Doğum Tarihi: 9 Şubat 1957
Doğum Yeri: İstanbul
Engin Turgut kimdir?
Üsküdar Akşam Lisesini bitirdi. Tezgâhtarlık, gümrük komisyonculuğu, banka memurluğu, düzelti-cilik gibi çeşitli işler yaptı. Resimle de uğraşan Turgut, altı kişisel resim sergisi açtı. Şiir ve resimle iç içe yaşıyor. Şiirleri 1983'den itibaren Sombahar, Varlık, Düşler, Gösteri, Milliyet Sanat, Uç, E, No gibi dergilerde yer aldı. Küs ile 1993 Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülünü aldı.
Eserleri
Şiir: Kışkırtıcı Erguvan (1987), Küs (1992), Bayan Elma (1997), Aşk Canım Benim (1998), Aşkın Kırkbir Hali (1998), Mucize Tozları (2002)
--reklam--
Engin Turgut Kitapları - Eserleri
- Mucize Tozları
- Hiç Bir Zamana Sığmayan
- Tayf
- 57 Model Chevrolet ya da Küçük Caz Şarkıları
- Suyun Rüyası
- Ardından
- Mest
- Rengarengin
- Küs
- Mahcup
- Kışkırtıcı Erguvan
--reklam--
Engin Turgut Alıntıları - Sözleri
- hem mağrur hem kalenderim, sesime saplanan yıldızların yaşındayım. (Küs)
- Gökyüzü kaçmış gözümüze, kiminse alsın Biri gene hüznünü düşürmüş yere. (Rengarengin)
- kirpikleriniz vakitsiz bir akşam, omuzlarınız ıssızlık parkı bu eylül şehrinde... (Hiç Bir Zamana Sığmayan)
- Nereye gitsem nemli bir hüzün peşimsıra. Şiir yazıp denize atıyorum, deniz köpürüyor, korkuyorum. Ölüme bir çizik atıp kaçsam, kaçamam, biliyorum. Bir Üsküdar gecesiyle oyalanıyorum anılar kaç karış Ey yapış yapış hüzün git başımdan sulara karış. (Küs)
- yalnızca kalbiyle yaşayan eski hayal çocuklarıyız... (Küs)
- “sen benim ilkyaz düşlerim ipekyolu yolculuğum asla yere düşürmediğim ışığım gölüne gönlüne güneşine kapaklandığım siyah kuğum değil de neyimsin?” (Tayf)
- “bir ovayı taşıyıp sana getirmiştim. kristal bir vazo gibi parçalandım. kuğu kuşu ve düş kırıklığı ne ki? bir ağaç devrildi bir şangırtı koptu ay ölmüş! “ (Tayf)
- Şifa ve dert arasında bir tren yolculuğu benimkisi (Mest)
- “ne zaman bana gelsen akvaryumda balıkların dansı vapurda mümkün bir şarkı, uzak bir meyhane yalnızlığı eski yağmur zamanları, arkadaşlığın düş çarşısı hiçliğin çürüyen yazgısı, engin olan gider, şiir kalırdı “ (Tayf)
- “Biz sarhoş olduğumuzda üzüm henüz yaratılmamıştı.” -bu yıl evham kötü bastırdı, her kelimeden nem kapıyorum. Ben böyle değildim eskiden, harf toplardım başkalarının düşürdüğü cümlelerden. Şimdilerde havada bir aşk kasırgası, hüzün ve vefasızlık yer yer devam ediyor, yağmur yağıyor ve benim gibi ahmakları fena ıslatıyor... (Rengarengin)
- bir gökyüzü geçiyor gözlerinden (Küs)
- Sözler ne büyük tuzak Kendime ne kadar uzaksam Sözler o kadar tenha. ... Ey kendini yok eden zaman Seni sana bırakıyorum. (Küs)
- “sen benim ilkyaz düşlerim ipekyolu yolculuğum asla yere düşürmediğim ışığım gölüne gönlüne güneşine kapaklandığım siyah kuğum değil de neyimsin?” (Tayf)
- Uzaklığım bile sende kalmasın Sevgili Bayan Mavi! (Hiç Bir Zamana Sığmayan)
- Dünyanın önce vicdanını aldılar Sonra kafesinden söktüler kalbini Dünya ağır yaralıydı ve öldü Şimdi siyah bir tabuttan Başka neyiz ki? Gözlerindeki şehirde bir gönül kaç derviş eder? (Rengarengin)
- geceden yorgun, ipekten ince bir yol... (Küs)
- Her giden günün kokusu yıpratır beni Ürkek düş, alıngan aşk, savrulmuş şarkılar Kendi boynumuzla kalırız orada, tenhalarda Ve ben çok öldüm, çoktan karıştım sulara. (Kışkırtıcı Erguvan)
- Bir gün beni şiirden resim yapıp duvara asacaklar. (Mucize Tozları)
- Bahçemizde bir cümleydiniz bahar hanım... (Mucize Tozları)
- “ne zaman bana gelsen akvaryumda balıkların dansı vapurda mümkün bir şarkı, uzak bir meyhane yalnızlığı eski yağmur zamanları, arkadaşlığın düş çarşısı hiçliğin çürüyen yazgısı, engin olan gider, şiir kalırdı “ (Tayf)
Yorumlar
0 yorum