MTSO’da Kazanan Makamlar Değil, Mardin Olmalı
Mardin Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine sayılı günler kala kentte seçim atmosferi giderek hareketleniyor.
Mevcut Başkan Hatip Çelik’in yanı sıra iş insanı Veysi Duyan’ın başkanlık için yürüttüğü çalışmalar, sadece bir oda seçimi olarak görülmemelidir. Bu seçim, aynı zamanda Mardin’in ekonomik geleceği, iş dünyasının yönü ve kentin kalkınma vizyonu açısından önemli bir fırsattır. Bu nedenle en başta ifade edilmesi gereken gerçek şudur: MTSO seçimlerinin kazananı kişiler değil, Mardin olmalıdır.
Seçim sürecinin demokratik, şeffaf, adil ve eşit şartlarda gerçekleşmesi, sadece adaylara değil, tüm Mardin iş dünyasına duyulan güveni güçlendirecektir. MTSO, yalnızca üyelerinin sorunlarını takip eden bir meslek kuruluşu değildir. Aynı zamanda Mardin’in yatırım gücünü artıran, sanayisinin gelişmesine katkı sunan, istihdam alanları oluşturan ve kentin ekonomik anlamda daha güçlü bir şekilde temsil edilmesini sağlayan lokomotif konumunda önemli bir kurumdur.
Veysi Duyan’ın Çok Yönlü Vizyonu
Adaylardan Veysi Duyan, üyeliğini ve başkanlığını yaptığı mesleki sivil toplum kuruluşları tecrübesiyle ticaret ve sanayiye hâkimiyetini ortaya koyarken; ailesinin köklü yapısı ve toplumsal karşılığıyla da geniş bir kesimin güvenini kazanmış durumda. İş dünyasındaki birikiminin yanı sıra insani yardım alanlarında yaptığı çalışmalar, hayırsever kimliğini öne çıkarıyor. Mardinspor’da olduğu gibi gençler, engelliler ve kadınlara yönelik projeleriyle sosyal sorumluluk bilincini iş dünyasıyla buluşturan Duyan, dinamik ve yenilikçi yapısıyla Mardin’in geleceğine yön verecek güçlü bir aday olarak dikkat çekiyor.
Siyasi Duruşlar Net Olmalı
Seçim süreciyle birlikte kamuoyunda bazı siyasi aktörlerin belirli adaylara destek verdiğine yönelik iddialar gündeme gelmektedir. Elbette herkesin demokratik tercih hakkı vardır. Ancak ticaret odası seçimleri, siyasi rekabetin değil; ekonomik vizyonun, projelerin ve hizmet anlayışının yarıştığı bir alan olmalıdır.
Mardin iş dünyasının önceliği siyasi kimliklerden önce ekonomik gelişme ve kent menfaatleri olmalıdır. Bu nedenle herhangi bir siyasi kimliğin seçimlerde bir araç olarak kullanılmaması, demokratik rekabet anlayışını güçlendirecektir.
Mardin’in Gerçek Gündemi Konuşulmalı
MTSO seçimlerinde artık kişisel tartışmalar yerine Mardin’in gerçek sorunları ve geleceğe dönük projeleri konuşulmalıdır. Kent ekonomisinin büyümesi, yeni yatırımların Mardin’e kazandırılması, sanayi altyapısının geliştirilmesi, ihracat kapasitesinin artırılması, gençlere yeni istihdam alanları oluşturulması ve girişimcilerin desteklenmesi seçimlerin temel gündemi olmalıdır.
Mardin’in ulusal ve uluslararası alanda daha güçlü bir şekilde tanıtılması, kentin lobisinin güçlendirilmesi, yatırımcılarla daha etkin iletişim kurulması ve kamu kurumlarıyla güçlü iş birlikleri oluşturulması da yeni yönetimin öncelikleri arasında yer almalıdır.
MTSO Ekonomik Olduğu Kadar Toplumsal Sorumluluk da Taşır
Günümüzde güçlü şehirler sadece ekonomik büyüklükleriyle değil, sosyal gelişmişlikleriyle de ölçülmektedir. Bu nedenle MTSO’nun eğitim, kültür, sanat, spor, mesleki gelişim ve gençlerin geleceği konusunda daha aktif rol alması önemlidir. Uyuşturucu ile mücadele, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi, barış ve kardeşlik ikliminin korunması gibi konular da kentin tüm kurumlarının ortak sorumluluğudur. İş dünyasının temsilcisi olan MTSO, bu alanlarda da çözüm üreten ve topluma katkı sağlayan bir anlayış geliştirmelidir.
Kazanan Mardin Olmalı
Mardin’in güçlü bir ekonomik geleceğe ulaşması için ortak akla, vizyona ve uzun vadeli hedeflere ihtiyaç vardır. Seçilecek başkan ve yönetim; kişisel başarıyı değil, Mardin’in başarısını merkeze alan, tüm üyeleri kucaklayan ve kentin sorunlarına çözüm üreten bir anlayışla hareket etmelidir.
MTSO seçimleri aslında Mardin’in ekonomik aynasıdır. Sandıktan çıkacak sonuç, sadece bir başkan ve yönetim belirlemeyecek; aynı zamanda kentin iş dünyasının nasıl bir gelecek istediğini de gösterecektir.
Bu nedenle tüm adaylara başarılar diliyor, seçimlerin demokratik, huzurlu ve centilmence geçmesini temenni ediyorum. Çünkü bu yarışın gerçek kazananı bir kişi, bir grup veya bir kesim değil; büyüyen, gelişen ve geleceğe umutla bakan MARDİN olmalıdır.
Editör: Erkan Akın
