Siyasetçi, gazeteci, yazar Ayşe Böhürler edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Ayşe Böhürler hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Ayşe Böhürler hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Ayşe Böhürler hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1963

Doğum Yeri: Nevşehir

Ayşe Böhürler kimdir?

1963 yılında Nevşehir'de doğdu. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler bölümü mezunu. 1992-1995 yılları arasında İzlenim ve Aksiyon dergilerinde editör; 1995-2006 yılları arasında Kanal 7 televizyonunda program yapımcısı ve yönetici olarak çalıştı. 2005-2008 yılları arasında “Duvarların Arkasında/Müslüman Ülkelerde Kadın” ismi ile 13 İslam ülkesini kapsayan belgeseller yaptı. 2008-2011 arasında “Biz İngiliz Müslüman Kadınlar“ “Hayme Ana”, “Orhun Yazıtlarından Nobel’e Türk Edebiyatı”, "Kitaba Adanmış Bir Ömür/Ali Emiri Efendi" yapımcılığını yaptığı belgesel projeleri arasında yer alıyor. Halen yapımcılığın yanında Yeni Şafak gazetesinde yazıyor. Ak Parti kurucusu ve MKYK üyesidir.

--reklam--

Ayşe Böhürler Kitapları - Eserleri

  • Duvarların Arkasında
  • Yazmasam Ölürdüm
  • Bi Ters Bi Düz

--reklam--

Ayşe Böhürler Alıntıları - Sözleri

  • "Ben İslam'ı ruhlarımız için en özgürlükçü ve en diriltici şey olarak algılıyorum. İslam bana bir insan olarak bütün haklarımı veriyor. İslam'ı kendi ideolojileri doğrultusunda yorumlamayı seçen kişileri dinlemem. Eğer dinlersem bizim dinimizi çalmalarına izin vermiş olurum." (Duvarların Arkasında)
  • "Şahsen bir özgürlük tarifim yok. Sokakta çok modern kıyafetler giymiş, hatta yarı çıplak vaziyette bir kadın gördüğümde asla, gerçekte ne kadar özgür olduğunu düşünmem; onu umursamam bile. Çünkü Beyrut sokaklarında çarşaf giymiş bir kadını -ki bu Beyrut'un güzelliğidir- şort ve göbeğini açıkta bırakan bir tişört giymiş bir arkadaşıyla yürürken görebilirsiniz. Bazen bu birbirine zıt manzarayı görmek beni çok mutlu ediyor. Bu bana, şehrin bütün zıt unsurları barışçı bir şekilde harmanlayabileceğinin teminatını veriyor. Çıplak olanın, örtülü olandan daha özgür olup olmadığını bilmiyorum ve bu umrumda da değil. Çünkü kadının açık kıyafetler giymesi, onun özgür olduğu anlamına gelmez. Aynı zamanda kadının örtünmesi de özgür olduğunu veya olmadığını göstermez. Bence kıstas, kendisiyle barışık olmasıdır, kendisini sevmesidir." (Duvarların Arkasında)
  • "Mahathir, dünyada idealist Müslüman lider imajı ile tanınsa da ülkesindeki Müslüman liderlerin çoğundan, liberal düşünceleri ile ayrılıyor. İslamî ülke olmanın anayasadaki 'İslam' ibaresiyle veya şeriatın belli kurallarının ülkede uygulanması ile ölçülemeyeceğini savunan Mahathir'e göre; bir ülke ancak adaletli olursa, halka refah ve modern hayat standartları sağlarsa Müslüman bir ülke olabilir." (Duvarların Arkasında)
  • ...İki akademisyen Kur'an ve Sünnetin bir devletten beklediği değerleri göz önüne alarak değerlendirmeler yapmış. En İslami devlet sırasıyla 1. Yeni Zelanda, 2. Lüksemburg ve 3. İrlanda çıkmış. 200 devletin içine 33. sırada Malezya ve 48. sırada Kuveyt olmak üzere bir kaç İslam ülkesi girebilmiş... (Duvarların Arkasında)
  • "İsrail geçtiğimiz 40 yıl boyunca savaş suçu işleyip uluslararası hukuku ihlal ederken kimse ona ambargo koymadı. O da işgale devam ediyor. Baskıcı yollarla uluslararası hukuku ihlal eden her çeşit komployu kuruyor ve kimse, ama hiç kimse, İsrail'i bundan sorumlu tutmuyor. Öfkeli, yorgun ve acı içindeki grupların nasıl davranmasını bekliyorsunuz? Bu çok önemli bir noktadır. Eğer düzen uluslararası hukuktan yana olsa ve tarafsız bir şekilde uygulansa bugün olduğumuzdan çok daha iyi bir durumda oluruz. Böylece dünya rahatlamış olur." (Duvarların Arkasında)
  • "İsrailliler hep kendilerine yapılan katliamlardan bahsediyor; kendi yaptıklarından ise hiç söz etmiyorlar." (Duvarların Arkasında)
  • "İki şeyle savaş verdiğini söylüyor prenses: Kendi ülkesinde (Ürdün) sanata karşı varolan cahillik, yurt dışında ise kendi dinine ve kültürüne karşı varolan cahillik." (Duvarların Arkasında)
  • "Barışa ihtiyacı olan bizleriz, çünkü biz bu işgalin kurbanlarıyız." (Duvarların Arkasında)
  • "Biz, dünyanın her tarafındaki kadınlar, sanırım kendimizi ispatlamak zorundayız. Erkeklerse bunu yapmak zorunda değiller." (Duvarların Arkasında)