Doğum Tarihi: 1964
Doğum Yeri: Muğla, Türkiye
Ertuğrul Aladağ kimdir?
1964, Muğla doğumlu olup anı,anlatı,günlük,seyahatname,edebiyat,öykü kategorilerinde eserler yazmış bir yazardır.Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü (1987) mezunudur.1994‘te Amerika‘nın Florida eyaletindeki Dania kenti Graves Müzesinde bir Muğla Evi replikası yapıp Amerika‘da bunu monte etmiştir,Muğla’da mimarlık yaparak çalışmalarını sürdürmüştür.1990’da, “Muğla Evi” teziyle yüksek mimar-restoratör unvanını almıştır.
--reklam--
Ertuğrul Aladağ Kitapları - Eserleri
- Filvari Usta
- 1908 Birlikte İlerleyebilseydik
- Andonia / Küçük Asya'dan Göç
- Aşkım Rodna - Bir Pomak Öyküsü
- Kentimin Öyküsü
- Kentimin Öyküsü
- Maria - Göç Acısı
--reklam--
Ertuğrul Aladağ Alıntıları - Sözleri
- Her güler yüzlü, saygılı Türk’ün selamı içime huzur veriyordu. Herhangi bir Türk biraz soğuk baksa, selam vermese kötü oluyordum. Bu kadar alıngan olmam hem yaşlılığımdan hem de Rumlar’a karşı alınan kötü tutumlardan dolayıydı. Yani unutulma, reddedilme korkusu... (Filvari Usta)
- Irkçılık köylerde yerleştirilmeye çalışılırsa tam bir felaket olur. Bu topraklar rezil olur. Ne uygarlık, ne mimarlık hiçbir şey kalmaz. Her yer vahşice yağmalanır. Genç Türkler Selanik'ten, uygar bir yerden geliyorlar. Ama Anadolu'yu tanımıyorlar. Nasıl bir tehlikeli oyuna girdiklerinin farkında değiller. Bu binlerce yıllık uygarlığın geliştiği topraklar ırkçılık, dincilik adına yok edilecek. Bu arada benim eserlerime de yazık olacak... (Filvari Usta)
- Kötü olan Türkler değildi, ırkçılık peşindeki insanlardı. Irkçılığı silah olarak kullanan, çıkarcı maşaları olan insanlar kötüydü. Kötü eğitim, eğitimsizlik, uyuşturulmuş beyinler, ırkçılık silahının düşünmeden kullanılması içindi... (Filvari Usta)
- Sabahleyin güneş doğmadan kalkıp misafirliğe, kahvelere gider, sonra işe dağılırız. Yataktan kalkar kalkmaz işe gidilmez. Hayatı yaşamayı severiz biz Muğlalılar. Müslüman Muğlalılar da aynı şekilde yaşar. Günün başlangıcını, güneşin doğuşunu adeta kutsarız. (Filvari Usta)
- "Haklısın, savaştan sonra ne onlar bizi ne de biz onları isteriz artık. Her şey biter. Biz kaybedersek her şeyimizi yitiririz. Nefret ve kin yüzyıllarca duygularımıza hakim olur. Türkler savaşı kaybederse bu kez de onların kini hiç bitmez. Evet, doğru söylüyorsun savaş fikri iyi bir şey değil." (Filvari Usta)
- Tarih her zaman sorgulanmaya mahkümdür. Gelecek ancak bu şekilde yönlenebilir. Biz yapı ustası mimarlar bizden önceki yapıları öğrenirken o eski yapıların eksikliklerini de fark edebildiğimiz sürece gelişebiliriz. (Filvari Usta)
- Çekiçler yüzlerce taş düzeltirken kendileri de yıpranıyor, hatta bazen kırılıyordu. Demir nallar atın tırnaklarını koruyalım derken taş tarafından da yıpratılıyordu. Bu iki madde sürekli birbirine vurduruluyordu. Bazen taş, bazen demir yıpranıyordu. Ama eninde sonunda ikisi de yıpranıyordu. Neden bu iki madde birbirine vurduruluyordu? Birtakım insanlar için... Türkler ve Rumlar birbirine başkalarının çıkarı için vurduruluyordu. Almanya'nın, İngiltere'nin çıkarları için. Demir ve taş bunun farkında mıydılar? Hayır farkında değillerdi. (Filvari Usta)
- "Kahrolası savaşlar. Her savaş hayatı cehenneme çeviriyor. Artık benim de sabrım kalmadı. Irkdaşlarımızın, dindaşlarımızın böyle ezilmelerine dayanamıyorum." (Filvari Usta)
- Şu 1915 yılının karışık zamanında bile benden iş istiyorlar. Zoruma giden bir şeyler var... Ben ve arkadaşlarım Muğla’yı güzel yapılarla daha da güzelleştirdik. Başka yerlerde de yine Hıristiyan Rum mimarlar, yapı ustaları güzel eserler inşa ettik. Ne oldu? Neden, birden Hıristiyan ve Rum olmakla suçlandık. Dinimiz ve ırkımız nasıl oldu da birden öteki oldu? Bu işte Almanların parmağı olduğu kesin. (Filvari Usta)
Yorumlar
0 yorum