TÜVTÜRK

Bir Tarım Ülkesinin Acı Gerçeği

Bir Tarım Ülkesinin Acı Gerçeği

Bir Tarım Ülkesinin Acı Gerçeği
Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili bereketli topraklara sahip bir yarımada ve aynı zamanda önemli bir tarım ülkesidir. Ancak bugün market raflarına baktığımızda, bakliyattan tahıla kadar birçok ürünün Çin, Kanada ve farklı ülkelerden ithal edildiğini görüyoruz. Bir zamanlar üretimin merkezi olan kırsal bölgeler giderek boşalırken, üretmeye devam eden çiftçiler ise ağır ekonomik şartlar altında ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Ülkemizin en önemli sorunlarından biri, buğdaydan mercimeğe, pamuktan ayçiçeğine kadar birçok temel tarım ürününde yaşanan arz açığıdır. Yerli üretim, ülke ihtiyacını karşılamaya yetmemekte; eksik kalan kısım ise milyarlarca dolarlık ithalatla tamamlanmaktadır. Bu durum hem ülke ekonomisine yük getirmekte hem de vatandaşın sofrasına gelen ürünlerin fiyatlarını artırmaktadır.
Peki, tarımda bu noktaya nasıl gelindi?
Çiftçilerin en çok dile getirdiği sorunların başında yetersiz destekler gelmektedir. Tarım Kanunu'na göre çiftçilere verilmesi gereken destek miktarı ile ödenen destekler arasında ciddi farklar bulunduğu sık sık gündeme getirilmektedir. Üreticiler, verilen desteklerin artan maliyetler karşısında yetersiz kaldığını ifade etmektedir.
Bir diğer dikkat çekici gelişme ise çiftçi sayısındaki azalmadır. Çiftçi Kayıt Sistemi'nde kayıtlı üretici sayısının yıllar içerisinde önemli ölçüde düştüğü belirtilmektedir. Bu durum, insanların tarımdan uzaklaşarak farklı sektörlere yöneldiğini göstermektedir.
Tarımdaki plansızlık, yükselen üretim maliyetleri ve yetersiz destekler, birçok çiftçinin üretimden vazgeçmesine neden olmaktadır. Özellikle elektrik, mazot, gübre, tohum, ilaçlama ve sulama giderleri her geçen yıl daha da artmaktadır. Çiftçiler, ürünlerini sattıklarında elde ettikleri gelirin büyük bölümünün bu giderlere gittiğini, çoğu zaman emeklerinin karşılığını alamadıklarını dile getirmektedir.
Bugün tarım sadece çiftçinin sorunu değildir; aynı zamanda toplumun, ekonominin ve gıda güvenliğinin de meselesidir. Çünkü üretimin azalması, dışa bağımlılığın artması ve gıda fiyatlarının yükselmesi anlamına gelmektedir. Çiftçinin toprağını terk etmesi, gelecekte sofralarımızdaki ürünlerin daha da pahalı hale gelmesine neden olabilir.
Bu nedenle tarım politikalarının uzun vadeli planlanması, üreticinin desteklenmesi ve çiftçilerin üretimde kalmasını sağlayacak adımların atılması büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki güçlü bir tarım, güçlü bir ekonomi; güçlü bir ekonomi ise güçlü bir ülke demektir. Çiftçinin sesi duyulmadıkça, toprağın bereketi de sürdürülebilir olmayacaktır.
Köşenin Sözü :” Toprak ne kadar zengin olursa olsun, ekilmeden ürün vermez.
Abdulbaki Akbal
Mali Müşavir-Bağımsız Denetçi

Editör: Beşir Şavur

Yorum Yaz