Tarih Metodu - Tuncer Baykara Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Tarih Metodu kimin eseri? Tarih Metodu kitabının yazarı kimdir? Tarih Metodu konusu ve anafikri nedir? Tarih Metodu kitabı ne anlatıyor? Tarih Metodu PDF indirme linki var mı? Tarih Metodu kitabının yazarı Tuncer Baykara kimdir? İşte Tarih Metodu kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Tuncer Baykara

Yayın Evi: Bilge Kültür Sanat

İSBN: 6054921416

Sayfa Sayısı: 264

Tarih Metodu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Türklerin tarih yaptıkları, fakat tarih yazmadıkları söylenir. Dolayısı ile tarih yazmak da, en az yapmak kadar önemlidir. Gerçi tarihin yazılmasına kaynak veya malzeme bırakmak ile doğrudan tarih yazmak iç içe girebilir. Bu kitapta daha çok tarih yazmanın veya kaleme almanın esaslarını bulacaksınız.

Yıllardır Türkçemizde çeviri ve telif birçok tarih metodu kitabı yayımlandı. Bunların kendilerine göre değerleri olduğu şüphesizdir. Bunlara rağmen elinizdeki eseri kaleme almanın da sebepleri vardır. En önemlisi akademik tarih eğitimi alanların dışında, bir şeyler yazmaya isteklilerin ihtiyacıdır.

Elli yıllık akademik bilimsel yazıların deneyiminin eseri olan bu kitapta bazı noktalara, öğrenme, eleştiri/tenkit, planlama, sonra da sıralamaya özel önem verilmiştir. Hazırlık aşamasında bilinenler öğrenilecek, yeni bilgiler sıkı bir eleştiri/tenkitten geçirilecektir. Sonra yeni bir eser yazımında öncelikle bir planlama yapılacak. Yazılanları anlamada sıralama veya tasnif ise büyük kolaylık sağlar. Bu esaslar gözetilirken tarihçinin kendisine ulaşan veya ulaştırılan bilgileri kesinlikle eleştirmesi, sıkı bir tenkit süzgecinden geçirmesi istenmiştir.

Dünyada mevcut bilginin yanı sıra yeni sentezler ancak sağlam bir metot ile gerçekleştirilebilir. Metoda uygun yazılanlar bir değer taşıyabilir. Yoksa vaktiyle söylenmiş ve yazılmışları tekrarlamanın insanlık bilgi hazinesine hiçbir katkısı olamaz.

Bu eserde yenilik ve özgünlüğün esaslarını bulacaksınız.

Tarih Metodu Alıntıları - Sözleri

  • “İlmin vatanı yoktur ama âlimin vardır.”
  • Bir nehrin suyu,bir köprünün altından iki kere geçmez;geçenler apayrı su zerrecikleridir, asla aynı su değildir.
  • Tarih, eğer fikirlerin çatıştığı bir alan ise II. Cihan Harbi idealist felsefe ile Marksist felsefenin mücadelesi olmuştur.
  • İnsan ömrü, bizim daha sıhhatli karar vermemizi sağlayacak bilgi ve tecrübe birikimi için kısadır, bereket ki tarih var ve biz, bu eksiğimizi onunla giderebiliyoruz.
  • Eğer sen günün birinde bir başarıya,bir mutluluğa erişirsen,bunu sen başka hiçbir kuvvete,hiçbir varlığa değil yalnız ve yalnız kendine borçlusun; en alt basamakta bulunmak da,en üst basamakta bulunmak da senin kendi eserindir. Başka bir kimsenin,hattâ tabiatüstü,insanüstü bir varlığın da sana yardımı dokunmamıştır.
  • Devletler de tıpkı insan hayatı gibidir;ancak güçsüzleşen her devletin ölümü sırasında,bir başka devlet gelişme ve yükselme yolundadır; böylece oluşan halkalar birbiri ardından devam edip gelir ve böyle gidecektir.Bir devlet ne kadar azametli ve güçlü görünümde olursa olsun eninde sonunda yıkılmaya ve çökmeye mahkûmdur.
  • Planlı çalışma başarının en önemli temellerinden birisi olup büyük zaman tasarrufu sağlar.Zaten eskiden beri “İlim tasnif demektir.”yani sınıflandırma,sıralamadır diye bir söz de vardır.
  • Bir insan gibi,”insanlık”da zamanın üzerinde üç boyutla ilgilidir ve âdeta bunların üzerindedir. Dünden gelmekte,bugünü yaşamakta ve yarına gitmektedir.Bugünü yaşayan ve bilen insan nasıl yarınını merak ederse toplumlar için de yarını bilmek önemli bir unsurdur.İşte insanlığın yarınını tanımak ve bilmek yolunda en iyi tahmini tarihçiler yapabilir.Çünkü bu üç boyutun en iyi bilineni bugündür.Ancak bugünü bilmek,yarın için hüküm vermek veya en azından sezmek ve tahmin etmek için yeterli değildir.İşte insanın ve insanlığın yarınını bilmesi ve sezmesi için gereken öteki boyutun ve dünün bilinmesidir. Dünü bilmek ise tarih sayesinde mümkün olabilmektedir.

Tarih Metodu İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Tarihte Usul kitabından sonra tarihçi adaylarının kılavuz kitabıdır.Tarihte Usule nazaran daha sade anlatımlı,günümüze en yakın kitaptır.Tarih yazmak da, en az yapmak kadar önemlidir.Kaynaklardan bilgiyi alıp nasıl kullanacağımızı yol gösteren bir kitaptır.Bolca okumamız gereken eserlerden de bahseder.Öğrenme,Tetkik,Tenkit,Tahlil,Tasnif ve Terkip'i gayet iyi açıklıyor.İleride tarih biliminde aydın olacak insanlar için okunması gereken bir kitaptır.Bende 2014 baskısı var;Kitabın sonundaki bazı kavram açıklamaları olsun,ölçü birimleri olsun ve özellikle "Tarihilik ve Tarihsizlik" Takiyettin Mengüşoğlu'nun makalesine sonunda yer vermesi gerçekten aydınlatan bir makaleydi. (BERK ÜNAL)

Tarih Metodu PDF indirme linki var mı?

Tuncer Baykara - Tarih Metodu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tarih Metodu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Tuncer Baykara Kimdir?

Babası ilkokul öğretmeni Asım (1909-1988). Anası da ev hanımı Ayşe Baykara(1915-2003) dır. Eğitimi: İlkokulu köyünde bitirdikten sonra Niğde'de başlayan Ortaokul öğretimi Acıpayam'da devam etmiş. Urla'da bitmiştir. İzmir Atatürk Lisesinden (1959) mezun olunca bir süre İÜFen Fakültesi Kimya Müh.de okumuş. Bilahara İ.Ü.Edebiyat Fakültesi'ne Tarih bölümüne girerek 1966 da bitirmiştir. Ord.Prof.Dr. Zeki Velidi Togan danışmanlığında dokrorasını yaparken Erzurum Atatürk Üniversitesi'ne asistan olarak girdi. Üniversitesinin izni ile yeniden İstanbul'a dönerek 1971 de Türk Tarihinde Şehir(XI.yy a kadar) isimli çalışmasını bitirdi. Bu arada Z.V.Togan'ın 1970 de vefatı ile danışmanlığını Prof. İ.Kafesoğlu üstlenmişti.

1972-73 arasına topçu asteğmeni olarak askerlik görevini Burdur ve Ankara'da yaptı. Terhisini takiben Hacettepe Üniversitesine girdi. Orada Dr. Öğretim görevlisi (1973-1980) ve Doçent olarak görev yaptı. 1987'de Profesör olarak Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesine geçti. Oradan 7.07.2007 tarihinde emekli oldu. Yeni kurulan Uşak Üniversitesi rektörü eski vefalı öğrencisi Prof. Dr. Adnan Şişman'ın ricası ile Uşak'ta yeniden çalışmaya başladı ve birkaç gün önce orası da bitti.

Prof. Baykara. siyasi tarih dışındaki konularla ilgilenmiş, Türklerin yerleşik hayatı ve genellikle kültürü konularıyla alakalı makale ve kitaplar yazmıştır. 30 kitabı,350 kadar da makalesinin listesi Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü tarafından Ankara'da 2011 yılında yayımlanan TUNCER BAYKARA ARMAĞANI 'nda bulunmaktadır. Ayrıca 2004 yılında kendisinin kaleme aldığı TUNCER BAYKARA, BEN KENDİM VE TARİHÇİLİK YOLIUNDA KIRK YIL (1964-2004) vardır. Baykara Avrupa ülkelerini kongre vs sebeyle kısa sürelerde gördüğü gibi, Japonya-Tokyo'da 3 ay kaldı. Asya Türk ülkerinin tamamını gördüğü gibi, 1998-1999 Ders yılında Kırgızistan-Bişkek'te Manas üniversitesinde görev yaptı. Türk kültürüyle ilgili çalışmalarını kitaplaştırdı.

Tuncer Baykara Kitapları - Eserleri

  • Tarih Metodu
  • Türk Adının Anlamı
  • Tarih Araştırma ve Yazma Metodu
  • Türk İnkılap Tarihi ve Atatürk İlkeleri
  • Türkiye Selçukluları Devrinde Konya
  • Aydınoğlu Gazi Umur Bey
  • Türk, Türklük ve Türkler
  • Türk Kültür Tarihine Bakışlar
  • 1. Gıyaseddin Keyhusrev
  • Anadolu'nun Tarihi Coğrafyasına Giriş 1
  • Türkiye Selçuklularının Sosyal ve Ekonomik Tarihi
  • Osmanlılarda Medeniyet Kavramı
  • Kız Kulesi
  • Türk Kültürü
  • Atatürk ve XX. Yüzyıl Türk Tarihi Araştırmaları
  • Zeki Velidi Togan
  • Türkiye'nin Sosyal ve İktisadi Tarihi
  • Türk Adının Anlamı
  • Anadolu'nun Selçuklular Devrindeki Sosyal ve İktisadi Tarihi Üzerinde Araştırmalar
  • Hınıs ve Malazgird Sancakları Yer Adları
  • The Meaning of Turk
  • Türkiye Selçuklularının Sosyal ve Ekonomik Tarihi
  • Yatağan
  • Ben Kendim ve Tarihçilik Yolunda Kırk Yıl
  • Selçuklular ve Beylikler Çağında Denizli

Tuncer Baykara Alıntıları - Sözleri

  • Milli mücadele, Türklüğün siyasi varlık kavgasıdır. Buna karşılık Atatürk inkılapları, varlığını kanıtlayan Türklüğü, daha da yüceltmek için yapılan hareketlerdir. Dolayısıyla iki olay, hem birbiri ile ilişkili, hem de apayrı birer gerçektirler. (Atatürk ve XX. Yüzyıl Türk Tarihi Araştırmaları)
  • Kültür, "medeniyet"in etkili bir göstergesidir. Hıristiyanlığın bir kutsal gününün "sevgililer günü" diye Türk toplumuna mal ettirilmesi gibi. Bu arada bir yeni Türk üniversitesi İngiltere'nin, aralarında eskiden kalma rekabet olan iki ünlü üniversite kürek ekibini İstanbul'a getirerek yarıştırmıştı. Oysa bu hareketin Nijerya'da da yapılacak bir Galatasaray-Fenerbahçe maçından farkı olmasa gerek. Nijerya'dan kimse iki ezeli rakip GS ve FB'yi ülkelerine davet edip maç yaptırmazlar. Ama bizi Boğaziçi Üniversitesi iki ünlü İngiliz üniversite ekibini davet edip geleneksel rekabeti yaşatmak için yarıştırır. Demek ki "geleneksellik" bir şekilde kültürün içindedir. Bu geleneği kendinde bulamıyorsan başkasından ithal edersin. (Türk Kültürü)
  • Devletler de tıpkı insan hayatı gibidir;ancak güçsüzleşen her devletin ölümü sırasında,bir başka devlet gelişme ve yükselme yolundadır; böylece oluşan halkalar birbiri ardından devam edip gelir ve böyle gidecektir.Bir devlet ne kadar azametli ve güçlü görünümde olursa olsun eninde sonunda yıkılmaya ve çökmeye mahkûmdur. (Tarih Metodu)
  • Tarih, eğer fikirlerin çatıştığı bir alan ise II. Cihan Harbi idealist felsefe ile Marksist felsefenin mücadelesi olmuştur. (Tarih Metodu)
  • Tarihin hemen her devrinde,adı her zaman doğrudan Türk olmasa da (Hun,Göktürk, Karahanlı,Selçuklu,Temürlü veya Osmanlı) Türk devleti her devirde dünyaya yön ve nizam veren, siyasi ve sosyal güce sahip olmuştur.Kısaca diyebiliriz ki:Türk,gelecekte yine bir büyük siyasî gücün (devletin değil)ortak adı olabilecektir. (Türk Adının Anlamı)
  • Türk,teşkilatçıdır;dolayısıyla itaatin,emir-komutanın ne olduğunu bilir.O yalnız olduğunda iyi bir önder olduğu hâlde,başında kendisinden daha üstün yetenekli birisi olduğunda ona severek itaat eder. (Türk Adının Anlamı)
  • Kültür, "culture" olarak Latince kökenli bir Fransızca kelime olarak XVIII. yüzyıl ortalarında Voltaire tarafından kullanılmıştır. Voltaire'in buna yüklemek istediği anlam, "insan zekâsının oluşumu, gelişimi, geliştirilmesi ve yüceltilmesi"dir. (Türk Kültürü)
  • Türkmen adı XIX. yüzyılın sonlarına kadar, Diyarbekir sancağında bir kaza ve nahiye olarak mevcud idi. 1850 salnamesine göre Türkmen nahiyesi Diyarbekir'de bir nahiye olup, şimdiki Bismil yöresini içermektedir. (Anadolu'nun Tarihi Coğrafyasına Giriş 1)
  • Türkiye Türklerinin insan olarak kökenlerinin Fergana ve Türkistan olduğu bilinmektedir. (Türk Kültür Tarihine Bakışlar)
  • İbrahim Paşa şöyle demektedir: "Babıali, sivilizasyonu ters tarafından anlıyor. Bir milleti kandırmanın yolu ona apolet ve dar pantalon giydirmek değildir. Kıyafet topal bir insanı dimdik yapmaz. Kıyafetten başlayacakları yerde önce halkın kafasını aydınlatmak gerekirdi. Bize bakın: Biz her çeşit okul açtık. Gençlerimizi Avrupa'ya gönderiyoruz. Biz de Türk'üz; fakat biz, bize yön verecek güçte olan uzmanların tavsiyelerini dinleriz." (Türk Kültürü)
  • Türk,âdeta kendisiyle özdeş gibi olan “at”ı erken devirlerde bilip onu çok iyi kullanabilmesi sayesinde,başka milletlere göre çok daha geniş sahalarda hayatını sürdürmüştür.Türk,hayatını sürdürdüğü bu sahalarda binlerce yıl kalmıştır. Fakat erken zamanlardan itibaren bu sahalara yeni gelenler olmuş,kendisi de başka yerlere gitmiştir.Ama,kendisinin öz karakteri gibi gösterilen göçebelik yaygın anlamıyla,sadece bazı tarihî devirler için söz konusu olmuştur. Türk’ün göçebeliği,hayatını mevsimlere göre farklı yerlerde geçirmesinden doğmuştur. (Türk Adının Anlamı)
  • 1826'dan sonra İstanbul'da muhtarlık teşkilatı kurulduğu sıralarda halk bu olayı "mahallelere köy kayaları dikildi" biçiminde kabul etmiştir. (Anadolu'nun Tarihi Coğrafyasına Giriş 1)
  • Türk insanı, en azından iki bin yıldır kesin ve asli özelliklerini koruduğu halde, 1830'lar sonrasında, nihayet 170 yıldır bir değişik hava estirilmiş ve estirilmektedir. Burada çağa ve çağın gereklerine uymanın gerekliliğini tartışmayacağız. Ancak bütün bu çabalarda bilimin söylediği " ülke ve insanın gerçeklerinin" bir şekilde kenara bırakılmaması gerektiğini hatırlatmakla yetineceğiz. (Türk Kültür Tarihine Bakışlar)
  • Atatürk’ün de dediği gibi,Türk olup olmamak, başka birilerinin,eline bazı ölçütler,kıstaslar alarak karar vereceği bir husus değildir.Türk olup olmamaya karar vermeye,kişinin kendisi dışında kimsenin hakkı yoktur.Çünkü Türk olmak için yaygın Türk özelliklerini taşımak çok önemli değildir.Bunun en önemlisi ve en temel gerçeği kişioğlunun,yani o insanın kendisini Türk hissetmesi,kendi kendisine “Ben Türk’üm” demesidir. (Türk Adının Anlamı)
  • Türk yerini,yurdunu çok sever.Ondan ayrı düştüğünde orasını her zaman özler. (Türk Adının Anlamı)
  • Bilinen çağlarda "Türk" olan halkın atalarının da, Türk ismini taşımasalar bile, Türk oldukları açıktır. Çünkü sonraki torunları Türklerle aynı dili konuşuyorlardı. (Türk Kültürü)
  • ...deniz ticaretinin gelişmesi, Hint ve Çin'den Avrupa'ya Ümit Burnu'nu dolaşarak da gidilmesi, eski kervan ticaretini durdurdu. Neticede gelir azaldı ve buradaki ülkeler zayıfladı; bilimsel gelişmeleri takip edemez duruma geldiler. Oysa aynı yıllarda Avrupa, kazandığı maddi refahı sayesinde ilmi çalışmalarına aralıksız devam ediyordu. İşte, Asya ülkelerinin gerilemesi, Avrupa'nın yükselmeye başlaması XV. yy.dan sonra adım adım gerçekleşti. (Türk Kültürü)
  • Türkler bugün yaşadıkları yerlere sonradan mı gelmişlerdir?Yoksa onlar oturdukları yerlerin kendi öz insanları mıdırlar? Yaygın kanaat Türklerin göçebe bir kavim olup,göçlerle dünya yüzünden etkin olduklarıdır.Hatta Barthold’a göre Türk,bir yere yerleşirse,Türk olmaktan çıkarmış. Oysa Türkler bugün üzerinde oturdukları toprakların özellikle İç Asya ve Doğu Avrupa kesimindekilerin,binlerce yıldan beri kendi öz sahipleridirler. (Türk Adının Anlamı)
  • Eğer sen günün birinde bir başarıya,bir mutluluğa erişirsen,bunu sen başka hiçbir kuvvete,hiçbir varlığa değil yalnız ve yalnız kendine borçlusun; en alt basamakta bulunmak da,en üst basamakta bulunmak da senin kendi eserindir. Başka bir kimsenin,hattâ tabiatüstü,insanüstü bir varlığın da sana yardımı dokunmamıştır. (Tarih Metodu)
  • Planlı çalışma başarının en önemli temellerinden birisi olup büyük zaman tasarrufu sağlar.Zaten eskiden beri “İlim tasnif demektir.”yani sınıflandırma,sıralamadır diye bir söz de vardır. (Tarih Metodu)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle