Tanrı Claudius - Robert Graves Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Tanrı Claudius kimin eseri? Tanrı Claudius kitabının yazarı kimdir? Tanrı Claudius konusu ve anafikri nedir? Tanrı Claudius kitabı ne anlatıyor? Tanrı Claudius PDF indirme linki var mı? Tanrı Claudius kitabının yazarı Robert Graves kimdir? İşte Tanrı Claudius kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Robert Graves

Çevirmen: Deniz Betil

Orijinal Adı: Claudius the God

Yayın Evi: Türkiye iş Bankası Kültür Yayınları

İSBN: 9786053326892

Sayfa Sayısı: 584

Tanrı Claudius Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Ben, Claudius’ta, Caligula’nın öldürülmesinin ardından çıkan kargaşada, Claudius’u iradesi dışında imparator ilan edilmiş, ne yapacağını bilemez bir durumda bırakmıştık. Graves Tanrı Claudius’ta hikâyeye kaldığı yerden ve yine Claudius tarafından yazılmış gibi devam ediyor. O güne dek hayatta kalmasını zararsız bir geri zekâlı sanılmasına borçlu olan Claudius, şaşırtıcı ölçüde başarılı iktidar dönemini; ordunun ve halkın sadakatini kazanarak selefi Caligula’nın yol açtığı hasarı nasıl onardığını, çocukluk arkadaşı Yahudi Kralı Herodes Agrippa ile ilişkilerini ve Britanya’yı istila edişini anlatıyor. Ve mutlak iktidarın olmazsa olmaz eşlikçileri olan komplo ve ihanetleri atlatsa da, kaçınılmaz sona doğru giderek ilerleyişini…

Graves, yer yer mizahi bir anlatımla ete kemiğe büründürdüğü Claudius’un kişisel öyküsü aracılığıyla Roma’nın skandallarla ve şiddetle dolu bir dönemini bütün canlılığı, ihtişamı ve çöküşüyle gözlerimizin önüne seriyor.

ROBERT GRAVES (1895-1985): İngiliz şair, romancı ve eleştirmen Londra’da dünyaya geldi. Yüz yirmiyi aşkın yapıtı arasında I. Dünya Savaşı klasiklerinden Good-Bye to All That (1929; Her Şeye Elveda) adlı otobiyografik yapıtıyla, tartışma yaratan kapsamlı mitoloji araştırmaları da vardır. Londra’daki Charterhouse Okulu’nda öğrenciyken şiir yazmaya başladı. Ben, Claudius (1934) ve devamı niteliğindeki Tanrı Claudius’un (1934) yanı sıra ünlü Bizanslı komutan Belisarios’un yaşamını öyküleştirdiği Count Belisarius (1938; Kont Belisarios) ve The Golden Fleece (1944; Altın Post) yazdığı diğer tarihsel romanlardır. Graves The Golden Fleece için araştırma yaparken mitoloji konusunda geniş çaplı bir çalışmaya yönelmiş, bu çalışmanın sonucunda The White Goddess: A Historical Grammar of Poetic Myth (1948; Beyaz Tanrıça: Şiirsel Mitosun Tarihsel Grameri) adlı yapıtı ortaya çıkmıştır.

Tanrı Claudius Alıntıları - Sözleri

  • Yaşayan bir köpek, ölü bir aslandan daha değerlidir.
  • Ama gerçek vatanseverler için özgürlük altından değerliydi.
  • '' Bir cumhuriyet, büyük çaplı kamu hizmetlerini asla monarşi kadar başarıyla yürütemez. ''
  • Tesadüfen aşina olduğum bir yasa olan Lex Papia Poppaea'ya göre, altmış yaşını geçmiş bir adam elli yaşın altında bir kadınla evlenemezdi: Hukuki gerekçe, altmışın üstünde bir erkeğin babalık için uygun olmadığıydı.
  • Bir annenin kusurunun bedelini bu zavallıcıklar mı ödeyecek, insafsız adam?
  • "Kartal sinek avlamaz, ama arsız bir sinek vızıldayarak kartalın özgür iradesi dışında heybetli gırtlağına girerse, eceli gelmiş olur."
  • Yahudiler cömert ama çok dikkatlidirler. Sıkıntıya düşen soydaşlarına, eğer bu kendi kusur veya günahlarından kaynaklanmıyorsa, faizsiz borç verirler, çünkü onların Yasa'sında faiz yasaktır ve tek ödülleri bir erdem duygusudur.
  • "Ve kayıp giden bu sonsuz akış"
  • Ölüm hålâ iktidarda.

Tanrı Claudius İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Romanın ışığı Claudius: kitap/kitap--31385 serisinin devamı olan Tanrı Claudius iktidarı 13 yıl 8 ay ve 20 gün sürdü. İlk kitapta Claudius kimdir, ailesi kim, hangi soydan gelmiştir?İnceleme için #134065305. Caligula'ya yapılan suikasttan nasıl kurtulduğu ve Caligula'nın onu bağışladığı anlatılıyor. Bu kitapta ise ; iktidarlık süresince ne olaylardan geçmiş, kimlerle dost, kimlerle düşman, idealleri ne oldu gerçekleştirdi mi? Bunlar yer alıyor. Claudius'un iktidarlığında Roma için amaçları vardı. Hatta iktidara gelmeden elde etmek istediği amaçları oldu. Asıl amacı Roma'ya Cumhuriyet'i getirmekti. Ancak asla Roma'ya Cumhuriyet gelmedi. Bir diğer önemli amaçlarını gerçekleştirilen Roma imparatoru Claudius yargı sistemini iyileştirmeyi, Britanya'yı fethetmeyi ve Roma'nın altyapısını güçlendirmeyi başardı. Roma'da barışı tesis etmeyi ve hukukun üstünlüğünü yeniden kurmayı başardı. Roma imparatorluğunu Balkanlar ve Orta Doğu'ya genişletti. Roma'nın tahıl tedarikini yeniden düzenledi, Ostia'da yeni bir liman inşa etti, emperyal bir kamu hizmeti kurdu ve Orta İtalya'daki Fucine Gölü'nü boşaltarak toprakları geri aldı. Buna ek olarak, vatandaşları beslemek için Mısır'ı ithal ederek yiyecek isyanlarını yönetmiş, Caligula'nın ihanet davalarını kaldırmış ve İngiltere'yi fethetti. İmparatorluğun genişlemesi, Augustus döneminden beri ilk büyük genişleme oldu.Birçok yeni yol, kanal, su kemeri ve daha fazlasının inşasıyla Roma'nın altyapısını geliştirdi. Cladius aynı zamanda yargıçlık da yaptı. Bir çok davada merhametli davranmaya çalıştı. Bilinen diğer özelliği tarihçi olması. Kitabı da kendi adıyla roman haliyle anlatır. Birazda özel hayattan bahsetmek istiyorum. Claudius üç evlilik yaptı. Aşık olduğu kadın yani ikinci eşi olan Valeria Messalina hayatında rol oynamıştır. Karısına aşık bir imparator bir gün karısının onu bir kadınla aldattığını yakalanmasına rağmen evliliğinde anlaşma sağlamıştır. Fakat Messalina'nın Claudius'a kurduğu tuzak ve isyan ile hapse attırmıştır. Daha sonra ise karısını öldürme emrini vermiştir. Daha sonra yeğeni ( Julia Agrippa) ile akraba evliliği yapmıştır. Bunu düşüncesini sorgulamıș kitapta. Claudius ile ilgili bilinmesi en önemli şey onun tanrılaștırılması. Augustus lakabı ile Roma tarihinin en parlak imparatoru olması. Claudius üvey oğlu Neron ile Britannicus arasında kimin tahta geçeceği. Neron kardeşini öldürüp Neron iktidarına başlar. Son olarak ölümünün gizemi. Bununla ilgili üç rivayet var. Biri Messalina'nın onu zehirlediği veya Agrippa'nın ona sevdiği mantarı verip yavaş yavaş zehirlediği veya Claudius hastalanır ve başkası aracılığıyla Agrippa'nın öldürmesi girişimi. Hala bu net olmamakla beraber öldürülmesi yüksek muhtemel olarak anlatılmış. Tarih sever okurlar bu seri ile merakınız arttıracak Robert Graves kalemi ile farklı bakış kazanacaksınız. Roma Roma Roma... (Nisan T.)

Ben Claudius’un devamını okumak için sabırsızlanıyordum. Bu kadar ertelediğim için pişman oldum zira bir kitaptan alınabilecek maksimum verimi aldım Tanrı Claudius’tan. Hikayemiz en son Caligula’nın öldürülmesi ile bitmişti ve Tanrı Claudius, Claudius’un imparator ilan edilmesi ile başlıyor. Aslında Cumhuriyet’i savunan Claudius hiçbir zaman imparator olmak istememişti. Ama başka da çaresi yoktu. Yazar öncelikle Herodes Agrippa’nın kim olduğunu anlatarak kitaba başlamış. Zaten kitaptaki öncü karakterlerden bir tanesi. Çok karmaşık bir zihni var ve bu sayede çok hızlı bir şekilde önemli bir pozisyona geliyor. Diğer bir öncü karakter ise Messalina. Claudius’un eşi olan bu kadının kişiliği okuyucuyu hayrete düşürüyor. Bir kadının arzuları uğruna neler yapabileceğini okuyorsunuz. Ben daha önce yaptığım Roma tarihi okumalarından ve daha da ilgi duyduğum Stoa felsefesi hakkındaki araştırmalarımdan Seneca’ya aşinaydım. Claudius’un pek hazzetmediği Seneca bu hikayedeki en çarpıcı karakterlerden bir tanesi. Hem Claudius’u hem Seneca’yı farklı kaynaklardan da bildiğim ve ikisini de sevdiğim için bu ilişkide ben de hırpalandım. Seneca, Claudius tarafından sürgüne gönderiliyor ve orada felsefesini geliştiriyor. Ve kitabın en odak noktalarından bir tanesi Britanya zaferi. Claudius askeri kaygıları olmayan bir imparator olmasına rağmen Britanya’yı ele geçirmek için elinde yeterli sebepleri var. Çıktığı tek askeri seferdi bu. Claudius aslında başarılı denilebilecek bir hükümdarlık geçiriyor. Mühendislik projeleri, alfabe reformu, tek askeri zaferi… Ama hükümdarlığının son zamanlarında Messalina’nın ona yaptıkları ve artık cumhuriyete olan inancı kalmamasından dolayı psikolojik olarak çok yoruluyor. Artık kendi öz yeğeni Agripinilla ile evli ve bu kadın en az Livia kadar güç düşkünü. Neron’u evlat edinmesinden sonraki inançsızlığı ve çökmüşlüğü satırlardan hissedebiliyorsunuz. Kendi öz oğlunu imparatorluk virüsünden korumak istemesine rağmen elinden bir şey gelmeyişi ve sonrasında yaşadığı çaresizlik onu bitirdi. Sonrasında hayata gözlerini yumdu. Ölümünün ardından resmen ilahlaştırıldı. Ölümünden sonra başa geçen Neron ise zalim imparatorlardan bir tanesidir. Bu kitaptaki olay örgüsü diğer kitaba kıyasla daha akıcı çünkü diyaloglara daha az yer vererek tarihi aktarıyor. Objektif olarak yazıldığını düşünmüyorum ancak olaylardan çıkarımları yapmak ise okuyucuya göre değişir. Her şeye rağmen oldukça verimli olduğunu düşündüğüm bir okuma oldu. (cans)

Tanrı Claudius PDF indirme linki var mı?

Robert Graves - Tanrı Claudius kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tanrı Claudius PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Robert Graves Kimdir?

İngiliz şair, romancı ve eleştirmen Graves, Londra’da dünyaya geldi. Yüz yirmiyi aşkın yapıtı arasında I. Dünya Savaşı klasiklerinden Good-Bye to All That (1929; Her Şeye Elveda) adlı otobiyografik yapıtıyla, tartışma yaratan kapsamlı mitoloji araştırmaları da vardır. Londra’daki Charterhouse Okulu’nda öğrenciyken şiir yazmaya başladı. Ben, Claudius (1934) ve devamı niteliğindeki Tanrı Claudius (1934) dışında ünlü Bizanslı komutan Belisarios’un yaşamını öyküleştirdiği Count Belisarius (1938; Kont Belisarios) ve The Golden Fleece (1944; Altın Post) yazdığı diğer tarihsel romanlardır. Graves, The Golden Fleece için araştırma yaparken mitoloji konusunda geniş çaplı bir çalışmaya yönelmiş, bunun sonucunda The White Goddess: A Historical Grammar of Poetic Myth (1948; Beyaz Tanrıça: Şiirsel Mitosun Tarihsel Grameri) adlı yapıtı ortaya çıkmıştır.

Robert Graves Kitapları - Eserleri

  • Ben, Claudius
  • Homeros'un Kızı
  • Tanrı Claudius
  • Yunan Mitleri
  • İbrani Mitleri
  • Kont Belisarios
  • Ak Tanrıça
  • Herkül'ün Öyküsü

Robert Graves Alıntıları - Sözleri

  • Her canın belirli bir ederi vardır. (Ben, Claudius)
  • Zenginlik beraberinde tembellik, hırs, zalimlik, sahtekarlık, korkaklık ve efeminelik gibi, Romaya hiç yakışmayan kusurları getirdi. (Ben, Claudius)
  • İshak, karısının 20 yıl süren kısırlığını geçirmesi için Tanrıya dualar etti. Tanrı, İshak'ın yakarışını kabul etti ve Rebeka ikizlere hamile kaldı. İkiz­ler çok geçmeden annelerinin rahminde birbirleriyle itişip kakışmaya başla­dılar. Öyle ki Rebeka bu durumdan bıktı ve "Nedir bu başıma gelenler?" di­yerek Tanrıya danışmaya gitti. Tanrı onu şöyle yanıtladı: "Rahminde iki ulus var, Senden iki ayrı halk doğacak, Biri öbüründen güçlü olacak, Büyüğü küçüğüne hizmet edecek." Doğum vakti gelince, Rebeka'nın ikiz oğlu oldu. İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü;kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav ('tüylü' anlamına ge­lir) koydular. Sonra kardeşi doğdu. Eliyle Esav'ın topuğunu tutuyordu. Bu yüzden İshak ona Yakup ('topuk tutar' ya da 'hileci' anlamına gelir) adını ver­di. Çocuklar büyüdü. Esav, kırları seven usta bir avcı oldu. Yakup ise hep ça­dırda oturan, sürü besleyen sakin bir adamdı (İbrani Mitleri)
  • Bilgelik nerede bulunacaktır ve anlamanın yeri neresidir?' (Ak Tanrıça)
  • Ölüm hålâ iktidarda. (Tanrı Claudius)
  • Ama kötü de iyi ile birlikte anlatılmalı. (Kont Belisarios)
  • 'Seni terk edişi nedendir tek başına Ve yeni bir yola gidişi, Onu sevdiğinde kendi gibi bazen Sevinç verdin mi ona?' 'Onu sevdim tüm gençliğimce, Ama gördüğün gibi artık yaşlıyım: Aşk ne düşen meyveyi sever, Ne de solmuş agacı.' (Ak Tanrıça)
  • “sadece bir ölümlü” , diye haykırdı persephone. (Yunan Mitleri)
  • '' Sürekli intikam almak ve ceza vermek zorunda olmak, onurlu bir adam için çok acı verici bir durumdur. '' (Ben, Claudius)
  • İbrani söylenceleri, kadınları Tanrısal kahramanlar tarafından sürülen ve tohum atılan birer toprak parçası olarak ele alır - edilgen, dolayısıyla da yanlış bir çiftçinin toprağına girmesiyle yaşayacaklarından dolayı tamamen suçsuz biri. Musa Yasalarındaki cinsel birlikteliğe dair yasaklamalar sadece erkekleri kapsıyordu ve her ne kadar zinaya ait bir delil bulunduğunda kadın da aşığı gibi taşlanarak ölüme mahkum ediliyor olsa da kadın istemeyerek bu suça karışan biri olarak görülüyordu - tıpkı bir erkeğin cinsel istismarına uğrayan talihsiz bir hayvan gibi. (İbrani Mitleri)
  • Tykhe, Zeus'un bütün ölümlülerin hayatları boyunca sahip olacakları şans ve servetin dağıtıcılığı görevini verdiği kızıdır. Talih Tanrıçası, bereket boynuzundan aldığı talih ve şansı ölümlülerin bazısına bahşediyor, diğerlerini ise sahip oldukları her şeyden mahrum bırakıyordu. Elindeki topla insanlara dağıttıklarının adil olması gerekmiyordu, zira bir aşağı bir yukarı giden top insanları tamamen şans eseri seçiyordu. Ancak dağıttığı talihten payına düşeni aldıktan sonra, servetlerine güvenerek ne tanrılarına kurbanlar sunan ne de yoksulları doyuran ölümlüler karşılarında Tanrıça Nemesis'i bulurlardı. Evi Attika'daki Ramnus'da olan Nemesis, bir elinde elma yaprağı diğerinde ise bir çark taşır ve geyik resimleriyle süslenmiş gümüş bir taç giyerdi. Boynundan aşağı sarkan kırbaçlara da sahip olan Tanrıça, Okeanos'un kızıydı ve aynı zamanda Aşk Tanrıçası Aphrodite gibi eşsiz bir güzelliğe sahipti. (Yunan Mitleri)
  • Pegasus'un asıl ismi Aganippe'dir. Aganos Artemis ve Apollon'un dingillerine uygulanmış Homerik bir sıfattır ve 'merhametli bir olum vermek' demektir. Dolayısıyla da Aganippe 'Merhametle yok eden Kısrak' anlamını taşıt. Bu cıkarım Arpa Ana Demeter'in tanrı Poseidon tarafından kovalandığı Yunan efsanesi ta­rafından desteklenmektedir. Demeter Poseidon'dan kacmak için ken­dini bir kısraga çevirir ve Arkadyalı Oncios'un atları arasına sakla­nır, ancak Poseidon bir aygıra donuşerek onu yakalar. Demeter'in bu kızgınlıgın Oneum'da bulunan ve Demeter Erinnys adlı heykelinde ifade buldugu soylenir; Ofke (The Fury). (Ak Tanrıça)
  • Bir annenin kusurunun bedelini bu zavallıcıklar mı ödeyecek, insafsız adam? (Tanrı Claudius)
  • Eğer bu çocuk erginlik dönemine ulaşırsa, birinci sınıf bir general olur; çünkü general olmanın en önemli altı niteliğine sahip: 'Sabır, cesaret, yaratıcılık, elindeki güçlerin idaresi, saldırıda farklı silahların kullanımı ve can alıcı darbenin zamanlaması. (Kont Belisarios)
  • "Ve kayıp giden bu sonsuz akış" (Tanrı Claudius)
  • Senin guzelligin ve her şey ki sen olan Baki kalan tek şeydir. (Ak Tanrıça)
  • Ama gerçek vatanseverler için özgürlük altından değerliydi. (Tanrı Claudius)
  • Para bedensel rahat sağlamak dışında neye yarar. (Kont Belisarios)
  • 'Nasıl bileyim senin gerçek aşkını O kadar çoğunu gördüm ki, Kutsal topraktan gelirken, Geleniyle gidenini?' 'O ne beyaz, ne kahverengi Ama cennet kadar güzel; Onun ilahi görünüşünde yok kimse, Ne dünya da, ne göklerde.' (Ak Tanrıça)
  • Kronos, kutsal bitkisi meşe olan kız kardeşi Rhea ile evlendi. Toprak ana ve ölmekte olan babası Uranos, oğullarından birinin bir gün Kronos'u devirecegi kehanetinde bulundu. Bu nedenle her yıl Rhea'nın kendisi için doğurdugu çocugu yuttu. İlk olarak Hestia'yı, daha sonra Demeter'i sonra He-ra'yı, daha sonra Hades'i ve en sonunda da Poseidon'u yutarak varlıgını tehdit edebilecek tehlikelerden kurtulmayı denedi. Rhea çok öfkelendi. Üçüncü 0ğlu Zeus'u gece karanlığında ıssız Arkadya'daki Lykaion Dağı'nda dünyaya getirdikten sonra onu Neda Nehri'nde yıkayıp Toprak Ana’ya emanet etti. Toprak Ana da onu Girit'teki Lyktos'a götürüp Ida Dağı'ndaki Diktys Mağarası’nda gizledi. Kendisine bakması için de Melisseus'un kızları dişbudak perisi Adrestia ile onun kız kardeşi İo'yu ve Keçi-peri Amaltheia'yı tayin etti. Zeus burada, üvey kardeşi Keçi-Pan ile birlikte Amaltheia'nm sütünün yam sıra balla beslendi. Zeus iyi yürekliliklerinden dolayı bu üç periye minnet duyuyordu ve Evrenin Hükümdarı olduğunda Amaltheia'nın resmini oglak burcunun simgesi olarak yıldızların arasına yerleştirdi. Amaltheia’mn bir ineginkini andıran boynuzunu da alıp Melisse-us'un kızlarına verdi; bu boynuz ünlü Kornukopya, yani sahibinin diledigi yiyecek ve içeceklerle dolan bereket boynuzu haline geldi. Bununla beraber bazıları Zeus'un, sonraları üzerine binerek dolaştığı dişi bir domuz tarafımdan emzirilerek büyütüldügünü ve göbek bağının da Knossos yakınlarında Omphalion'da düşürdüğünü söylerler. Bir agaca asılı olan Zeus’un altından beşiğinin etrafında, (onu yerde, gökte ve denizde arayan Kronos’un bulamaması için) Rhea'nın oğulları silahlı Korybantlar nöbet tutuyorlardı. Kronos aglayan bebegin sesini uzaktan duyup onun varlıgını anlamasın diye de, kılıçlarını kalkanlarına vurup bagırarak aglama sesini bastırırlardı. Kronos'un Zeus'un varlığından haberi yoktu, zira Rhea, Zeus dogdugunda kocasına bebek yerine Arkadya'daki Thaumasion Dağı'ndan aldığı bir taşı kundağa sarıp vermişti. Ne var ki Kronos'un olup biteni anlaması uzun sürmedi ve hemen bebegi aramaya başladı. Fakat Zeus kendisini bir yılana ve bakımlarını da ayıya dönüştürerek ondan kurtulmayı başardı. Yılan ve Ayı takımyıldızlarının gökyüzüne çıkarılması bu olaydan hemen sonra yaşandı. Zeus İda'daki çobanların arasında büyüdü, olgunluk çagına gelip başka bir mağarada yaşamaya başladıktan sonra Okeanos Irmağı kıyısında yaşayan dişi Titan Metis'le karşılaştı. Metis'in öğüdü üzerine annesi Rhea'yı ziyaret edip babasından intikam almak için ondan kendisini Kronos'un sakisi yapmasını istedi. Rhea oglunun bu görevi almasına hemen yardımcı oldu ve ona intikam için hazırladığı kusturucu iksiri verdi. Metis de Zeus'a bu iksiri Kronos'un ballı icecegi ile karıştırmasını söyledi. Gerçekten de Kronos Rhea’nın hazırladıgı bu içeceğin hersini içer içmez, ilk olarak taşı ve sonra da Zeus’un diger kardeşlerini kustu. Sağlıkları yerinde olan bütün kardeşler duydukları minnetten dolayı Zeus'dan, Kronos gücünü kaybettiği için, kendilerine lider olarak dev Atlas'ı seçen Titanlara karşı başlatacakları savaşta kumandanlık yapmasını istediler. (Yunan Mitleri)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle