Türk Yazar, Şair Celal Fedai edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Celal Fedai hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Celal Fedai hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Celal Fedai hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1972

Doğum Yeri: Kayseri, Türkiye

Celal Fedai kimdir?

1972’de Kayseri’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini burada tamamladı. Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü 1995 yılında bitirdi. Aynı bölümde master yaptı. (1998) İlk şiir kitabı Şeytanın Günlüksüz Irgadı 2001 yılında yayımlandı. Bunu 2002’de çıkan İmtiyaz Sahibi izledi. Türkiye Yazarlar Birliği, 2005 yılında Fedai’yi, Parmak ile Boyanmış adını taşıyan üçüncü şiir kitabından ötürü yılın şairi ödülüne layık gördü. MerdivenŞiir dergisinin editörlüğünü Ali Ural ile birlikte yürüten şair, şiirin rejenerasyonu üzerine yazdığı yazılarını Suyu Seveni Derin Batırın Irmağa adıyla Ekim 2007’de bir araya getirdi.

--reklam--

Celal Fedai Kitapları - Eserleri

  • İç
  • Türkiye’nin Kaderi
  • Prensesleri Geri Çağırın
  • Şiiri Konuştular
  • Parmak ile Boyanmış
  • Suyu Seveni Derin Batırın Irmağa
  • Eli Kulağında
  • Okuma Perdesi
  • Hakikatin Hatırı
  • Sözcükler İçin Savaş
  • İmtiyaz Sahibi
  • Speklatörlere Karşı Şiiiri Savunmak
  • Olağanüstü Şiirler
  • Şair Dağın Doruğunda

--reklam--

Celal Fedai Alıntıları - Sözleri

  • önüme düşen yollar ardıma dolandı yürüdüm ve ne güzel aldandım (İç)
  • Kirpi dikenlerini sevdirerek taşıyorlar hepimizi Bir yerden bir yere. İnsandan insana değil bir yerden bir yere. Yaşlılığa değil alıklığa. (İç)
  • Avrupa’da sanatçıların birikimi mîrî malıdır. (Suyu Seveni Derin Batırın Irmağa)
  • Şiir, münafıkların değil kahramanların harcıdır. Hiç olmazsa kahramanlara hayranlık duyanların. Şiir bizi kurtarmayacak ama kurtuluşumuza doğru yol alırken eşlikçimiz olacak. (Suyu Seveni Derin Batırın Irmağa)
  • Kim olduğumuz bizden çıkan sesin sahibi olarak bizi, biz istemesek de tanımlar. (Speklatörlere Karşı Şiiiri Savunmak)
  • Geldiler, daha da gelecekler ama en güzelleri henüz gelmedi Kar üstünde yeşil giyinmedilerse de daha, geldiler gene de Yolladılar içlerinden en güzellerini değil en heyecanlılarını Geldiler gene de bu kadarı bile benzemedi terzilerin gelmesine Gelmesinler mi İstanbul’un duvarlarında şairlerin iç pislikleri Temmuz bunca terledi, patladı durdu her kasım çiçeklerini Ağaçlar, az gecikselerdi bu çirkincikler, ağacaklardı göğe Unutturuldu Kırım’da namaz unutulacaktı oruç da neredeyse Az geldi birbirini kırbaçlamak İstanbulin şuaraya geceleri Gelmesinler miydi, nedir biline şiir, kim ola şair, ola besbelli Bitişecek elbet kendilerinden üstün sanan insanat, böcekleri Geldiler fakat bunlar bilir misiniz değil güzellerin en güzelleri Aslını söyleyeyim de sevin sevgilim hiç mi hiç gitmemişlerdi -Erzurum’dan Tillo’ya gitmişlerdi bu güzergâhı necis ne bile- Kosova’da Çankırı’da İzmir’de köylerin ekin yerlerindelerdi Görür mü ki bilmem benim çürük yeşil gözüm en güzellerini En güzelleri daha gelmedi sevgilim sen doğur adına buğday de Başakları beğenmesin kendini çünkü vardır güzelin de bir güzeli. (Prensesleri Geri Çağırın)
  • “Gözlerimizin rengini açığa çıkaran o kar olmasa ne yaparız.’’ (Eli Kulağında)
  • 1960 sonrası şiirimizde hayatın siyasallaşması, bizlere öyle pahalıya mal oldu ki 1980 sonrasında ondan bütünüyle kaçar olduk. Bugün 1990'lı yıllarda dünya siyasetinde olup bitenleri gereğince değerlendiremeyişimizin altında bu sebepler yatmaktadır. (Şiiri Konuştular)
  • İnsanın hayatını inandığı uğurda (ne güzel bir tabir değil mi, inandığımız bizim uğurumuz oluyor sanki böyle deyince...) harcamasına erkenden varmış olmam, bana bu konuda çok yardımcı oldu. (Speklatörlere Karşı Şiiiri Savunmak)
  • (Feridüddin) Attar referans alınmaz. Attar'ın peşinden gidilir. (Speklatörlere Karşı Şiiiri Savunmak)
  • Derler ki, kim sebat ederse Elbet adını alacak çektiğine... (İç)
  • Büyük bir kültür iradesi gösterilemezse Türkiye’de de insanlarımızın postmodern popülizm ideolojisinin hükümranlığı altında avamlaşacağı, bu yüzden bizim gençlerimizin de Bosna ve Kıbrıs’taki gençlerde üzülerek ibretle seyrettiğimiz gibi bir hâle bürünüp ülkelerinin tarihî kaderini benimsemeyeceği yakın zamanda gözlemlenebilecektir. (Türkiye’nin Kaderi)
  • İnsanın gelecek çok geçmişe dönük yaşaması gerektiğini unutmuşa benziyorlar. Geleceğe tapınmanın kendilerine neyi kaybettirdiğini öyle görünüyor ki nicedir hesaba katmıyorlar. (Speklatörlere Karşı Şiiiri Savunmak)
  • Sohbetinden kaçıp da sana konuşuyorum Sen benden yana ol ben değilim Çal duvara çivili Telli sazınla Dinlet beni Geminin dalgasına kız Ondan sallanır durur benim Çünkü Teknem. (İç)
  • Kyklop olarak doğmuş bir jenerasyona Tepegöz olarak dahil olmamak nasıl mümkün olabilir? (Sözcükler İçin Savaş)
  • ...sanat bir yaratım değil de duyguların ifadesi olarak görülmeye başlandı başlanalı, sanatçı olmanın yolu herkese açılmış oldu, çünkü herkesin duyguları vardır. (Sözcükler İçin Savaş)
  • ...zaman, şiire ilişkin uzun susmak zamanıdır... Uzun susmak, uzun ulumaktır; uluları, ululamaktır. (Speklatörlere Karşı Şiiiri Savunmak)
  • "Kaç yerde söyledim. Osmanlıca öğrenilmelidir diye. Almanca öğreniyorsunuz, Fransızca öğreniyorsunuz. Osmanlıca niye öğrenmiyorsunuz? Osmanlıca diye öğreneceğimiz üç-dört tane sıfat tamlaması kuralı, beş on da bütün divan edebiyatını doldurmuş kelime. "Dıl" kelimesinin gönül anlamına geldiğini bilmezsen, radyoda bir Türk müziği parçası bestesi söylenirken anlamazsan onu, ne yapayım ben senin Avrupaî şairliğini." Behçet Necatigil (Şiiri Konuştular)
  • Oysa yeryüzünün tahrifi sanatın tahrifi ile başladı. (Sözcükler İçin Savaş)
  • kime yazacağım, kime okuyacağım. (Şiiri Konuştular)