Sanat ve Estetik - Peter De Bolla Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Sanat ve Estetik kimin eseri? Sanat ve Estetik kitabının yazarı kimdir? Sanat ve Estetik konusu ve anafikri nedir? Sanat ve Estetik kitabı ne anlatıyor? Sanat ve Estetik PDF indirme linki var mı? Sanat ve Estetik kitabının yazarı Peter De Bolla kimdir? İşte Sanat ve Estetik kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Peter De Bolla

Çevirmen: Kubilay Koş

Çevirmen: Ayşenaz Koş

Orijinal Adı: Art Matters

Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları

İSBN: 9789755396835

Sayfa Sayısı: 160

Sanat ve Estetik Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Sanatın yalnızca bir politika ya da ideolojinin kılık değiştirmiş biçimi olduğunu veya basit bir biçimde insanları eğlendirmekten, onlara hoşça zaman geçirtmekten öte bir anlamı olmadığını ileri süren yorumlar güncelliklerini korumaktadır. Ancak sanat dünyasında, özellikle son yirmi yılda "estetik-sanat" ilişkisiyle ilgili yapılan tartışmalar da oldukça yaygın hale gelmiştir. Estetik ve sanat arasında varlığına inanılan karşılıklı çekimin gücüne dair çok çeşitli görüşler ortaya atılmaktadır. Bu kitap, sanat yapıtıyla karşılaşmanın estetik doğası üzerine yapılan bir keşif serüvenine cesurca yelken açıyor. Akademisyen ve yazar Peter de Bolla, üç farklı alanda üretilmiş üç farklı sanat yapıtından (Barnett Newman'dan çağdaş resim, Glenn Gould'dan klasik müzik ve William Wordsworth'ten lirik şiir örneklerinden) ve onlarla yaşadığı deneyimlerden yola çıkıyor. Bu deneyimlerin, bir sanat yapıtıyla karşı karşıya kalındığı zaman ortaya çıkan duygulanımların, verilen tepkilerin ortak yönlerini nesnel temellere dayandırarak sözcüklerde döküyor ve imkansız gibi görünen bir şeyi başarıyor. Böylece bizleri sanatın harikalığı, onu deneyimlemenin, duyumsamanın mucizevi dinamikleri üzerine derinliğine düşünmeye sevk ediyor. Böylece sanatın kendi dünyamızdaki yerini yeniden sorgulamaya başlıyoruz.

Sanat ve Estetik Alıntıları - Sözleri

  • ''Şiir, yorumlamanın olanaksızlığını dramatize eder ya da başka bir şekilde ifade edersek, bir yorumlama ediminin ortak bir anlayışa varmakta nasıl başarısız olduğunu gösterir.''
  • “Yine de estetiğe olan özel ilginin terk edilmesi ve psikolojinin yükselişi hakkında çok şey söylenebileceğini düşünüyorum; nasıl olduğu henüz tam olarak incelenmemiş bir biçimde, psikanalizle birlikte ve psikanaliz içinde geliştirilmiş öznellik kuramları, psikanaliz öncesinde sanatın sağaltıcı gücünün ne olduğunu öğrenmeye yönelik kapsamlı bir araştırma gereksinimini azaltmıştır. Aydınlanmanın rasyonalize edilmesinde, Tanrının bıraktığı boşluğu bazen sanat ya da estetiğin doldurduğu söylenirken, sanat adına bulunulan insan sınırlarını aşma iddiaları hakkındaki incelemelerin yerini psikanalizin doldurduğu ileri sürülebilir. Eğer durum böyleyse, benim sessiz.”
  • “Sanatın sağaltıcı gücünün ne olduğunu öğrenmeye yönelik kapsamlı bir araştırma gereksinimini azaltmıştır. Aydınlanmanın rasyonalize edilmesinde, Tanrının bıraktığı boşluğu bazen sanat ya da estetiğin doldurduğu söylenirken, sanat adına bulunulan insan sınırlarını aşma iddiaları hakkındaki incelemelerin yerini psikanalizin doldurduğu ileri sürülebilir.”
  • ''Aydınlanmanın rasyonalize edilmesinde, Tanrının bıraktığı boşluğu bazen sanat ya da estetiğin doldurduğu söylenirken, sanat adına bulunulan insan sınırlarını aşma iddiaları hakkındaki incelemelerin yerini psikanalizin doldurduğu ileri sürülebilir. Eğer durum böyleyse, benim sessiz olanı duyulabilir kılma arzum da Freud'un konuşma tedavileri sırasında duyulabilecek bir karşı-sese dönüşün işareti olarak algılanabilir.''
  • “Farklı sanat biçimleri özgüllük düşüncesi ile doğal olarak farklı şekillerde uyuşur.”
  • ''Gavrilov, Bach'ın müziğine dokunmaktan korkuyor gibidir. Notaya yaklaşımından belli olan, bir tür saygı, aradaki mesafeyi koruma çalışıdır bu; sanki gizlice, neredeyse korkarak, müziğe kendi zaman ya da varlığını vermenin korkusuyla sessizce notaya yaklaşmaktadır. Parmaklarının dokunuşu şaşırtıcı biçimde hassas ve tuşu bırakmakta isteksizdir; yaklaşımı fazla kibardır, bu da, bana göre müziğin olması gerekenden çok uzağında bir sese yol açar. Başka bir deyişle, duyduğum müzik şaşırtıcı bir şekilde hareketsizdir.''
  • Yine de estetiğe olan özel ilginin terk edilmesi ve psikolojinin yükselişi hakkında çok şey söylenebileceğini düşünüyorum; nasıl olduğu henüz tam olarak incelenmemiş bir biçimde, psikanalizle birlikte ve psikanaliz içinde geliştirilmiş öznellik kuramları, psikanaliz öncesinde sanatın sağaltıcı gücünün ne olduğunu öğrenmeye yönelik kapsamlı bir araştırma gereksinimini azaltmıştır. Aydınlanmanın rasyonalize edilmesinde, Tanrının bıraktığı boşluğu bazen sanat ya da estetiğin doldurduğu söylenirken, sanat adına bulunulan insan sınırlarını aşma iddiaları hakkındaki incelemelerin yerini psikanalizin doldurduğu ileri sürülebilir. Eğer durum böyleyse, benim sessiz olanı duyulabilir kılma arzum da Freud'un konuşma tedavileri sırasında duyulabilecek bir karşı-sese dönüşün işareti olarak algılanabilir.
  • Örneğin resim, kendi mekânına sahip çıkar ve mevcudiyetini kesin bir dille belli eder. Israrcı bir biçimde buradayım diye haykırır ve böyle yaparken de izleyiciden, oradaki sunumunun kat'iliğine konsantre olmasını ve onunla ilişkiye girmesini talep eder. Dahası, resim eşi benzeri olmayan bir fiziksel bütünlüktür; mekanik yeniden üretim çağında bile mevcudiyeti kopya edilemez. Bu tuval, bu boya, bu duvar, bu müze, bu mekân herhangi bir resme nasıl konsantre olacağımızı belirler. Benzer maddesel etkenler diğer görsel sanatlar yapıtlarına verdiğimiz tepkiler için de geçerlidir. Farklı sanat biçimleri özgüllük düşüncesi ile doğal olarak farklı şekillerde uyuşur, ancak görsel sanat konusunda mevcudiyetin büsbütün ağırlığı ile ilgili ayrı bir şey vardır ki bu, resmin ya da aslında heykelin fiziksel örtüsüdür. Ben mevcudiyetin bu ağırlığını, resme ya da heykele verdiğim tepkileri diğerlerinden farklı kılan şeylerden biri olarak görür ve kaçınılmaz olduğunu düşünürüm. Bundan dolayı bir resme bakmanın uyandırdığı duygulanım deneyimini keşfetmek girişimlerim hem fiziksel nesne, yani gerçek maddesellik diye adlandırılabilen şey hem de sanat yapıtının maddeselliği yani benim duygulanım deneyimlerim sayesinde ulaşabildiğim, yapıttaki "sanat" üzerine olacaktır.
  • Öyleyse, bir anlamda şiir, yorumlamanın olanaksızlığını dramatize eder ya da başka bir şekilde ifade edersek bir yorumlama ediminin ortak bir anlayışa varmakta nasıl başarısız olduğunu gösterir. Yetişkinin bakış açısından bakıldığında yorumlamak, dış görünüşü var olmakla eşit düzeye getirmek, yaratıcı yaşamlarımızdaki "sanki"leri "gerçek"lerle uyacak biçimde düzeltmek olarak anlaşılır. Ama kız buna karşı koyar ve bunu yaparken de etkin bir biçimde, şairin yaşadığı her günkü dünya ile kendi yaşadığı harikalar dünyası arasındaki kıyaslanamazlık üzerinde diretir. Yaşayanların ve ölülerin dünyasını birleştirip hangisinin nerede başlayıp nerede bittiğini görülmeyen bir sürekliliğe dönüştüren güçlü yineleme içtepisi kıza olağan görünür.
  • ...sanki Gavrilov, Bach'ın müziğine dokunmaktan korkuyor gibidir. Notaya yaklaşımından belli olan, bir tür saygı, aradaki mesafeyi koruma çalışıdır bu; sanki gizlice, neredeyse korkarak, müziğe kendi zaman ya da varlığını vermenin korkusuyla sessizce notaya yaklaşmaktadır. Parmaklarının dokunuşu şaşırtıcı biçimde hassas ve tuşu bırakmakta isteksizdir; yaklaşımı fazla kibardır, bu da, bana göre müziğin olması gerekenden çok uzağında bir sese yol açar. Başka bir deyişle, duyduğum müzik şaşırtıcı bir şekilde hareketsizdir.

Sanat ve Estetik İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Sanat ve Estetik PDF indirme linki var mı?

Peter De Bolla - Sanat ve Estetik kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sanat ve Estetik PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Peter De Bolla Kimdir?

İngiliz akademisyen Peter de Bolla, Cambridge Üniversitesi King's College'da İngiliz dili dersleri vermektedir. Art Matters'dan başka Harold Bloom, The Education of the Eye ve The Discourse of the Sublime başlıklı kitapların da yazarıdır.

Peter De Bolla Kitapları - Eserleri

  • Sanat ve Estetik

Peter De Bolla Alıntıları - Sözleri

  • ...sanki Gavrilov, Bach'ın müziğine dokunmaktan korkuyor gibidir. Notaya yaklaşımından belli olan, bir tür saygı, aradaki mesafeyi koruma çalışıdır bu; sanki gizlice, neredeyse korkarak, müziğe kendi zaman ya da varlığını vermenin korkusuyla sessizce notaya yaklaşmaktadır. Parmaklarının dokunuşu şaşırtıcı biçimde hassas ve tuşu bırakmakta isteksizdir; yaklaşımı fazla kibardır, bu da, bana göre müziğin olması gerekenden çok uzağında bir sese yol açar. Başka bir deyişle, duyduğum müzik şaşırtıcı bir şekilde hareketsizdir. (Sanat ve Estetik)
  • Yine de estetiğe olan özel ilginin terk edilmesi ve psikolojinin yükselişi hakkında çok şey söylenebileceğini düşünüyorum; nasıl olduğu henüz tam olarak incelenmemiş bir biçimde, psikanalizle birlikte ve psikanaliz içinde geliştirilmiş öznellik kuramları, psikanaliz öncesinde sanatın sağaltıcı gücünün ne olduğunu öğrenmeye yönelik kapsamlı bir araştırma gereksinimini azaltmıştır. Aydınlanmanın rasyonalize edilmesinde, Tanrının bıraktığı boşluğu bazen sanat ya da estetiğin doldurduğu söylenirken, sanat adına bulunulan insan sınırlarını aşma iddiaları hakkındaki incelemelerin yerini psikanalizin doldurduğu ileri sürülebilir. Eğer durum böyleyse, benim sessiz olanı duyulabilir kılma arzum da Freud'un konuşma tedavileri sırasında duyulabilecek bir karşı-sese dönüşün işareti olarak algılanabilir. (Sanat ve Estetik)
  • Örneğin resim, kendi mekânına sahip çıkar ve mevcudiyetini kesin bir dille belli eder. Israrcı bir biçimde buradayım diye haykırır ve böyle yaparken de izleyiciden, oradaki sunumunun kat'iliğine konsantre olmasını ve onunla ilişkiye girmesini talep eder. Dahası, resim eşi benzeri olmayan bir fiziksel bütünlüktür; mekanik yeniden üretim çağında bile mevcudiyeti kopya edilemez. Bu tuval, bu boya, bu duvar, bu müze, bu mekân herhangi bir resme nasıl konsantre olacağımızı belirler. Benzer maddesel etkenler diğer görsel sanatlar yapıtlarına verdiğimiz tepkiler için de geçerlidir. Farklı sanat biçimleri özgüllük düşüncesi ile doğal olarak farklı şekillerde uyuşur, ancak görsel sanat konusunda mevcudiyetin büsbütün ağırlığı ile ilgili ayrı bir şey vardır ki bu, resmin ya da aslında heykelin fiziksel örtüsüdür. Ben mevcudiyetin bu ağırlığını, resme ya da heykele verdiğim tepkileri diğerlerinden farklı kılan şeylerden biri olarak görür ve kaçınılmaz olduğunu düşünürüm. Bundan dolayı bir resme bakmanın uyandırdığı duygulanım deneyimini keşfetmek girişimlerim hem fiziksel nesne, yani gerçek maddesellik diye adlandırılabilen şey hem de sanat yapıtının maddeselliği yani benim duygulanım deneyimlerim sayesinde ulaşabildiğim, yapıttaki "sanat" üzerine olacaktır. (Sanat ve Estetik)
  • “Sanatın sağaltıcı gücünün ne olduğunu öğrenmeye yönelik kapsamlı bir araştırma gereksinimini azaltmıştır. Aydınlanmanın rasyonalize edilmesinde, Tanrının bıraktığı boşluğu bazen sanat ya da estetiğin doldurduğu söylenirken, sanat adına bulunulan insan sınırlarını aşma iddiaları hakkındaki incelemelerin yerini psikanalizin doldurduğu ileri sürülebilir.” (Sanat ve Estetik)
  • Öyleyse, bir anlamda şiir, yorumlamanın olanaksızlığını dramatize eder ya da başka bir şekilde ifade edersek bir yorumlama ediminin ortak bir anlayışa varmakta nasıl başarısız olduğunu gösterir. Yetişkinin bakış açısından bakıldığında yorumlamak, dış görünüşü var olmakla eşit düzeye getirmek, yaratıcı yaşamlarımızdaki "sanki"leri "gerçek"lerle uyacak biçimde düzeltmek olarak anlaşılır. Ama kız buna karşı koyar ve bunu yaparken de etkin bir biçimde, şairin yaşadığı her günkü dünya ile kendi yaşadığı harikalar dünyası arasındaki kıyaslanamazlık üzerinde diretir. Yaşayanların ve ölülerin dünyasını birleştirip hangisinin nerede başlayıp nerede bittiğini görülmeyen bir sürekliliğe dönüştüren güçlü yineleme içtepisi kıza olağan görünür. (Sanat ve Estetik)
  • “Farklı sanat biçimleri özgüllük düşüncesi ile doğal olarak farklı şekillerde uyuşur.” (Sanat ve Estetik)
  • ''Gavrilov, Bach'ın müziğine dokunmaktan korkuyor gibidir. Notaya yaklaşımından belli olan, bir tür saygı, aradaki mesafeyi koruma çalışıdır bu; sanki gizlice, neredeyse korkarak, müziğe kendi zaman ya da varlığını vermenin korkusuyla sessizce notaya yaklaşmaktadır. Parmaklarının dokunuşu şaşırtıcı biçimde hassas ve tuşu bırakmakta isteksizdir; yaklaşımı fazla kibardır, bu da, bana göre müziğin olması gerekenden çok uzağında bir sese yol açar. Başka bir deyişle, duyduğum müzik şaşırtıcı bir şekilde hareketsizdir.'' (Sanat ve Estetik)
  • “Yine de estetiğe olan özel ilginin terk edilmesi ve psikolojinin yükselişi hakkında çok şey söylenebileceğini düşünüyorum; nasıl olduğu henüz tam olarak incelenmemiş bir biçimde, psikanalizle birlikte ve psikanaliz içinde geliştirilmiş öznellik kuramları, psikanaliz öncesinde sanatın sağaltıcı gücünün ne olduğunu öğrenmeye yönelik kapsamlı bir araştırma gereksinimini azaltmıştır. Aydınlanmanın rasyonalize edilmesinde, Tanrının bıraktığı boşluğu bazen sanat ya da estetiğin doldurduğu söylenirken, sanat adına bulunulan insan sınırlarını aşma iddiaları hakkındaki incelemelerin yerini psikanalizin doldurduğu ileri sürülebilir. Eğer durum böyleyse, benim sessiz.” (Sanat ve Estetik)
  • ''Aydınlanmanın rasyonalize edilmesinde, Tanrının bıraktığı boşluğu bazen sanat ya da estetiğin doldurduğu söylenirken, sanat adına bulunulan insan sınırlarını aşma iddiaları hakkındaki incelemelerin yerini psikanalizin doldurduğu ileri sürülebilir. Eğer durum böyleyse, benim sessiz olanı duyulabilir kılma arzum da Freud'un konuşma tedavileri sırasında duyulabilecek bir karşı-sese dönüşün işareti olarak algılanabilir.'' (Sanat ve Estetik)
  • ''Şiir, yorumlamanın olanaksızlığını dramatize eder ya da başka bir şekilde ifade edersek, bir yorumlama ediminin ortak bir anlayışa varmakta nasıl başarısız olduğunu gösterir.'' (Sanat ve Estetik)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle