Doğum Tarihi: 1926
Doğum Yeri: Karaman, Türkiye
Ölüm Tarihi: 24 Ağustos 2014
Ölüm Yeri: İstanbul, Türkiye
Bekir Sıtkı Erdoğan kimdir?
Kuleli Askeri Lisesi ve 1984'de Kara Harp Okulunu bitirdi. Kıta subaylığı yaptı. Bu arada Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nden de mezun oldu. Heybeliada Deniz Lisesinde, İstanbul Alman Lisesinde ve Marmara Koleji'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Şiirlerinden bazıları bestelendi. Rubai türündeki şiirleri Hisar Dergisi’nde yayımlandı.
Eserleri:
Bir Yağmur Başladı (1949-1957)
Dostlar Başına (1965)
Kışlada Bahar (1970)
Binbirinci Gece
Şarkı Türünde
kara gözlüm efkarlanma gül gayri (1963)
Ve Ben Yalnız (1968, Müzik: Selmi Andak)
Hancı (1977, Müzik: Gatson Rolland; Aranjman: Paul Mauriat - Toccata)
Ödülleri:
1973'te Cumhuriyet'in 50. Yılı Şiir Yarışmasını Ellinci Yıl Marşı ile kazandı. Marşı Necil Kazım Akses besteledi.
--reklam--
Bekir Sıtkı Erdoğan Kitapları - Eserleri
- Bir Yağmur Başladı
- Dostlar Başına
- Hayatın Manevi Boyutları
--reklam--
Bekir Sıtkı Erdoğan Alıntıları - Sözleri
- Yağmurda Unutulan Şarkı Önce bir yağmur bir yağmur iki gözüm Önce ıpıslak iki kuş Sonra yıkılmış evrenler geçti vitrinlerden Sonra insanlar iki gözüm İnsanlar Kahrolmuş Islak senaryolar üstüne ta iç boşluktan Boyut boyut yalnızlıklar ağıyordu Öksüz anılar üstüne iki gözüm Kırık ikindiler üstüne Kuşkulu bir yağmur yağıyordu İkişer üçer yitiriyordum seni kavşaklarda Yollar ayak bileklerime dolanıyordu hep Taş taş çöküyordu en kutsal yapılar Yüzler karanlıktı iki gözüm Düşünceler dar Bir geçit bulamıyordum sana Ellerim yordamlarını yitirmişti üstelik Hep yabancıydı çaldığım kapılar Oysaki, son çağrımdı bu ta can köşemden Oysa yürek yürek son yeşermemdi Çağ çağ, kanat kanat, sevgi, ışık, nur Ah sonra o yağmur iki gözüm Ah sonra o Yağmur Şimdi, En kırık vaktidir uzak imbatların Öykümüzün en yaralı yerinden Damlar yüreğime ılık bir sızı Sonra birden duyar gibi olurum Hoyrat yağmurlar altında Martı çığlıklarına karışıp giden Çocuksu şarkımızı... (Bir Yağmur Başladı)
- Gönlüm pazar olmuş güzelim, kâr senindir! (Dostlar Başına)
- Her akşam işte böyle gam gelir bana... (Bir Yağmur Başladı)
- Ben sarhoş değilim, yol sokak sarhoş! Hancıyı kaybettim, hanı kaybettim. Hayatı sayfa sayfa okuduğum boş, Sonundaki, imtihanı kaybettim! (Dostlar Başına)
- Şimdi, En kırık vaktidir uzak imbatların Öykümüzün en yaralı yerinden Damlar yüreğime ılık bir sızı Sonra birden duyar gibi olurum Hoyrat yağmurlar altında Martı çığlıklarına karışıp giden Çocuksu şarkımızı... (Bir Yağmur Başladı)
- Veyl! sensiz geçen eyyâm-ı perîşanıma veyl! (Dostlar Başına)
- Yitiksin baharlar, güzler içinde Resimler, şarkılar, sözler içinde Bazen bir iz görüp izler içinde Cevap vurgusuyla titriyor sorum Sonra en tanıdık yüzler içinde Seni bulup bulup kaybediyorum... (Dostlar Başına)
- Dadaşıma artık ha ateş, ha kar Burada savaşın adı kanlı bar! Ovaya sis değil, mücahit ruhlar Çöküyor Erzurum tabyalarından Not: 12 Mart Erzurum'un kurtuluşu (Dostlar Başına)
- Üç laf etsem Türküm derim, üçünde, Sana cevabım var bana niçin de, Yetmiş iki buçuk millet içinde, İşte budur gerçek farkımız bizim. (Bir Yağmur Başladı)
- İçimde her anıya açık birer kanat var Hep o pencerelerden sarkınır çocukluğum... (Bir Yağmur Başladı)
- Sonra en tanıdık yüzler içinde Seni bulup bulup kaybediyorum... (Bir Yağmur Başladı)
- Can evimde birkaç fide sakladım Gelsin de koparsın yar çiçekleri... (Dostlar Başına)
- Ve yıllardan sonra sevgili Marya, Gökyüzü simsiyah, Yeryüzü ak pak, Bir yolun düşerse Enadırlayf'a; Zaman, gözlerimden çoktan çözülmüş, Mesafe avcumdan kaymış olacak! (Dostlar Başına)
- Bilmez beni Mecnûn'a bir efsane diyenler Leylâ'mı yitirdim nice Leylâ'lar içinde... (Dostlar Başına)
- Bir ömür dediğin, bir gün kadar az; Dünya halidir bu, hiç belli olmaz! (Dostlar Başına)
- Meçhul bir tarafa bütün yolcular... (Bir Yağmur Başladı)
- Ben ayna misâli, sen içimde sır; Ruhum varlığını, seninle tanır. Ah nasıl yaşanır, nasıl yaşanır? Sen benden uzakta, ben senden uzak.. (Bir Yağmur Başladı)
- Kim Yûsuf olur aşka Züleyhâ’dan uzakta? (Bir Yağmur Başladı)
- Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı, Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş. Aman karanlığı görmesin gözüm. Beyaz perdeleri, ger yavaş yavaş... (Dostlar Başına)
Yorumlar
0 yorum