Doğum Tarihi: 1990
Doğum Yeri: Ankara
Alper Kaya kimdir?
1990 yılında Ankara’da doğdu. Orada hiç yaşamadığı hâlde, Ankara’yı çok sevdi. BirGün ve soL’da spor yazıları yazdı. Halen Evrensel’de maç yazısı olmayan futbol yazıları yazmaktadır. 2010 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nden “Yılın Spor Köşe Yazısı Övgü Ödülü”ne layık görüldü.
Yayımlanan romanlarının yanı sıra kolektif kitaplarda da yer alan ve çeşitli derlemeler gerçekleştiren yazar, kendisi gibi yazar olan eşi Gizem Şimşek Kaya ve beş kedileri ile birlikte İstanbul’da yaşamaktadır.
--reklam--
Alper Kaya Kitapları - Eserleri
- Kaçak
- Bütün Kuralları Yık!
- Karmakarışık
- 08:00
- Tanrı Misafiri
- Yüzüncü Haber
- Ölüm Melodisi
- Aslında Yaşanmadı
- Fotoğraftaki Kadın
- Valiz
- Kabakulak Yazı
- Uykusuzlar İçin Hayatta Kalma Rehberi
- Herkesin Düşmanı - Komiser Tahsin
--reklam--
Alper Kaya Alıntıları - Sözleri
- Beyaz tavşanı takip ederken, ince ve uzun bir geçit buldum. Ölüm kadar ince, pişmanlık kadar uzun. Soluk al, soluk ver. Çünkü köşe başında seni bekliyor. Beyaz tavşan, artık biraz kırmızı. Kan kırmızısı. (Bütün Kuralları Yık!)
- Çocukluk, beklentilerin karşılanmayacağının anlaşıldığı bir evredir zaten. (Kabakulak Yazı)
- Zaten insana en çok da hiçbir zararı olmayacağını düşündükleri zarar vermez mi? (Valiz)
- En tehlikeli kabuslar uyanıkken görülenlerdir zira uyanma şansınız yoktur ve bir yerden sonra alışırsınız. (Valiz)
- Özgürlük başka özgürlüklerin başladığı yere, liberallik ise mahallenin başladığı yere kadar. (Karmakarışık)
- “Biz uyuyunca, rüyalar uyanır.” -Grillparzer (Kaçak)
- Affetmek mi daha ağırdı, cezalandırmak mı? (Bütün Kuralları Yık!)
- İnsan en çok da aramadan bulunca kıymet biliyor, aramaktan yorulunca kıymet vermeye pek enerjin kalmıyor olsa gerek. (Valiz)
- Her aile, bir şehirdir; her şehrin büyük sırları vardır. (Fotoğraftaki Kadın)
- "Aşka niye 'ince hastalık' derler, bilir misin? Aşk'a bakan kendisini görür, o kadar incedir; o yüzden! (Valiz)
- İzmir'in denizine vuran yakamoz, yeterince güzel görünüyordu. (Bütün Kuralları Yık!)
- Günde dokuz sigara limiti koymuştu kendisine. Her gece uyumadan, tablaya dokuz tane sigara dizerdi özenle. Yorgunluktan zaman zaman bitab düşen elleriyle, dokuz tane cesedi torbaya yerleştiriyor gibi hissederdi sıkça. (Yüzüncü Haber)
- Gazeteciler hayatlarını kaybettiklerinde değil, unutulduklarında ölürler. Siz unutturmazsanız, Atalay hiç ölmemiş olur. (Yüzüncü Haber)
- ...insanı en çok da beklemeden elde ettiği mutluluklar sevindiriyormuş. (Valiz)
- Bana vadedilen cennet, ateşini benim körüklediğim bir cehennem demosuymuş meğer. (08:00)
- "Babalar her zaman doğruyu söylemezdi oysa." (Kabakulak Yazı)
- "Sanırım, bir konu hakkında bilgisi varsa insan o bilgiyi paylaşabileceği ilk fırsatı kolluyordu." (Kabakulak Yazı)
- Sabah, derdi olanlar için hiçbir zaman yeni bir günün müjdecisi olarak doğmazdı. (Tanrı Misafiri)
- Yürüyen merdivenler ve yürüyen merdivenlerde de yürüyenler. Asansör kapısı sessizliği, huysuz çocuklar mırıltısı, karnı aç olanlar ve gözleriyle restoran aşındıranlar. Ellerinden taşan içi pahalı "şey"leri kamufle edenler ve içini doldurabileceği birçok "şeyi" aramaya geçen milenyum sömürücüleri. (Karmakarışık)
- Aşk ise, bazen biterdi de; bitmemiş gibi yapardı. (Ölüm Melodisi)
Yorumlar
0 yorum