Doğum Tarihi: 27 Şubat 1874
Doğum Yeri: Eastbourne, Birleşik Krallık
Ölüm Tarihi: 3 Ocak 1943
Ölüm Yeri: Cambridge, Birleşik Krallık
Francis MacDonald Cornford kimdir?
1847'de İngiltere'de doğdu. Cambridge Üniversitesi'nde Antikçağ Felsefesi profesörü olarak görev yaptı. Aynı üniversitedeki Trinity College'da da öğretim üyeliği yapan Cornford, özellikle Batı düşünce dünyası üzerine yaptığı çalışmalarla ünlüdür. Sanat çalışmalarıyla tanınan, müzik ve şiirle de uğraşan yazar, Charles Darwin'in torunuyla evliydi. Çevirisini yaptığı Platon'un Devlet kitabı halen İngiltere'de okullarda okutulan temel kitaplar arasında yeralmaktadır.
1943'te ölen Cornford, Microcosmographia Academica adlı küçük kitabında kendine özgü hicvinin de sınırlarını aşarak, başta üniversiteler olmak üzere tüm benzeri kurumların başına bela olmuş ataletin, yanlış işleyişin nasıl aşılacağını ve işlerin nasıl yoluna sokulabileceğini gösterir. Bu küçük kitap, Batı'da akademik dünyanın bir klasiği haline gelmiş bulunmaktadır
--reklam--
Francis MacDonald Cornford Kitapları - Eserleri
- Sokrates Öncesi ve Sonrası
- Platon'un Bilgi Kuramı
- Dinden Felsefeye
- Yunan Dini Düşüncesi
- Bilgeliğin Başlangıcı
- Platon’un Kozmolojisi
- Üniversite Sorunları
--reklam--
Francis MacDonald Cornford Alıntıları - Sözleri
- Bütün hastalıklar sıcağın veya soğuğun ya da kuruluk veya yaşlığın aşırılığı yüzünden ortaya çıkar ve bunların her biri zıddıyla karşılaşarak iyileştirilmelidir. Sıcak soğukla, soğuk sıcakla vb. Hipokrat itiraz eder. (Bilgeliğin Başlangıcı)
- PLATON’UN MAĞARA ALEGORİSİ Bir mağaranın içinde, dışarıdan gelen ışığa arkalarına dönük olarak ömürlerini geçirmiş olan insanların tek gördükleri önlerine vuran hayvan, insan ve nesne gölgeleridir. Gerçek formunu hiç görmemiş bu insanlar için tek gerçeklik bu gölgelerdir. Hapis olan kişilerden biri bir gün aniden serbest kalır. Mağaranın dışındaki dünya ile karşılaşır. Tamamen ışık ile yani gerçek ile tanışan bu kişinin gözleri neredeyse körlük yaşar. Zamanla şimdiye kadar gerçek sandığı gölgelerin aslında gerçek olmadığını ve gerçeklerin birer karanlık yansıması olduğunu anlamaya başlar.. Hayatın gerçeğini anlayan bu kişi mağaraya dönüp diğer insanlara gölgelerin sahte olduğunu ve asıl gerçeğin dışarıda olduğunu anlatmaya çalışır. Ancak dışarıyı hiç görmeyen bu insanlar anlatılanı idrak edemezler ve kızgınlıkla karşı çıkarlar... Platon’un mağara alegorisi yani benzetmesinde bir şeyleri anlamaya başlamış olan filozofların bunu halka anlatamayışını örneklemek istemiştir. Bu metafor günümüz dünyası ve düzeni içinde hala geçerlidir. Çünkü insanlar anlayabildikleri kadarını kabul edip kendi anlayışlarının ötesinde anlatılanları kabul etmezler. Bu yüzden gerçekleri anlatanlar bir şekilde toplum içinde baskı altına alınır. Işığı - gerçeği görmek doğruyu duymak rahatsız edicidir. Bu yüzden zihin karanlığı ve esareti seçer. Cahillik mutluluktur. Gerçek ile yüzleşmek ve özgür olmak cesaret ister. Herkesin bir gün mağaradan çıkabilecek kadar cesur olması dileğiyle. (Platon'un Bilgi Kuramı)
- Her insan kendi yargı ve inançlarının ölçüsüyse, nasıl olur da biri diğerinden daha Bilge olabilir? (Platon'un Bilgi Kuramı)
- - " (...) Kim bilir yaşamanın ölmek, ölmenin de yaşamak olmadığını?’’ Ve belki biz de aslında ölüyüz! Nitekim bilge bir adamdan duyduğum gibi, şu anki hâlimizde ölüyüz ve beden (sōma) mezarımızdır (sēma) … (Yunan Dini Düşüncesi)
- 19. yüzyılda Yunanların Doğu bilgeliğini ödünç aldıklarını göstermek için birden fazla girişimde bulunuldu; fakat bu büyüleyici teorinin savunucularını tarihsel olasılığın tüm sınırlarının ötesine götürdüğü görüldüğünde, Oryantalistler bir tür antisemit reaksiyonda ezildiler ve kafalarını ancak yeni yeni kaldırmaya başlamaktalar. (Dinden Felsefeye)
- “Yalnızca sınırsızın başlangıcı ve sonu yoktur, başka her şey ya bir başlangıçtır ya da bir başlangıca sahiptir.” . (Yunan Dini Düşüncesi)
- “Zaman, sonu başlangıca bağlar ve bunu sonsuz kez yapar.” (Platon’un Kozmolojisi)
- Bilgeliği sevenler gerçekten de çok şey bilmek zorundadırlar. (Bilgeliğin Başlangıcı)
- "İnsanları rahatsız eden, şeylerin kendisi değil, onlara dair kanaatleridir.” (Dinden Felsefeye)
- Cehalet, insanı köleden beter ederdi. (Sokrates Öncesi ve Sonrası)
- “Kim bilir yaşamın ölüm olmadığını ve ölümün aşağıda yaşam sayılmadığını?” (Yunan Dini Düşüncesi)
- Sorguya çekilmemiş ve incelenmemiş bir yaşam, yaşanmaya değer değildir. (Platon'un Bilgi Kuramı)
- “Tanrısal anlayış hazinesini elde etmiş kişi ne mutludur!” Empedokles, frag. 132-134 (Yunan Dini Düşüncesi)
- "Dünya kör bir tesadüfün veya zorunluluğun bir sonucu değildir; aksine ilahi bir aklın işleyişini gösterir." (Platon’un Kozmolojisi)
- İlk amacı, çıplak algı bilgidir, önermesinin tam anlamını gün ışığına çıkarmaktır. (Platon'un Bilgi Kuramı)
- İnsan, anlayıştan uzaktır; bu kısa ömrümüzde tanrının her şeyin sonunu nasıl getireceğine dair hiçbir şey bilmeden hayvanlar gibi yaşarız. Yine de imkansızın peşinde koşarken hepimiz umut ve inançtan besleniriz. (Yunan Dini Düşüncesi)
- Bilgi, algıdan başka bir şey değildir. (Platon'un Bilgi Kuramı)
- Konuşma Logos'tur ve evrenle ilişkisi mit ile ritüel eylem arasındaki ilişkinin aynısıdır: Gerçekliğin tüm yüzeyinin betimleyici bir haritasıdır. (Dinden Felsefeye)
- Kötülük yapmaktansa kötülük görmeyi yeğlerim. İnsan haysiyetini kötülük gördüğü için değil, kötülük yaptığı için kaybeder. (Sokrates Öncesi ve Sonrası)
- Geçmiş değiştirilemez ve en sağlam içgüdüler bize ona arkamızı, Gelecek olana ise yüzümüzü dönmemizi emreder... (Sokrates Öncesi ve Sonrası)
Yorumlar
0 yorum