Şırnaklı Gazeteci, Şair, Yazar Dündar Sansur edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Dündar Sansur hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Dündar Sansur hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Dündar Sansur hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1970

Doğum Yeri: Silopi, Şırnak

Dündar Sansur kimdir?

Şırnak'ın Silopi İlçesine Bağlı Orta Köyü Köyünde Yılında Dünyaya Gelen Gazeteci, Şair Yazar Dündar Sansur, 2002 Yılında Si Yayınlarından Şuana Kadar 4 Baskı Yapmayı Başaran Olağan Üstü Akşamlar Adlı Kitabını Çıkartı. Yine 2003 Yılında Bu Sefer Elma Yayınlarından Şuana Kadar 7 Baskı Yapma Başarısını Gösteren Yarım Kalan Bir Mevsim Adlı 2. Şiir Kitabını da Çıkartı. Şair-yazar Sansur, yine 2009 yılında YARA adlı ilk romanını Türkiye’nin tanınan yayın evlerinden biri olan DO yayınlarından çıkarttı. 2009 yılının Nisan ayında çıkan Yara, adli roman, 2 ayda 3 baskıya ulaşarak kendi çapında bir rekora imza attı. “YARA” Sauna kadar 5 baskı yapmayı başardı.

Yine ulusal basının dikkatine çeken Sansur’un son romanı “SON SAVAŞ BİTMEYEN AŞK” adlı kitabı, tarih içerisinde Mezopotamya da süre gelen savaşları kendi kurgusu formatında farklı bir açıyla okuyucuya ulaştıran mitolojik bir mitsizim tadında bir çalışma. Şuana kadar 3 baskı yaptı. Botan’lı Yazar, Dündar Sansur’un “Son savaş bitmeyen aşk” adlı romanı, 2011 yılında Yine DO yayınlarından basıldı.

Çıkardığı Her İki Şiir Kitabının ve YARA ve SON SAVAŞ BİTMEYEN AŞK ADLI romanları Türkiye'nin Bütün İllerinde Kitapçı Raflarında Şiir Severlerin ve kitap severlerin Beğenisiyle Karşılanıp Alınırken, Şırnaklı gazeteci, Şair yazar Sansur, Çeşitli İllerden "önemli Fuarlarda" Şiir Dinletisi Verme, Şiir İle İlgili Konferanslara Katılma, Seminerlere Davet Edilme İmza Günleri Düzenlenme Gibi Bir Dizi Etkinliğe Katılarak Şırnak'ın Türkiye'nin Her Tarafından tanıtılması İçinde Önemli Bir Misyonu da karınca kararınca Layıkıyla Yerine Getirmeye Çabalamıştır..

Gazeteci, Şair-Yazar, Dündar Sansur, Çıkardığı kitaplarla (olağan-Üstü akşamlar ve yarım kalan bir mevsim) Şırnak’ın Türkiye’deki gururu olmayı hak eden ve Şırnak’ın yetiştirdiği değerler arasında yerini almayı başaran Sansur’un gündem yaratan romanı “Yara,” Şırnak başta olmak üzere tüm Türkiye’de 2 ay gibi kısa bir zamanda tükenerek 3. baskıya ulaşmayı başararak bir ilke daha imza attı. Son savaş bitmeyen aşk adlı romanı da Kürt edebiyatına dair bir farklı nefes olarak ta kitapçı raflarında yerini aldı

90-97 yılları arasında Şırnak’ta yaşanan karanlık dönemi ve kimselerin dile getiremediği konuları cesurca romanında işleyen usta kalem Dündar Sansur’un yarası ulusal basınında gündeminde uzun süre yer kalarak başarısını kanıtladı. Star, Günlük, Milliyetin kitap eki, Radikalın kitap eki, Özgür politika Esmer dergisi ve daha bir çok gazete ve ajansların da haberlerine konu alan BOTAN’ın Yarası, okuyucularında takdirlerini alarak daha çok konuşulacak sinyallerini de vermiş oldu

Botanlı Gazeteci, Şair-yazar Dündar Sansur, Şuana Kadar İzmir, Adana, Mersin,İstanbul, Diyarbakır,Ankara, Van, Şanlıurfa, Siirt, Mardin, Antalya, Gibi İllerde Bir Dizi Şiir Dinletileri, Söyleşi, Konferans, İmza Günlerine Katılarak Edebiyat Dalında Bir Şırnaklı Olarak Bir Çok İlke İmza Atmanın Yanında Şırnak'ı Dışarıda Gururla Temsil Etme Başarısını da Göstererek Şırnak'ın Pozitif Anlamda Tanıtımına da Önemli Katkılar Sağlamıştır. Şiir, Edebiyat, Fizik Astronomi, Ve Daha Bir Çok Bilim Dalında 14.15.16. Yüzyılda Tüm Ortadoğu'ya İlim İhraç Eden Yaşadığımız Coğrafyalar Yani Botan Bölgemiz Ne Yazık ki, Şuan Bunun Tam Aksi İstikametinde Kültürel Anlamda Hak Etmediği Bir Pozisyona Düşmüştür.

Meleyi Cezer i-lerin, Feki Teyran’ların, Ehmed-i Xane’lerin, İsmail Ebul-İzlerin Ve Yine Bölgemizden Dünyaca Tanınan Daha Bir Çok Bilim Adamının Torunları Olarak Bizler, Onların Bıraktığı Dehasa Mirasa Sahip Çıkamamaktayız. Bu Makûs Talihi Değiştirmek Adına Bir Nebzede Olsa Şiir Ve Edebiyat Dalında Türkiyeye Bir Botanlı Olarak Yazdığı Barış Ve Sevgi Üzerine Yürek Dilini Hümanist Bir Akışla Anlatan Gazeteci, Şair-yazar Dündar Sansur, Yine Sizlerden Biri Olarak Hala Şırnak Silopi İlçesinde Yaşamını İcra Etmektedir.

Şairliğin Yanında Yazarlık Ve Gazetecilikte Yapan Dündar Sansur, Yerel Ve Bölgesel Bir Çok Gazetede(geçmişte ve hala yayın akışını devam eden gazeteler de) Guneydoğu Ekspres, , Best Express,,Urfa Hizmet Gazetesi, Habur'un Sesi, Mardin Haber, Siirt Yaşam,Van Bölge Gazetesi, Akdeniz Postası Esmer Dergisinin yanı sıra internet üzerinde 15’İn üzerinde haber sitelerinde yazılar yazmakta. Ve halen Şırnak Haber Gazetesinde Köşe Yazarlığı Yaparak İçselleştirdiği Yüreğiyle Toplumsal Ve İnsana Dair Sorunlara Kendince Barış,İlim Ve Sevgiyi Kutsallaştırarak Bir Katkı Sunma Noktasında da Aydın İnsan Olma Portresini Gösteren Nadir İnsanlardan Biri Olma Başarısını Bir Şırnaklı olarak, İçinizden Biri Olarak Göstermiştir. Ve Bu Misyonuna Halende Üstün Gayret Etmektedir... Bu Sayfada Sizden Biri Olan Şair, Yazar Gazeteci Dündar Sansur'un Katıldığı bazı Etkinliklerle Resim Galerisi, Şiirleri Ve Yazıları Ve Şaire ulaşmak için mail bölümleri Yer Almaktadır.

Sansur, halen DHA, kanal24, Ak News, Star Gazetesi, Birgün Gazetesi gibi ulusal medya muhabirliğini sürdürmektedir. Yine yerel bölgesel gazetelerde de yazarlık ve muhabirlik görevini de halen sürdürmektedir. Gazeteci, yazar şair Dündar Sansur, hala Şırnak’ın Silopi ilçesinde yaşamını devam ettirmektedir.

--reklam--

Dündar Sansur Kitapları - Eserleri

  • Yara
  • Son Savaş Bitmeyen Aşk
  • Cudi Günlükleri
  • Yarım Kalan Bir Mevsim
  • Olağanüstü Akşamlar

--reklam--

Dündar Sansur Alıntıları - Sözleri

  • Yağmur olsan diyorum yine! Atesime meltem, gözüme umut olsan diyorum... (Yarım Kalan Bir Mevsim)
  • sevgi, neden hayatımızın dışında? (Yara)
  • karanlıklar nihavent bir hüzün demler, şakaklarında bir sonbahar mevsiminde şehri Mezopotamya (Yara)
  • Efsunlu ağlayışlar gizemli bedenime dökülürken, Böylesi demlerde yüreğim buruk, avuçlarımda düşlerim, Sessiz çığlıklarımla beraber kıyısında Dicle’nin, Şehr-i Cezire’de sulara gömülür, Dünlerim, yarınlarım, ötelerim… (Olağanüstü Akşamlar)
  • Dünyanın en büyük hazineleri altınların oldukları sandıklarda değil, kitapların içindedir. (Son Savaş Bitmeyen Aşk)
  • Bahar insanın değişmeyen doğasındandır demiş miydim? Bahar karların hemen altında, Bahar düşüncelerimizin içinde,  Bahar kalemin ucunda... Bahar sümeyye kokan bir çiçekle gelir demiş miydim? (Cudi Günlükleri)
  • Merhaba, ben evrensel düşünen bir entelektüelim. Ama Afrika'da, Asya'da insanlar ölürken ben narsistim. (Cudi Günlükleri)
  • Bahar insanın değişmeyen doğasındandır demiş miydim? Bahar karların hemen altında, Bahar düşüncelerimizin içinde, Bahar kalemin ucunda... Bahar sümeyye kokan bir çiçekle gelir demiş miydim? (Cudi Günlükleri)
  • Yarım Kalan Bir Mevsim.... Hangi kente sığınsam Çarcıradır bütün meydanlar, Ferman verilir, mahkemeler kurulur Sorgulanır tenim, kırılır kalem, Yitirir hükmünü merhamet Ve ölüm kusar bütün insanlar üstüme… Hangi limana sığınsam, Kabarır suları denizlerin. Korsanlar çevirir dört yanımı Esir düşerim, düşlerim prangalanır. Bağı, sökülür bir hayatın… Boğar beni arsız dalgalar, Bir tek boğazımda kalır İnsanların parmak izleri… Hangi iklime sığınsam, Dökülür yaprakları akasyaların, Neşter vurulur bahara Kan kaybeder gelincikler… Solar papatya kokusuz kalır tenim Ve soluksuz kalır mevsimler, Bir tek uçurum çiçekleri düşer payıma. Boy verir parelenen bağrımda ölürken hayat Ve yaşanmamış bir bahar kalır ölürken çocuklar…. Hangi sözcüğe sığınsam, Yasaklı bir yasa maddesidir adım… En masum vurgularda bile Suskundur çığlık, payına zindan biçilir İllegal bir yaşama sürgün düşer şiir, Bütün sığınaklar zindana çıkar Ve sığınak bulunmaz ölmeli şair Ya yazmamalı hiçbir sözcük aşkı Ya da ölmeli söz… Hangi sevgiliye sığınsam, Afaki gecelerde aydınlık nedir bilmez Enkaz yığınıdır, viranedir gözleri Mefkuresi ırak bir düştür dorukları, Kaf dağının ardında saklıdır yüreği, Göçebedir umutları, kıl çadırlarda ürkekliği Kurşunlara hedeftir tebessümü, Çatlak kaşlarına sinmiştir kederi, Ulaşılmaz bir ülkedir yurdu… Mayın döşelidir varılmaz bağrına Bir hüzün düğümlenir içine ağlar, Kavuşulmaz tenine, bedeli candır bu aşkın Taşımaz yürek bu yükü ve elemi Sevgilinin yitik yurdunda. Aşkların soy kütüğü hicrandır, firkattir Ve sevdalar yasaklı bir şiirdir bu coğrafyada… Hangi dergaha sığınsam, Linç edilir kutsadığım dualar, Yakılır kitabeleri aşkın, söz düşmez bana Zincire vurulur yüreğin ketum dili… Na-makbul şiire ölümdür fetvalar, İlticalığım yetim, masumluğum da hor görülür Bütün kapılar üstüme kapatılır, Sığmam hiçbir yere sürgün olur ezgim. Dergahlar kuşatma altında… Hangi umuda sığınsam, Döker yapraklarını bir bir, Solar bütün kardelenler, payıma öksüzlük düşer yine. Göç eder güneş, meçhul sahillere… Üşür sırtımda taşıdığım, “adıma zimmetli çile! “ Ve içimde büyütemediğim çocuklara Bırakacak düşlerim de hançerlenir… Geride kabuk bağlayan yaram kalır, sökemediğim hayattan Hiçbir umut değiştirmez bu feleğin çarkını Dar gelir tenime umut-suzluğun mezarı… Hangi dağa sığınsam, Kar düşer şahikasına… Kaçakçıya, hayduda çıkar adım, Boy verir alnımda, kan çiçekleri Yaralanır vadilerinde zıpkınlanan umut… Dört cihet çıyanlar, yılan başlı süvariler! Varılmaz doruklarına yorgun düşer vuslat, Bir cigaralık nefes olur yaşam! Ve Potansiyel bir suçun tanığı olur bikesliğim… Hangi geceye sığınsam, Ayyaşları mahmur ve gafil Fecrin doğuşunu bekler, yarınlara gebe umut… Ve hangi şiire sığınsam, Düşer peşime bozkır atları! ... Bırakmaz peşimi firkatin gölgesi. Yitirir aşk çocuksu yüreğini… Kavgasında ihanete yenik düşer bütün i mgeler… Ve yarım kalır sevda, yaşam şiir… ve mevsim... (Yara)
  • Yıldızlar başka bir kıyıda doğmak için batarlar (Cudi Günlükleri)
  • Ve ben bu saatlerde hala sendeyim.. (Cudi Günlükleri)
  • Öylesine yaşamanın acısıyla kıvranır beden Belki'lerin Mutlaka bir gün'lerin İllaki'lerin öfkesini taşır yürekler... (Olağanüstü Akşamlar)
  • Bir çırpıntı duyulur karanlık sularımda, depremler geçiririm, Bulutlara dönüşürsün eteklerinde Cudi’nin, bulutlar sana dönüşür. Şimşekler çakar gözlerimde yağmurlara dönüşürüm, Yağmurlar bana dönüşür Ve gökkuşağı olursun gözlerimde, Gözlerim gökkuşağı olur gözlerinde. Usul usul doğar güneşin sırılsıklamlığıma sıcaklık, sevdama can gelir. Bir adım ötede ölüm, Bir adım ötede kefen, Bir adım ötede hayalin sesi Hayallerimde sana kavuşmak... Kavuşma tutkusu; nefesimde nefesin, Yüreğimde sen, sen, sen, delicesine ne zordur bilir misin be sevgili…! Mezopotamya da seni yaşamak... (Yarım Kalan Bir Mevsim)
  • Önemli olan yaşamayı bilmek ve yaşarken de paylaşmayı, dünyada her insanın yaşam hakkına saygı duymayı, insanları anlamayı ve en önemlisi de höşgörüyle bakmayı savunmak ve sevmesini bilmek.. (Cudi Günlükleri)
  • ...düne aldırmadan Bugünün farkındalığında ve yarının umarsızlığında Büyütülüverilir aşk... (Olağanüstü Akşamlar)
  • Neydi insanların hayatları boyunca peşinden koştukları gerçek? (Yara)
  • sonbahar insan için hüzündür, bizim için ise yarım kalmış bir mevsimdir. Ama baharlar da gelecektir benim için, senin için. Berfinler, nergisler, kardelen çiçekleri ve papatyalar açacak yüreğimizin beşinci baharında biz kokacak bütün dillerde aynı nakaratla bütün yeryüzü çiçekleri senin için... (Yara)
  • kelepçelenmiş bir aşkın kanayan ellerinden kaç bahar daha suskun kalacak (Yara)
  • Hangi dağa sığınsam, Kar düşer şahikasına… Kaçakçıya, hayduda çıkar adım, Boy verir alnımda, kan çiçekleri Yaralanır vadilerinde zıpkınlanan umut… Dört cihet çıyanlar, yılan başlı süvariler! Varılmaz doruklarına yorgun düşer vuslat, Bir cigaralık nefes olur yaşam! Ve Potansiyel bir suçun tanığı olur bikesliğim… (Yarım Kalan Bir Mevsim)
  • Ve sen hala umursamıyorsun! ... Ben ki, her gelişimde seni sevmenin Sana vaslın akıbetini biliyorken Hala sen diyorum Hala sana yelken açıyorum Sana hasretimi söyleyemeden Beni her gelişimde sürgüne yolluyorsun Artık zamanı hayalime gömdüm ……… Resmini çizmiyorum artık buğulu gözlerime Ardından dua etmiyorum, yağmur yağsın diye Gökkuşağını artık ben çiziyorum gökyüzüne Sana inat, hasrete inat, sana sürgün geliyor yüreğim (Yarım Kalan Bir Mevsim)