Doğum Tarihi:
Doğum Yeri: Urmiye
Eyüp Sabri Paşa kimdir?
Eyüp Sabri Paşa Sultan İkinci Abdülhamid Han devri amirâllerinden. İsmi Eyyûb Sabri olup, Yenişehir civârındaki Urmiyede doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1890 (H.1308) târihinde İstanbulda vefât etti. Bayramiye yolu büyüklerinden, ilim irfân sâhibi olan hocası İdrîs-i Muhtefînin Kasımpaşada Kulaksız Câmii karşısında bulunan yokuşun alt başındaki kabrinin ayak ucuna defnedildi.
Eyüp Sabri Paşa, Sultan İkinci Abdülhamîd Han zamânında yetişen, çalışkan, âlim bir deniz paşasıydı.
--reklam--
Eyüp Sabri Paşa Kitapları - Eserleri
- Peygamber Efendimizin (s.a.v) Hayatı
- Vehhabilik Tarihi
- Van Tarihi ve Kürt Türkleri Hakkında İnceleme
- Tarih-i Vehhabiyan (Vehhabiler Tarihi)
--reklam--
Eyüp Sabri Paşa Alıntıları - Sözleri
- Rüft ü rub etmek ser-i müjgan ile hak-i derin Bana hoştur padişah-ı heft iklim olmadan {Kirpiklerimin ucuyla kapısında tozları süpürmek, bana yedi iklime padişah olmaktan daha hoştur.} (Peygamber Efendimizin (s.a.v) Hayatı)
- Van ve çevresinin tarihi ve coğrafi durumu.. (Van Tarihi ve Kürt Türkleri Hakkında İnceleme)
- “Ey ciğer müjde ki dildâr geldi Nahl-i ümmîd-i dîle yâr geldi” (Peygamber Efendimizin (s.a.v) Hayatı)
- Cüş ederken taleb-i teşne ile ab- hayat Hayfdır kim kalasın teşne-i gerd-i zulumat {Ab-ı hayat susuz kimseleri arayıp kayarken, Karanlık ülkesinin sıkıntıları için susuzluk hissetmen yazıktır.} (Peygamber Efendimizin (s.a.v) Hayatı)
- Abdülaziz Suûdun Medine istilası ve dayatmaları: 1. Yüce Allah'a Vehhâbîlerin ibadet merasimi ve itikadi üzere itaat ve ibadet etmek. 2. Risalete barınak olan Hazret'in peygamberliğini doğrulayarak O'na, Vehhâbî mezhebi imamının belirlediği ve ön gördüğü şekilde hürmet ve saygı göstermek. 3. Gerek Medine-i Münevver sınırları içinde ve gerekse etrafında ne kadar türbe-i şerife varsa, kubbeli olsun olmasın, yıkılıp basit bir mezar gibi bırakılacak, yani kubbe ve binaları yıkıldıktan sonra örtü ve sandukaları kaldırılıp üzerlerine balık sırtı toprak yığılacak. 4. Her şahıs, atasından gelen din ve mezhebi bırakıp Vehhâbîlik din ve merasimini kabul edecek ve bundan sonra da Vehhâbîlik düşüncesinin hükümleri üzerine amel ve hareket edecek. 5. Muhammed b. Abdülvehhâb'a Allah tarafından ilham olunan mezhep ve din düşüncesinin doğruluğunu tasdik edip Abdülvehhâb Oğlu'nu Din ve Mezhep Müceddidi (Yenileyicisi) olarak tanımak. 6. Vehhâbî din ve merasimine girmek istemeyenlere, yani atasının dininde sebat gösterenlere, hiddetle eziyet edip onları baskı altında tutarak onları küçük düşürmek. 7. Vehhâbî diyanetini kabulden yüz çeviren âlimleri bertaraf etmek veya gizlendikleri yer ve mevkileri Vehhâbî emirlerine bildirmek. 8. Kale muhafazasına atanacak Vehhâbîlerin kaleye girmelerine rıza göstermek. 9. Gerek diyanet ve gerekse idari işlerle ilgili olarak, neşir ve ilan edilecek emir ve yasakları, ne kadar müşkül olursa olsun, temiz kalple kabul edip uygulamak; Vehhâbî emirlerine olağanüstü hürmet ve saygı göstermek. (Vehhabilik Tarihi)
- Kime açsam gamım ol mah-rahn aşkında Benden efzün onu da mest-i muhabbet bulurum. {O ay yüzlünün aşkıyla derdimi kime açsam, onu benden de çok muhabbet sarhoşu bulurum.} (Peygamber Efendimizin (s.a.v) Hayatı)
- Yâ Resûlallah.. ! Hakkınızda ve gelecek bütün günahlarınızın bağışlandığı buyurulmuşken ağlamanızın hikmeti nedir?" diye sormalarına hüzün verici, Gideceğim yerin neresi olacağını bilmeme korkusuna, kabrimin darlığına, lahdimin karanlığına, kıyamet gününe ve o günün şiddetine ağlıyorum" cevabını verdi. (Peygamber Efendimizin (s.a.v) Hayatı)
- . Ey ciğer müjde ki dildâr geldi, Nahl-i ümmîd-i dîle yâr geldi. {Ey kalbim, müjdeler olsun, sevgili geldi. Gönlümüzdeki ümit fidanına yâr geldi.} . (Peygamber Efendimizin (s.a.v) Hayatı)
- Tarihten önce tarihçiyi inceleyiniz (Vehhabilik Tarihi)
- Ve emperyalistlerin çıkarları.. (Van Tarihi ve Kürt Türkleri Hakkında İnceleme)
- Büyük aşiretleride unutmamak gerek.. (Van Tarihi ve Kürt Türkleri Hakkında İnceleme)
- Van’ın yanı sıra Azerbaycan, Suriye, İran ve Irak gibi ülkelerin etnik ve dini yapısı.. (Van Tarihi ve Kürt Türkleri Hakkında İnceleme)
- “Atarlar taşı elbette dıraht-ı mîvedâr üzre.” (Peygamber Efendimizin (s.a.v) Hayatı)
- Taif'in kanlı zemini o şekilde idi ki, nadide kitapların parçalanmış varaklarından, ayak basılacak yer bulunamıyordu. İbn Şekbân, Kur'an-Kerim'lere dikkat edilerek, sair kitaplar gibi parçalanmamasına dair yazılı uyarılarda bulunduysa da bedevî Araplarında, özellikle Vehhâbî fâsıklarında, Kur'an-ı Kerim'i diğer kitaplardan tefrik ve temyiz edecek akıl yeterliliği olmadığından, ele geçirdikleri nadir Mushaf-ı Şeriflerin tamamını parça parça edip yerlere atmak şeklinde aşağılık hareketlerde bulunduklarından olacak, koca Taif şehrinde yalnız üç nüsha Kur'an-ı Kerim ile bir takım Buhari-i Şerif kalmıştı. (Vehhabilik Tarihi)
- Ne denli olsa kavî hem esâs hem erkân Binâ-yı hâtır olur râh-ı gûşdan vîrân {Hem temel hem direkler ne kadar sağlam olursa olsun, gönül kulak yoluyla yıkılır.} (Peygamber Efendimizin (s.a.v) Hayatı)
Yorumlar
0 yorum