Yarım Kalan Bir Hayat: Raşa Hawari / Şam - 6

Yarım Kalan Bir Hayat: Raşa Hawari / Şam - 6

Raşa Hawari hikayesinin yazı serisinin altıncı bölümü...

Çektiğimiz sıkıntıların ayyuka çıktığı günlerden bir tanesiydi. Esed’in uçaklarında atılan bir bomba semtimize düşmüş ve çıkardığı mahşeri sesle kulaklarımızı değil de ruhlarımızı parçalamıştı sanki. İşte bu sesle sarsılan binanın içinde çığlıklar atarak yere kapanmıştık. Evdeki herkes korku içindeydi. Herkes ağlıyordu. Ben, korku dolu gözlerle etrafımı süzerek oğlumu aradım.

Küçücüktü…

Ağlarken buldum onu.

Sarıldım, sıkıca sarıldım ona.

Sonra, annem, babam ve kardeşlerime baktım.

Ve şükürler olsun ki kimsenin bir şeyi yoktu.

Ağladım, ağladık…

Daha sonraları da uçak saldırıları oldu ama çıkardıkları gürültü tanıdıktı artık. Tanışmadığımız hiçbir silah sesi kalmamıştı. Seslerin tanıdık olması korkumuzu azaltmıyordu ama bu korkularımı küçücük oğluma yansıtmamaya ve atılan her silahın çıkardığı sesi oyuna dönüştürmeye çalışıyordum. Mesela uçaklardan atılan bombaların çıkardığı sesi takliden “dıp”, “wuuuuuwww” ve ardından “bummm” seslerini çıkararak küçücük oğlumu eğlendirmeye çalışıyordum. Oğluma tüm bunların bir oyun olduğunu lanse etmeye çalışırken hissettiğim korkularda asla bir azalma olmuyordu. Atılan bombaların çıkardığı ilk iki ses değil ama üçüncü olarak gelen patlama sesi, binamızla birlikte ruhumuzda da deprem yaratıyordu. Patlama seslerinin ardından binamıza dikkat eder ve bir yıkıntının olmadığını görünce şükrederdik. Zira böylelikle bombanın başka bir yere düştüğünü anlardık. Tüm çabalarıma rağmen çocuğumun korkusuna engel olamıyordum. O da bu seslere alışmıştı belki ama yine de her patlama sesi geldiğinde kucağıma atlıyor ve sıkı sıkı sarılıyordu. Canım evladım, inmediği kucağımın onu her türlü kötülükten koruyabileceğini düşünüyordu sanki. Kimi zaman bombaların sesini taklit etmeye de başlamıştı. Sakin zamanlarda onunla beraber bu sesleri taklit ederek gülüşüyor ve bu acı savaşı oyun aracı olarak kullanmaya çalışıyorduk.

Hikayenin yazı serisi devamı gelecek...

Editör: Aydın

Yorum Yaz