Vicdanın Böylesi de Var mı?
Vicdanın Böylesi de Var mı?
Değerli okurlarım,
Geçtiğimiz Pazar günü milyonlarca gencimizin geleceğini şekillendirecek olan YKS'nin ikinci oturumu gerçekleştirildi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da öğrenciler aylarca, hatta yıllarca emek vererek bu sınava hazırlandı. Kimi uykusundan, kimi sosyal hayatından, kimi de en güzel gençlik yıllarından fedakârlık ederek hayallerine ulaşmanın peşinden koştu. Ancak Osmaniye’de yaşanan bir olay, sınavın kendisinden çok vicdanları sorgulatan bir tabloyu gözler önüne serdi.
Bir genç, sınav salonuna ulaşabilmek için son nefesine kadar koştu. Fotoğraflarda da görüldüğü üzere ter içinde, nefes nefese, büyük bir telaş ve umutla sınav kapısına ulaştı. Belki dakikalarca değil, yalnızca birkaç saniyelik bir gecikmeyle kapının önündeydi. O anda onun gözlerinde yılların emeği, ailesinin beklentisi ve geleceğe dair kurduğu hayaller vardı. Fakat bütün bunlar birkaç saniyenin gölgesinde kaldı.
Kapıda görevli olanlar, mevzuatı uyguladıklarını düşünmüş olabilirler. Ancak insanı düşündüren asıl mesele şudur: Kanunların ve kuralların yanında vicdanın hiç mi yeri yoktur? Bir insanın kaderini belirleyebilecek böylesine önemli bir sınavda, birkaç saniyelik gecikme karşısında biraz anlayış göstermek mümkün değil miydi?
Elbette kurallar toplum düzeni için gereklidir. Kuralsız bir sistem düşünülemez. Ancak kuralların amacı insanı cezalandırmak değil, adaleti sağlamaktır. Adalet ise yalnızca yazılı metinlerden ibaret değildir; içinde merhameti, hakkaniyeti ve vicdanı da barındırır. Vicdandan uzaklaşan katı kurallar, zaman zaman adalet duygusunu zedeleyebilir.
Düşünün ki o genç, yıllarca çalışmış, ailesi onun için fedakârlık yapmış, öğretmenleri emek vermiş ve geleceğine dair umutlar kurmuş. Birkaç saniye nedeniyle bütün bu emeklerin bir yıl daha ertelenmesi gerçekten adalet duygusunu tatmin ediyor mu? Bu soruyu herkesin kendi vicdanında cevaplaması gerekir.
Tarih boyunca büyük toplumlar yalnızca kurallarla değil, aynı zamanda merhamet ve anlayışla ayakta kalmıştır. Çünkü insanı insan yapan şey yalnızca akıl değil, vicdandır. Vicdanın sustuğu yerde kurallar bazen bir duvar gibi yükselir ve insanların umutlarını gölgede bırakır.
Bu olay belki sınav kurallarını değiştirmeyecek. Ancak bizlere önemli bir gerçeği hatırlatmalıdır: Hayatın her alanında insan unsurunu unutmamalıyız. Çünkü bazen birkaç saniye, bir insanın bütün geleceğini değiştirebilir. Ve bazen bir kapının açılması, sadece bir öğrenciyi değil, umutlarını da içeri alır.
Bugün bu olay üzerinden hepimize düşen görev, kuralları uygularken vicdanı da yanımızda taşımaktır. Zira adaletin en güçlü tamamlayıcısı vicdandır. Vicdanın olmadığı yerde kurallar uygulanmış olabilir; fakat insanlık eksik kalır.
Unutmayalım ki; bazı kapılar anahtarla açılır, bazıları ise vicdanla...
Köşenin Sözü :"Adalet, vicdanın sustuğu yerde eksik kalır; çünkü insanı yaşatan yalnızca kurallar değil, merhamettir."
Abdulbaki Akbal
Mali Müşavir-Bağımsız Denetçi
Editör: Beşir Şavur
