Doğum Tarihi: 1961
Doğum Yeri: Adapazarı
Ertuğrul Mavioğlu kimdir?
1961'de Adapazarı'nda doğdu. Kendi kuşağının bütün çocukları gibi hızlı büyüdü. 1978'de kazandığı İİATİA Gazetecilik Yüksek Yüksek Okulu'ndan 8 yılda mezun olmasının vebali, 12 Eylül'ün boynundadır. Şimdilerde gazetecilik yapıyor. Öncesinde iki kez hapse girdi. 1980-1984 arası, cuntanın en pervasız yıllarını içeride geçirdi. Dört yıl sonra döndüğünde; adını bile değiştirdikleri okulunu, duvarlarını yazıladığı kentin sokaklarını, sokaklarda yürüyen insanları ve eski arkadaşlarını tanımakta zorlandı. İçinden darbe geçen ülkesine bir daha hiç alışamasa da, onu asla bırakamadı. Üç yıl serbest dolaştı; yetmedi. 1987'de yeniden hapse atıldığında 26 yaşındaydı. Dört yıl daha yattı; boynunu hiçbir zaman öne yatırmadı. Gadre uğratılmış gençliği için devletten alacaklı kaldı. Alacağını tahsil etmenin yolunu arıyor; bir gün elbet bulacak. ..
--reklam--
Ertuğrul Mavioğlu Kitapları - Eserleri
- Asılmayıp Beslenenler - Bir 12 Eylül Hesaplaşması 1
- Apoletli Adalet Bir 12 Eylül Hesaplaşması 2. Kitap
- Bizim Çocuklar Yapamadı - Bir 12 Eylül Hesaplaşması 3
- Köprüden Geçerken
--reklam--
Ertuğrul Mavioğlu Alıntıları - Sözleri
- Bir hamile arkadaş elleri arkasında kelepçelenerek doğuma götürülmüş, orada da sorgulanmıştı. Hamile olmanız, çocuk olmanız, genç ya da yaşlı olmanız karşılaşacağınız uygulama açısından size herhangi bir ayrıcalık tanımıyordu. Devlet, işkence konusunda cinsiyet ayrımını pek dikkate almıyordu. Kadın-erkek eşitliği işkencede sağlanmıştı... Normal koşullarda hiçbir insan başkasının yanında soyunmak istemez. Bunun üzerine saldırırlar. Üzerinde hiçbir şey olmadığı bilinir ama ona rağmen çırılçıplak kalıncaya kadar zorla soymaya devam ederler... Cinsel bir şiddetti bu. (Asılmayıp Beslenenler - Bir 12 Eylül Hesaplaşması 1)
- Bazı açlık grevlerinde hücre mazgallarımızın önüne köfteci tezgahı getirip köfte kızartmışlardı. Mazgal deliğini açıp kokuların içeri gelip bizi etkilemesi için özel olarak uğraşmışlardı. Hastanedeyken başımızın ucundaki komodinin üzerine kokusu tüten sıcak yemekler bırakıyorlardı. O kadar saygısız ve iğrençtiler. Bu numaralar direniş boyunca çeşitlenerek ve artarak devam etti. (Asılmayıp Beslenenler - Bir 12 Eylül Hesaplaşması 1)
- " Elinizdeki kitabın, haksızlığa, adaletsizliğe, acılara, işkenceye ve kitlesel ölümlere sırtını dönmeyi becerebilenlere katabileceği pek bir şey yok. Çünkü o pek bilinen deyimdeki gibi, "Duymak istemeyenden daha sağır, görmek istemeyenden daha kör kimse bulunamaz." " (Asılmayıp Beslenenler - Bir 12 Eylül Hesaplaşması 1)
- Olayların ilki Malatya'da , 17 Nisan 1978'de Malatya Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu 'nun bombalı bir suikasta kurban gitmesiyle başladı. Bu suikastın ardından kentte “ Islam için silaha sarılma ” çağları yapıldı (Apoletli Adalet Bir 12 Eylül Hesaplaşması 2. Kitap)
- Bu ülkede 'beterin beteri var' diyerek her türlü kötülüğe razı olmayı öğretiyorlar, oysa biz, iyi olanın yanında olmayı ne çok isterdik. (Bizim Çocuklar Yapamadı - Bir 12 Eylül Hesaplaşması 3)
- Kitaplarımız, bir gece vakti, gözümüzün önünde varillere dolduruldu ve yakıldı. Kitapların, büyük yağ varillerinin içinde yanması saatler aldı. Gece boyu içimiz ezilerek, yanan kitapların dumanını kokladık. Ekim ayının soğuk bir gecesiydi. Askerler, alevlerin karşısına geçip ellerini ısıttılar. (Asılmayıp Beslenenler - Bir 12 Eylül Hesaplaşması 1)
- "Bu ülkede beterin beteri var diyerek her türlü kötülüğe razı olmayı öğretiyorlar, oysa biz, iyi olanın yanında olmayı ne çok isterdik." (Asılmayıp Beslenenler - Bir 12 Eylül Hesaplaşması 1)
- "Ateş düştüğü yeri yaktı. 12 Eylül'ün ardından cezaevlerinde işkence ve direnişler sonucu meydana gelen ölümler, hiç kuşkusuz ölenlerin ailelerine ve arkadaşlarına sonsuz acılar yaşattı. Fakat ardı arkası kesilmeyen ölümler, istatik değerler haline dönüştükçe içselleşti ve daha kolay kabullenildi. Sık sık dile getirilen 'istikrar' ve toplumdan beklenen 'uyum süreci' tam da böyle bir şeydi; gözaltıların, tutuklamaların, tarlalara dizilen ölülerin ve duvarların ardından gelen ölüm haberlerinin sıradanlaşması... Anormal süreçlerin ürettiği tüm bu acılar cenderesinde bile normalleşme sağlanmıştı işte... Ve bir başka nokta; dört duvarın ardında uygulanan yoğun şiddet, geleceği de ipotek altına aldı." (Asılmayıp Beslenenler - Bir 12 Eylül Hesaplaşması 1)
- Bu ülkede 'beterin beteri var' diyerek her türlü kötülüğe razı olmayı öğretiyorlar, oysa biz, iyi olanın yanında olmayı ne çok isterdik. (Bizim Çocuklar Yapamadı - Bir 12 Eylül Hesaplaşması 3)
- Şimdi nasıl "terör suçlusu" tanımını icat ettilerse o zaman da siyasi tutsaklara askeri statü getirerek 13-1 talimatnamesi adı altında askeri kuralları dayatmışlardı. Her dönem saldırmak için bir gerekçe uyduruldu. (Asılmayıp Beslenenler - Bir 12 Eylül Hesaplaşması 1)
- Bu ülkede ‘beterin beteri var’ diyerek her türlü kötülüğe razı olmayı öğretiyorlar, oysa biz, iyi olanın yanında olmayı ne çok isterdik. (Asılmayıp Beslenenler - Bir 12 Eylül Hesaplaşması 1)
- "Türkiye hiçbir konuda Avrupalılaşamasa da işkence yöntemleri ve cezaevleri ile artık Avrupalı sayılabilirdi." (Asılmayıp Beslenenler - Bir 12 Eylül Hesaplaşması 1)
Yorumlar
0 yorum