Türk yazar Doğan Hızlan edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Doğan Hızlan hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Doğan Hızlan hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Doğan Hızlan hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1937

Doğum Yeri: İstanbul

Doğan Hızlan kimdir?

Doğan Hızlan, (d. 1937 İstanbul) Türk yazar.

Pertevniyal Lisesi'ni bitirdi. Hukuk öğrenimine başladı. İlk yazısı 1954 yılında yayımlanan Doğan Hızlan, çeşitli edebiyat dergilerini ve aralarındaCumhuriyet'in de olduğu gazetelerin sanat sayfalarını yönetti. Bunun yanı sıra birçok gazete ve dergide eleştiriler yayımladı.

1980 yılında Bayram Gömleği adlı bir çocuk hikâyeleri güldestesi hazırladı. Ercümend Behzad Lav’ın Bütün Eserleri’ni yayıma hazırladı. Son olarakİhsan Yılmaz ile birlikte Celâl Sılay’ın Toplu Şiirleri’ni Hüsran Filizleri adıyla yayımladı. En yeni kitabı, Hürriyet Pazar'da yayımlanan kitap yazılarından oluşan Aynadaki Bakışlar'dır.

2012 yılının Şubat ayında Antalya Atatürk Kültür Parkı içinde, adına bir kütüphane açılmış olup bu kütüphaneye 20.000 (yirmibin) kitap bağışlamıştır

Halen Hürriyet Gazetesi’nde yazıyor. Türk Edebiyatı'nın gelişmesine katkılarını sürdürüyor.

--reklam--

Doğan Hızlan Kitapları - Eserleri

  • Düzyazı Ayracı
  • Edebiyat Hayatın Neresinde?
  • Yeniden Okumak
  • Anılarımda Yaşayanlar
  • Edebiyatımıza Dipnotlar
  • Hatırlamak
  • Çalıntı Kitap Deposu
  • Yaşamdan İzler
  • Yazı Kalır
  • Şiirin Coğrafyası
  • Eleği Duvardan İndirelim
  • Şiir Çilingiri
  • Sanat Günah Çıkarıyor
  • Cağaloğlu
  • Güncelin Çağrısı
  • Deme Kış Yaz, Oku Yaz
  • Saklı Su
  • Edebiyat Daima
  • Edebiyat Dönencesi
  • Kitap Hayat İçindir
  • Günlerde Kalan
  • Ne Kadar Mozart O Kadar Süt
  • Mavi Bereli
  • Yalnızlık Kahvesi
  • Söyleşiler
  • On Birinci Kat Yazıları
  • Sönmüş Kibritin İzinde
  • Kitaplarla Kültür Turu
  • Aynadaki Bakışlar
  • Yazılı İlişkiler

--reklam--

Doğan Hızlan Alıntıları - Sözleri

  • Aydının toplumsal görevi, insanlara umut aşılamaktır. Her şeye rağmen yaşama sevincinin ışığını söndürmemek için çaba harcamaktır. (Yalnızlık Kahvesi)
  • Sen sabretsen de dünya sabretmez. (Eleği Duvardan İndirelim)
  • Türk Şiirinin 'Saklı Su'yu: Behçet Necatigil "En nefis, en Necatigilce olan şiirlerden biri 'Saklı Su'dur. İnsanoğlunun acımasızlığından gönül derinliklerine varıncaya kadar, insanın bütün serüveni vardır. Bu belki de Necatigil'in kendi poetikasının ana öğelerindendir. Necatigil de Türk şiirinin saklı suyudur. Sondajlarla ortaya çıkar. Emeklerin, çabaların ve Türk şiirine ödediğimiz borç oranında Necatigil yavaş yavaş kendini ele verir. Bütün yaratıklara, doğaya hayat veren sudur; ama yeryüzünde görünüp de övgü istemez; toprağın altından yavaş yavaş akıp gider; o, yaptığının bilincindedir. Necatigil'in tavrına, anlayışına uygundur suyun serüveni. Derinlere çekilmiştir: Ürperen yaralara çıplak/Havaların değmesi/Acır/Korkunuz nerdeyse/Bir şey söylenecek, bir şey sorulacaktır./ Sekiz sokak önceden sezmeniz/Adımlar yöneldi/Bir daralış gönlünüzde/Ortalık karardı./Anla sıkıntımı geç git dost,/Nedendir sorma/Gür bitkiler altında bir benim için akar/Alıngan, onurlu; istemez görsünler saklı su. (Saklı Su)
  • Şairler, her zaman öncülüğün bedelini öderler. (Yeniden Okumak)
  • Şairlerin sesi de, bankerlerin sesi kadar güçlü çıkabilmeli. (Eleği Duvardan İndirelim)
  • “Gitmiş kadar oldum” sözü, belki de benim dünyayı algılama kurallarım içinde en değişmez olanıdır. Çünkü bir yeri okuyarak gezerim. O coğrafyayı giderek gördüğüm zaman, belleğimde hemen orayla ilgili dizeler yankılanır. (Şiirin Coğrafyası)
  • Bir sosyal demokratsam oy sandığında Bir bozulmuş bağsam Sanma çaresizliğimden Yoksulluğumdan, yoksunluğumdan Beni sosyal demokratlara muhtaç edenin İki gözü kör olsun!.. Mehmet Kemal (Şiir Çilingiri)
  • "Antolojilere bakarken, kütüphanemde kitaplara bakarken hüzünlenirim. İçime garip bir his dolar; ölenlerle yaşayanlar bir arada sanki bir edebiyat matinesinde buluşmuşlar gibi gelir. Bir sanat meclisi toplanmıştır adeta." (Anılarımda Yaşayanlar)
  • Virgül sanırım şair olur, Neden derseniz, hep havada biter şiirleri, (Şiirin Coğrafyası)
  • Bilgiçlik taslayan şeyler yazma. Serüvenlerden, düşlerden de söz et. Sözgelimi lacivert ipek helikopterler uçsun yazılarında. Bilgi de ver. Yavru balinanın ağırlığını söyle bakalım. (Cemal Süreya) (Düzyazı Ayracı)
  • Benim asıl kaygım koşanların birdenbire durmalarıdır. Arkada öyle bir yığılma olur ki, sonuç vahimdir. (Güncelin Çağrısı)
  • Bu topraklarda yenilikler hemen kabul edilmez, üstelik ben anlamadım diyenler çoğunluktur, hatta bazıları ben bile anlamıyorum diyerek kendini bilginin , yeniliği anlamanın eksen ölçüsü sayarlar. (Şiirin Coğrafyası)
  • “Neden bu acele, neden her şey ayaküstü... Daha çabuk yaşamak mı, yoksa daha çabuk ölmek için mi...?” (Güncelin Çağrısı)
  • Herkesi hoşnut etmek gibi,kişiliksiz bir anlayışın açık denizlerinde boğulmak üzereyiz. (Çalıntı Kitap Deposu)
  • "Ebedin sırrını mezarlar bilir. " (Edebiyatımıza Dipnotlar)
  • Orhan Veli'ninKapalı Çarşı'sı ile başlayalım mekan-şiir gezisine. "Kapalı Çarşı" Giyilmemiş çamaşırlar nasıl kokar bilirsin, Sandık odalarında; Senin de dükkanın öyle kokar işte. Ablamı tanımazsın, Hürriyette gelin olacaktı, yaşasaydı; Bu teller onun telleri, Bu dudak onun dudağı işte. Ya bu camlardaki kadınlar? Bu mavi mavi, Bu yeşil fistanlı... Geceleri de ayakta mı dururlar böyle? Ya şu pembezar gömlek? Onun da bir hikayesi yok mu? Kapalı çarşı diyip te geçme; Kapalı Çarşı Kapalı kutu. (Saklı Su)
  • Halk tevekkülünün özetidir bu söz: “Bu da geçer yahu! Evet, diyor bir halk yazarı, geçer de ciğeri deler de geçer.. (Güncelin Çağrısı)
  • "Hapishanedeyseniz, askerlik yapıyorsanız, mektup gene umut kağıdıdır. İyi ya da kötü bir haberin hâlâ klasik belgesidir. Bilgisayardaki e-postalar, bence haberleşmenin fastfood'udur." (Yeniden Okumak)
  • Eleştiri okumayanlar, kötü eserler arasında ömür tüketir. (Yalnızlık Kahvesi)
  • Münire'ye Bir gün, laf arasında, bana: "Bir beşik gibi sallanır dünya, rahat uyusun diye bütün çocuklar..." gibi bir söz söylemiştin. O gün bu gün düşünürüm ki insanların barışını ve evrensel sevgiyi daha özge bir biçimde anlatmak kabil değil. Ben yaşantımı şiire, şiirlerimi de bu sevgiye verdim. Sanırım, kitapta savaş sözcüğünü bulamayacaksın. (Ahmet Muhip Dıranas) (Güncelin Çağrısı)