Doğum Tarihi: 22 Temmuz 1930
Doğum Yeri: Borgomanero
Eugenio Borgna kimdir?
Novara, Mag-giore Hastanesi’nde Psikiyatri Başhekimi, Milano Üniversitesi Sinir Hastalıkları ve Zihinsel Hastalıklar Kliniği’nde öğretim üyesi olarak hizmet vermiştir.
--reklam--
Eugenio Borgna Kitapları - Eserleri
- Şu Bizim Kırılganlığımız
- Ruhun Yalnızlığı
- Bekleyiş ve Umut
- Melankoli
--reklam--
Eugenio Borgna Alıntıları - Sözleri
- Çok şey gerçekleştirdi insan Çok semavinin adını andı Söyleşi olduk olalı Dinleyebildik birbirimizi ...‘Söyleşi olduk olalı dinleyebildik birbirimizi.’ Dinleyebilmek, birlikte konuşmaktan doğan bir sonuç değildir, aksine bunun şartıdır.”... (Melankoli)
- "İntihar edemeyeceğimi hissediyorum, ama bu, acımı ve kaygımı daha da derin ve sancılı kılıyor. İntihara umut bağlayabilsem, yakın bir ölüme bel bağlayabilsem, kendi ölümümü seçebilecek olsam, o zaman bu korkunç acıya daha kolay katlanırım çünkü acımın bir sonu olduğunu bilirim. Ölümden yana umudum yok. Bu umuda sahip değilim. Artık hiçbir umudum yok." (Bekleyiş ve Umut)
- Yaşarken ölmek, ölmemeye denk gelen bir yaşamamaktan ibarettir... (Bekleyiş ve Umut)
- V. E. Gebsattel’in yazmış olduğu gibi, “Kaygı, artık tek tek bireylerin özel meselesi olmaktan çıkmıştır. Batı insanı, genel olarak, kaygının ve korkunun içine dalmıştır: Kendi ontolojik sağlamlığını altüst eden, korkunç derecede şiddetli, belirgin bir tehdit hissi duymaktadır. Son yüz yıldan beri baş döndürücü bir şekilde artan kaygı olgusunun yayılımı, daha öncesinde hiç görülmemiş boyuttadır.” (Melankoli)
- “Son olarak henüz çözümlenmemiş büyük bir mesele kaldı: Hastalık olmadan da olur mu? Erdemlerin gelişimi için de, bilgi ve kendimizi tanıma susuzluğumuz için de hasta ruha da sağlıklı ruh kadar ihtiyaç duyar mıyız; kısacası, sadece sağlık itemi bir önyargı mıdır, korkaklık mı? Sağlık, belki de inanılmaz bir barbarlık kalıntısı ve geri kalmışlık emaresidir.” (Melankoli)
- Kalbim boğazıma düğümlenmiş gibi... (Ruhun Yalnızlığı)
- Harika bir kelebek misalidir mutluluk, kısacık uçuşu süresince hemen kaçıverir. Yakalanması imkânsızdır. (Ruhun Yalnızlığı)
- "Varlığım, denizin derinliklerinin şeffaflığıydı, gecenin sessiz ve eskilerde kalmış mutluluğuydu, öğlenin sessizliğinde konuşan yalnızlık yankısıydı.." (Ruhun Yalnızlığı)
- ''İçimde gitgide derinleşen bir sessizlik var. Hiçbir şey ifade edemedikleri için yorgunluk veren sözcükler sessizliğime çarpıyor.'' (Şu Bizim Kırılganlığımız)
- ''Umut öylesine kırılgandır ki, sürekli yitmeye ve çözülmeye meyleder; bununla birlikte hiçbir zaman yok olmaz.'' (Şu Bizim Kırılganlığımız)
- Kuşkusuz ki umut, sadece bir duygu değil, insan olma halinin yapıtaşlarından: varoluşsal yapıtaşlarından biridir. Köklü bir felsefi temeli olan umut, yanılsamaların ve serapların boş ve uçup kaçıcı alanlarında kan kaybetmez (tükenmez); o Jürgen Moltmann’ın belirttiği üzere “olmayana” değil, “henüz olmayana” yönelir. (Melankoli)
- "Kaderinde kırılganlık bulunan şey de kırılgandır. Kırılganlık hatta, zaman zaman, hiç olmazsa görünürde birbirinden çok uzak gibi duran farklı farklı içeriksel alana dokunan ve bunları birleştiren, dalgalı ve zikzak çizen bir hattır." (Şu Bizim Kırılganlığımız)
- mantık hiçbir zaman tutku kadar etkili değildir ve Tutkuyu mantıkla söndürmek yerine, mantığı tutkuya dönüştürmek gerekir... (Bekleyiş ve Umut)
- Melankolik kişi kendini yalnızken iyi hisseder ve sessizliğe karşı ateşli bir özlem duyar. Onun için sessizlik asli bir şeydir: Bu ona nefes almasını, hafiflemesini ve rahatlamasını sağlayan ruhsal bir ortam sağlar. (Şu Bizim Kırılganlığımız)
- "Zaman hiç geçmiyor ve artık geçmiyor. Boyuna saat kaç diye sormam gerekiyor çünkü zaman durdu. Artık ne dün var ne de bugün. Her şey durdu ve bende hiçbir değişiklik yok. Sabahla akşam arasında hiçbir fark yok. Dünya değişti: insanların çehreleri değişti ve dünya değişti. Çok şey değişti. Bana, hiçbir duygum, ilgilendiğim hiçbir şey kalmamış gibi geliyor." (Bekleyiş ve Umut)
- Uçurumlardan bakar, kendimizi büyülenmiş gibi hisseder ve uçurumlara doğru karşı konulmaz bir şekilde çağrıldığımızı duyarız... (Ruhun Yalnızlığı)
- Sevgisi olmayan insan gibi, umudu olmayan insan da kesinlikle yaşayamaz... (Ruhun Yalnızlığı)
- …sevincim, içimdeki boşluğu ve sefaleti örten bir pelerin adeta Kalkütalı Teresa (Şu Bizim Kırılganlığımız)
- Bir diğer deyişle, umut eksikken insan, zamanın hiç akmadığı bir dünyada yer alır; ve umutsuzluk, işte bu anlamda, kapalı zamanın: hapis gibi olan zamanın bilincidir. Umut ise, kendini zamanda açıklık olarak gösterir: Umut varken, zaman, bilincin üzerine kapanmaz gibidir, hani sanki zaman kendi içinden bir şeylerin geçmesine izin verir. (Melankoli)
- "... Görevlerimi yerine getirmediğimi fark ediyorum ve bu bende suçluluk hissi, derin bir hüzün doğuruyor; şimdi zar zor hayatta kalabiliyorum; oysa bir zamanlar yaşamasını biliyordum, geçmişteki kendime dayanılmaz bir özlem duyuyorum. En acıklı anlarım sabahleyin uyandığım anlar: Geceki molanın ardından tekrar acı çekmeye başlıyorum, kalbimi çelik mengeneye sıkışmış gibi hissediyorum ve buna bir tepki vermem gerektiğini söylesem de kendimi umutsuzluğa kaptırıyorum çünkü yalnız kalma düşüncesine, normal zamanlarda benim için sıradan bir iş gününden ibaret olan günü göğüsleme fikrine tahammül edemiyorum. Müzik içimde çok tiz bir acı uyandırıyor, büyük bir ihtimalle içimde, şu an hissedemediğim bir refah ve huzur halinin yankılarını uyandırdığından olmalı bu. Güzel günlere duyduğum özlem bende acı uyandırıyor. Bu acıya dayanamayacağıma inandığım anlar çok oluyor, zaman zaman ölmekten korkuyorum, sıklıkla ise kaygımın sürekli olacağından korkuyorum.” (Melankoli)
Yorumlar
0 yorum