışma, Belisarios ile İustinianos’un ilişkisinde gözler önüne serilir. Robert Graves, Pers sınırında, Kuzey Afrika çöllerinde, İtalya yarımadasında geçen savaşları, din çatışmalarını, Konstantinopolis’i ikiye bölen Mavi-Yeşil takım kavgalarını ve insanlık tarihinin en yıkıcı veba salgınlarından birini, Belisarios’un eşi Antonina’nın sadık hizmetkârı hadım Eugenios’un ağzından anlatır. Bunu yaparken de Belisarios’un yazmanı Prokopios’un kaleme aldığı iki tarihçeden faydalanır; biri generalin üstün başarılarını konu edinen Savaşlar Tarihi, diğeri ise kindar dedikodularla dolu Bizans’ın Gizli Tarihi’dir. 1938 yılında yayımlanan Kont Belisarios’ta tarihten bir kesit sunan Graves’in dönemin insanlarını da canlı tasvirlerle anlatabilmesi dikkat çekicidir. (selamünaleyküm)

Tarih yazanı kimse unutmaz. Yüce merhametli Belisarios: Kimdir bu Belisarios demeden önce bu kitabın sadece İngilizce basımı vardı yıllardır. Daha yeni kültür yayınları Türkçesi basıp bizimle buluşturdu. Kitabın bir de roman olması bunu Belisarios'un hizmetçisinin ağzından dinlemek bu kitabı ayrıcalıklı kılar. İlk basım yılı ise 1938. Evet gelelim kim bu Belisarios? Belisarios 500-565 yılları arasında yaşamış bir general. Peki nedir önemi? Batı romanın çökmesi, doğu romanın da vandallar, gotlar ve persler tarafından işgal edilmeye başlaması ile rol oynadı. Ve Doğu romanın çökmesini engellemiştir. Roma da o dönem iki ayrı grup vardı. Maviler ve yeşiller. Maviler siyasi sebeble ortodoks iken, yeşiller monofizit (thedora inanç sistemi) düşüncesi hakimdi. Hatta ölü gömme gelenekleri de farklıdır. Hristiyanlar ölüleri gömerken, putperestler yakar ama persler ölüleri yüksek yerlere koyarak akbabaların yemesi için açıkta bırakırdı. Bir diğer konu ise ipek ticaretinin Çinlilerden sırrının alınıp Romanın da geçim kaynağı olması. İpek ilk Çin kraliçesi tarafından icat edilmiştir. Bu konu oldukça savaş dolu. Belisarios ilk savaşını bulgarlar ile yapmıştır. Imparator Iustinianos 'un o zaman dikkatini çekmiştir. Daha sonra nika ayaklanmalarını(yeşil ve mavi isyanı) bastırması, Kartaca zaferi, Dara savaşı zaferi, Napoli kuşatması, Osimo kuşatması, Afrika ve Sicilya sorunları, Roma savunması, Kolkhis zaferi Karkamış zaferi. Bu savaşlardan sadece bir yenilgi vardır onunda sebebi imparator'un onu savaş alanında orduyu yönetmeye izin vermemesi. Daha sonra göndermiş olup savaş kazanılmıștır. Bir diğer mevzu ise Dara savaşı sırasında tahmini temmuz ayı diyorlar, dizanteri ve veba salgınları. Roma o dönemlerde büyük açlık çekmistir. Sadece askerlere yetecek yiyecek sağlandığından halk açlık ve susuzluk çekmistir. Hastalıklardan 200.000 den fazla insan ölmüş. Son olarak kimseyi sıkmadan özel hayatından bahsetmek istiyorum. Belisarius eşi ile dayısının şöleni sırasında tanışmıştır ve hanımı Antonina'nin ilk bakışta aşık olması ve imparator eşinin onları evlendirmesi ile savaş alanlarında da Belisarios'un asker arkadaşı da olmuştur. Ölene dek onunla olmuştur. Belisarius nasıl öldü peki orası çok dram. Belisarios halkın gözdesi olmuş zaferleri ile birlikte. Hatta imparator kıskançlık krizine girip vatana ihanet ile suçlamış, hizmetleri işkence ile öldürmüş, eşini kaleye kapatmış, Belisarius ise affedilmiș fakat mal mülk elinden alınmış gözleri oyulurak serbest bırakılmış. Son bölümde dilendiği ve halkın ona para yağdırdığı halkın Saraya isyanı ile onu yüceltmislerdir. Eşi ile tekrar hayata tutunmuşlar. Tarih severlerin okuması gereken kitap. Cladius serisi nasıl akıcı ise bu kitapta öyle. Şimdiden iyi okumalar dilerim herkese (Nisan T.)

Mükemmel bir tarihî roman. Belisarios kim sorusuna olabilecek en iyi yanıtları sunuyor. I. Iustinianos (527-565) döneminin en meşhur komutanı. Döneme ait ne ararsanız bu romanda mevcut. Şiddetle önerebileceğim bir roman oldu. Yazarın dili sayesinde tarihi kitaplardan korksanız bile okuyabiliyorsunuz. (eddy)

Kont Belisarios PDF indirme linki var mı?

Robert Graves - Kont Belisarios kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kont Belisarios PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Robert Graves Kimdir?

İngiliz şair, romancı ve eleştirmen Graves, Londra’da dünyaya geldi. Yüz yirmiyi aşkın yapıtı arasında I. Dünya Savaşı klasiklerinden Good-Bye to All That (1929; Her Şeye Elveda) adlı otobiyografik yapıtıyla, tartışma yaratan kapsamlı mitoloji araştırmaları da vardır. Londra’daki Charterhouse Okulu’nda öğrenciyken şiir yazmaya başladı. Ben, Claudius (1934) ve devamı niteliğindeki Tanrı Claudius (1934) dışında ünlü Bizanslı komutan Belisarios’un yaşamını öyküleştirdiği Count Belisarius (1938; Kont Belisarios) ve The Golden Fleece (1944; Altın Post) yazdığı diğer tarihsel romanlardır. Graves, The Golden Fleece için araştırma yaparken mitoloji konusunda geniş çaplı bir çalışmaya yönelmiş, bunun sonucunda The White Goddess: A Historical Grammar of Poetic Myth (1948; Beyaz Tanrıça: Şiirsel Mitosun Tarihsel Grameri) adlı yapıtı ortaya çıkmıştır.

Robert Graves Kitapları - Eserleri

  • Ben, Claudius
  • Homeros'un Kızı
  • Tanrı Claudius
  • Yunan Mitleri
  • İbrani Mitleri
  • Kont Belisarios
  • Ak Tanrıça
  • Herkül'ün Öyküsü

Robert Graves Alıntıları - Sözleri

  • Her canın belirli bir ederi vardır. (Ben, Claudius)
  • Zenginlik beraberinde tembellik, hırs, zalimlik, sahtekarlık, korkaklık ve efeminelik gibi, Romaya hiç yakışmayan kusurları getirdi. (Ben, Claudius)
  • İshak, karısının 20 yıl süren kısırlığını geçirmesi için Tanrıya dualar etti. Tanrı, İshak'ın yakarışını kabul etti ve Rebeka ikizlere hamile kaldı. İkiz­ler çok geçmeden annelerinin rahminde birbirleriyle itişip kakışmaya başla­dılar. Öyle ki Rebeka bu durumdan bıktı ve "Nedir bu başıma gelenler?" di­yerek Tanrıya danışmaya gitti. Tanrı onu şöyle yanıtladı: "Rahminde iki ulus var, Senden iki ayrı halk doğacak, Biri öbüründen güçlü olacak, Büyüğü küçüğüne hizmet edecek." Doğum vakti gelince, Rebeka'nın ikiz oğlu oldu. İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü;kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav ('tüylü' anlamına ge­lir) koydular. Sonra kardeşi doğdu. Eliyle Esav'ın topuğunu tutuyordu. Bu yüzden İshak ona Yakup ('topuk tutar' ya da 'hileci' anlamına gelir) adını ver­di. Çocuklar büyüdü. Esav, kırları seven usta bir avcı oldu. Yakup ise hep ça­dırda oturan, sürü besleyen sakin bir adamdı (İbrani Mitleri)
  • Bilgelik nerede bulunacaktır ve anlamanın yeri neresidir?' (Ak Tanrıça)
  • Ölüm hålâ iktidarda. (Tanrı Claudius)
  • Ama kötü de iyi ile birlikte anlatılmalı. (Kont Belisarios)
  • 'Seni terk edişi nedendir tek başına Ve yeni bir yola gidişi, Onu sevdiğinde kendi gibi bazen Sevinç verdin mi ona?' 'Onu sevdim tüm gençliğimce, Ama gördüğün gibi artık yaşlıyım: Aşk ne düşen meyveyi sever, Ne de solmuş agacı.' (Ak Tanrıça)
  • “sadece bir ölümlü” , diye haykırdı persephone. (Yunan Mitleri)
  • '' Sürekli intikam almak ve ceza vermek zorunda olmak, onurlu bir adam için çok acı verici bir durumdur. '' (Ben, Claudius)
  • İbrani söylenceleri, kadınları Tanrısal kahramanlar tarafından sürülen ve tohum atılan birer toprak parçası olarak ele alır - edilgen, dolayısıyla da yanlış bir çiftçinin toprağına girmesiyle yaşayacaklarından dolayı tamamen suçsuz biri. Musa Yasalarındaki cinsel birlikteliğe dair yasaklamalar sadece erkekleri kapsıyordu ve her ne kadar zinaya ait bir delil bulunduğunda kadın da aşığı gibi taşlanarak ölüme mahkum ediliyor olsa da kadın istemeyerek bu suça karışan biri olarak görülüyordu - tıpkı bir erkeğin cinsel istismarına uğrayan talihsiz bir hayvan gibi. (İbrani Mitleri)
  • Tykhe, Zeus'un bütün ölümlülerin hayatları boyunca sahip olacakları şans ve servetin dağıtıcılığı görevini verdiği kızıdır. Talih Tanrıçası, bereket boynuzundan aldığı talih ve şansı ölümlülerin bazısına bahşediyor, diğerlerini ise sahip oldukları her şeyden mahrum bırakıyordu. Elindeki topla insanlara dağıttıklarının adil olması gerekmiyordu, zira bir aşağı bir yukarı giden top insanları tamamen şans eseri seçiyordu. Ancak dağıttığı talihten payına düşeni aldıktan sonra, servetlerine güvenerek ne tanrılarına kurbanlar sunan ne de yoksulları doyuran ölümlüler karşılarında Tanrıça Nemesis'i bulurlardı. Evi Attika'daki Ramnus'da olan Nemesis, bir elinde elma yaprağı diğerinde ise bir çark taşır ve geyik resimleriyle süslenmiş gümüş bir taç giyerdi. Boynundan aşağı sarkan kırbaçlara da sahip olan Tanrıça, Okeanos'un kızıydı ve aynı zamanda Aşk Tanrıçası Aphrodite gibi eşsiz bir güzelliğe sahipti. (Yunan Mitleri)
  • Pegasus'un asıl ismi Aganippe'dir. Aganos Artemis ve Apollon'un dingillerine uygulanmış Homerik bir sıfattır ve 'merhametli bir olum vermek' demektir. Dolayısıyla da Aganippe 'Merhametle yok eden Kısrak' anlamını taşıt. Bu cıkarım Arpa Ana Demeter'in tanrı Poseidon tarafından kovalandığı Yunan efsanesi ta­rafından desteklenmektedir. Demeter Poseidon'dan kacmak için ken­dini bir kısraga çevirir ve Arkadyalı Oncios'un atları arasına sakla­nır, ancak Poseidon bir aygıra donuşerek onu yakalar. Demeter'in bu kızgınlıgın Oneum'da bulunan ve Demeter Erinnys adlı heykelinde ifade buldugu soylenir; Ofke (The Fury). (Ak Tanrıça)
  • Bir annenin kusurunun bedelini bu zavallıcıklar mı ödeyecek, insafsız adam? (Tanrı Claudius)
  • Eğer bu çocuk erginlik dönemine ulaşırsa, birinci sınıf bir general olur; çünkü general olmanın en önemli altı niteliğine sahip: 'Sabır, cesaret, yaratıcılık, elindeki güçlerin idaresi, saldırıda farklı silahların kullanımı ve can alıcı darbenin zamanlaması. (Kont Belisarios)
  • "Ve kayıp giden bu sonsuz akış" (Tanrı Claudius)
  • Senin guzelligin ve her şey ki sen olan Baki kalan tek şeydir. (Ak Tanrıça)
  • Ama gerçek vatanseverler için özgürlük altından değerliydi. (Tanrı Claudius)
  • Para bedensel rahat sağlamak dışında neye yarar. (Kont Belisarios)
  • 'Nasıl bileyim senin gerçek aşkını O kadar çoğunu gördüm ki, Kutsal topraktan gelirken, Geleniyle gidenini?' 'O ne beyaz, ne kahverengi Ama cennet kadar güzel; Onun ilahi görünüşünde yok kimse, Ne dünya da, ne göklerde.' (Ak Tanrıça)
  • Kronos, kutsal bitkisi meşe olan kız kardeşi Rhea ile evlendi. Toprak ana ve ölmekte olan babası Uranos, oğullarından birinin bir gün Kronos'u devirecegi kehanetinde bulundu. Bu nedenle her yıl Rhea'nın kendisi için doğurdugu çocugu yuttu. İlk olarak Hestia'yı, daha sonra Demeter'i sonra He-ra'yı, daha sonra Hades'i ve en sonunda da Poseidon'u yutarak varlıgını tehdit edebilecek tehlikelerden kurtulmayı denedi. Rhea çok öfkelendi. Üçüncü 0ğlu Zeus'u gece karanlığında ıssız Arkadya'daki Lykaion Dağı'nda dünyaya getirdikten sonra onu Neda Nehri'nde yıkayıp Toprak Ana’ya emanet etti. Toprak Ana da onu Girit'teki Lyktos'a götürüp Ida Dağı'ndaki Diktys Mağarası’nda gizledi. Kendisine bakması için de Melisseus'un kızları dişbudak perisi Adrestia ile onun kız kardeşi İo'yu ve Keçi-peri Amaltheia'yı tayin etti. Zeus burada, üvey kardeşi Keçi-Pan ile birlikte Amaltheia'nm sütünün yam sıra balla beslendi. Zeus iyi yürekliliklerinden dolayı bu üç periye minnet duyuyordu ve Evrenin Hükümdarı olduğunda Amaltheia'nın resmini oglak burcunun simgesi olarak yıldızların arasına yerleştirdi. Amaltheia’mn bir ineginkini andıran boynuzunu da alıp Melisse-us'un kızlarına verdi; bu boynuz ünlü Kornukopya, yani sahibinin diledigi yiyecek ve içeceklerle dolan bereket boynuzu haline geldi. Bununla beraber bazıları Zeus'un, sonraları üzerine binerek dolaştığı dişi bir domuz tarafımdan emzirilerek büyütüldügünü ve göbek bağının da Knossos yakınlarında Omphalion'da düşürdüğünü söylerler. Bir agaca asılı olan Zeus’un altından beşiğinin etrafında, (onu yerde, gökte ve denizde arayan Kronos’un bulamaması için) Rhea'nın oğulları silahlı Korybantlar nöbet tutuyorlardı. Kronos aglayan bebegin sesini uzaktan duyup onun varlıgını anlamasın diye de, kılıçlarını kalkanlarına vurup bagırarak aglama sesini bastırırlardı. Kronos'un Zeus'un varlığından haberi yoktu, zira Rhea, Zeus dogdugunda kocasına bebek yerine Arkadya'daki Thaumasion Dağı'ndan aldığı bir taşı kundağa sarıp vermişti. Ne var ki Kronos'un olup biteni anlaması uzun sürmedi ve hemen bebegi aramaya başladı. Fakat Zeus kendisini bir yılana ve bakımlarını da ayıya dönüştürerek ondan kurtulmayı başardı. Yılan ve Ayı takımyıldızlarının gökyüzüne çıkarılması bu olaydan hemen sonra yaşandı. Zeus İda'daki çobanların arasında büyüdü, olgunluk çagına gelip başka bir mağarada yaşamaya başladıktan sonra Okeanos Irmağı kıyısında yaşayan dişi Titan Metis'le karşılaştı. Metis'in öğüdü üzerine annesi Rhea'yı ziyaret edip babasından intikam almak için ondan kendisini Kronos'un sakisi yapmasını istedi. Rhea oglunun bu görevi almasına hemen yardımcı oldu ve ona intikam için hazırladığı kusturucu iksiri verdi. Metis de Zeus'a bu iksiri Kronos'un ballı icecegi ile karıştırmasını söyledi. Gerçekten de Kronos Rhea’nın hazırladıgı bu içeceğin hersini içer içmez, ilk olarak taşı ve sonra da Zeus’un diger kardeşlerini kustu. Sağlıkları yerinde olan bütün kardeşler duydukları minnetten dolayı Zeus'dan, Kronos gücünü kaybettiği için, kendilerine lider olarak dev Atlas'ı seçen Titanlara karşı başlatacakları savaşta kumandanlık yapmasını istediler. (Yunan Mitleri)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle